22 Kasım Çarsamba
hava durumu

Zona hastalığı ( Herpes zoster )

Zona hastalığı ( Herpes zoster ) ZONA HASTALIĞI (HERPES ZOSTER)   Zona Belirtileri Tedavisi-Zona Hastalığı Nedir Zona Bitkisel Çözüm Tedavi Yolları Zona...
Bu Haber 24 Mart 2013 23:36 Yayınlandı

ZONA HASTALIĞI (HERPES ZOSTER)

 

Zona Belirtileri Tedavisi-Zona Hastalığı Nedir

Zona Bitkisel Çözüm Tedavi Yolları

Zona Hastalığı Tıp dilinde herpes zoster olarak isimlendirilmiş olan bu cilt hastalığı halk arasında zona, kuşak hastalığı veya gece yanığı olarak bilinmektedir. Bu hastalıkla ilgili olarak hastaların en çok sorduğu sorularla birlikte hastalığı tanımanıza yardımcı olacak temel bilgileri içeren bir yazı hazırladık. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli konu doktorunuza danışmadan kendi hastalığınız ait teşhis ve tedavi yaklaşımlarından kesinlikle sakınmanız gerektiğidir.

Su çiçeği geçiren herkes zona hastalığına yakalanabilir. Çünkü bu iki hastalığa sebep olan virüs aynıdır. Bu virüs insan vücuduna ilk girişinde su çiçeği hastalığına sebep olur. Su çiçeği geçiren kişilerdeki virüs sinir hücrelerinin köklerinde yerleşir. Uzun yıllar hiçbir belirti ve rahatsızlık yapmadan sinir köklerinde kalabilir. Uygun ortam bulduğunda virüs aktive olarak zona hastalığını yapar.

ZONA HASTALIĞININ TEDAVİSİ VAR MIDIR?

Zona hastalığı bir kaç hafta içinde kendiliğinden iyileşir. Verilen tedavinin amacı hastanın bu süreyi rahat geçirmesi ve başka istenmeyen hastalıkların gelişmemesidir. Ağrı kesiciler, sulu pansumanlar hastayı rahatlatmak için kullanılmaktadır. Sulu pansumanlar kabarcıkların hızla kurumasına yardımcı olur. Bazı hastalarda ağızdan alınan asiklovir veya valasiklovir içeren kapsüllerin kullanılması doktor tarafından önerilebilir. Bu ilaçların kullanımında tedaviye ne kadar erken başlanırsa başarı o kadar iyi olur. Yaygın hastalığı olanlarda, göz tutulumu olanlarda ve ağrısı fazla olanlarda kortizol içeren ilaçlar kullanılabilir.

Zona sonrası ağrısı gelişen hastalarda antidepresan ilaçlar ve ağrı kesiciler kullnılabilinir.

ZONA HASTALIĞI BULAŞICI MIDIR?

Zona geçiren bir hastanın kabarcıkların içindeki sıvı ile temas eden kişiler eğer su çiçeği geçirmemişler ise su çiçeği hastalığına yakalanırlar. Su çiçeği ve ya zona geçirmiş kişiler başka hastalardan bulaşma yolu ile virüs alınmasına karşı dirençlidirler.
ZONA HASTALIĞI ESNASINDA BANYO YAPABİLİR MİYİM?

Hastalık döneminde banyo yapmanın bir sakıncası yoktur. Ancak sıcak banyolar ağrıyı artırabilir, banyo sonrası kabarcıkların mikrop kapma riski artabilir. Bu nedenle banyo sonrası antiseptik solüsyonlarla pansuman yapılması önerilir.

ZONA HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASILDIR?

Zona genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması önemlidir. Bu ilaçların kullanımı zona sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.
Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir.
Zona sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir. Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir. Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyıazaltır.

Zona nın tanısının erken dönemde konması çok önemlidir. Bu konuda, doktorlar kadar halkın da bilinçlenmesi gerekmektedir. Erken dönemde virüsün sinirde yapacağı tahribat ne kadar az olursa ağrının kalıcı olması ihtimali de o kadar az olur. Bu yüzden;
1- Hastalığın ilk 3-4 gününde, başlanabilirse antiviral ilaçlar kullanılmalıdır. İlk 3 gün içinde tedavi başlanırsa ağrının kalıcı olmasını engellemede önemli bir adım atılır.
2- Sinir blokları ile erken dönemde müdahale edilirse hem hasta rahatlar hem de ağrının kalıcı olması ihtimali çok azalır.
3- Bu tür ağrılarda kullanılan özel anti-depresan ve anti-epileptik ilaçlar kullanılabilir.
4- Bölgesel uygulamalar yapılabilir (TENS, soğuk uygulama, yüzeyel kremler, bantlar) ama bunların etkileri sınırlı ve geçicidir.

Post Herpetik Nevralji geliştikten sonra tedavi çok daha zordur. Çeşitli ilaçlar ve sinir blokları tedavide uygulanır ama hangi hastada hangi yöntemin daha faydalı olacağı hastadan hastaya büyük farklar gösterir. Çoğu zaman da tedaviye yanıt alınamayabilir. Zona hastalığı geri başlarmı? Evet bu mümkündür.
TÜM BU SEBEPLERDEN DOLAYI ZONA, ERKEN DÖNEMDE HER TÜRLÜ İMKANIN DEĞERLENDİRİLİP, KALICI HALE GELMEDEN TEDAVİ EDİLMESİ GEREKEN BİR HASTALIKTIR.

Uzmanlar, Herpes Zoster suçiçeği virüsünün yaptığı bir enfeksiyon olan Zona hastalığına, suçiçeği geçiren insanların yakalanma oranının % 20 olduğunu belirtiyor.
Herpes Zoster suçiçeği virüsü, sinir köklerinde aktif olmayan bir şekilde yaşamını sürdürür ve yeniden aktifleştiğinde Zona hastalığı gelişir. Suçiçeği geçiren kimselerin % 20’si Zona hastalığı geçirir.
Virüsü uyandırıp aktifleştiren neden bilinmemektedir. Vücudun enfeksiyonlarla baş etmesini sağlayan bağışıklık sistemindeki bir güçsüzlük virüsün çoğalmasına ve sinir boyunca deride yayılmasına neden olur. Çocuklar bile Zona hastalığı geliştirebilmesine rağmen, genellikle 50 yaşın üzerinde rastlanır. Hastalık, travma, stres gibi faktörler Zona hastalığı geçirilmesine neden olabilir.
Herhangi bir nedenle bağışıklık sistemi zayıflayan kişi Zona hastalığı geçirebilir. Bu kişilerde hastalık ciddi seyretmeye eğilimlidir. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı lösemi, lenf oma gibi kanserler ve de AIDS’de Zona hastalığı sık görülür. Kanser kemoterapisi ve radyoterapi, organ naklinde kullanılan ilaçlar, uzun süreli kortizon kullanımı bağışıklık sistemini baskılayabilir.

Varisella zoster virusunun yol açtığı veziküler (içi su dolu küçük kesecikler) ile seyreden bir enfeksiyondur. Su çiçeği enfeksiyonu sonrası sinir köklerinde latent (uyur) hale geçen virus, bazı faktörlerle aktive olarak zonayı oluşturur.

Bağışıklık sistemin zayıfladığı herhangi bir hastalık seyrinde( Grip,idrar yolu enfeksiyonu, kanser, gibi..) ve yoğun stres altında kolaylıkla zona ortaya çıkabilir.

50 yaşın üzerinde daha sık olmakla beraber her yaşta görülebilir. Virus bir sinir trasesi boyunca lokal olarak sinir hücrelerinden deri yüzeyine ulaşır ve burada veziküler döküntülerle kendini gösterir. Genellikle vücudun bir yarısında görülür.(Gövdenin sağ tarafında döküntüler varsa, sola geçmez.) Ancak bazen yaygın olabilir. En sık gövdenin bir yarısında döküntü görülür. Diz, dirsek altında kalan bölgelerde zona oldukça seyrek görülür.

Üç gün sonra kabarcıklar en yaygın halini alır. Bundan sonra kabarcıklar patlıyarak kabuk bağlamaya başlar ve 2-3 hafta sonra iyileşir. Bu kabarcıklar ortaya çıkarken ateş yükselebilir ve bazı hallerde lenf bezleri şişebilir. Çok nadiren zona hastalığı geçtikten haftalar ve hatta aylar sonra buradaki sinirlerde ağrılar görülür ve buna postzosterik nevralji (zona sonu sinirsel ağrı ) denir.

Zona hastalığının bulguları nelerdir?
Zona hastalığının ilk bulgusu derinin belirli bir bölgesinde yanma batma tarzında ağrı ve duyarlılık artışıdır. Bu ağrı döküntünün gelişmesinden 2-3 gün önce döküntü alanında başlar. Bu arada baş ağrısı ve ateş olabilir. Bu alanda daha sonra kızarıklık ve şeffaf su kabarcıkları gruplar halinde oluşur. Bu kabarcıklar 2-3 hafta kadar sürer. Bu kabarcıklar koyu renkli kan ile dolar, sonra kabuklanır ve iyileşmeye başlar. Ağrı daha uzun süre sürebilir. Nadir olarak döküntü hiç görülmemeksizin de ağrı olabilir.

Ağrının şiddeti nasıldır?
Ağrı sıklıkla ağrı kesici ilaçlar kullanmayı gerektirecek kadar şiddetlidir
Zona hastalığı genellikle vücudun hangi bölgesinde görülür?
Zona hastalığı genellikle gövdede ve kalçalarda görülür. Fakat yüz, kol ve bacaklarda da görülebilir. Gözde kalıcı hasar bırakabildiği için göz de hastalık görüldüğünde dikkatli bir bakım gerekir. Burun ucunda su kabarcığı oluşmuşsa bu göz tutulumunun olduğunu gösterir. Bu durumda muhakkak Göz Hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılmalıdır.

Zona hastalığının komplikasyonları nelerdir?
Deri döküntüleri geriledikten sonra Zona hastalığına ait ağrı kalabilir. Özellikle yaşlı hastalarda ağrı aylar ve yıllar boyu kalır. Zona hastalığının erken evrelerinde tedaviye başlamak ağrı gelişimini engelleyebilir.
Su kabarcıklarında bakteri enfeksiyonu gelişebilir ve bu yaraların iyileşmesini engeller. Döküntüde ağrı ve kızarıklık artarsa muhakkak doktorunuza başvurun. Bu durumda antibiyotik tedavisi gerekebilir.
Diğer bir durum Zona hastalığının tüm vücuda ve diğer organlara yayılmasıdır. Nadir olarak görülen bu durumda bağışıklık sistemi baskılanmıştır.

Zona hastalığı nasıl anlaşılır ve tanınır?
Tanı su kabarcıklarının tipik görüntüsü ve döküntü başlamadan önce vücudun tek tarafında ağrı olması ile konulur. Gerekirse incelenmek üzere su kabarcıklarından örnek alınabilir.
Zona hastalığı geçiren bir kişi de önemli bir hastalık veya bağışıklık sisteminde bir yetersizlik olabilir mi?
Zona hastalığı geçiren hastaların çoğu sağlıklıdır. Bununla beraber başka hastalıklar veya AIDS var ise bu doktora bildirilmelidir. Çünkü bu durum tedaviyi etkileyebilir. Doktorunuz bu durumla ilgili olarak tıbbi hikâyenizi sorgulayabilir ve bir takım testler (röntgen ve kan tahlilleri) isteyebilir.

Zona hastalığı bulaşıcı mıdır?
Zona hastalığı daha evvelden suçiçeği geçirmemiş kişilere bulaşabilir, fakat bu kişilerde Zona hastalığı değil, suçiçeği gelişir.
Zona hastalığı, suçiçeğine göre daha az bulaştırıcıdır. Zona hastalığı su kabarcıkları patladığında bulaştırıcı hale gelir. Yeni doğanlar ve bağışıklık sisteminde yetmezlik olanlar zonalı kişilerden virüsü alarak suçiçeği geliştirmeye eğilimlidir. Zonalı hastalar nadiren hastaneye yatırılarak tedavi edilme ihtiyacı gösterir.

Zona hastalığı deride iz bırakır mı?
Hastalık bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde yaşlılarda ve ikincil olarak bakteri enfeksiyonu gelişenlerde iz kalır.

Zona hastalığının tedavisi nasıldır?
Zona hastalığı genellikle birkaç haftada iyileşir, nadiren tekrar eder. Ağrı kesici ve soğuk pansumanlar faydalı olur. Eğer erken tanı konulup, ilaçlar erken dönemde başlanırsa, virüsün yayılımı azalır, bulgular daha çabuk iyileşir. Bu ilaçlar baş ağrısı, mide rahatsızlığı yapabilirler. Tedavinin erken başlanması önemlidir. Bu ilaçların kullanımı Zona hastalığı sonrasında ağrı gelişimini engellemez, fakat ağrılı dönemin kısalmasını sağlarlar.

Şiddetli enfeksiyonlarda, göz tutulumunda ve şiddetli ağrı olan hastalarda antiviral ilaçlarla birlikte kortizon verilebilir.
Zona hastalığı sonrasında görülen ağrı kesici tabletlerin gündüz ve gece alımı ile azaltılabilir. Bazen tedavide depresyon ilaçları ağrıyı azaltmak amaçlı kullanılabilir. Günde 3-4 kez kurutucu pansumanların uygulanılması ağrıyı azaltır

Belirtiler:

Zonanın çıkacağı bölgede önce kaşınma, batma; bazen ağrı gibi şikayetler olur. Bu dönemde zonanın çıkacağı bölgelerde görülen ağrılar; kalp ağrısı, apandisit, migren gibi hastalıklarla karışabilir. Dolayısıyla hasta bu branşlarda çok sayıda gereksiz tetkiklerle zaman kaybedebilir. Bu şikayetlerden birkaç gün sonra ortaya çıkan deri lezyonları, kolaylıkla zona tanısının konulmasına yardımcı olur. Döküntüler; içi su dolu kesecikler şeklindedir ve bunlar gruplaşma eğilimi gösterir. Hastalık bulaşıcı değildir. Gebelikte geçirilen zona, çocuğu etkilemez. Hastalığın tuttuğu alanlar çok önemlidir. Örneğin göz etrafını tutan zonada; görme problemleri, kulak etrafını tuttuğunda 8. sinir tutulumuna bağlı işitme kayıpları gibi ciddi yan etkiler görülebilir.

Tanı ve tedavi:

Tanı dermatolojik muayene ile konur. Ağrılı, gruplaşmış, içi su dolu kesecikler kolaylıkla tanının konulmasını sağlar.

Tedavinin esasını, ağızdan antiviral verilmesi oluşturur. B vitamini, zona sonrası oluşabilecek ağrıların önlenmesinde çok önemlidir. Vücut direncini artırıcı vitamin desteği de takviye olarak verilmelidir. Ağrının da tedavi sırasında kontrol altına alınması gerekir. Zonanın tedavisi sonrasında ağrı devam ediyorsa, antidepresanlar ve antikonvülzan ilaçlara( epilepsi-sara- tedavisinde kullanılır) başvurulabilir. Hastalara bol su içmeleri,sağlıklı beslenmeleri ,istirahat etmeleri ve stresten uzak durmaları önerilir.

.

Zona hastalığı için bitkisel tedavi çözümleri

.

Bu hastalığın en rahatsız eden yanı çok şiddetli batıcı ve yanıcı ağrı dokunmakla artan hassasiyettir.bazen döküntü iyileştikten sonrada ağrılar devam eder.tedaviyle hastalık belirtileri geçer.fakat vücut direnci düşünce tekrarlar.Vücud direncini düşüren en önemli etken,aşırı üzüntü,depresyon gibi sinir sistemini zarara uğratan etkenlerdir.Bunun için hastalığın tedavisinde hastalığa yol açan mikroba karşı yapılacak tedavinin yanında vücut direncini düşüren etkenlerle de mücadele etmek gerekir.

 

Prf.Dr.Ahmet Maranki’den bitkisel reçeteler:

Lahana yaprakları ezilir,lapa halinde konulur.Günde 4 defa içilir.

Vücut saf zeytinyağı ile ovulur.

Vücud sirkeyle karıştırılmış suyla yıkanır.

Ağrıyan yerler badem yağı ile ovulur.

4 bardak suya,4 kaşık ezilmiş kuşburnu konulur.30 dakika kaynatılıp,nöbet şekeriyle tatlandırılarak, günde üç defa içilir.

Armut suyu güçlü bir antiviral bileşik olan kafeik asit bakımından zengindir.Zona hastları bolca armut yiyip armut suyu içmeleri önerilir.

Semizotu Çin’de herpes ilacı olarak ün yapmıştır.semizotunu ıspanak gibi pişirip yenilir.

Çarkıfelek çiçeği yumuşak bir sakinleştiricidir.Zona ağrıları için kullanmak çogu zaman fayda verir.

Oğulotu herpes familyasından virüsler üzerinde ki etkisi kanıtlanmıştır.Zona için bol miktarda oğulotu,zufa otu,yabani mercanköşk, nane,biberiye,adaçayı, yeşil nane, ve kekik gig herhangi birini karıştırılarak yapılan çay faydalı olur.250 ml.kaynar suya 2 çay kaçığı krurtulmuş oğul otu ile hazırlayacağınız çayı doğrudan döküntünün üzerine uygularsanız.faydasını göreceksiniz.

Zona Bitkisel Tedavisi İçin Formul

2 çorba kaşığı bakla unu,

* 1 çorba kaşığı arı poleni,

* 1 çorba kaşığı toz kişniş,

* 1,5 çorba kaşığı keten tohumu yağı,

* 500 gr çiçek balı,

HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bal hariç, tüm malzemeleri, tahta bir kaşık ile iyice karıştırın. Balı da üzerine ekleyip, macun haline getirin. Günde 2 defa, aç karnına, 1 er tatlı kaşığı tüketin. Oda sıcaklığında, güneş görmeyen bir yerde saklayın.

Bu macuna ek olarak, akşam yatmadan önce, 1 çorba kaşığı bakla ununu, 1 kase yoğurdun içine karıştırıp, 10 dakika bekletin. Yavaş yavaş yiyin. Bu iki kürü, iyileşinceye kadar kullanın.

Zona Hastalığı Hakkında

Zona bilindiği gibi “gece yanığı” hastalığına verilen isimdir. Zona, vücudun zayıf düştüğü anlarda ortaya çıkan ve her yaşta görülebilen sinir ucu iltihabıdır. Yüz, boyun, göğüs, sırt ve ense gibi organlarda ortaya çıkar, çıktığı bölgeyi hassaslaştırarak derinin tahriş olmasına neden olur. Deride meydana gelen kaşıntı, zonklama, batma ve görüntü kirliliği de ayrı bir sorun teşkil etmektedir. Zona hastalığına suçiçeği virüsü neden olmaktadır. Suçiçeği virüsü ilgili bölgede kalın kalın kabuklar şeklinde döküntüye sebep olmaktadır. Tedavide krem veya ilaç tedavisi uygulanabilmektedir.

 

Yaralı bölgeye günde iki, üç defa zeytinyağı, badem yağı veya çörek otu yağı kullanılabilir.

4 bardak suya, 4 kaşık ezilmiş kuşburnu konulur. 30 dakika kaynatılıp, nöbet şekeri ile tatlandırılır. Bu karışımdan günde 3 bardak içilir.

Lahana yaprakları çırpıcıdan geçirilip bir tülbent yardımıyla sıkılıp elde edilen Özsuyu kabarcıkların üze­rine sürülür.

Havanda dövülerek toz haline getirilmiş bir yemek kaşığı aslanpençesi, papatya, gazel boynuzu, ikişer buçuk yemek kaşığı meşe ağacı kabuğu, ada çayı ve iki yemek kaşığı yulaf iyice karıştırılır. Bir litre suyun içinde dört yemek kaşığı karışım kaynatılır. Elde edilen su, yumuşak bir bez ile alınır, hassas bölgelerin üzerine sarılır ve beklenir. Posa, bezin ara­sına konularak kabarcıkların üzerine tampon yapılabilir.

Aktar Hüseyin Ermiş, zona için çok fayda sağlayan, şifalı bir macun tarifi verdi.

GEREKLİ MALZEMELER :

* 2 çorba kaşığı bakla unu,

* 1 çorba kaşığı arı poleni,

* 1 çorba kaşığı toz kişniş,

* 1,5 çorba kaşığı keten tohumu yağı,

* 500 gr çiçek balı,

HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bal hariç, tüm malzemeleri, tahta bir kaşık ile iyice karıştırın. Balı da üzerine ekleyip, macun haline getirin. Günde 2 defa, aç karnına, 1 er tatlı kaşığı tüketin. Oda sıcaklığında, güneş görmeyen bir yerde saklayın.Bu macuna ek olarak, akşam yatmadan önce, 1 çorba kaşığı bakla ununu, 1 kase yoğurdun içine karıştırıp, 10 dakika bekletin. Yavaş yavaş yiyin.Bu iki kürü, iyileşinceye kadar kullanın.

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.