20 Kasım Pazartesi
hava durumu

Tanrının Ölümsüzlük yemeği

Tanrının Ölümsüzlük yemeği   TANRININ ÖLÜMSÜZLÜK YEMEĞİ , POLEN NEDİR ? . Arı Poleni arıların yavruları ve işçi arıları beslemek...
Bu Haber 2 Mart 2014 23:31 Yayınlandı

ScreenHunter_05 Jan. 11 10.05

 

TANRININ ÖLÜMSÜZLÜK YEMEĞİ , POLEN NEDİR ?

.

Arı Poleni arıların yavruları ve işçi arıları beslemek için doğal yollarla çiçeklerden bal özlerini toplarken  Polen  kesecikleri olarak adlandırılan ayaklarındaki keselerle taşıması ile kovana getirdikleri çiçek özlerine denir.

Bu besin insanların beslenmesinde de çok önemli bir yer taşımaktadır. 1 yaşından büyük çocuklardan başlayarak herkesin mutlaka günde en az bir tatlı kaşığı Polen tüketmesi çok daha sağlıklı ve zinde bir yaşam için olmazsa olmazlardandır. . Polen çiçeklerin döllenmesini sağlayan özlere denmektedir.. Bitkilerin ve çiçeklerin yaşamın var oluşundan beri yaşam döngüsünü oluşturduğunu düşünürsek, arılar buPolenleri toplayarak aslında var olan yaşam dengesinin en önemli unsuru olmuştur. Bilim insanı Albert Einstein şöyle demişti “Arılar Ölürse İnsanlığın 4 Yıl Ömrü Kalır”

.

Bu sözün altında yatan açıklama ve teori ise kısaca şöyle: Arı olmazsa, tozlanma ve döllenme olmaz, bu yüzden bitki ve meyveler olmaz, sonra buna bağlı olarak hayvanlar olmaz, sonunda da insan olmaz…

.

Arılar bu Polenleri binbir zahmetle ortalama 200 ila 3000 çiçek gezerek toplarlar. Kovanlarda kurulan Polen tuzakları ile bu Polenler toplanır ve natürel kurutma sistemi ile kurutularak bizlere ulaştırılır. . Polen tarihin en eski besin takviyesidir. Antik Mısır,Çin Uygarlığı,Osmanlı Uygarlığı gibi büyük uygarlıklarda bal ve Polen en gözde gıda takviyeleri ve besinleridir. Özellikle tedavi amaçlı olarak kullanılmıştır.

.

Yunanlı hekim Hipokrat Poleni “Tanrının ölümsüzlük yemeği” olarak adlandırmıştır. Günümüzde ise apiterapi olarak bilinen arı ürünleri ile tedavi yöntemlerinde Polen ciddi olarak kullanılmaktadır. . Polenin bileşiminde yaklaşık olarak %10 su, %20 ham protein, %28-35 karbonhidratlar, %3-4 kül ve flavonoidler, karotenoidler, vitaminler(C,E,B kompleksi), mineraller, tüm serbest aminoasitler, nukleik asit ve nukleositler, enzimler(100 den fazla) ve büyütme faktörleri içerdiği bilinmektedir. Küçük miktarlarda betakarotene, selenyum ve likopen içerir. Tam 22 çeşit amino aside sahip Polene karşılık bu sayı sütte 17’dir. Ayrıca Polende 27 çeşit madensel tuz,doğal hormon, enzim, pigment, karbonhidrat ve fermentler vardır.

.

1 Gram Polendeki 8 mg B1 vitaminini şu besinler sağlar:

3 kg. Karaciğer, 8 tam kepekli ekmek, 20 kg. elma veya domates

.

1 Gram Polendeki 5 mg B2 vitaminini şu besinler sağlar:

6 kg. portakal, 12 kg. domates, 16 kg. elma 74 adet beyaz ekmek

.

1 Gram Polendeki 27 mg B5 vitaminini şu besinler sağlar:

13 kg. sığır eti, 25 kg. kabuklu buğday, 95 lt süt.

.

İşte böyle bir besini mutlaka sofralarımızdan eksik etmemeliyiz…

.

POLEN’in FAYDALARI . Polen, sindirimi kolaylaştırıcı, hücre yenileyici, canlılık verici, iştah artırıcı, hemoglobini yükseltici, soğuk algınlığı, kısırlık ve kansızlık tedavilerinde, kanser, sinirsel ve ülser gibi rahatsızlıklarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle bal ve arısütü ile birlikte kullanımında ise başka hiçbir takviye almadan basit beslenme ile hastalıklardan tamamen kurtulmak mümkün olabilir.

.

  • Polen kansız insanlar için faydalıdır. Alyuvar sayısını %25-30, hemoglobini % 15 oranında yükseltir.
  • Polen içerdiği antibiyotiklerle en inatçı bağırsak iltihaplarını iyileştirir.
  • Polen vücudumuzu zinde tutar.
  • Sporda yüksek performans sağlar.
  • Aşırı yorgunluk ve stresten kaynaklanan cinsel isteksizliği giderir.
  • Kabızlık ve bağırsaktaki tıkanmaları ortadan kaldırır.
  • İnsanlardaki aşırı sinirliliği ortadan kaldırır. İnsanı rahatlatır.
  • İnatçı ishalleri tedavi eder.
  • Polen kabızlığı önleyerek hemoroidi iyileştirir, .
  • Görme üzerindeki etkisi büyüktür. Birçok olaylarda görme yeteneğini artırdığı saptanmıştır.
  • Polenin saç sayısını artırdığı ve saçın dökülmesini önlediği tespit edilmiştir.
  • Polen prostat hastalarında iyileştirici etki yapar.
  • Polen gelişmeyi ve büyümeyi hızlandırır.
  • Polen kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.
  • Polen hücre yenileyicidir. Kanser tedavisinde destekleyicidir.
  • Yüksek tansiyon ve soğuk algınlığında etkilidir.
  • Son yıllarda hayvancılıkta yarış atlarının, balıkların, iyi ötmeyen kafes kuşlarının, civciv ve tavukların aktivitesinin, verimliliğinin, hızlı gelişmesinin ve sindirim kolaylığının sağlanmasında kullanılmaktadır.
  • Polen. Düşünme yeteneğini artırır.
  • Kısa sürede kişileri enerji ve canlılığa kavuşturur.
  • Deri göz kapağı iltihaplarını önler.
  • Sinerjik etki ile vücut dayanıklılığını artırır ve enerji verir.
  • Hastalıktan kalkanları kısa sürede eski enerji ve canlılığa kavuşturur.
  • Acıktıkça Polen yenilerek desteklenen diyetlerle çok rahat kilo verilebilir.
  • Yemekten yarım saat önce alınan Polen, alınan gıdalardan tam faydalanmayı sağlar ve kilo aldırır.

.

KALP DAMAR HASTALIKLARINDA POLEN

.

En yaygın kalp hastalığı, damar kireçlenmesi ve tıkanmasıdır. Polenin yapısında bulunan P vitamini ve diğer yararlı elementler damarları yumuşatır, kana geçen civardaki artıkların idrarla dışarı atılmasını sağlar. Ünlü araştırmacı Alain Caillas, kitabında “Miyokard enfaktüsü ve kalbin kroner damarlarının tıkanmasında, polen sayesinde şaşırtıcı iyileşmeler görülüyor. Rus Bilimler Akademisi’nde Prof. Beklerov ve arkadaşlarının önemli araştırmalarına göre Polen, yüksek tansiyona, damar sertliğine, kolesterol yüksekliğine, kroner tromboz ve felçlere karşı koruyucu ve iyileştirici etki yapıyor.” diye açıklıyor. Hürriyet gazetesinin “Püf noktası” sütununda “Çiçek tozu gençleştiriyor mu ? İsveçli Dr. Lars Eric Essen ve Dr. Tissinin, poleni yaşlı insanlar üzerinde denemiş ve özellikle damar sertliğinde faydalı olduğunu meydana çıkarmışlardır. ” diye yazılmıştır.

.

RUH VE SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN

.

Bu hastalıkların tedavisinde en başta bol B vitaminleri gerekmektedir. Bilhassa B1 vitaminine gereksinim vardır. Bu vitamine “Sinir dokusu vitamini” denilmesi de bundandır. Polen de yüksek oranda B1 vitamini mevcuttur. Ayrıca Polen bütün B vitaminleri kompleksidir. Dr. Raymond Dextreit, düşünsel yorgunluk ve yaşamın bozuk düzeni nedeniyle sinirleri zayıflamış, güçsüz kalmış kimselerin, günde yedikleri 2 kaşık polen sayesinde sağlık ve sakinlik bulacaklarını yazmıştır.

.

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN

.

Gastrit, Ülser, Kolit ve Hemeroid en yaygın sindirim sistemi hastalıklarıdır. Gastrit ve Ülserin ana nedeni ise sinirseldir, genelikle stresten kasılan (spazm yapan) mide kası sinirleri, o bölgeye gelen kılcal damarları da kısarak bir bölgenin kansız kalıp, yaraya dönüşmesine neden olur. Tedavi edilmezse insana yaşamı zehir eden hastalıklardır. Ömür boyu diet uygulamayı veya ameliyatları gerektirir. Bazı zamanlarda mide kanaması ve delinmesi şeklinde ölümlere neden olurlar. Belirtilen gramajlar dahilinde yapılan Polen kürleri, Mide-Barsak sistemine bağlı tüm hastalıklarda: geçici değil, Kesinkez tedavi sağlar.

.

KANSIZLIK VE ZAYIFLIKTA POLEN

.

Polenin en belirgin ve yaygın özelliği, süratle iştah açıcı ve kan yapıcı olmasıdır. Tedavilerde önemli olan, bileşiminde tüm cevherleri taşıyan bir kan sağlamak ve hasta bölgeye ulaştırmaktır. Gerisini vücut halleder…Nası l bir otomobile, bozuk bir yakıt konduğunda çalışmasında aksaklık meydana gelirse; İnsan vücudunun yakıtı da ona gerekli tüm cevherleri bünyesinde bulunduran sağlıklı bir kandır. Kandaki cevherlerin bir veya birkaçının eksikliğine Kansızlık yani Anemi denir. Kansızlık her tür sağlık sorununa neden olan başlıca etkendir. Ülkemizde yapılan araştırmalar halkımızın %60-70’inin kansızlık sorunu olduğunu ortaya koymuştur. Düzenli kullanılan kürler sonucu; Polen: Kanı temizler, Kanı filtre eder, Kan yapar, Direnci arttırır, Alyuvar sayısını %30 oranında arttırdığı Bilim adamları tarafından kanıtlanmıştır.

.

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARINDA POLEN

.

Solunum sistemi hastalıklarının genel ve çok görülen nedeni üşütmektir. Üşütme ile vücudun direnci kırılır, metabolizma vücut ısısını normale çıkartmak için çaba sarfederken solunum yollarında virüs ve bakteriler kendine yer ve ortam bularak süratle çoğalırlar. Nezle, grip, anjin, faranjit, bronşit, zatürre, zatülcenp, astım, sinüzit ve verem gibi hastalıklar meydana gelebilir. Bu hastalık mikropları burada da kalmayıp, kan yolu mafsallara, kalp kapakçıklarına ve böbreklere vs. geçerek daha hayati hastalıklara da neden olabilirler. Bu nedenle solunum sistemi hastalıklarının süratle tedavisine gidilmektedir. Gelişmiş ülke doktorları, bu hastalıklarda, diğer ilaçlarla birlikte Polen de vererek tedavi yapmaktadırlar. Çünkü Polen vücut direncini, kanın lökosit (alyuvarlar) ve antikor yapımını arttırır. Sovyet Prof. N.Joiriche, burun ve boğaza polen püskürtülerek mukoza direncini arttırmak ve virüsleri etkisiz kılmak yolundaki başarılı çalışmalarını yayınlamıştır. 1957’de ilk kez Pasteur Enstitüsü’nde polenin verem mikrobu olan “Koch” basiline karşı öldürücü etkisi olduğu saptandı. Yapısındaki sakızlı maddesi, terementi esansı, nükleik asitleri ve Bol B vitaminleri ile Polen, Akciğeri dezenfekte ettiği gibi, balgam söktürücü, mikrop öldürücü, çabuk iyileştirici etkiye sahiptir.

.

ŞİŞMANLIKLARDA POLEN:

.

Şişmanlık ve zayıflık gibi iki karşıt durumda vücuttaki fazla karbonhidrat, glikoz ve yağları yakarak şişman bünyeyi zayıflatır, metabolizma dengesi sayesinde zayıf düşen hücreyi derhal uyarır, üstün kan yapıcı özelliğiyle kas gücü ve metabolizmayı çalıştırarak cılız ve zayıf bünyeyi normal haline getirir. Polen, hücrelerde ki yanma olayını metabolizmayı ve adrenalin salgılanmasını hızlandırır. Böylece biriken yağların erimesini çabuklaştırdığı gibi, kas gücünü de arttırarak zayıflama esnasında hissedilen halsizliği de giderir.

.

PROSTAT HASTALIĞINDA POLEN:

.

Prostat bezesi idrar torbasının hemen çıkışında ve sadece erkeklerde bulunan ceviz büyüklüğünde bir doğal subaptır. Beyinden uyarılan sinir telleri omurilikten takiple prostata ulaşır ve gerektiğinde bu subapı açıp, idrarın boşalmasını sağlar. Aynı beze idrar yolu kapayıp, meni yolunu gerektiğinde açarak meni çıkışını sağlar. Bu esnada özel salgı bırakarak spermlerin ölmesini önler. Bu harika organcık güçlü kaslarla ve sinir sistemiyle istemli çalışır. Zamanında çok alkol kullanan sinirleri yıpranmış kimselerle, başka hastalıklar için değişik ilaçlar kullanmış veya idrarına mikroplar karışmış insanlarda ve yaşlılıktan kasları gevşemiş olanlarda prostat sorunları görülmesi normaldir. Yaygın prostat hastalığı ise prostatitis denilen, prostat iltihaplanması dır. Prostatitis’ te ve prostat hipertrofisi’ nde Polenin antibiyotiklerden daha etkili olduğu bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Polen araştırmacısı Alain Caillas (Fransa Tarım Akademisi – Polen araştırmaları ile ödül kazanmış ) kitabında şöyle özetlemiştir. “Polenin prostat hastalıklarına da şaşırtıcı etkisi vardır. İsveçli iki araştırmacının, Upsala Üniversitesi Tıp Fakültesi Kliniği’nden Prof. Eric-Ask Umparc ile Lund Üniversitesi Cerrahi Kliniği’nden Dr. Gosta Jonson’un çalışmaları polenin prostatitis’ e en iyi etkiyi yaptığını ortaya koydu. Prostat büyümesin de ise polen kürü ile yapılan denemeler aralıklı gelen ve uzun süren hafif ağrıların yok olduğunu ve idrara çıkma sayısının azaldığını gösterdi. Bilhassa ağır prostat geçiren yaşlı hastaları ameliyattan kurtarmıştır.”

.

YAŞLILIK SORUNLARINDA POLEN:

.

Enerji üreten, dinçlik kazandıran polen, bilhassa ileri yaşlarda çok faydalıdır. Yaşlı insanların en çok yakındığı ve özlemini duyduğu sorun cinsel yetersizliktir. Kan yapıcı, hücre tazeleyici ve uyarıcı Polen bu soruna da büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Polenin, cinsel istek ve gücü canlandırdığı, kullananlarca doğrulanmıştır. Polen, bir aylık kürle, on yıl gençleştiren kimyasal içerikli  sihirli bir değnek değildir. Ancak devamlı ve düzenli kür kullanımı halinde; vücudu hastalıklardan korur, kurtarır, kanı güçlendirir, kaybolan cinsel yaşamı tekrar geri getirir, ömrü uzatır ve hastalıksız standardı yüksek bir cinsel  yaşam sürdürür.

.

KISIRLARDA POLEN:

.

Polen kısırlarda da en önde gelen bitkisel gıdalardan biridir. Kısırlık tedavisinin en güç olanı sinirsel kaynaklı hormonal olan şeklidir. Kadın ve erkek beyninin ortasında bulunan nohut büyüklüğünde ki hipofiz bezi, belli zamanlarda kadınlarda yumurtalıklara, erkeklerde ise husyelere, omur ilik sinir telleri kanalı ile emir vererek yumurta ve sperm üretmelerini sağlatır. Korku, şok, stres, beyin özürü veya hastalıkları gibi nedenlerle hipofiz bezi bu görevini yapamaz ise kadında “ovülasyon yokluğu”, erkekte “ozosperm” denilen canlı sperm yokluğu ile kısırlıkları ortaya çıkarır. Dozajlı ve kaliteli bir Polenle birlikte alınan Arısütü,  Bal ve Kırmızı Ginseng, vücuda hem olağanüstü doğal protein, aminoasit, vitamin, mineral sağlayarak destek vermekte ve beyinde hipofiz bezindeki “Spazm”ı çözerek yumurta ve canlı sperm üretimini tamamıyle üretmektedir.

.

BEBEK ÇOCUK VE GENÇLERDE POLEN:

.

Yeni doğan bebek anne sütüyle beslenir. Eğer anne yeterli ve dengeli besleniyor ise; anne sütünün kalitesi, bebeğin beyin ve vücut gelişmesinin tam olabilmesi için yeterli olur. Dolayısıyla annenin süt verme zamanında Polen yemesi, bebeğin beyin ve beden gelişiminde, kemik kas yapısının güçlenmesinde, en önemlisi bebeğin bağışıklık sisteminin kuvvetli olmasında olağanüstü rol oynamaktadır. Aynı zamanda Polenle beslenen annenin, bebeğine verdiği anne sütü daha uzun sürer. Böylece hem bebeğin gelişme bozukluğu önlenir hem de bebeğin kabızlığı önlenir, gazı giderir ve hastalık kapmamasına yardımcı olur. . Gelişme çağındaki çocuklarda ise çocukların, bol kaloriye, bol protein, vitamin ve madenlere ihtiyaçları vardır. Polen fazlasıyla; Enerjiyi veren vitaminleri, boy uzatan hormonları karşılar, zekayı çalıştırır, kemik ve kas kuvvetsizliklerini giderir. Bilhassa fast-food alışkanlıklarına başlama çağı olan ve gelişmenin durduğu genç yaşlarda kullanılan Polen kürleri; Gençlerin gelişmesini durdurmaz, sportif faaliyetlerde başarılı olmalarını sağlar, zekalarını çalıştırabilme kapasitelerinin en yüksek olduğu bu dönemde gerekli aminoasit ihtiyacını karşılar ve sonuç olarak hayata başlama adımlarında, beyin-beden gücü standartı yüksek olarak, polen kullanmayan akranlarından, hem fizik hem de başarı olarak daha da önde olurlar.

.

SAÇ DÖKÜLMELERİNDE POLEN:

.

Polen, saçın suyu ve gübresidir. Saça faydası, kök kısmına yaptığı olumlu etkidir. Bileşiminde ki (doğanın sunduğu saf şekilde); B5 Vitamini (pantotenik asit), niacin ve cystin, saç kökünü en iyi şekilde besler, dökülmesini durdurur,  cansız kılların kıl hacmini geliştirir ve saçın gürleşmesini sağlar.

.

CİLT GÜZELLİĞİ VE POLEN   :

.

Ciltteki çeşitli lekelerin, sivilcelerin ve bozuk bir cilt oluşmasında en önemli etkenler, sindirim sistemindeki bozukluk, karaciğer, kansızlık veya temiz olmayan kandandır. Bilhassa sorun kanda ise; kan, derimize yönelik dış etkilere karşı koyabilecek cevherleri taşımıyorsa, normal insan tenine olumsuz etki yapamayan güneş ultraviyole ışınları bile, deride ki kalkan görevi yapan kan maddeleri eksik olan kişiye etki yapıp, derisinde lekeler meydana gelmesini sağlar. Bu nedenle, önce kanın atık maddelerden arındırılıp tüm cevherlerle donatılması, kanın temizlenmesi, filtre edilmesi gerekir. Bunu en iyi Polen sağlar. Hiç bir cilt sorunu olmayan, canlı, sağlıklı parlak pembe bir cilt isteyen bayanlar, Polen yiyerek ve maskesini yaparak ten hücrelerini besleyebilirler. “Oriane” gibi bir çok ünlü güzellik kreminin özü Polen’dir. Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Ekim-1984 sayısında Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun’ un yazısında: ” Polen güzellik kremi olarak da kullanılır. Bunun için, bir kahve kaşığı polen öğütülür ve taze yumurta sarısıyla karıştırılır. Bu karışım hafif masajla yüze ve boyna sürülür. Yarım saat beklenir. Zamanı dolunca bol su ile yıkanır. Sonuçta Cilt, parlaklık ve tazelik kazanır ”

.

POLEN ALLERJİK BÜNYEDE KULLANILIR MI   :

.

Alerjik bünyesi olan hastaların, akciğer bronşlarındaki sinir uçları oksijen yetersizliğinden ve spazm yaptığından dolayı çok hassaslaşmışlardır. İlkbahar ve sonbaharda gözle görülemeyecek kadar küçük olan ve havada uçuşan AĞAÇ POLENLERİ bronşlara ulaştığı an; bronşlardaki sinir uçları derhal kasılarak tepki gösterip öksürük olarak kendini belli eder. Ancak arının çiçekten kovana gelmesiyle elde edilip, özel naturel kurutma sistemleriyle kurutulan ÇİÇEK POLENLERİ üst solunum yolları enfeksiyonları nda tedavi edici bitkisel destek sağlar. Dolayısıyla AĞAÇ POLENİ ve ÇİÇEK POLENİ karıştırıldığı için ve her ikisine de – Polen – dendiği için isim benzerliğinden dolayı bazı Alerjik bünyeler ÇİÇEK POLENİNİ yemekten çekinirler. Halbuki durum böyle değildir. Üst Solunum Enfeksiyonları için tam fayda veren ÇİÇEK POLENİ için bilimadamları nın oldukça kesin sonuçları olmuştur.

.

POLEN NASIL VE NE KADAR KULLANILIR   :

.

Günde kullanılması gereken Polen miktarını Tübitak Bilim ve Teknik’de yayınlanan önerisi aynen aşağıdadır. “Beklenen iyileştirmenin gerçekleşmesi için ne kadar polen gereklidir ? Caillas’ın bildirdiğine göre kesin sonuçlu bir tedavi için günde 32 gram polen yeterlidir. Sağlıklı yaşamın devamı içinde 15 gram polen alınmalıdır. Polen kullananların söylediklerine, kendi deneylerimize ve arıcılar birliği üyelerinin kanısına göre, yukarıda verilen miktarların yarısı kadar bir doz bile yeterlidir. Bir kahve kaşığı polen 4 gram gelir. Genel durumumuzu sağlıklı tutmak için 2 kahve kaşığı polen alınmalıdır.

.

YAPILACAK KÜRÜN DOZU . Birinci hafta 15 gram polen sabahları aç karnına alınmalıdır, iki ve üçüncü hafta günde 30 gram sabah kahvaltısından 15 dakika önce yarısı ve akşam yemeğinden 15 dakika önce diğer yarısı alınmalı, dördüncü haftada ise uygulama birinci haftada olduğu gibi tekrarlanmalı dır. Bu küre ilave olarak her sabah kahvaltısında bir dilim ekmeğe polenli bal sürülmeli ve bu yolla da 8 gram polen alınmalıdır.”

.

Kaynak : Tübitak Bilim ve Teknik Dergisi Sayı: 203 Sahife : 34 Yıl : 1984 Ay : Ekim Başlık : Doğa Harikası POLEN Yazar : Prof. Dr. M. Mihri Mimioğlu – Dr. Kadriye Sorkun

POLEN NASIL MUHAFAZA EDİLMELİ:

Polen,buzdalabı nda muhafaza edilmeli.

POLENİ  KİMLER  KULLANAMAZ: Arı ürünlerini,1 yaşından küçük çocukların kullanmaması uzmanlar tarafından tavsiye edilmektedir.

Polen Hakkında Bilim Adamlarının

Chauvin ve Lenamand araştırmalarıyla Polenin antibiyotikler içerdiğini ve bakterilerde üremeyi durdurucu etki gösterdiğini tespit etmiştir.

Grecen ve Enci’nin yaptığı çalışmalarda Staphylococcus, Salmonella, e. coli ve Bacillis Anthracis’ e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerini engellediği tespit edilmiştir.

Caillas’ tan edinilen bilgilere göre Polen kürü uygulaması ile en inatçı bağırsak iltihabı bile iyileştirilir.

Polenler bağırsak bakteri ve fermentleri üzerinde olumlu etki yapar.

Polende bulunan Rutin kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur.

Kalp kasını güçlendirir.

Polende bulunan ve gelişmeye, büyümeye etki eden hormonlarla ilgili çalışmalar sonucunda Polen yedirilen hayvanlar aynı değerde protein ve vitamin alanlardan daha hızlı gelişmişlerdir. Costantini ve Albore, evcil hayvanların ve laboratuvar böceklerinin yemlerine eklenen Polenin, büyüme hızını artırdığı, sindirimi kolaylaştırdığı ve daha sağlıklı bir görünüm kazandırdığını belirtmektedir. Dengeli .hazırlanan yeme %2.5 oranında Poleneklenmesinin tavuklarda yemden yararlanma düzeyini artırdığı tespit edilmiştir.

ARICILIĞIN BİLİNMEYENLERİ

BAL ARISI

  1. Her bir petek gözünün 6 yüzü vardır.
  2. Kovan içi sıcaklığı 34 derece, nemi %40-65 arasındadır.
  3. Bir bal arısının 4 kanadı, 6 ayağı ve 5 gözü vardır.
  4. Bal arıları dakikada 11.400 kez kanat çırpar.
  5. Bir bal arısı yaklaşık olarak saatte 24 km hızla uçabilir.
  6. Ana arı her gün 2.000 adet yumurta atar ve attığı yumurtaların toplam ağırlığı kendi ağırlığı olan (178-292) 200 mg kadardır.
  7. Bal arısında 2 bileşik göz bulunur. Bileşik gözler ana arıda 3.000, işçi arıda 4.000 ve erkek arıda 8.000’den fazla gözden oluşur.
  8. Erkek arılarda anten 12 bölümlü iken işçi ve ana arılarda 11 bölümlüdür.
  9. Ana arılar 16, işçi arılar 21 ve erkek arılar 24 günde ergin hale gelirler.
  10. Ana arılar 8-10 günde cinsel olgunluğa erişirler. Çiftleşmeden 2-3 gün sonra yumurtlamaya başlarlar.
  11. Ana arının 2 yumurtalığı bulunur. Her bir yumurtalıkta 160-180 yumurtalık kanalı bulunur.
  12. Ana arı havada 5-20 erkek arı ile çiftleşir.
  13. Analı ve normal bir kolonide mart ayında kuluçkadan çıkan işçi arılar 35 gün ve haziranda çıkanlar 28 gün yaşarlarken, eylül-ekim aylarında yetiştirilen işçi arılar 304 gün kadar yaşayabilmektedirler.
  14. Erkek arılar 54 gün yaşarlar.
  15. 10.000 adet işçi arı 1 kg ağırlığındadır.
  16. Tek katlı bir kovanda 2.5 kg arı vardır.
  17. 1.5 kilogramlık paket arı 90 dolardır.
  18. Bir arılıktaki kolonilerin %13’ü oğul verebilir.
  19. Bir işçi arı 100 mg (81-151) iken bir erkek arı 220 (196-225) mg’dır.
  20. Bir petekte arkalı önlü toplam 7.000 göz vardır.
  21. Bir petek üzerinde toplam 3.500 ergin arı bulunur.
  22. Tabiattaki tozlaşmanın %85’i bal arıları sayesinde yapılmakta ve bu hizmeti ile arıcılık bal değerinin 15 katı fazla değer üretmektedir.
  23. Bitkilerin nektar içeriği %3-70 (30-50) arasındadır.
  24. Arılar 1-2 km yarıçaplı alanda tarlacılık yapmakla birlikte, 13 km kadar uzağa gidebilirler.
  25. Dünya’da 20.000 arı türü bulunmaktadır.
  26. Arılar 40.000.000 yıldır dünyada bulunmaktadır.
  27. İşçi arıların boyu 14-15 mm’dir.
  28. İşçi arılar 3 gün arı sütü, 3 gün bal+polen ile beslenirler.
  29. Erkek arılar 14 günde cinsel olgunluğa erişirler ve 2 ay yaşarlar.
  30. Ana arı ızgarası 4.3-4.7 mm aralıklıdır.
  31. İşçi ve ana arıların abdomeninde 7 segment var iken erkek arılarda 6 segment vardır.
  32. İşçi arılarda 3-6. karın halkalarında 4 çift balmumu salgı bezi vardır.
  33. Arılarda trake sisteminde 10 çift stigma vardır.
  34. Yumurtaların boyu 1.5 mm’dir.
  35. 5 günlük larvalar başlangıç ağırlığına göre 1500 kat ağırlık kazanır.
  36. Petek gözleri 12 mm derinliğindedir. Petek gözleri yatay düzlemle 9-13 derece eğimlidir.
  37. 10 cm’lik petekte 20 işçi arı gözü, 16 erkek arı gözü vardır.
  38. Kovan yeri 50 cm değiştirilirse arılar yerlerini bulmakta güçlük çekerler.
  39. Bir koloninin günlük su ihtiyacı 200 g’dır. Su taşıyan işçi arılar günde 50-100 sefer yaparlar ve her seferde 50 mg su taşırlar.
  40. Bir bal arısı dolu mide ile 15 dakika ve 6-7 km uçabilir.
  41. Ülkemizde 1.5 milyon koloni göçer arıcılık yapmaktadır.
  42. Bal arısı yumurtaları 0.12-0.22 mg ağırlığında, 1.5-1.8 mm uzunluğundadır.
  43. Ana arı 18-22, işçi arı 12-15 ve erkek arı 15-17 mm uzunluğundadır.
  44. Bir larva tüm gelişme süresince işçi arılar tarafından 110.000 kez ziyaret edilir.
  45. İki petek arasında 8-10 mm boşluk olur.
  46. Temel petek 42×22 ebadındadır.
  47. 1 kg balmumundan 13 petek yapılır.
  48. Her 100 yumurtanın 85 adedi ergin hale gelir.
  49. Ülkemizde kışlatma kaybı %15-20’dir.
  50. Bir yöredeki ana nektar akımı 13-15 gündür.
  51. Esas nektar akımı döneminde 1,5-3 kg, diğer dönemlerde 150-500 g kovan artışı sağlanır.
  52. Ana arı öldükten 5-6 saat sonra işçi arılar tarafından anlaşılır.
  53. Langstroth kovan ölçüleri 505x435x260, çerçeve ölçüleri 472×250 mm’dir.

 

BAL

  1. Bal arılarının, 1 kg bal üretebilmek için 40.000 arının 6 milyon çiçeğe konması gerekiyor.
  2. Bir kovan arı yarım kiloluk bal için 88 km kadar uçar.
  3. Bir işçi arı hayatı boyunca 1/12 çay kaşığı bal yapabiliyor.
  4. Bir arının dünyanın etrafında dolaşabilmesi için 2 yemek kaşığı ya da 25 g bala ihtiyacı vardır.
  5. Bal arıları bir peteği doldurabilmek için 100.000.000 çiçekten nektar alıyor ve 100.000 km kanat çırpıyorlar.
  6. Oğul verilirken kolonideki arıların %30-70’i gider.
  7. Bir koloni 1 kilo bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kilo bal tüketmektedir. Bunu yapabilmesi için kat ettiği yol yaklaşık olarak 6 kez dünya çevresinin dönülmesine eşittir.
  8. İşçi arılar günde 10-24 kez nektar seferi yaparlar ve her seferinde 40-50 mg nektar taşırlar.
  9. Bal arıları 260 gram nektardan 100 gram bal yaparlar. Toplanan nektarın %35’i bala dönüşür.
  10. Balda %18 su, %38 fruktoz, %31 glikoz, %1 sakkaroz, %7 diğer şekerler, %0.5 asitler, %0.26 ham protein, %0.17 ham kül ve %2.21 iz elementleri bulunur.
  11. Bir kovan yılda 80 kg bal tüketir.
  12. Bir kolonideki arıların 1/3’ü tarlacıdır.

 

POLEN

  1. Bir bal arısı bir seferlik polen toplama gezisinde 50-100 çiçeği ziyaret eder.
  2. İşçi arılar günde 5-20 kez polen seferi yaparlar ve her seferinde 10-30 mg polen taşırlar.
  3. Bir koloniden günde 100 g polen toplanabilir.
  4. Bir koloninin kovanına taşıdığı çiçek tozu miktarı yılda 35–40 kg civarındadır.
  5. İşçi arılar sabah 06:00-10:00 saatleri arasında yoğun olarak polen toplarlar.
  6. Günlük polen tüketimi çocuklar için sabah ve akşam birer çay kaşığı, erginler için birer tatlı kaşığıdır.
  7. Bir arı gözden çıkıştan, ergin hale gelinceye kadar 145 mg polenle beslenmektedir.
  8. Polen, %29 karbonhidrat, %21 protein, %11 su, %5 lipid, %3 nişasta, %3 kül ve %28 diğer maddeler içerir.
  9. Bir yemek kaşığı kuru polen yaklaşık 10 g’dır.
  10. Yaş polen 30-35 derce sıcaklığa ayarlanmış havalandırmalı bir fırında 5-6 saat tutularak yapılır.
  11. Kurutulan polendeki su düzeyi %5 düzeyine indirilir.

ARI SÜTÜ

  1. Arı sütü 5-15 günlük yaştaki işçi arıların baş kısmında bulunan alt çene ve boğaz bezleri tarafından salgılanan, bir üründür.
  2. Yüksük başına arı sütü verimi 250 mg’dır.
  3. Koloni başına 60-100’lük bir transferde elde edilen arı sütü verimi 13-27 g’dır.
  4. İyi bir koloniden elde edilen arı sütü miktarı 5-7 kg/koloni/yıl’dır.
  5. İnsanlar için önerilen arı sütü tüketim oranı canlı ağırlık başına 1 mg/kg’dır.
  6. Arısütünün yapısında, %66 su, %12.34 protein, %5.46 yağ, %12.49 şeker, %0.82mineraller, %2.84 bilinmeyen maddeler bulunmaktadır.

PROPOLİS

  1. Propolisi 12-21 günlük işçi arılar toplarlar.
  2. Propolisçi arılar her seferde 10 mg propolis taşırlar.
  3. Bir sezonda çeşitli faktörlere bağlı olarak 50-250 g/koloni propolis elde edilebilir.
  4. Propolis tuzağı plastikten olup 3 mm’lik açıklıklar bulunur.
  5. 40 derecede yumuşamakta, 80 derece sıcaklıkta kısmen erimektedir.

ARI ZEHİRİ

  1. Arı zehiri 16-19 günlük işçi arılarda en yüksek düzeyde üretilir.
  2. Bir arının iğne kesesinde 0.3 mg yaş zehir bulunur ve bu zehirden 0.1 mg kuru arı zehiri üretilebilir. İnsan için LD50 = 2.8 mg/kg arı zehiridir.
  3. Her bir koloniye 5 dakika uygulama yapılır. 20 koloniden 1 g kristal halde arı zehiri elde edilir. 10-15.000 arıdan 1 g kristal halde arı zehiri elde edilir. 20.000 koloniden 1 kg kuru arı zehiri elde edilir.
  4. En etkin arı zehiri toplama 3 gün aralıkla 15 dakikada yapılır ve 2-3 hafta sonra tekrarlanır.

BALMUMU

  1. Balmumu 12-18 günlük yaştaki işçi arıların 4-7. karın halkalarından salgılanır.
  2. Petekler yaklaşık 0.25 mm kalınlığındadır.
  3. İşçi arı gözleri 5.1-5.5, erkek arı gözleri 6.2-6.9 mm, ana arı gözü 9-10 mm çapındadır.
  4. Bir çerçeve 2-4 kg bal alabilir.
  5. Bir petek için gereken mum miktarı 100 gramdır.
  6. Tek bir bal mumu pulu sadece 1.1 mg ağırlığındadır. 1 kilo bal mumu için 910.000 tane pul gerekir.
  7. 1 kg mum üretimi için 8-21 kg bal harcanır.
  8. Balmumu 64 derecede erir.


Yoruma kapalı.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.