22 Kasım Çarsamba
hava durumu

Zerdeçal yüksek kolesterol hastalarında çok etkili

Zerdeçal yüksek kolesterol hastalarında çok etkili Zerdeçal yüksek kolesterol hastalarında çok etkili Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA eyesilada@yeditepe.edu.tr   Yapılan deneysel çalışmalarda zerdeçalın...
Bu Haber 16 Mart 2013 00:47 Yayınlandı

Zerdeçal yüksek kolesterol hastalarında çok etkili

Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA eyesilada@yeditepe.edu.tr

 

Yapılan deneysel çalışmalarda zerdeçalın kötü kolesterolü (LDL) ve total kolesterol seviyelerini düşürdüğü bildirilmektedir. Yeni yayınlanan bir çalışmada iki hafta süre ile yüksek yağ içeriğine sahip besin verilen deney hayvanlarında diyetine kurkumin karışımı ilave edilmiş olan grubun lipit ve kolesterol miktarında belirgin bir şekilde düşürüldüğü gözlenmiştir. Bu etkisini muhtemelen yağ asidinin metabolizmasını etkileyerek göstermektedir. Nitekim deney hayvanlarında yağ dokusu ağırlığında belirgin bir azalma tespit edilmiştir. Ancak henüz bu bulguları destekleyecek yeterli sayıda ve nitelikte klinik çalışma bulunmamaktadır. 1992 tarihli bir çalışmada sağlıklı on gönüllüye yedi gün boyunca kurkumin verilmesi ile (0,5 gram) total serum kolesterol seviyesinde yüzde 12 azalmaya karşılık, iyi huylu kolesterol (HDL) seviyesinde yüzde 30 artış sağlanmıştır. Daha yeni bir çalışmada ise aterosklerozlu hastalara zerdaçalın alkollü özütünün 28 gün süre ile verilmesi ile kötü kolesterolde (LDL) azalma ve HDL’de artış sağlandığı bildirilmektedir. Sonuç olarak, zerdeçalın yüksek kolesterolün düşürülmesinde yararlı olabileceği düşünülebilir.

Prostat büyümesi şikayetlerini hafifletmek için bir doğal ilaç

İYİ huylu prostat hiperplazisi (BPH), prostat bezinin kanserojen olmayan büyümesine bağlı olarak erkeklerde ileri yaşlarda ortaya çıkabilen bir üriner sistem hastalığı. Sık idrara çıkma, geceleri sık sık idrara kalkma, idrar zoru, kesik kesik idrar, idrar kesesinin tam boşalmadığı hissi gibi belirtiler başlıcaları. Bu şikayetleri hafifletmek için kullanılan ilaçların sürekli ya da uzun süreli olarak kullanılması gerektiğinden yol açtığı yan etkiler doğal ilaç seçeneklerine olan ilgiyi de artırıyor. Bu amaçla tercih edilen bitkilerin başında ise saw palmetto (cüce palmiye) meyvesi ve ısırgan kökü ekstreleri geliyor. Bu iki bitkiyi birlikte taşıyan bir formülasyonun uzun süreli olarak hastalara uygulandığında etkinliğini ortaya koyan bilimsel nitelikte (çok merkezli, çift körlü, plasebo kontrollü) bir çalışmanın sonuçları 2007’de önemli bir dergide yayınlandı.

Baharatlardan gelen sağlık

Baharatların çeşitli şekillerde besinlerin sindirimini kolaylaştırıcı özellikleri bulunduğunu biliyoruz. Dolayısıyla zerdeçalın da bu tip etkilerinin gözlenmesi doğal. Nitekim safra salgılanmasını uyararak bilhassa yağlı besinlerin sindirimine yardımcı olduğu tespit edilmiş. Geleneksel kültürde mide ve duodenum ülserlerinin tedavisinde yararlanıldığı bilgisinin de yer almasına karşılık bu etkinliği henüz deneysel olarak incelenmemiş. Diğer taraftan, yüksek miktarlarda ve uzun süreli kullanımlarda mide mukozasını tahriş edebileceği belirtilmektedir.

SAFRATAŞINI ÖNLEYEBİLİR

Hintlilerde safra taşı oluşumunun ender görülmesi, onların zerdeçal tüketimi ile ilişkilendirilmektedir. 12 sağlıklı gönüllü üzerinde yürütülen bir ön çalışmada etkili bileşeni kurkuminin safranın kasılarak boşalmasını sağladığı ve dolayısıyla safra taşı oluşumunu engelleyebileceği bulgusuna ulaşılmıştır. Ancak henüz kapsamlı klinik çalışmalar bulunmamaktadır. Diğer taraftan, safra taşı bulunan insanlarda zerdeçal kullanılmasından kaçınılması gerekir. Taşın kanala düşerek tıkanmaya yol açabileceği gözönüne alınmalıdır.

KURKUMİN GÜVENLİ MİDİR?

Kurkuminin geniş bir etki profiline sahip olması nedeniyle tedavide kullanılması halinde olası yan etki ve zararları konusu da incelenmiş. Üç farklı klinik çalışmada gönüllülerde günde 12 grama kadar varan miktarlarda kullanıldığında bile herhangi bir tahammülsüzlük gözlenmemiş.

Baharatların yemeklerimize kazandırdığı güzel lezzet ve aromanın ötesinde sağlığımız için de önemli yararları bulunduğu deneysel çalışmalar ile de ortaya konuluyor. Baharatların yararlarını ortaya koyan bu bilimsel çalışmaları incelediğimiz yazılarımızda şimdiye kadar karabiber, tarçın ve zencefil üzerinde yayınlanmış çalışmalar ile etkinliğini yorumlamaya çalıştık. Bu hafta, Türkçe’de ‘zerdeçal, zerdeçöp, Hint safranı’ gibi isimler ile bilinen ya da İngilizce ‘turmeric’ olarak adlandırılan bir baharattan bahsetmek istiyorum.

Zerdeçal, (Latince adı; Curcuma longa) zencefil ile aynı bitki grubundan, yani akrabası (Zingiberaceae). Uzakdoğu’da yetiştirilen tropik bir bitki. Esasında Türk yemek kültüründe diğerlerine göre daha az aşina olduğumuz bir baharat. Suda kaynatılıp kurutulmuş kökleri (rizom) öğütülerek Hintlilerin meşhur baharat karışımı ‘köri’nin temelini oluşturuyor. Köriye karakteristik koyu sarı rengini ve lezzetini veren de zerdeçal. Bu sarı rengi nedeniyle peynirler, tereyağı gibi gıdaların haricinde deri ve giysi gibi malzemelerin renklendirilmesinde de yararlanılıyor. Bu nedenle Hint safranı olarak da adlandırılıyor. Bilhassa çorba, tavuk, balık çorbası/güveci gibi yemeklerde aranılan bir çeşni.

GELENEKSEL TEDAVİ

Zerdeçalın geleneksel Uzakdoğu tedavilerinde ayrı bir yeri bulunduğu belirtilmekte ve yüzlerce yıldır çeşitli amaçlar ile kullanılmaktadır. Hint tedavi sistemi olan Ayurveda’da çeşitli solunum sistemi rahatsızlıkları (astım, alerji, öksürük, sinüzit), karaciğer rahatsızlıkları, iştahsızlık, diyabetik yaralar, eklemlerde burkulma ve şişlik gibi durumlarda ve romatizmal ağrılarda zerdeçal önerilmektedir. Geleneksel Çin tedavi sistemindeise bilhassa karın bölgesindeki ağrılarda kullanılmaktadır.

Zerdeçal üzerinde yayınlanmış bilimsel çalışmalara ulaşmak için bilimsel kaynakları incelediğimde sadece 2007 yılından 2008 yılında günümüz kadar 103 bilimsel yayınla karşılaştım. Bilimsel kaynaklarda yer alan 654 çalışmanın 502’si 2000 yılından sonra yapılmış. Bu artan ilginin en önemli etkeni zerdaçalın ve etkili bileşenleri olan kurkuminlerin son yıllarda bilhassa çeşitli kanser tipleri üzerinde etkinliğini ortaya koyan çalışmalar. Yapılan deneysel çalışmalar ile gerek zerdeçal özütlerinin ve gerekse içerisindeki başlıca etkili bileşenleri olan fenolik yapıdaki kurkuminlerin ayrıca antioksidan, iltihap giderici, virüs, bakteri ve mantar enfeksiyonlarına karşı, diyabet, allerjiler, artrit, Alzheimer hastalığı ve diğer süregen hastalıklarda etkili olabileceğine dair deneysel bulgular bildirilmektedir.

KANSERE ETKİSİ

Yapılan deneysel çalışmalar zerdeçalın etkili bileşeni olan kurkuminin kolon, cilt ve göğüs kanserleri üzerinde etkili olabileceğini ortaya koymuş. Muhtemel etki şekli üzerinde yapılan yorumlarda antioksidan etkisinin rolü bulunduğu, tümör hücrelerinin kan ile beslenmesini önleyerek (anti-anjiogenez) ya da kanser hücresi üzerinde doğrudan etkili olabileceği şeklinde. Ancak insanlarda kanser gelişimini önleyici bir rolü olup olamayacağı konusunda henüz bir bulgu bulunmuyor.

Yapılan çalışmalar kurkuminlerin kanserin oluşumu ve gelişiminde rol oynayan farklı hedefler ve kademeler üzerinde etkili olabileceğini ortaya koyuyor. Bu bakımdan kurkumin gerek tek başına uygulamalarda ve gerekse kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ile birlikte kullanılması halinde ‘çok-boyutlu/çok-hedefli’ bir ilaç olarak ümit vaat ediyor. Bu konuda daha ayrıntılı çalışmalar var mı? Bu konuya daha sonra değineceğiz.

 

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.