19 Kasım Pazar
hava durumu

Siyah çay içenlerde Parkinson hastalığı riski azalıyor mu?

Siyah çay içenlerde Parkinson hastalığı riski azalıyor mu? Siyah çay içenlerde Parkinson hastalığı riski azalıyor mu? Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA eyesilada@yeditepe.edu.tr     Singapur’daki...
Bu Haber 16 Mart 2013 00:37 Yayınlandı

Siyah çay içenlerde Parkinson hastalığı riski azalıyor mu?

Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA eyesilada@yeditepe.edu.tr

 

 

Singapur’daki çalışmada siyah çayın Parkinson hastalığı riskini azalttığı sonucuna varılmış. Bunda siyah çayda bulunan kafein miktarının etkisi büyük.

Uzakdoğu ülkelerinden Singapur’da, 45-75 yaşları arasında 63 bin 257 kişide yüz yüze anket yöntemiyle yürütülen bir çalışmada, siyah çay içilmesi ile Parkinson hastalığı riskinin azaldığı sonucuna varılmış. Çalışmaya katılan kişilerin tükettikleri gıdalar ve miktarları ayrı ayrı kaydedilmiş, bilgisayar programlarında yapılan değerlendirmelerde siyah çay haricinde hiç bir gıdanın Parkinson hastalığında olumlu bir yararı tespit edilememiş. Herhalde Çinlilerin beslenmesinde bakla yer almıyor. Çünkü bakla taşıdığı levo-dopa maddesi nedeniyle Parkinson hastalarında yararlı olduğu biliniyor. Çayın kafein içeriğinin başlıca etkenlerden bir olduğu, alınan kafein miktarı arttıkça Parkinson hastalığı riskinin azaldığı sonucuna varılmış. Tabii bu durumda sadece siyah çay değil, kafein içeren kahvenin de bu bakımdan yararlı olduğu görülüyor. Ancak daha ilginç bir bulgu, yüksek kafein tüketiminin yanı sıra siyah çay da birlikte tüketiliyorsa etki önemli ölçüde artıyor.

ALINAN SONUÇLAR İLGİNÇ

Araştırıcılar bu koruyucu etkinin muhtemelen östrojene bağlı yolak ile ilişkili olduğunu düşünüyorlar. Çünkü siyah çay içenlerde kan östrojen seviyesi yeşil çay içenlere göre daha yüksek seviyede bulunmuş. Bu durumu destekleyen bir başka bulgu da östrojen hormonu daha yüksek seviyede olan kadınların erkeklere oranla daha seyrek olarak Parkinson hastalığına yakalanması. Uzakdoğu’da yeşil çayın daha fazla tercih edildiğini biliyoruz. Üstelik sürekli olarak da yeşil çayın siyah çaya göre çok daha yararlı olduğunu gösteren çalışmalar yayınlanıyor. Dolayısıyla bu sonuç oldukça ilginç. Yeşil çayın kafein içermesine karşılık Parkinson hastalığında herhangi bir olumlu rolü belirlenememiş.

Tabi bu bulgular geriye dönük bir sorgulamanın sonuçları, sadece bir yol gösterici ve fikir verici bilgiler. Buna bakıp da kahve ve siyah çayın miktarını abartırsanız bu defa kafein bağımlılığına bağlı sorunlar (kafein intoksikasyonu), kabızlık, tansiyon, mide asit salgısını artıracağından gastrit, uykusuzluk gibi bir sürü sorunla karşılaşabilirsiniz. Her şey kararınca kullanıldığında yararlıdır.
Limon suyu böbrek taşı oluşmasını engelliyor
BÖBREK taşı oluşması (ürolitiyaz), böbrekte meydana gelen ve taş oluşumuna yol açan etkenler ile önleyen etkenler arasındaki bir dengesizlik sonucu meydana gelen karmaşık bir olay. Kişide yatkınlık varsa bundan kaçınılması zor. Taş oluşumunu engelleyici ilaçların tüm vakalarda tam bir etkinliğinden söz etmek mümkün değil, kaldı ki uzun süre kullanımda bazı yan etkiler söz konusu olabilmekte.

Yeni yayımlanan bir deneysel çalışmada limon suyunun sıçanlarda kalsiyum okzalat kristalleri oluşumu üzerindeki etkisi incelenmiş. Sıçanlarda böbrek taşı oluşturmak üzere verilen ajanlar ile birlikte 10 gün süreyle farklı derişimlerde limon suyu (yüzde 100, yüzde 75 ve yüzde elli) da verilmiş. Süre sonunda deney hayvanlarının böbreklerinde yapılan incelemede, limon suyu verilmeyen sıçanların böbreklerinde geniş alanlarda kalsiyum okzalat kristalleri oluşumu gözlenirken, yüzde 100 ve yüzde 75 derişimde limon suyu verilen hayvanlarda kalsiyum okzalat taşı oluşumuna rastlanmadığı gözlenmiş.

Kanımca, bu deneyin sonucu böbrek taşı oluşumuna yatkın kişiler için yararlı olabilir. Tabii miktarı abartmadan… Deneyde sıçanlara uygulanan miktardan yaptığım hesaba göre her gün bir fincan saf limon suyu yeterli gibi görülüyor

 

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.