19 Kasım Pazar
hava durumu

Spartaküs,kölelerin ayağa kalkışı

Spartaküs,kölelerin ayağa kalkışı Spartaküs  . Spartaküs, (Yunanca: Σπάρτακος, Spártakos; Latince: Spartacus[1]) (MÖ 109 – MÖ 71), Antik Roma Cumhuriyeti’nde...
Bu Haber 18 Mart 2013 13:09 Yayınlandı

Spartaküs

 .

Spartaküs, (Yunanca: Σπάρτακος, Spártakos; Latince: Spartacus[1]) (MÖ 109 – MÖ 71), Antik Roma Cumhuriyeti’nde köle ve gladyatör. MÖ 73 – MÖ 71 yılları arasındaki köle ayaklanmasında yaptığı önderlik ile tanınır.

.

Spartaküs felsefesinin özeti :Yüzbini aşkın köle ordusunun yenilmez Roma ordusuna karşı Spartaküs önderliğinde 2070 yıl önce tarihe yazdığı bu ölümsüz mücadele insanlık tarihinde ezilenlerin ezenlere karşı verdiği unutulmaz bir mücadeledir.

.

”Bütün dünya Roma’nın…..”Öyleyse Roma’yı yıkacağız,”diye Spartaküs cevap verdi.”Artık dünya Roma dan bıktı.Romayı ve Roma nın inandıklarını yıkacağız…Roma nın bulunduğu yere,insanların barış içinde yaşayacağı,gladyatörlerin,arenaların,kölelerin,köle efendilerinin olmadığı yepyeni bir hayat kuracağız….”

.

.

Çağımız ,küresel işgalci ve sömürgecilere ,insanları birbirine düşüren,soyan işgal eden öldüren zamane Roma’lılarına  karşı,çağın Spartaküs’lerini beklerken,Spartaküsün öyküsü iyi bir aşı olur umarım.

.

ama hiç bir şey boyun eğmekten

daha kötü değildir

sen de yenildin sonunda

bir çarmıhta can verdin

ama bir türkü gibi çağdan çağa

erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara

adını öğrettin spartaküs.

.

Hayatı

 

 

Önderlik yeteneğiyle dikkat çeken Trakyalı bir köle olan Spartaküs, bir olasılığa göre Roma ordusundan kaçmış, haydutluk yaparken yakalanmış ve köle olarak satılmıştı. Spartaküs MÖ 73’te kendisiyle birlikte Capua’daki Quintus Lentulus Batiatus’un gladyatör okulundan [2] kaçan 77 arkadaşıyla Vezüv Yanardağı’na sığındı. Küçük bir Roma ordusunca kuşatılan kaçaklar, asma dallarından yaptıkları halatlarla uçurumdan aşağı inerek Romalı askerleri şaşırtıp kaçmayı başardılar. Spartaküs, kendisine katılan ve sayıları 100 bine ulaşan kaçak köle ve gladyatörlerle Lucania’ya doğru yürüdü. Amansız bir çatışma sonucunda Publius Varinius’u yendi ve Thuria ile Metapontion kentlerini yağmaladı. Spartaküs artık Güney İtalya’ya egemen olmuştu. Roma Senatosu birden tehlikenin farkına vardı. MÖ 72’de iki konsülün yönetimindeki güçler Spartaküs’ün üzerine gönderildi. Spartaküs onları yendikten sonra kuzeye, Alpler’e doğru kosusa geçti. Gallia Cisalpina valisi onu durdurmaya çalıştıysa da, yenilgiye uğradı. Köle ordusu artık Alpler’i geçebilir ve güvenlik içinde dağılabilirdi. Ne var ki, kimse İtalya’dan ayrılmak istemedi. Spartaküs, ister istemez güneye yürümek zorunda kaldı. Lucinia’ya geri dönen ordu, orada ilk kez Marcus Crassus’a yenildi. Spartaküs, Sicilya’ya geçmeyi tasarlayarak Messina’ya çekildi. Onları kaçırmaya söz veren korsanlar sözlerinde durmadı. Crassus, köleleri kuşattıysa da, Spartaküs kuşatmayı yararak çekildi. Daha sonra, MÖ 71’de ya savaştan sağ kurtulup Roma’yı terk etti, ya da Romalılar tarafından savaşta öldürüldü. Savaşta öldürülüp tanınmaz hale gelme ihtimalinden dolayı bulunamamış olma ihtimali de vardır ancak cesedine asla ulaşılamamıştır. Romalı general Pompeius, Spartaküs’ün ordusundaki çok sayıda kaçağı yakalayıp öldürdü. 6000 kişiyi tutsak alan Crassus, Appia Yolu boyunca tümünü çarmıha gerdirdi. O dönemdeki inanışa göre tanrıların onu yanına aldığı, koruduğu gibi dedikodular yayıldı… Ancak Spartaküs’e ne olduğu asla öğrenilemedi.

Etkileri

Spartaküs, köle ve yoksullardan oluşan ordusu yıllarca İtalya yarımadasında bağımsız bir şekilde var olmuş ve zamanın yöneticilerine sorun olmuştur. Kendilerine karşı gönderilen sayısız orduyu yenmiş ve Roma Cumhuriyeti’nin yönetim sistemini sarsmıştır. İsyanının eşitlikçi ve özgürlükçü karakteri nedeniyle sol literatürde sahip çıkılan bir kişiliktir.

Siyasi etkileri 

Almanya’da I. Dünya Savaşı’ndan sonra 1918 yılında yaşanan devrimden sonra 1919 yılında Karl Liebknecht ve Rosa Luxemburg önderliğinde silahlı ayaklanma düzenleyen ve adı daha sonra Almanya Komünist Partisi olan grubun ilk adı Spartaküs Birliği’dir.

.

İçten ,gönülden,derinden bir Spartaküs şiiri

.

hayat bir türküdür spartaküs

avutucudur geçicidir

güneş tepeler üstünde yükselirken

ve kıyıları döverken mor dalgalar

hayat bir türküdür spartaküs

köylü kadınların küçük çocukların söylediği

orda trakya ovalarında

 

özgürlük uçan kuşlara benzer

ağaç yaprağına yağmur damlasına benzer

varinia’nın gözyaşlarına spartaküs

o britanyalı köle kadının, o kır çiçeğinin

bir gladiyatörün acı gülüşüne benzer

kanları toprağa belenirken

 

onlar dostluğu bilirler mi

kardeşliği bilirler mi

başkası için ölmeyi hiç

onlar bilirler mi spartaküs

ayağa kalkınca makedonya’nın

lombardiya’nın taşı toprağı

yaşlıları, hastaları, genç kızları

özgürlük için saçları bayraklaşan

 

onlar, roma’nın uygar efendileri

dövüşken horoz yetiştirir gibi

avrupa’nın, asya’nın, afrika’nın

o, kölelikten başka hakkı olmayan

en güçlü insanlarını meydanlarda

birbirine öldürtüp kahkahalarla gülen

eğlenceye ve elmaslara çılgınca düşkün

onlar, roma’nın uygar efendileri

 

frigya ovasında yetişen buğday

acem ipeği, mısır pamuğu

besili sığırları afrika’nın

finike’nin sedir ağaçları

ve genç kızları normandiya’nın

herşey, hatta dalgalar, gökyüzü

dağlar, esen yel ve gün ışığı

güya bu efendiler içindi.

 

köle doğmak boynunda bir zincirle

sırtında bir kamçıyla

yüreğinde bir damgayla spartaküs

uşaklık edeceğin saraylar yapmak

geçemiyeceğin köprüler, sürüneceğin yollar

çürüyeceğin zindanlar yapmak

ve taşımak olmayan günahlarını sırtında

doğduğun günden öldüğün güne kadar

zincirleri kırmak güzeldir spartaküs

gökyüzü gibidir, yaşamak gibidir

aşk gibidir

çıkmak geceden güne

zincirlerden öte uzundur dünya

duvarlardan öte yaşamak geniştir

besbelli sevginin en güzeli

zincirleri kırmaktır yeryüzünde

 

hiç unutabilir misin spartaküs

yüzünü afrikalı zencinin

gözlerini unutabilir misin

ancak bu denli sevebilir insan

kılıç, kan ve romalılar arasında bile

gönlü böylesine sevgiyle taşan

bu adam

seni öldürmemek için kendi öldü

sen o zaman vurulmuştun işte

ölüm güzeldir böyle yaşamaktan

 

bir romalı yüreği gibi değil

ezik bir köle yüreği gibi çiçek yetiştiren

ak bulutların öptüğü

makedonya dağlarından

cins atlar büyüten, yapağı veren

macar ovalarından

çıkıp karlı alp dağlarını

köle toprakları bir boydan bir boya aşan

bir su gibi içip özgürlüğü

mızrağının ucunda

alınteri ve sevgi taşıyan

sen ki o mermer saraylarda yaşıyan

kölelerin bayrağı spartaküs

 

kan ve kemikler üstüne şanları kurulu

parayla, döneklikle soylu olmuş kişilerin

bilmediği bunca şeyi bilirdin

sen ki bir çocuk için yaşamayı

bir kadına gönül vermeyi

eğilip toprağı öpmeyi bilirdin spartaküs

“biz kölelerin de bir tanrısı vardır…”

bunu bilmiyordun işte

 

yoksulluk kötüdür spartaküs

bilgisizlik kötüdür

ama hiçbir şey boyun eğmekten

daha kötü değildir

sen de yenildin sonunda

bir çarmıhta can verdin

ama bir türkü gibi çağdan çağa

erkekçe savaşmayı öğrettin insanlara

adını öğrettin spartaküs.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.