19 Kasım Pazar
hava durumu

Spirulina NEDİR ? Spirulina,yosun hapı faydaları

Spirulina NEDİR ? Spirulina,yosun hapı faydaları Spirulina NEDİR?   BİN YILIN SÜPER BESİNİ SPİRULİNA  Spirulina 18 farklı aminoasit, 94 mineral, 2000’den fazla...
Bu Haber 22 Ocak 2013 00:09 Yayınlandı
ScreenHunter_10 Jan. 10 12.12

Spirulina NEDİR?

 

BİN YILIN SÜPER BESİNİ SPİRULİNA 

Spirulina 18 farklı aminoasit, 94 mineral, 2000’den fazla enzim,Omega3,6,9 yağ asitleri, kompleks vitaminler, antioksidanlar, pigmentler ve birçok biyoaktif maddenin ısıl işlem görmemiş doğal ve bitkisel deposudur.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO):
“Geleceğin en iyi gıdası”

- ABD Gıda ve İlaç Bakanlığı (FDA):
“En iyi besin takviyesi”

– Uluslararası Gıda Konferansı (1993):
“En iyi doğal besin”

.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlıklı yaşam ve dengeli beslenme için günlük 5 porsiyon meyve ve sebze tüketilmesini önermektedir. Günlük 1 porsiyon Spirulina (6 tablet) tüketilmesi bu ihtiyacı yeterince karşılamaktadır. Çeşitli durumlarda (çeşitli rahatsızlıklarda, vejetaryen beslenmede, ağır egzersiz durumlarında, vb.) günlük 3-5 porsiyon güvenle tüketilebilir.

.

Sağlıklı her bireyin Spirulina kullanması, kişinin yaşam kalitesini arttıracağı gibi, kişinin aynı zamanda hastalıklara yakalanma riskini de azaltacaktır.

.

Spirulina,mavi-yeşil alglerden mikroskobik bir yosun türüdür. Mavi-yeşil renkli, mikroskobik ölçülerde, iplik (helezonik) şeklinde bir alg’dir. Alkali sularda serbest yığınlar halinde bulunur (su yosunu). Eşeysiz olarak bölünerek çoğalırlar. Spirulina, bilinen protein kaynakları içerisinde en yüksek protein(%60-70) içeren doğal bir besindir. Vitaminler(provitamin A, B12) ve mineraller(Fe, Ca, Mg) ile doğal pigmentler(Yeşil Klorofil, fikosiyanin, karotenoidler) açısından da çok zengindir. Selüloz çeperinin olmamasından dolayı çok kolay sindirilebilir. Toksik özelliği yoktur. Çok zengin bir klorofil kaynağıdır. Bulunduğu su ortamını veya yetiştiricilik havuzlarını koyu mavi-yeşil renge çevirir. Protein, mineral ve vitaminler açısından zengin; bir çok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılabilen doğal bir besindir.

.

Spirulina içerik olarak dünyadaki en zengin besinlerden biridir. içerdiği protein, beta-karoten, klorofil, vitamin, gamma linoleik asit ve mineraller gibi beslenme öğeleriyle bilim adamlarını şaşırtmaktadır. Aynı zamanda dünyanın en zengin B12 vitamini kaynaklarından biridir. Yapısında doğal karışık karoten ve xantophil phyto pigmentler taşır. Selüloz içermeyen zar duvarıyla kolaylıkla sindirilebilen bir yapıdadır. Spirulina’nın gücü yalnızca içerdiği maddelerden değil bu maddeler arasındaki sinerjiden de kaynaklanmaktadır. Bunun anlamı, Spirulina’nın içeriğinde bulunan maddelerin, bir araya gelerek daha büyük bir etki oluşturmasıdır.

Bilindiği gibi güneş enerjisinin insan sağlığı üzerine vazgeçilmez etkileri vardır. Bu enerji taze sebzelerde, olgunlaşmış meyvelerde ve güneşte vardır. Spirulina’da ise güneş enerjisini başka hiçbir yerde bulunmayan enerjiye çevirecek bir güç merkezi bulunmaktadır. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki Spirulina güneş enerjisi içeren en zengin kaynaklardan biridir.

.

BİLİMSEL ÇALIŞMALAR (Spirulina platensis)

NASA astronotlara besin tableti yapılması amacıyla Spirulina üzerinde yapılan ilk çalışmalara öncülük etmiştir. Bu anlamda çalışmalarını Alabama Üniversitesi ile birlikte sürdürmüştür. Ayrıca geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Tarım Örgütü (FAO) tarafından Spirulina’nın çocuklar ve yetişkinler için güvenli, faydalı bir besin olduğu kabul edilmiş, tüketimi önerilmiştir. Ref:(1)

.

Spirulina, balık eti (% 15-20), soya fasülyesi (% 35), süt tozu (% 35), yer fıstığı (% 25), taze yumurta (% 12) veya tahıllar (% 8-14) gibi doğal besinlerin çok daha üzerinde, % 60-70 protein içeriğine sahiptir. Ref: (2)(3).

.

Spirulina’nın içerdiği besleyici elementler, vitaminler ve mineraller doğal olduklarından, sentetik yolla elde edilenlerden farklı olarak insan vücudunda birikime neden olmaz ve atılır. Ref: (2)(3)

.

Spirulina’ nın sahip olduğu yüksek proteine ek olarak, %20 karbonhidrat, %5yağ, % 7 mineraller ve % 3-6 arasında su (nem) vardır.Bundan dolayı Spirulina, et veya süt ürünlerinden elde edilen proteinlerin tersine, düşük yağlı, düşük kalorili ve kolesterolsüz bir protein kaynağıdır. Ref: (2)(3)

.

Spirulina’nın doğal ve zengin vitamin içeriği, insan besini olarak kullanılmasında diğer bir önemli nedenidir. Ref: (2)(3).

.

Spirulina’nın vejeteryanlar için önemi, vitamin B12 bakımından yüksek değerde olmasından kaynaklanmaktadır (US-RDA’nın tavsiye ettiği dozun % 533’ü). Spirulina vitamin B12 açısından dünyanın en zengin doğal kaynağıdır. Ref: (2)(3).

.

Güçlü antioksidan Spirulina, böbrek taşını oluşturan kalsiyum oksalatı ortamdan uzaklaştırmaktadır. Bu nedenle sürekli böbrek taşı üreten bünyelerde rahatlıkla kullanılabileceği ifade edilmiştir. Ref: (4)

.

Spirulina, kuru ağırlığının yaklaşık % 1’ini oluşturan GLA (Gamma-linolenic asit) bakımından zengin bir doğal kaynaktır.GLA, prostaglandin sentezi ve metabolizmasında gerekli olup PGE1, kan basıncının ayarlanması, kolesterol sentezi, yangı ve hücre üremesinin de içinde bulunduğu, vücut içindeki pek çok esansiyel görevlerde rol alır. GLA’nın, kalp rahatsızlığında ve kadınların regl dönemlerindeki stresi azaltıcı özelliği vardır(Richmond, 1986). Spirulina eşekotu yağından 3 kat daha fazla GLA içermektedir. GLA düşük kan kolestrolüne ve yüksek kan basıncının ayarlanmasına yardımcı olur. Ref: (6)

ScreenHunter_09 Jan. 10 12.11

.

Spirulina hücrelerinin sahip olduğu bu özellik, intestinal malabsorpsiyon şikayeti olan veya zor sindirilebilen kompleks proteinlerden kaçınması gereken yaşlı kişiler için önemlidir. Ref: (2)(3).

.

Spirulina, yaraların iyileştirilmesinde rol oynar. Tedavide kremler, yumuşak preperatlar, solüsyonlar ve süspansiyonlar halinde farklı şekillerde uygulanabilir. Ref: (2)(3)

.

Spirulina’da bulunan fikosiyaninin genel anlamda bağışıklık sistemini desteklediğini ve çeşitli hastalıklara karşı koruma sağladığı belirtilmiştir. Çin bilim adamları, fikosiyaninin beyaz kan hücrelerini ve toksik maddelerden ya da radyasyondan zarar gören kemik iliği hücrelerini düzenlediklerini savunmaktadırlar. Ref: (7)

.

Spirulina yüksek düzeylerde Beta-karoten, Demir ve Çinko içermekle birlikte Selenyum, Mangan, Bakır, Krom, vitamin C ve E içermektedir. Bu antioksidant mineraller ve vitaminlerin bağışıklık sistemini uyardıkları, özellikle kansere karşı korumada rol oynadıkları ve yaşlanmayı yavaşlattıkları belirlenmiştir. Ref:(5)

.

Araştırmalardan alınan sonuçlara göre ; Spirulina , bağırsak fonksiyonlarını ve sindirim hızını arttırmaktadır. Spirulina, E.coli ve Candida gibi zararlıları durdurucu, Lactobacillus ve Bifidobacteria gibi yararlı mikropları harekete geçirmektedir. Ref: (7)

.

Anti kanser koruyucusu olan beta karoten meyve ve sebzelerde oldukça zengindir. Yaklaşık 10 gram Spirulina’daki Beta-karotende, 6 tane pişmemiş havuçtaki kadar vitamin A vardır. Beta karoten göz bozukluğunun giderilmesine oldukça iyi gelmektedir. Ref:(8)

.

Spirulina önemli miktarda vitamin E içermektedir. Vitamin E, bağışıklık sistemi için gereklidir ve kuvvetli bir antioksidantdır. Spirulina’daki Kalsiyum miktarı ile sütteki Kalsiyum miktarı birbirine eşdeğerdir. Kalsiyum kuvvetli diş, kemik gelişimi ve kallojen yapımına yardımcı olur. Ayrıca vitamin E, vücudun demir alımına, sinirlerin yatışmasına, kalp kasının büzülmesine, sinirlerin iletiminde ve kanın pıhtılaşma düzenlemelerinde önemli rol oynar.

.

Spirulina pirinçten daha fazla Potasyum içerir. Potasyum, kasların gerilmesinde gerekli bir çok enzimin aktivitesini düzenler. Potasyum, sinir fonksiyonlarını düzenler, normal kan basıncının korunmasına yardımcı olur, hücrelere besleyici elementlerin taşınımı için gereklidir ve kasların dinlenmesine yardımcı olur. Ref (9)

.

Spirulina, ıspanaktan %5000 daha fazla Demir içerir. Demir kırmızı kan hücrelerine oksijen taşıyan, bir protein olan hemoglobin sentezinde, vücut fonksiyonları ve bağışıklık sisteminin korunmasında görev almaktadır. Spirulina’nın yüksek demir ihtiva etmesi, anemi hastalığında önem taşımaktadır. Ref: (10)

.

Yaşlı insanlar için enerji destekleyicidir. Japonya’da 50 yaşın üzerindeki insanların %73’ü Spirulina yemektedir. Spirulina iştah açıcı değildir. Vücudu uyuşturan ilaç içermez. Yemekten 1 saat önce alınan Spirulina tabletleri veya Spirulina suyu iştahın azalmasına ve daha az yemek yenmesine neden olmaktadır. 10 gram Spirulina sadece 36 kalori içermektedir. Ref: (11)

.

Bu mikroalg (Spirulina) phycocyanin ve allophycocyanin içerir. Güçlü serbest radikaller olan hydroxyl ve peroxyl radikallerin aktivetisini ve lipid peroksidasyonunu (yağların yükseltgenmesi sonucu bozulması) engellediği görülmüştür. Ayrıca yapısındaki phycobiliproteinin antioksidan aktivitesinde esas rolü aldığı gözlemlenmiştir. Ref: (12)

.

Bu çalışma sonucunda tek hücreli bir mavi-yeşil alg olan Spirulina’nın yüksek derecede antioksidan ve antiinflamatuar (enfeksiyon giderici) özelliklerine sahip olduğu gözlemlenmiştir. Ref: (13)

.

Spirulina’nın cilt üzerindeki etkileri incelenmiş ve antioksidan etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Ref: (14)

.

Spirulina’dan izole edilen ve C-PC (C- Phycocyanin) maddesinin antioksidan potansiyeli üzerinde çalışılmış ve peroksi ve hidroksi radikalleri temizlediği görülmüştür. Ref: (15)

.

Spirulina’nın yapısında bulunan Selenyum ve Fikosiyanin (Se-PC) serbest radikalleri uzaklaştırmak için aktiviteleri incelenmiş ve bu maddelerin önemli bir antioksidan özelliği olduğu gözlemlenmiştir. Ref:(16)

.

Spirulina fitokimyasal çalışmalarda çok önemli ve umut vericidir. Sahip olduğu fitokimyasallar ile anti-enflamatuar etkileri ve antioksidan savunma sistemlerinin yanı sıra herhangi bir aşırı enflamasyon kontrolünde de etkili olduğu gözlemlenmiştir. Ref:(17)

.

Spirulina’nın protein (55% -70%), karbonhidrat (15% -25%), temel yağ asitleri, vitaminler, mineraller ve karoten, klorofil ve phycocyanin gibi pigmentleri içerir. Gıda ve kozmetik alanında kullanılır. Spirulina toksik etkisi olmayan kabul ediliyor ve viral saldırılar, anemi, tümör büyümesi ve yetersiz beslenme karşı düzeltici özelliklerine sahiptir. Ref:(18)

.

Çocukluktan yetişkinliğe geçerken gençlerde sıkça karşılaşılan sorunlardan biri akne ve sivilce sorunudur. Bu sorunlar hormonal değişiklikler ve dengesiz beslenmeden kaynaklanmaktadır. Spirulina içerdiği vitamin, mineral ve klorofil pigmentleri ile akne ve sivilcelerin oluşmasını engellemeye yardımcı olmaktadır. Ref:(19)

.

Anti-aging işlevi olan Fikosiyanin, Protein (Tyrosine), E vitamini veya Tokoferol, Klorofil pigmentleri ve Selenyum Spirulina’nın yapısında doğal olarak bulunmaktadır. Ref:(19)

.

Deri nefes alan ve yaşayan bir organdır. Yaşam içerisinde birçok çevresel faktörlere, sentetik maddeye maruz kalır. Bu zararlı etkileri ortadan kaldırmak için rahatlıkla Spirulina kullanılabilir. Spirulina cildi temizler ve besler. Ayrıca diğer bir önemi haricen kullanılan Spirulina içerisindeki doğal vitamin ve mineralleri absorbsiyon ile cilde nüfus ederek kan dolaşımına katılmasıdır. Avrupa’daki bu tıbbi tedavi yöntemini kullanan en ünlü öğretici Sebastian Kneipp özellikle sindirim sorunu yaşayan kişilerde bu yöntemi uygulamıştır. Ref:(19).

.

100 gram Spirulina ‘da neler var

Protein:%60-70
Karbonhidrat:%19
Lipit:%6
Mineral:%8
Su:%7
Enerji:360 Kcal

Vitaminler

Beta Karoten
B1 Thiamine
B2 Riboflavin
B3 Niacin
B5 Pantothenic Acid
B6 Pyridoxine
B9 Folate
B12 Colobalimine
Vitamin A
Vitamin C (ascorbic acid)
Vitamin D
Vitamin E
Vitamin K
Vitamin H Biotin
Inostitol

Mineraller

Kalsiyum
Selenyum
Demir
Magnezyum
Potasyum
Krom
Bakır
Germanyum
Manganez
Fosfor
Sodyum
Çinko
Klorid
İyodin

Doğal Pigmentler

Fikosiyanin
Klorofil
Karotenoidler

Doğal Karotenoidler

Karotenler
Beta Karoten
Diğer Karotenler
Xanthophylis
Myxoxanthophyll
Zeaxanthin
Cryptoxanthin
Echinenone
Diğer Xanthophyl

Doğal Fitonutrientler

Gamma-Linolenik Asit
Alfa-Linolenic Asit (ALA)
Linoleic Asit (LA)
Stearidonic Asit (SDA)
Eicosa Pentaenoic Asit (EPA)
Docosa Hexaenoic Asit (DHA)
Arachidonic Asit (AA)
Glycolipidler
Sulfolipidler
Polisakkaridler

Amino Asitler

Temel Amino Asitler
İsoleucine
Leucine
Lysine
Methionine
Phenylaianine
Threonine
Tryptophan
Valine

Temel Olmayan Amino Asitler

Alanine
Arginine
Aspartic Acid
Cystine
Glutamic Acid
Glycine
Histidine
Proline
Serine
Tyrosine

.

Vitaminler A (Beta-karoten formunda bulunur), B1 (tiamin), B2 (riboflavin), B3 (niasin), B6 (pyridoksine), B12 (kobalamin), C vitamini, D vitamini, E vitamini, folat, K vitamini, biotin, pantotenic asit, inositol.

Spirulina Mineraller: kalsiyum, manganez, demir, krom, fosfor, molibden, iyodin, klorid, magnezyum, sodyum, çinko, potasyum, selenyum, germanyum, bakır, boron.

Spirulina İçeriğindeki Protein ve Aminoasitler

Spirulina, % 65 oranıyla herhangi bir doğal besin maddesinden çok daha fazla protein içerir. Spirulinayı, % 35 oranıyla soya fasulyesi, yine % 35 oranıyla süt tozu, % 15-25 oranıyla kırmızı et ya da balık eti, % 12 oranıyla yumurta ve % 3.2 oranıyla da süt takip eder. Proteinler, aminoasitlerden oluşur.

Esansiyel aminoasitler, insan organizması tarafından üretilmediği için dışarıdan alınmalıdır. Vücudun non-esansiyel aminoasitlere de ihtiyacı vardır. Ancak, vücut bunları sentezleyebilir. Bir protein, tüm esansiyel aminoasitleri içeriyorsa tam bir protein olarak kabul edilir.. Spirulina, tüm esansiyel aminoasitleri içerdiği için tam bir proteindir. Günlük alınan 36 gram spirulina, erişkin bir insanın tüm esansiyel aminoasit ihtiyacını karşılar.

Spirulinanınhücre duvarı mukopolisakkaritlerden oluşur, yapısında selüloz yoktur. Bu yapısal özellik, spirulinayı kolay sindirilebilir ve hazmedilebilir yapar. Bu özellik intestinal malabsorbsiyon ( emilim bozukluğu ) şikayeti olan insanlar ve yaşlılar için önemlidir.
YAĞ, KALORİ, KOLESTEROL

Spirulina, % 5 oranıyla diğer tüm protein kaynaklarından daha az yağ içerir. 10 gr. Spirulina, 36 kaloridir ve hemen hemen hiç kolesterol içermez. BU demektir ki, spirulina düşük kalorili, kolesterolsüz, düşük yağ oranlı proteindir.

Spirulina İçeriğindeki Mineral ve Vitaminler

Doğal Beta-karoten : ( Provit- A )

Spirulina, konsantre havuçtan yaklaşık 10 kat fazla beta karoten içerir.10 gram spirulina, günlük ihtiyacın yaklaşık 4 katı kadar ( 23000 IU- 14 mg) beta karoten içerir.Yüksek dozlarda vitamin A toksik olabilir. Ancak, spirulina ve bazı bitkilerde de bulunan beta karoten güvenlidir. Çünkü, insan vücudu sadece ihtiyaç duyduğu anda beta-karoteniA vitaminine çevirir.

A vitamini, özellikle mukozalar ve görme için gerekli olan pigmentler için önemlidir.Beta-karotenin serum kolesterol düzeyini düşürücü ve kanser riskini azaltıcı bir takım etkileri vardır.

Son 20 yılda, kanser çalışmaları yapan bazı otoriteler, beta-karotenin başta akciğer, göğüs, mide, kalın bağırsak, meme ve rahim ağzı olmak üzere birçok kanser tipini önleme de etkili olduğunu ve bu kanserlere yakalanma riskini azalttığını bildirmişlerdir. Beta-karoten dışında, spirulina zengin antioksidan özellikte en az 10 çeşit karotenoid içerir. Bu karotenler ve ksantofiller vücudun değişik alanlarında fonksiyon gösterir ve diğer esansiyel vitaminler ve minerallerle birlikte etki ederler.

Spirulina İçeriğindeki Vitamin B 12 ve B kompleks vitaminler :

Spirulina, doğadaki en zengin bitkisel B 12 vit. Kaynağıdır. 10 gr. Spirulina, 20 mg B 12 vitamini içerir. B12 vitamini, kırmızı kan hücrelerinin yapımaında ve sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir. Eksikliğinde sinir dejenerasyonu ve pernizisyon anemi görülebilir.
Öte yandan, 5 gr. Spirulina, fazlasıyla tiamin, nisain ve riboflavin içerir. B6, niasin, biotin, pantotenik asit, folik asit, inositol daha düşük oranlarda bulunur.

Spirulina İçeriğindeki En iyi doğal demir desteği :

Demir eksikliği özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılarda sıklıkla görülür. Genellikle, kadınlar kilo verme diyetlerinde yeterli demir alamazlar ve kansızlığa bağlı olarak ortaya çıka sorunlar yaşarlar.

Demir, kırmızı kan hücreleri yapımı ve sağlıklı bir bağışıklık sistemi için şarttır.10 gr. Spirulina da 10 mg. Demir bulunur. Bu da vücudun günlük demir ihtiyacının % 55′ini karşılar. Spirulinanın demiri, hazır demir preparatlarına oranla daha iyi emilir.

Kalsiyum, magnezyum, çinko ve diğer eser elementler :
Spirulina, sütten kat kat fazla kalsiyum içerir. Kalsiyum, kemikler ve nöral iletim için gereklidir. Eksikliği özellikle yaşlı kadınlarda osteoporoza ( kemik erimesi ) yol açabilir. Spirulina da yüksek oranda magnezyum da bulunmaktadır. Magnezyumun, vücudumuzda kalsiyum emilimini kolaylaştırmak, kan basıncını düzenlemek gibi etkileri vardır. Spirulina oldukça düşük oranlarda sodyum ve iyot içerir. Bu nedenle tuzsuz diyet uygulayanlar için idealdir.

Öte yandan, insan vücudu, enzim sistemlerinin fonksiyonu ve diğer fizyolojik olaylar için esansiyel eser minerallere ihtiyaç duyarlar. Günümüz diyetinde bu eser minerallerin eksikliği oldukça yaygın olarak görülür. 10 gr. Spirulina, günlük manganez ihtiyacının % 25′ini, krom ihtiyacının % 21′ini, selenyum ihtiyacının da % 14′ünü karşılar.

ESANSİYEL YAĞ ASİTLERİ :

İnsanların, günlük beslenmeyle alınan yağ asitlerine ihtiyaçları vardır. Esansiyel yağ asitlerinin, kolesterol düzeylerinin ayarlanması ve prostoglandinlerin sentezlenmesi gibi görevleri vardır.. Spirulina, % 4-7 oranında yağ içerir. 10 gram spirulina, başta linoleik ve gamalinoleik asit olmak üzere 225 mg esansiyel yağ asiti içerir.

DOĞAL PİGMENTLER :

Phycocyanin :Pigmentler, insan metabolizmasında gerekli çok sayıda enzimin sentezlenmesinde yardımcıdırlar. Spirulina bu koyu rengini, güneş ışığının değişik dalga boylarında üretilen doğal pigmentlerden alır. Phycocyanin, spirulinanın yapısında demir içeren en önemli pigmenttir. Bu pigment spirulinanın tüm ağırlığının % 14′ünü oluşturur.

Klorofil :Yeşil besinlerin genel özelliği, yüksek klorofil içermeleridir. Klorofil, temizleyen ve detoksifiye eden bitkisel besin olarak bilinir. Hemoglobine benzerliği nedeniylebazen yeşil kan olarak da adlandırılır. Yeşil rengi, içerdiği magnezyum iyonuna bağlıdır. Spirulina, % 1′lik klorofil oranıyla en yüksek klorofil içeren besinlerden biridir.

 

Spirulina Hakkında Bazı Çaprıcı Gerçekler

Doğadaki en zengin komple yüksek biyolojik değerde proteine sahiptir. Kendisine en yakın soya fasulyesinden yaklaşık 2 kat daha fazladır

Doğadaki en zengin B-12 vitaminine sahip besindir. En yakın takipçisi dana ciğerine göre 2-6 kat daha fazladır. B-12 kısaca yüksek enerji anlamına gelmektedir.

Doğadaki en zengin organik demir oranına sahiptir. Ispanaktan 58 kat, dana ciğerinden 28 kat daha fazladır.

Doğadaki en zengin antioxidant kaynaklarından biridir. Başlıca sahip olduğu

Antioksidantlar: vitaminler B-1 , B-5 ve B-6, Mineraller: çinko , mangenezyum ve bakır, amino asitler methionine ve superantioxidant beta-carotene, vitamin E ve selenyum.

Doğadaki en zengin E vitamini içeren besinlerden biridir. Kendisine en yakın buğday filizinden 3 kat daha fazladır. Sentetik E vitaminine göre , biyolojik aktivitesi %49 daha fazladır.

Doğadaki en zengin Gamma Linolenic Asit (GLA) içeren besindir. En yakın Çuha Çiçeği yağından 3 kat daha yüksektir.

Doğadaki en zengin klorofile sahiptir. alfalfa ve buğday bitkisinden 5-30 kat daha fazladır.

Basit bir su yosunu görüntüsündeki spirulina, doğadaki en zengin biyolojik değerde bitkisel proteine sahip olan besindir. İçerdiği protein oranı %65 dir ki bu rakam en yakın rakibi olan soya fasulyesinin yaklaşık 2 katıdır. Doğadaki en zengin organik demiroranına sahiptir. Ispanaktan 58, dana ciğerinden 28 kat daha fazla demir içerir. Doğadaki en zengin B-12 vitaminine sahip besindir. En yakın takipçisi dana ciğerine göre 2-6 kat fazla B-12 vitamini içerir. Bilindiği gibi B-12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında ve sinir sistemi fonksiyonları için gereklidir.

Doğadaki en zengin antioksidan kaynaklarındandır. Vitamin B-1, B-5 ve B-6, mineraller olarak çinko, magnezyum ve bakır, aminoasitlerden methionine ve süper antioksidan olan beta-karoten, E vitamini ve selenyum içerir.

Doğadaki en zengin E vitamini içeren besindir. En yakınındaki buğday filizinden 3 kat yaklaşık daha fazla E vitamini içerir.

Doğadaki en zengin Gamma Linoleik Asit (GLA) içeren besindir. En yakın çuha çiçeğinden 3 kat fazla GLA içerir. GLA yağ birikintilerinin çözülmesini sağlar. Böylece kalp rahatsızlıklarının önlenmesinde rol oynar ve kötü kolesterolü düşürür.

%1′lik klorofil oranıyla en yüksek klorofil içeren besinlerdendir. Yeşil rengi içerdiği magnezyum iyonundan gelir.

Sütten kat kat fazla kalsiyum içerir. Kalsiyum kemikler ve nöral iletim için gereklidir.

Ayrıca ABD Ulusal Kanser Enstitüsü (NCI) spirulina’daki sulfolipitlerin HIV (AIDS) e karşı dikkat çekici ölçüde aktif olduklarını, düzenli dozlarda alınmasının anti-viral faaliyetleri hızlandırdığını, bağışıklık sistemini teşvik ettiğini, böbrek toksisitesini ve radyasyon kaynaklı hastalıkların şiddetini azalttığını belirlemiştir.

Rahatlıkla sindirilebilen Spirulina, gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarında destek tedavi olarak öneriliyor. Mide ameliyatları sonrası hastalara ilk besin olarak Spirulina verilmesi halinde ameliyat komplikasyonlarının en aza indirgendiği de belirlenmiş. Spirulina ilaç olmadığı için kullanımda bir üst sınır yok, çünkü o bir besin maddesi, istediğin kadar tüketebiliyorsun.

Yosun, bazı zehirlenmelerde de etkili. Özellikle radyasyon düzeyini düşürücü etkisi, bilim adamlarına cazip geliyor. Çernobil kazası sonucu yüksek radyasyon almış çocuklar üzerinde yapılan deneylerde başarılı sonuçlar elde edilmiş. Bu yosunla beslenen çocuklarda radyasyonun diğerlerinden daha çok düştüğü saptanmış.

Yosun, krem, maske, sabun, şampuan ve cilt renklendirici ürünlerde kullanılabiliyor. Araştırmalar, yosunun cilt metabolizmasını desteklediğini ve keratin oluşumunu önlediğini gösteriyor. Cilt yanıklarında da tedavi edici etkiye sahip.

Spirulina düzenli kullanıldığında ağız ve vücut kokularını da yok ediyor.

Doğal yeşil rengi gıda boyası olarak kullanılıyor. Elde edilen gıda boyası, hem besleyici hem de zararlı değil.

Yosun, ilaç yapımında da kullanılıyor. Bazen direkt bazen de içeriğinden ekstrakte edilen karoten, fikosiyanin, ksantofil, linoleik asit gibi maddeler ilaçlara katılıyor.

Yosunların bir özelliği de besin olarak suda bulunan nitrat, fosfat, amonyum gibi tuzları bünyelerine alarak organik hale dönüştürmeleri. Spirulina ile atık sular temizlenebiliyor. Özellikle atık suların temizlenmesini sağlama özelliği ile bulunmaz doğal bir özelliğe sahip.

Bunun yanı sıra kırmızı ve beyaz kan hücrelerinin üretimini teşvik ediyor. Bu nedenle kansızlık sorunu olanlar için de muhteşem bir kaynak spirulina. Ayrıca yine içinde bulunan alfalinolenik asit sayesinde kolestrolün seviyesini düzenlemek, kan basıncını ayarlamak, hücre yenilenmesini sağlamak ve dinamizm kazandırmak gibi görevleri de başarıyla yerine getiriyor.

.

Spirulina’nın kullanıldığı Alanlar ve Kullanımı

Diyabet Günde 3 defa 5 tablet 2 ay içinde şeker düzeyi normale iner
Kansızlık Günde 3 defa 5 tablet 15-30 gün
Kronik hepatit, akut Günde 3 defa 5 tablet 1-3 ay
pankreatik rahatsızlıklar, viral hepatit Peptik ülser Günde 3 defa 5 tablet 1-3 ay
Siroz Alkol almadan önce 10 tablet Alkol krizine girmede kısmen koruyuculuk sağlar
Katarak Günde 2-3 defa, 6 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Saç kaybı Günde 2 defa, 4 tablet 30-90 gün
Vücut direnci Günde 2 defa, 2-3 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Sporcular Günde 2 defa 3 kapsül Sürekli, düzenli kullanım
Yaşlılığa bağlı hastalıklar Günde 3 kez, 6 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Yorgunluk, baş dönmesi Günde 3 kez, 5 tablet 15-30 gün
Ağır metal zehirlenmesi Günde 3 kez, 6 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Yağlanma ile ilgili hastalıklar Günde 3 kez, 6 tablet Yemekten 15-30 dakika önce sürekli, düzenli kullanım
Sivilcelerde Günde 3 kez, 5 tablet 30-60 gün
Alerjik vakalarda Günde 3 kez, 6 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Beyaz kan hücreleri kaybı Günde 3 kez, 6 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Radyasyona maruz kalma vakaları Günde 3 defa, 6 tablet 45 gün ve daha fazla kulanım
Stres Günde 3 defa, 5 tablet Sürekli, düzenli kullanım
Kolestrol Günde 2 defa, 5 tablet 30-60 gün
Kanser Günde 3 defa, 5 tablet Sürekli, düzenli kulanım
Böbrek hastalıklarında Günde 2 kez, 2 kapsül Sürekli, düzenli kullanım

Spirulina zayıflama hapı

Cyanobacterium sınıfına ait Spirulina Platensis/Asrtospira Platensis (Spirulina) 2,5 milyar yıldır genetik yapısı değişmeyen bir mavi-yeşil algdir. Yapısında yüksek oranda bulunan proteine ek olarak birçok esansiyel yağ asidini, pigmenti, vitamini, minerali ve 20 temel aminoasidin tamamını doğal ve dengeli olarak içerir.

Diyet esnasında alınamayan ya da eksik alınan vitamin, protein ve mineral ihtiyacının doğal yoldan karşılanması için çok önemli bir besin desteğidir. Ayrıca içeriğindeki doğal mukoptrin sayesinde yemeklerden önce alındığında tokluk hissi vermekte ve fark edilir oranda daha az yemek yemeye yardımcı olmaktadır.

Bunun yanında diyet süresince vücut direncini arttırmaya
yardımcı olarak diyet yapan kişinin karşılaştığı stres, yorgunluk ve açlık gibi olumsuz etkilerden kurtulmak için çok önemli bir besin desteğidir. Birçok insan bu olumsuz sebeplerden dolayı diyetini sürdürmekten vazgeçmektedir.

*Spirulina, 1983 yılında Ulusllararası Gıda Konferansı’nda
“En İyi Doğal Besin” ödülüne layık görülmüştür.

Sipurulina Hakkında

Konsantre yeşil süper yiyecek

Araştırma dokümanları ile Spirulina’nın güvenilirliği geleneksel yöntemlerle belgelenmiştir. Bilim adamları Spirulina’nın bir dönüm soya fasülyesi başına 20 kat daha verimli protein içerdiğini ve çok daha hızlı büyüdüğünü farkettiklerinde Spirulina’ya “geleceğin yiyeceği” adını koymuşlardır. Spirulina en iyi protein içerikli sebzedir, diğer doğal yiyeceklerden yüzde 65 oranında daha çok protein içermektedir. İçinde daha büyük değerlerde vitamin, minarel ve diğer olağandışı besin konsantrasyonları bulunmaktadır.

Bir gün için üç ile on gram alındığında yeterli miktarda beta karoten, B-12 vitamini ve B kompleks, demir, esansiyel mineraller ve gama-linolenik asit ihtiyacı karşılanır. Vitamin ve minerallerin dışında, spirulina sağlık üzerinde olumlu etkisi kanıtlanan bitkisel besinler ve fonksiyonel besinler açısından zengindir
.
Gelişmekte olan ülkelerde ki yetersiz beslenen insanlar için, spirulina kötü beslenmeyi hızla iyileştirmektedir. Yasal olarak dünya çapında Avrupa, Japonya ve diğer birçok ülkede bir gıda ya da gıda takviyesi olarak onaylanmıştır. Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi spirulina bir protein kaynağı olduğu ve çeşitli vitamin ve mineraller içerdiğini ve yasal bir gıda takviyesi olarak pazarlanabileceğini 1981 yılında onaylamıştır. Birçok ülkede spirulina için gıda kalite ve güvenlik standartları bulunmaktadır.
Modern gıdalardan besin tüketimi

Bugünün yiyecek temel besin maddelerinin “besin” değerleri bundan 50 yıl öncesine göre daha düşüktür. Üretilen topraklardaki minarellerin azlığı durumu ve tarım uygulamaları bunun nedenlerinden birkaçıdır. Ayrıca, hasat ve satış arasında uzun nakliye ve depolama süresi besin içeriğini azaltmaktadır. Sonuç olarak çoğumuz yediğimiz gıdaların kalitesine güvenmiyoruz. Bugün bazı gıda takviyeleri hemen hemen herkes tarafından kullanılmaktadır.
Bugünkü modern dietlerin sorunu

İnsanların tüketim alışkanlıkları yönlendirilmektedir. Genellikle yağ, karbonhidrat ve şeker açısından zengin ve düşük doğal sebze ve lif içerikli gıdalar satılmaktadır. Bu gıdalar genellikle, vücut ağırlığı artışı yapmakta, kolesterolü yükseltmekte ve daha da kötüsü sonraki yıllarda sindirim sorunları yaratmaktadır. Egzersiz olmadan, ekstra kalori yağ olarak kalır.

Fazla kilolu kişiler genellikle bu döngüyü kırmakta zorlanır.
İlaçla yapılan veya diğer diyetler, ani kilo kaybına sebep olabilir ve stres gibi olumsuz yan etkileri olabilir. Araştırmalar gösteriyor ki diyet için alınan ilaçların içinde phenylpropanalomine (PPA) maddesi bulunmakta ve bu maddenin böbrekler ve kalp üzerinde şiddetli yan etkileri olabilmektedir. Diyetlerde kilo kaybı genellikle geçicidir, diyet bırakıldığında vücut ağırlığı ve vücutdaki yağ yüzdesi diyet öncesine göre daha yüksek olur. Bu kısır döngü devam ediyor çünkü asıl sorun yanlış beslenme ve ona eşlik eden takviye gıda almanın ihmal edilmesi.

Doğal kilo kontrolü
Doğal bir diyet açlığı bastırır ve tatmin eder çünkü bu doğal diyet ile vücudun besinlere olan açlığı tatmin edilir. Spirulina konsantre bir doğal besindir. Aşağıdaki sayfalarda anlatıldığı gibi sağlıklı bir doğal gıda olarak diyetin parçası olarak kullanıldığında doğal vücut ağırlığının korunmasına yardımcı olacaktır. Birçok insan spirulinayı kullanmakta bunun yanında, karbonhidrat diyeti egzersiz, hafif yiyecekler yeme, yağlı yiyeceklerden kaçınma gibi yöntemlerle diyet uygulamaktadır. Spirulina, yemek ve atıştırma molasından en az 1 saat önce alınır. Aç olacağınız ve acıkacağınız zamanı planlayarak. Tabletin özümsenmesi sindirilmesi toza göre daha uzun süre alır. Bu yeşil süper gıda vücudun iştahının tatmin olmasında yardımcı olur. Herhangi bir iştah bastırıcı değildir, vücuda zarar verecek kimyasal madde ya da ilaç içermez. Basitçe, sindirilebilen doğal bir besindir. Kadınların düşük kalorili diyetlerinde demir açısından zengin olmalıdır. Bu konu üzerine Dr. Saundra Howard tarafından yazılmış The Spirulina Diet kitabı vardır. Yemek vakitlerinde dengeli bir diyet için yağlı gıdaların en az seviyeye getirilmesi, günlük egzersiz yapılarak kalori yakılması daha iyi ve sağlıklı olmayı sağlar. Amacınız yavaş yavaş zayıflarken temel yemek yeme alışkanlıklarınızı ve tarzınızı yeniden planlamak olmalıdır. Uzun dönemli bir başarı için ikisinin birlikte yürütülmesi şarttır. Bu yolla gıdaların yıkıcı etkilerinden korunulabilir, zararlı gereksiz diyetlere ve diyet haplarına ihtiyaç duyulmayabilir. Çünkü metabolizma ve biyokimya her insanda farklı olduğu için, kilo kaybı sonuçları da farklı olabilir. Birkaç hafta kilonuzu izleyin. Programınızı güçlendirmek istiyorsanız, spirulina miktarını yavaş yavaş arttırın ve hafif yemekler yiyin. Düzenli ve besleyici yemek yemek çok önemlidir. Doğru olan yavaş ama düzenli bir kilo kaybıdır. Spirulina doğal diyetin bilgeliğini hatırlamanıza yardımcı olacaktır. En önemlisi ise diyete geçiş aşamısında enerji sağlayarak daha düzenli ve sağlıklı bir diyetin temel taşını oluşturacaktır.

Doğal Gıdalara Geçin
Diyetinize taze, doğal, yüksek lifli, az yağlı yiyecekler ekleyin. Bunlar ihtiyaç duyduğunuz besin kaynaklarıdır. Basitçe şeker eklemeden minimum yağlı ve tuzlu gıdalar hazırlayın. Doğal otlar ve baharatlar tat artırabilir. Taze meyve, sebze ve baklagiller doğal vitamin ve mineraller içerir. Konserve ya da dondurulmuş gıdalar genellikle şeker, tuz ve koruyucu içerir. Doğal lif kaynağı, tam tahıllı ekmek ve tahıllar sindirim ve düzenlilik için önemli bir besindir. Az yağlı süt, peynir ve yoğurt düşük kalorilidir. Aromalı ürünlerle aşırı şeker alımını önlemek için, peynirinizin ve yoğurdunuzun içine taze meyve ekleyin. İşlenmiş peynir yerine doğal peynir kullanın. Taze balık ve kümes hayvanları protein açısından iyidir. Meyve suları, bitkisel çaylar, maden suyu ve taze su sağlıklı sıvılardır.
Daha fazla enerji için egzersiz

Düzenli egzersiz herhangi bir kilo kaybı programının önemli bir parçasıdır. Düzenli olarak yapabileceğiniz etkinlikler bulun. Bu aerobik, tenis, koşu, yüzme, bisiklet ya da tempolu yürüyüş olabilir. Çok fazla su için. Derin nefes alın ve tüm vücudunuzu oksijenle doldurun. Düzenli egzersiz size daha olumlu bir görünüm verecektir.

Kullanım Şekli Uyarılar / Önlemler

Bitkicell  Spirulina %100 doğal bir besin desteğidir. İşlenmesi ve saklanması esnasında hiçbir kimyevi madde kullanılmamaktadır. Bu bakımdan 7′den 70′e herkesin tüketebileceği bir besin desteğidir. Bildirilmiş hiçbir yan etkisi yoktur. Ancak içeriğindeki her hangi bir maddeye karşı spesifik allerjisi bulunanlar hekim tavsiyesiyle kullanmalıdırlar.

Önerilen Kullanım Şekli

Spirulina hakkında şimdiye kadar yapılmış tüm çalışmalar günde 3 ile 6 kapsül arası Spirulina kullanımı ile yaklaşık 3 haftada, vücut enerji seviyesinde, kondisyon ve konsantrasyonda kullanan kişi tarafından farkedilir düzeyde iyileşme ve düzelme olduğunu göstermiştir. İşte bu aşamadan sonra kişinin kendi vücut yapısına ve isteğine göre kullanım miktarını 2-6 kapsül olacak şekilde ayarlaması tavsiye edilir
.
Spirulina’nın içeriğinde ki hiçbir maddenin zararı yoktur. Bu maddeler doğada bulunan ve çeşitli yiyeceklerle zaten aldığımız maddelerdir. Spirulina, bize bu maddeleri zengin yapıda ve birarada sunmaktadır. Bundan dolayı ortaya çıkan sinerji ile bu maddelerin etkisi ve yararı daha da artmaktadır.

Spirulina’nın içeriğinde hiçbir sentetik madde ve/veya katkı maddesi bulunmadığından %100 doğal ve saftır. Bugüne kadar yapılmış çalışmalarda Spirulina’nın yan etkisine ve kullanılan diğer ilaçlarla etkileşimine rastlanmamıştır.

Saklama Koşulları
Güneş görmeyen serin bir yerde saklayınız.

ÖNEMLİ UYARI

‘Sibutramin’e dikkat!

BİR UYARI

Bazı şarlatanların zayıflama hapı diye satılan ürünlere gizlice kattıkları ve en çok kullandıkları maddelerin başında sibutramin  veya“Efedrin”  var.

“Sibutramin” veya “Efedrin” gibi yüksek dozda ve rastgele kullanıldığı takdirde sağlığa ciddi zararlar verebilen (hatta öldürebilen) maddeler, bu ürünlerin içine gizlice ve çok yüksek dozlarda ekleniyor. Etiketlere ise bu maddeler asla yazılmıyor. Herhangi bir kontrol de söz konusu değil. Bu hapları yutanlar farkına varmadan zararlı ve toksik bazı kimyasalları da vücutlarına sokuyor, yani adeta zehirleniyorlar!

Eğer bu hapların satışı kesin olarak yasaklanmazsa, daha birçok insanımız hastalanır hatta hayatını bile kaybeder.
Hindistan ya da Çin’de üretilen sibutramin maddesinin zayıflama haplarına nerede, nasıl ve ne dozda karıştırıldığı bilinmiyor.
Sibutramin daha önce reçeteyle satılan bir zayıflama ilacıydı. Kalp, beyin ve diğer organlara verebileceği zararlar nedeniyle hemen hemen her ülkede üretim ve satışı yasaklandı.
Geçen yıl yasaklanan kırmızıbiber hapının içinde de sibutraminin bulunduğu yani zayıflatıcı etkinin kırmızıbiberden değil bu toksik olabilecek maddeden kaynaklandığını biliyoruz.
Emin değiliz ama diğer daha birçok kilo verdirici mucize (!) ürünün içinde de aynı madde var!

Yurt dışından ithal edilen bazı ürünlerde Spirulina’nın yapısında bulunan çok önemli maddelerden Fikosiyanin ve Beta-Karoten gibi maddelerin büyük bir kısmı özel koşullarda Spirulina’nın içerisinden alınarak ilaç sanayine hammadde olarak çok yüksek rakamlara satılmakta ve kalan işe yaramaz posası ise piyasaya çok ucuz rakamlara Spirulina adı altında satılmaktadır.

Halk bu durumun ayrımını yapamamaktadır, çünkü bu durum yalnızca bazı analizler sonucunda belli olmaktadır. Kullanan kişi bunun hiçbir faydasını görmemektedir ve Spirulina hakkında yanlış düşüncelere sahip olmaktadır.

Tüketicilerimizin Spirulina alırken dikkat etmesi gereken, Türkiye’de üretilen ve izinleri tam olan ürünleri ve markaları tercih etmektir.Bitkicell Spirulina işte bu konulara dikkat eden insan için sloganı ile tamamen yerli bir üründür.

Spirulina nedir?

Spirulina mavi yeşil alglerden mikroskobik bir yosun türü. Aslında daha kısa ve açık bir tanımlamayla asrın süper gıdasıdır.BİTKİCELL SPİRULİNA ise Spirulina’nın doğal olarak yıkanıp kurutulup paketlenmesiyle meydana gelmiş doğal bir üründür.

Spirulina’nın fazla ya da sık kullanımı bir yan etki oluşturur mu?
Öncelikle şunun unutulmaması gerekir ki Spirulina %100 doğal bitkisel bir üründür. İşlenmesi veya saklanması esnasında hiçbir kimyevi madde kullanılmamaktadır. Bu yüzden 7′den 70′e her yaş grubundan insan rahatlıkla tüketilebilir. Ayrıca Birleşmiş Milletler ve Dünya Sağlık Örgütü Spirulina’nın çocuklar ve yetişkinler için doğal ve güvenli bir besin olduğunu yayınlamışlardır. Yalnızca guatr hastalarının günde 1,5 gramdan fazla kullanmaması önerilir.

 

Spirulina’nın cilde faydası var mıdır?
Ve spirulina doğadaki en zengin E vitamini içeren besin. Kendisine en yakın buğday filizinden 3 kat daha fazla… Ayrıca doğadaki en zengin Gamma Linolenic Asit ve en zengin klorofil kaynağıdır. Bu özelliği ile cildi besler ve onarır. Ciltte kullanımı direk cilt üzerine sürerek ya da gıda olarak tüketerek mümkündür. Cilt yanıklarında tedavi edici, hücre yenileyici ve yumuşatıcı etkisinin yanı sıra radyasyonun vücuttan atılmasında da etkili.

 

Spirulina’nın mideye bir zararı var mı?
Aksine, içinde bulunan mukoprotin sayesinde kolay sindiriliyor ve bu özelliğinden dolayı gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarında da tedaviyi desteklemek amacıyla kullanılıyor. Ayrıca düzenli kullanıldığında ağız ve vücut kokularını da yok ediyor.

 

Spirulina Kadınlarda Sıklıkla Görülen Demir Eksikliğinin (Anemi) Giderilmesine Yardımcı Olabilir mi?
Yapılan çalışmalar, düzenli olarak günde 3 gr. alınan doğal Spirulina’nın, kandaki düşük demir seviyesini yükselterek, ideal değerlere taşıdığını göstermiştir. Doğada emilimi en kolay +2 değerli demiri bu kadar çok içeren, bir başka bitki tespit edilmemiştir. Ref:(3) (4)

Hamileler ve Emziren Anneler Spirulina’yı Güvenle Kullanabilir mi?
% 100 bitkisel ve katkısız kurutulmuş Spirulina içeren Algamax’ın, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) güvenlik sınıflamasında gebelik kategorisi A’ dır (A=Gebelerin kullanımında herhangi bir kısıtlama yoktur). Dozunda kullanılırsa, vücuda zindelik kazandırdığı gibi, bebeğin sağlıklı gelişimine de faydası olacaktır.

Spirulina, Yüksek Seyreden Kolesterolü Düzenlemeye Yardımcı Olabilir mi?
Bitkicell (Spirulina)’nın içeriğindeki Fikosiyanin’in yüksek seyreden serum kan kolesterolünü kontrol altına aldığını gösteren veriler mevcuttur. Düzenli diyet programı yapan kişilerin kolesterolünün de düşmesi beklenen bir sonuç olabilir ancak diyet yapmadan kolesterolünü dengeleyen kişilerle tek ortak yönlerinin Spirulina kullanıyor olmaları dikkat çekicidir Ref:(5) (6)

Spirulina, Tansiyonu Düzenlemeye Yardımcı Olabilir mi?
Özellikle Japonya’da, Amerikan fast food tarzı yemek alışkanlığı başladığında yüksek kolesterol ve damar tıkanıklığı ile buna bağlı yüksek tansiyon şikayetleri hızla artmıştır. Bununla birlikte özellikle Spirulina tüketen kişilerde şeker düzeyinin azaldığı, tansiyonun kontrol altına alınabilir seviyelere gerilediği belirtilmiştir GLA(Gamma Linoleik Asit), prostaglandin sentezi ve metabolizmasında gerekli olup kan basıncının ayarlanması başta olmak üzere pek çok esansiyel görevlerde rol alır. Ref:(6) (7) (11)

Spirulina’nın, Yaşlanma Etkilerini Geciktirerek, Daha Genç Görünmeme Yardımcı Olabilir mi?
Spirulina’yı en çok tüketen toplum olan Japonlar’ın uzun yaşamaları ve genç görünmelerinin sebebi olarak içerisindeki 3 madde işaret edilmektedir.
Tyrosin, hücrelerin geç yaşlanmasını sebep olurken, saç ve deri hücrelerinin yenilenmesini, canlı ve parlak renkte kalmalarını sağlamaktadır.
Vitamin E ve Tokoferol, kalp, damar sistemini destekleyerek yaşlanma etkilerini geciktirir. Selenyum kardiyak aktiviteyi düzenler, toksinleri uzaklaştırır.
Bunlara ek olarak yüksek orandaki klorofil, yaşlılık izi olarak da bilinen lekelerin giderilmesinde ve oluşmasının geciktirilmesinde büyük rol oynar. Spirulina, güçlü antioksidan özelliği ile genç ve sağlıklı kalmanıza yardımcı olur Ref:(6) (8).

Bitkicell Spirulina, hastalıklardan korunmama yardımcı olabilir mi?
Spirulina yüksek düzeylerde Beta-karoten, Demir ve Çinko içermekle birlikte Selenyum, Mangan, Bakır, Krom, vitamin C ve E içermektedir. Bu antioksidant mineraller ve vitaminlerin bağışıklık sistemini uyardıkları, özellikle yaşlanmayı yavaşlattıkları belirlenmiştir. İçerisindeki Alfa linoleik asit(%12), virüslerin hücre içine nüfuz etmesini engelleyerek vücudun savunma mekanizmasını destekler. Yüksek miktardaki fikosiyanin’in de genel anlamda bağışıklık sistemini desteklediği de belirtilmiştir. Ref:(9) (10) (11) (12)

Spirulina, böbrektaşı oluşumunu engellemeye yardımcı olabilir mi?
Güçlü antioksidant Spirulina’nın, böbrek taşını oluşturan kalsiyum oksalatı ortamdan uzaklaştırdığı, böylece sürekli böbrek taşı üreten bünyelerde rahatlıkla kullanılabileceği ifade edilmiştir Ref:(13)

Spirulina, radyasyonu vücuttan uzaklaştırmaya yardımcı olabilir mi?
Gorensky State Medical University-Rusya, Çernobil’de yaşanan nükleer santral faciasında yüksek oranda radyoaktiviteye maruz kalmış çocuklara Spirulina verilmiş ve 45 gün gibi kısa bir sürede son derece olumlu sonuçlar alınmıştır. Sonuçları gizli tutulan çalışmalar ışığında, Spirulina’nın elektromanyetik dalgaların (Cep telefonu baz istasyonları, kablosuz iletişim ağları, x-ray cihazları vb.)insan sağlığı üzerinde uzun sürede yaratabileceği zararlardan ne kadar koruyacağı araştırılmaya devam etmektedir Ref:(6) (14) (15)

 

Kaynaklar:

(1). U.N. World Health Organization, Geneva, Switzerland. Correspondance. June 8, 1993.
(2). RICHMOND, A., 2004. Biological Principles of Mass Cultivation. (A. Richmon editör). Handbook of Microalgal Culture: Biotechnology and Applied Phycology, Blackwell Science Ltd. Oxford/UK, 125-177.
(3). RICHMOND, A., 1986. Outdoor Mass Cultures of Microalgae. (A. Richmond Editör). Handbook of Microalgal Mass Cultures of Microalgae. CRC Press, INC.Boca Raton, Florida. 285-329.
(4). Department of Medical Biochemistry, Dr. A.L.M. Postgraduate Institute of Basic Medical Sciences, University of Madras, Taramani, Chennai 600113, India
(5). HENRIKSON, R., 1993. Mikroalga Spirulina. Oikos Pharmaceutıcals, C/San Pedro, 29640 Fuengirola, Malaga Costa del Sol, SPAIN.
(6). ZHANG, C., 1994. Effects of Polysaccharide and Phycocyanin from Spirulina on Peripheral Blood and Hematopoietic System of Bone Marrow in Mice. Nanjing Univ. China. Pub . in Proc. Of Second Asia Pasific Conf. On Algal Biotech. Univ. of Malaysia, CHINA, p. 58.
(7) JASSBY, A., 1988. Spirulina: a Model for Microalgae as Human Food. In Algae and Human Affairs. Cambridge Univ. Cambridge, UK.
(8). ANNAPURNA, V., 1991. Bioavailability of Spirulina Carotenes in Preschool Children. National Institu of Nutrition, Hyderabad, İndia. J. Clin. Biochem Nutrition.10 145-151. INDIA .
(9). FOX, D., 1996. Spirulina: Production and Potential. Pub. By Editions Edisud, La Calade, R.N.7, 13090 Aix-en- Province, FRANCE, 232 p.
(10). TAKEUCHI, T.,1978. Clinical Experiences of Administration of Spirulina to Patiens with Hypochronic Anemia. Tokyo Medical and Dental Univ. JAPAN.
(11). SESHADRI, C.V., JEEJI BAI, N., 1992. Spirulina National Symposium.Shri Amm., Murugappa Chettiar Research Center (MDRC), Madras, INDIA.
(12). (J.E. Pin˜ero Estrada *, P. Bermejo Besco´ s, A.M. Villar del Fresno – Departamento de Farmacologı´a, Facultad de Farmacia, Uni_ersidad Complutense de Madrid (UCM), A_. Complutense s/n Madrid 28040, Spain, 2001)
(13). Peter C. Dartsch, Dartsch Scientific GmbH, Institut für zellbiologische Testsysteme, Horb am Neckar, Germany, 2008
(14). Trisha Dasgupta, S. Banerjee, P.K. Yadav and A.R. Rao Cancer Biology and Applied Molecular Biology Laboratories, School of Life Sciences, Jawaharlal Nehru University, New Delhi, India, 2001
(15). Patel A, Mishra S, Ghosh PK.Indian J Biochem Biophys. 2006
(16). Z. Huang, B.J. Guo, R.N.S. Wong, Y. Jiang, College of Life Science and Biotechnology, Jinan University, Guangzhou 510632, China, College of Life Science, South China Normal University, Guangzhou 510631, China, Department of Biology, Hong Kong Baptist University, Kowloon Tong, Hong Kong, 2005
(17). Ciferri and Tiboni, 1985
(18). Departamento de Química, Facultad de Ciencias, Pontificia Universidad Javeriana, Cra. 7 43-88, Bogotá, Facultad de Ingeniería de Alimentos, Universidad de La Salle, Cra. 7 172-85, Bogotá, Departamento de Ingeniería Química, Universidad Nacional de Colombia, Ciudad Universitaria Cra. 30 Cl 45, Bogotá
(19). Harald W. Tietze, Australia, p.42, 49, 2004

.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.