24 Eylül Pazar
hava durumu

Seker Hastaligi Nedir?

Seker Hastaligi Nedir? SEKER HASTALIGI Seker Hastaligi Nedir? Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi  yedigimiz gidalardan elde eder. Yemek...
Bu Haber 27 Aralık 2014 23:34 Yayınlandı

SEKER HASTALIGI

Seker Hastaligi Nedir?

Vücudumuz kendisi için gerekli olan enerjiyi  yedigimiz gidalardan elde eder. Yemek yedikten sonra  gidalar bagirsaklarda parçalanarak ufak seker  parçalarina dönüsür ve daha sonra  bagirsaktan emilerek  kan akimi yoluyla vücudumuza dagilir.  Enerji saglanmasi için kan sekerinin  özellikle  kas, karaciger, yag ve beyin gibi dokular olmak üzere tüm organlarin hücrelerine  girmesi gerekir.  Kanda bulunan sekerin   hücrelere  girmesi  pankreas bezinden salgilanan insülin hormonu  sayesinde  olur.  Insülin hormonu kanda  yoksa veya oldugu halde  hücrelerce emilemiyor ve etki gösteremiyorsa  kandaki seker hücreye giremediginden  birikir ve  sekeriniz yükselmeye baslar.  Iste kan sekerinin  sabah aç karna yapilan ölçümde 126 mg/dl yi geçmesi durumuna seker hastaligi diyoruz.   Kanda sekeri 180 mg/dl’yi geçince idrarla  atilmaya baslar, yani idraririnizda seker çikar.

Seker Hastaliginin Belirtileri

Tip 1 seker hastalarinda çok su içme, çok idrara gitme, çok yemek yenmesine karsin kilo verme gibi sikayetler çok belirgin oldugu halde Tip 2 seker hastalarinda bu belirtiler silik olabilir ve hastalik sinsi bir sekilde baslar. Bu kisilerin çogunda hiçbir sikayet olmayabilir. Bazi hastalarda ise sik idrara gitme, asiri açlik, zayiflama, halsizlik, görmede bulaniklik, kadinlarda vajinal kasinti, susuzluk  ve  çok su içme gibi belirtiler ortaya çikabilir.

 

Seker hastaliginda görülen belirtiler sunlardir:

Çok su içme ve agiz kurumasi

Çok idrara gitme

Çok acikma

Çok yemek yemeye  ragmen zayiflama ve halsizlik

Yaralarin geç iyilesmesi

Cildin kuru ve kasintili olmasi

Ayaklarda uyusma ve karincalanma

Görmede bulaniklik

Vajinal kasinti

Yemeklerden sonra uyku gelmesi

Tatliya düskünlük

Sinirlilik

El ayalarinda ve ayak altlarinda yanma

Uzun açliklarda el-ayak titremesi

Horlama

Seker Hastaliginin Gelisim Evreleri

Seker hastaligi 4 asamada  adim adim gelisir.  Asagida verilen bu asamalari  çogu zaman fark etme imkani olmaz.

Seker hastaliginin gelisim evreleri sunlardir: :

1.     Reaktif hipoglisemi (Kan sekeri düsüklügü)  evresi

Ailesinde seker hastaligi olan kisilerde  seker hastaligi ortaya çikmadan 3-4 yil öncesi yemek sonrasi kan sekerinde düsmeler olmaya baslar. Bunu anlamak için 3 veya 4 saatlik seker yükleme testi  yapilir. 3. ve 4. saatte kan sekerini 80 mg/ dl’nin altina düsmesine hipoglisemi veya kan sekeri düsüklügü diyoruz. Bu esnada terleme, çarpinti, nabiz ve bazen tansiyon yükselmesi görülür. Bu durumun nedeni insülin seviyesinin yenen yemek sonrasi kanda hizla yükselmesi ve daha sonra  insülinin kan sekerini düsürmesidir.

2.     Dönem: Açlik kan sekerinde bozukluk:

Açlik kan sekerinin  100 ile 126 mg./dl arasinda  olmasidir.  Bu kisilerde tokluk kan sekeri normaldir.

3.     Dönem: Tokluk kan sekerinde yükselme:

Tokluk kan sekerinin, yani yemek sonrasi  2. saatteki kan sekerinin  140 ile 199 mg/dl arasinda olmasi durumudur. Bu duruma “gizli seker “ hastaligi da denir. Bu hastalarin % 30’unda 10 yil içinde   seker hastaligi gelisir. Gizli seker hastalarinda saglikli beslenme ve egzersiz büyük önem tasir.  Bu hastalarda kalp, göz, böbrek ve sinir hasarlari gelisebilir. Bu nedenle gizli seker ciddiye alinmali ve kontrollere gidilmelidir.

4.     Dönem: Asikar Seker Hastaligi:

Bu dönemde  seker hastaligi ortaya çikmistir. Artik açlik  kan sekeri 126 mg/dl  veya daha yüksektir veya tokluk kan sekeri 2. saatte 200mg/dl’den daha yüksektir.

Seker Hastaliginin Toplumdaki  Sikligi:

Diyabet, yani seker hastaligi ülkemizde ve dünyada hizla artan bir hastaliktir. Ülkemizde seker hastasi kisiler toplumun  %  10’nu  civarindadir; Diger bir deyimle her on kisiden 1’inde seker hastaligi vardir.

Sismanlik, kötü beslenme, hareketsizlik ve ailenizden aldiginiz genetik  egilim sizde seker hastaligi gelismesine zemin hazirlar.

Seker hastaligini önlemek ve gelismesini ortadan kaldirmak için saglikli beslenmeyi bilmek ve hareketi artirmak  gerekmektedir.

Seker hastaligi  körlük, böbrek yetmezligi, inme (felç) ve ayak kesilmesi gibi önemli komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Seker hastaligi, özellikle de Tip 2 Diyabet dedigimiz eriskin tip seker hastaligi sinsi bir sekilde  gelismekte ve ilerlemektedir. Bu nedenle erken teshis  ve tedavi büyük önem tasimaktadir. Yapilan bilimsel çalismalar seker hastasi olan her üç kisiden 1’inin hasta oldugunu bilmeden yasadigini göstermistir. Bu kisiler seker hastasi oldugunu tesadüfen veya baska hastaliklar ortaya çiktiginda anlamaktadir.

Seker hastaligina bagli komplikasyonlar (organ hasarlari)  kan sekeri çok yükselmeden 10-20 yil önce sinsi  olarak baslar.   Eriskin yastaki  gizli seker hastalarinin çogunlugu kilolu oldugu için ilaç  kullanmaksizin  sadece  zayiflama, saglikli beslenme  ve egzersiz ile   seker hastaligi gelismesini önleyebilirler.

Yapilan çalismalar kendisinde seker hastaligi oldugunu bilmeyen kisilerin oraninin kendisinde  seker hastaligi oldugunu bilen  hastalarin  %35’i kadar oldugunu göstermistir. Diger bir deyimle  toplumdaki her 3 seker hastasindan birisi henüz hastalik teshis edilmeden yasamaktadir. Bu nedenle toplumun bu hastalik konusunda bilgilendirilmesi ve taramalarin yapilmasi büyük önem tasimaktadir.

a) Seker Hastaliginin Tipleri

Seker hastaliginin bazi degisik tipleri vardir. Bunlari asagida su sekil

de siralayabiliriz:

Tip1 Diyabet

Tip 2 Diyabet

Metabolik Sendrom

Seker hastaliginin  nadir görülen genetik tipleri

Pre-Diyabet dedigimiz ‘’Gizli Seker’’

Gestasyonel Diyabetes Mellitus denilen ‘’Gebelikte görülen seker hastaligi’’

Brittle (oynak) diyabet

b) Tip 1 ve Tip 2 Diyabet

Seker hastaliginin esasta iki tipi vardir ve bunlar Tip 1 ve Tip 2 diyabet olarak adlandirilir. Bunlardan en çok görüleni Tip 2 diyabettir ve tüm seker hastalarinin  %90-95’i tip 2 diyabetlidir.

Tip 1 diyabet daha çok çocuklarda görülen ve insülin ile tedavi edilmesi gereken seker hastaligi tipidir. Bu hastalikta insülin salgilanmasi olmadigindan disaridan  yapilan yapay insülin ile tedavi yapilir. Haplar ile tedavisi mümkün degildir. Seker hastalarinin yüzde 10’nunu tip 1 diyabet olusturur. Tip 1 diyabet 9 ayliktan itibaren  görülebilirse de  en sik 12-14 yaslarinda ortaya çikar.

Tip 2 diyabet ise genellikle 30 yasindan sonra ortaya çikan seker hastaligi türüdür. Seker hastalarinin yüzde 90-95’i tip 2 diyabetlidir. Bu tip seker hastaliginda kanda insülin baslangiçta yüksek olmasina ragmen etkisini gösteremez,  ve kandaki yüksek kan sekerini hücrelere sokamaz. Bu duruma “ insülin direnci “ adi da verilir. Bununla birlikte bu hastalarda zamanla insülin salgisi bozulabilir ve insülin tedavisine ihtiyaç gerekebilir.

Tip 1 ve Tip 2 diyabet arasindaki farkliliklar asagidaki tabloda verilmistir.

Tablo: Tip1 ve Tip 2 Diyabetin Özellikleri

ÖZELLIK TIP 1 TIP 2
Hastaligin baslangici Aniden Yavas
Kilo Genellikle sisman degil Sisman veya sisman degil
Hastaligin baslangiç yasi Çocuklukta Siklikla 30 Yasindan sonra
Ailede baska seker hastasi %10-15’inde var %30’unda var
Kanda antikor varligi Çogunda var yok
Tedavisi Insülin Gerekir Hap ve Insülin
Kanda insülin Yok Önce yüksek sonra az
Tip 1 ve Tip 2 Diyabet Ayrimi Nasil Yapilir?

Laboratuvar tetkiki olarak ayirim için kanda anti-GAD antikoru, insülin antikoru ve adacik antikoruna bakilir. Bu antikorlar pozitif ise yani varsa  o  hastada   tip 1 diyabet var demektir. Tip 2 diyabetli hastalarda bu antikorlar  kanda bulunmaz. Ayrica  mixed yemek testine insülin cevabi ve glukagon ignesine insülin ve C peptit cevabi da  bu konuda kullanilan tetkiklerdir.

C peptit hormon ölçümü de tip 1 ve tip 2 diyabet  ayiriminda faydalidir. C peptid pankreasdan insülin ile beraber salgilanan bir hormondur. Tip 1 diyabetli hastalarda C –peptit  kanda yoktur.

c) Metabolik Sendrom

Tip 2 diyabet veya gizli sekeri olan kisilerde birlikte tansiyon yüksekligi, kanda trigliserit yüksekligi, insülin hormon yüksekligi, ürik  asit yüksekligi ve göbekte yaglanma ve sismanlik birarada ise bu duruma  metabolik sendrom denir. Metabolik sendromu yapan etken insülinin iyi çalismamasi yani insülin direncidir. Bel kalinligi veya bel çevresi  artmis olanlarda (sismanlarda)  bu hastalik daha fazla görülür.  Birlikte karaciger yaglanmasi, yumurtaliklarda kist (polikistik over hastaligi), kan pihtilasmasina egilim, HDL kolesterolde azalma ve idrarla atilan proteinde artma (mikroalbüminüri) birlikte olabilir.  Bu kisilerde kalp koroner damar hastaligi ve tip 2 seker hastaligi çok sik görülür.  Metabolik sendrom sikligi ülkemizde  fazla olup  yaklasik her 100 kisinin  20-25’inde  vardir.

 d)Gebelik Diyabeti

Sadece gebelik  sirasinda ortaya çikan seker hastaligina gebelik diyabeti denir. Gebe kalmadan önce seker hastaligi olan kadinlar bu gruba girmez.  Gebe kalan kadinlarin % 4-7’sinde seker hastaligi ortaya çikmaktadir.  Genellikle gebeligin 24 ile 28nci haftalari arasinda ortaya çikan bu tip seker hastaligi bazen sisman bayanlarda gebeligin ilk aylarinda ortaya çikabilir.  Gebelik diyabeti olan  kadinlar dogum yaptiktan sonra seker hastaligi kaybolur, ancak yaklasik %50’sinde ileriki yillarda tip 2 seker hastaligi olusur. Bu yüzden  dogumdan sonra 6 ayda bir açlik ve tokluk kan sekerine bakmak gerekir.

e) Gizli Seker (Pre-Diyabet)

Açlik kan sekerinin 100 ile 126 mg/dl arasinda olmasina  ‘’Açlik Kan sekeri Bozuklugu’’ adi verilirken, kan sekerinin yükleme testi (OGTT) sirasinda (75 gram glukozla yapilan  seker yükleme testinde)  2. saattte 140 ile 199 mg/dl arasinda çikmasina ise ‘‘ Seker Tolerans Bozuklugu’’ veya ‘’Gizli Seker’’ adi verilir.  Iste hem açlik kan sekeri bozukluguna hem de glukoz tolerans bozukluguna  ‘’Pre-Diyabet’’ adi verilir. ‘’Pre’’ sözcügü latince  ‘’ön’’  veya ‘’erken’’ anlamina gelmektedir. Diger bir deyimle seker  hastaliginin ön veya erken  devresi demektir. Bu kisilerde diyabeti önleme programi ile (saglikli beslenme, egzersiz ve fazla kilolarin verilmesi) hastalik geriletilebilir veya ortaya çikmasi geciktirilir.

 

f) Nadir Görülen Genetik Seker Hastaligi Tipleri

Tip 1 ve tip 2  seker hastaligina pek benzemeyen bazi seker hastaligi tipleri vardir. Bunlardan birisi  eriskin yasta seker hastaligi gelisen  kisilerin  %10-15’inde görülen  kisaltilmis ismi  ‘’LADA’’ olan  yada latince açik yazilimi ile ‘’Latent Otoimmün diyabeti”  hastaligidir.  LADA tipi seker hastaliginda  pankreasdaki beta hücreleri bagisiklik sistemi tarafindan yavas yavas yikilir. Bu yikim arttikça insülin azalacagindan kan sekerinde giderek bir artis olur.  Bu hastalar bazen yillarca insülin kullanmadan sadece tablet seklindeki ilaçlarla  seker hastaligini kontrol ederlerse de sonra insülin kullanmak zorunda kalirlar.

Diger bir tip seker hastaligi ise gençlerde ortaya çikan tip 2 diyabet olup ‘’MODY’’  adi ile anilir.  Bu  hastalik daha nadir görülür ve tip 2 diyabet erken yasta ortaya çikar;   nedeni bazi genetik bozukluklardir.

g) Oynak (Brittle) Diyabet

Siklikla tip 1 diyabetli hastalarda bazen de tip 2 diyabetli hastalarda ortaya çikan ve  kan sekerinin gün içinde  asiri azalmalar ve artmalar göstermesi  durumuna oynak (Brittle) diyabet adi verilir. Bir hastada  ‘’oynak diyabet’’ var diyebilmek için uygun diyet ve günde 4 kez insülin yapilmasina ragmen  kan sekerin gün içinde yükselme ve düsmelerle seyretmesi gerekir. Bu hastalarda  enfeksiyon, hormon bozuklugu, insülin direnci, mide ve bagirsaklarda gida emilim bozuklugu, Safak fenomeni (gece büyüme hormonu artmasina bagli sabah sekeri yüksekligi), Somogy etkisi (gece seker düsmesine bagli sabah reaksiyon olarak kan sekeri yükselmesi)  ve psikolojik rahatsizlik gibi nedenler aranir. Bu hastalarin büyük çogunlugunda (yaklasik % 50’sinde)  psikolojik bozukluk  vardir. Bazen de sekerdeki oynamalar hastada stres yapar ve  psikolojik sikintilarin ortaya çikmasina neden olur. Mide felci denilen gastroparezi de seker oynamalarina neden olabilir. Bulanti, kusma ve midede dolgunluk  varsa bu durumdan süphelenmek gerekir.

KAN SEKERINI YÜKSELTEN NEDENLER VE KALITIM

Seker hastaliginin ortaya çikmasinda anne ve babadan geçen genlerin katkisi (kalitim) yaninda  kötü  beslenme ve hareketsizlik gibi yasam biçimi  veya çevre faktörleri etkili olmaktadir.

Tip 1 diyabette anne ve babadan geçen genlerin etkisi varsa da tip 2 diyabette kalitimin etkisi veya rolü  daha fazladir.

Tip 1 diyabetin ortaya çikmasinda  bagisiklik sistemindeki bozukluk, virüsler ve  anne sütü ile az beslenme gibi birçok faktörün etkisi olabilir.

Tip 2 diyabet dedigimiz eriskin diyabetinde ise genetik etki  yani kalitim çok fazladir.  Diger bir deyimle ailesinde tip 2 diyabet olan kisilerde seker hastaligi gelisme riski fazladir.  Özellikle kilosu olan, hareketsiz yasayan, tansiyonu olan,  ve kan yaglari yüksek olan kisilerde seker hastaligi riski fazladir.

Çocuklarinizda  diyabet  gelisme riski ne kadardir?

a) Tip 1 Diyabet Hastasi iseniz:

Eger siz tip 1 diyabetli erkek iseniz   çocuklarinizda diyabet olma  olasiligi 1/17 ‘dir. Yani 17 çocukta bir çocukta olabilir demektir. Eger tip 1  diyabetli kadin iseniz  ve çocugunuzu 25 yasindan önce dogurmussaniz çocuklarda diyabet gelisme riski 25 de 1’dir. Yirmibes yasindan sonra dogurmus iseniz risk 100 çocukta  1’dir.  Eger sizde diyabet 11 yasindan önce gelismis ise çocuklarinizda diyabet riski 2 kat fazladir. Eger anne ve babanin ikisinde de  tip 1 diyabet varsa  çocuklarda seker hastaligi görülme riski 1/10 ile  1/4  arasinda degisir.

Çocugunuzda HLA-DR3 ve DR4 genleri varsa seker hastaligi gelisme riski fazladir.  Bir çocugunuzda tip 1 diyabet varsa diger çocuklarda seker hastaligi gelisip gelismeyecegini anlamak için  insülin antikoru, anti-GAD antikoru düzeylerine bakilir. Bu antikorlar kanda yüksek ise o çocuklarda  seker hastaligi gelisme riski fazla demektir.

b) Tip 2 Diyabet Hastasi Iseniz:

Tip 2 diyabet bazi ailelerde sik görülür. Ailenin bir üyesinde tip 2 diyabet varsa kardeslerde  veya  anne ve babada tip 2 diyabet olabilir.  Eger sizde tip 2 diyabet varsa çocugunuzda diyabet gelisme riski 1/7’dir, yani 7 çocuktan birisinde seker hastaligi  gelisebilir.  Eger annede tip 2 diyabet varsa çocuklarda diyabet gelisme riski daha fazladir.  Eger anne ve babanin her ikisinde de tip 2 diyabet varsa çocuklarda seker hastaligi riski çok fazladir ve her 2 çocuktan birisinde seker hastaligi gelisebilir. Bazi ailelerde seker hastaligi çok fazla görülür. Aile üyelerinden çogunda seker hastaligi varsa dikkatli olmak, tetkik yaptirmak, kilo almamak, saglikli beslenmek ve egzersiz yapmak faydali olur.

Kan Sekerini Yükselten Hastaliklar ve Ilaçlar:

a)    Hormon Hastaliklari

Bazi hormon hastaliklari  seker hastaligina neden olabilir.  Kan sekerini yükselten hormon hastaliklari  sunlardir:

Akromegali (Büyüme hormonunun asiri salgilanmasi)

Cushing sendromu (Kortizol hormonu asiri salgilanmasi)

Glucagonoma (Glukagon hormon asiri salgisi)

Feokromositoma ( Böbreküstü bezi tümörü)

Hipertiroidizm (Tiroit bezinin asiri çalismasi)

Aldosteronoma (Böbrek üstü bezinden asiri aldosteron hormon salgisi)

b) Polikistik Over Sendromu:

Polikislik over sendromu (PKOS) genç yastaki  bayan hastalarda görülen ve yumurtaliktaki kistler ile kendini gösteren bir hastalik olup seker hastaligi ve sismanlik sik görülür.

Bu  hastalarda;

–         Adetlerde Azalma

–         Tüylenme,

–         Akne (sivilce)

–         Testosteron hormonunda artma

–         Insülin yüksekligi

–         LH hormonunda artma

–         Yumurtalikta kistler

–         Kisirlik olabilir.

Bu kadinlarin %30’unda gizli seker, %7.5’unde asikar  seker  hastaligi vardir. PKOS’lu kadinlarin %40’dan fazlasi sismandir.

Tip2 diyabetli  menopoz öncesi kadinlarin %27’sinde PKOS vardir.

Tedavide ;

1-    Kilo vermeleri saglanir

2-    Egzersiz yapilir

3-     Bazi ilaçlar (metformin, roziglitazon  gibi) kullanilir.

c)Pankreas Hastakliklari

Seker hastaligina neden olan diger  bir hastalik grubu pankreas bezinin hastaliklaridir. Pankreatit denen pankreas bezi iltihabi,  pankreasin tümör ve kanserleri, pankreasin ameliyatla çikarilmasi,  ve pankreasda demir birikmesi (hemokromatozis) durumu da seker hastaligina neden olur.

 

d)Ilaçlar:

Kullanilan bazi ilaçlar   kan sekerinin yükselmesine neden olabilir.  Bunlardan baslicalari kortizon ilaci, interferon ve  tansiyon tedavisinde kullanilan tiazit diüretik ilaçlaridir.

BÖLÜM 3

TIP 1 DIYABET

Tip 1 diyabete  insüline bagimli diyabet ismi de verilir.  Genellikle zayif, kilo kaybi olan, asiri susama ve  çok idrara gitme sikayeti olan kisilerde saptanir.  Idrarlarinda keton denen bir  madde  teshis sirasinda bulunabilir.   Ketoasidoz komasindan ve ölümden korunmak için insülin tedavisi olmak zorundadirlar.  Hastaligin erken döneminde  pankreastaki beta hücrelerinin yikimini gösteren  adacik hücre antikoru (ICA), insüline karsi antikorlar (IAA) ve glutamik asid dekarboksilaza karsi  antikorlar (GAD) kanda yüksek olarak bulunur.

a) Tip 1 Diyabet Kimlerde Görülür

Tip 1 diyabet  her 300 çocuktan  1’inde görülür.  Tek yumurta ikizlerinden birisinde varsa digerinde gelisme riski %50’dir.  Tip 1 diyabetli çocugun babasinda %6, annesinde %2, kardeslerinde  %5 ve  birinci derece akrabalarinda %20 oraninda diyabet gelisme riski vardir.  Riskteki kisileri önceden anlamak için kanda antikor hormonu veya doku tiplemesi (HLA) yapilabilir. Ancak bunlar pahali testlerdir.

Tip 1 diyabetli bir annenin diyabetli bir çocuga sahip olma olasiligi 1/20 dir. Tip 1 diyabet pankreas bezindeki beta hücrelerinin bagisiklik sistemi tarafindan yikilmasi ile olusur. Vücut genetik bir egilim sonucu pankreastaki beta hücrelerini yabanci bir doku olarak algilar ve onu yok etmeye çalisir. Iste bu amaçla insülin antikoru, adacik antikoru ve GAD antikoru denen antikorlar vücut tarafindan  yapilir.  Bu antikorlar pankreas bezinin beta hücrelerine yapisarak orada bir iltihap meydana getirir ve beta hücreleri tahrip olur. Insülin hormonu salgilayan beta hücreleri yok olunca insülin vücutta azalir ve yok olur. Bu yüzden tip 1 diyabetli hastalarin kanlarinda insülin hormonu yoktur. Sonuçta insülin  eksikligi nedeniyle kandaki seker hücrelere giremediginden kanda birikir ve seker hastaligi ortaya çikar. Tip 1 seker hastaliginin ortaya çikmasinda oksijen yakim  yan ürünü olan oksijen radikalleri ile gidalarla alinan serbest radikaller de  etkili olabilir.

Sosis, salam, sucuk , soda ve suda bulunan nitrat vücutta serbest radikalleri arttirarak beta hücrelerinin tahrip olmasina neden olarak tip 1 seker hastaliginin ortaya çikmasina katkida bulunabilir.

Inek sütünün erken dönemde içilmesi de bebeklerde beta hücre harabiyeti yaratabilmektedir.

Bazi virüsler beta hücre harabiyeti yaparak  seker  hastaligina neden olabilmektedir.

D vitamini eksikligi de   tip 1 seker hastaligi gelisimine  katkida bulunabilmektedir.

Tip 1 diyabet sisman çocuklarda görülebilir. Sisman çocuklardaki insülin direnci pankreasdaki beta hücrelerini strese sokar ve tip 1 seker hastaligi görülebilir.

Tip 1 diyabet daha çok çocukluk çaginda görülürse de otoimmün  tip denilen bir tipi her yasta görülebilir.

b) Tip 1 Diyabetli Hastalarda Sik Görülen Diger Hastaliklar

Tip 1 diyabetli çocuk veya hastalarda sik görülen diger hastaliklar asagida verilmistir ve bu hastaliklar yönünden  tarama yapilmalidir.

Sik görülen hastaliklar:

Çölyak hastaligi: Bagirsak hastaligidir

Graves hastaligi: Tiroit bezinin çok çalismasi

Hipotiroidi: Tiroit bezinin az çalismasi

Addison Hastaligi: Böbreküstü bezinin az çalismasi-Kortizol hormon azligi

Pernisiyöz anemi: B12 vitamini eksikligine bagli kansizlik

c) Çocuklarda Tip 1 Seker Hastaligini Önlemek Için Neler Yapilabilir?

1.     Bebegin anne sütü ile beslenmesi çok önemlidir. Inek sütünü   bebege  ilk 6 ay vermemelidir.

2.     Saglikli beslenmenin saglanmasi

Allerji yapan bugday, patates, portakal suyu ve yumurta  gibi gidalar  bebege biraz daha geç baslanmali.

3.     Salam, sosis, sucuk, janbon yedirilmemeli

4.     Temiz su içilmeli. Içinde nitrat olan maden suyu veya su içilmemeli

5.     Kilo varsa verilmeli

6.     D vitamini eksikligi varsa giderilmeli

7.     Kanda magnezyum, çinko ve  kalsiyum eksikligi yapmayacak bir beslenme yapilmalidir.

d) Tip 1 Diyabetin Tedavisi

         Ilk teshis konuldugunda tip 1 diyabetli çocuk veya gençler hastaneye yatirilarak  insülin tedavisine baslanir ve insülin yapilmasi ögretilir.  Çocugunda seker hastaligi olan anne ve baba ilk önce bir panik içindedir.  Bu nedenle anne ve babanin da hastalik konusunda bilgilenmesi gerekir.  Insülin tedavisi genellikle günde iki kez orta etkili ve kisa etkili insülinin karisimi seklinde olur.  Günlük uygulanacak toplam insülin dozunun üçte ikisi sabah kahvalti öncesi geri kalani aksam yemegi öncesi yapilir.  Aksam ve sabah açlik kan sekeri düzeyleri takip edilerek insülin dozlari ayarlanir.  Ayrica uzun etkili bir insülin ve birlikte her yemek öncesi kisa etkili bir insülin enjeksiyonu da yapilabilir. Bazi hastalarda gerekirse insülin pompasi takilabilir. Tedavinizi doktorunuz ayarlayacaktir.

e) Balayi Dönemi Nedir?

Insülin tedavisine baslanan tip 1 diyabetli hastalarda bir süre sonra insülin ihtiyaci azalir ve insülin gerekmeyecek hale gelir. Bu hastalarda  pankreas bezinde   çok az miktarda insülin salgilayan beta hücresinin kalmasi nedeniyle bu tablo olusmaktadir. Iste insülin ihtiyacinin ortadan kalktigi bu döneme balayi dönemi denir. Bu dönem 1 ay ile 1 yil arasinda  olabilir. Daha sonra tekrar kan sekeri yükselmeye baslar ve insülin tedavisine geçilir.  Balayi döneminde de kan seker ölçümleri sürekli olarak takip edilmelidir.

TIP 2 DIYABET

Tip 2 diyabet, daha önce ‘’insüline bagimli  olmayan diyabetes mellitus’’

veya ‘’eriskin diyabeti’’ olarak  tanimlanmistir.  Bu hastalarda ilerleyen tarzda  pankreasdaki insülin salgilayan beta hücrelerinde  bozukluk ve insülin direnci vardir.

Tip 2 diyabetlilerin üçte birinde yasami süresince mutlaka insülin kullanmak zorunlulugu ortaya çikar.

Tip 2 diyabet sikligi son yillarda sismanligin artmasina paralel olarak hizla artmaktadir.  Dünya Saglik Örgütü 2025 yilinda dünyada 300 milyon kiside diyabet hastaliginin gelisecegini düsünmektedir. Ilginç olani ise daha çocukluk yaslarinda tip 2 diyabetin artik sik görülmeye baslanmasidir.

Tip 2 seker hastalarinin kanlarinda hafif bir iltihabi durumu gösteren CRP ve IL-6 düzeylerinde artis saptanir.

Yas, hareketsizlik, karbonhidrattan zengin beslenmek, sigara, psikolojik stres ve düsük dogum agirligi tip 2 seker hastaligi gelisme riskini artirir.  Immün sistemin (bagisiklik sistemi) uyarilmasi bu olayda rol oynamaktadir. Yorgunluk, uyku bozuklugu ve depresyon gibi seker hastaliginin diger özellikleri kanda sitokinlerin artmasina baglidir.

a) Tip 2 diyabetin özellikleri :

-Bu hastalarda insülinin çalismasi bozuk oldugu gibi salgisi da bozuktur

-Genellikle 30 yastan sonra görülürse de, her yasta olabilir

-Hastalarin %80’ninde sismanlik vardir, ancak sisman olmayanlarda da tip 2 diyabet gelisebilir. Sisman kisilerde kilo vermekle kan sekerinde önemli oranda düzelme görülür.

-Tip 2 diyabet çok su içme, çok idrara çikma gibi sikayetler olmadan da ortaya çikabilir.

– Seker hastaligina bagli göz, sinir ve damar hastaliklari birlikte olabilir.

-Genetik yatkinlik ve kilo alma en önemli risk faktörleridir.

-Bu hastalarin kanlarinda tip 1 diyabetlilerde oldugu gibi antikorlar bulunmaz.

 b) Tip 2 Diyabetin Temel Özelligi: Insülin Salgisindaki Bozukluktur

Pankreasdaki beta hücrelerinden insülin  hormonunun salgilanmasi bozulmadan kan sekerinde yükselme olmaz. Bu nedenle pankreastaki beta hücrelerinin normal  olarak çalismamasi Tip 2 diyabette esas problemdir.  Tip 1 diyabette ise hiç insülin salgilanmaz.

Tip 2 diyabetli hastalarin çogunda kanlarinda insülin hormonu yüksek olarak bulunur. Tedavi olmamis çogu Tip 2 diyabetli hastada ayni kilodaki seker hastasi olmayan  saglikli bir kisiye göre kandaki insülin düzeyi 2-3 kat daha yüksektir. Ancak kandaki bu yüksek insülin düzeyi seker yüksekligi azaldikça azalir. Yani seker yüksekligi de insülini arttiran bir etkiye sahiptir.

OGTT dedigimiz seker yükleme testi sirasinda da kan sekeri arttikça kanda insülin yükselir. Ancak kan sekeri 360mg/dl nin üstünde çikinca insülin yükselmez.

Gidalarla glukoz alininca bagirsaklardan salgilanan  (GLP-1) isimli bir hormon  ile   ‘’glukoza bagimli insulinotropik peptid (GIP) ‘’isimli baska bir hormon glukozun yaptigi insülin artisini iyice arttirir. Bu nedenle tip 2 diyabetli hastalarda kan insülin düzeyi yüksek olarak saptanir.

 

c) Insülin Nasil Salgilanir?

Insülin hormonu,  karnimizda midenin altinda  bulunan pankreas bezindeki beta hücrelerinden salgilanir.   Pankreas bezinden insülin salgilanmasi beta hücresinin  disindaki glukoz konsantrasyonuna göre  ayarlanir. Kanda  seker artinca ilk 1-2 dakika içinde  pankreasdan insülin salgisi hizli olur ve buna ‘’ilk faz insülin salgisi’’ denir. Bu  salgi dönemi 3-7 dakika sürer. Daha sonra ikinci faz   denen salgi olusur ki, bu yavas bir  insülin salgilanmasidir ve devamlidir.

OGTT sirasindaki kan sekerlerinin ortalamasi, beta hücre fonksiyonu hakkinda bilgi verir ve seker ortalamasi yüksekse beta hücresi  iyi çalismiyor demektir.

Bu nedenle Tip 2 diyabetin gelisiminde beta hücre fonksiyonu büyük önem tasir.  Normal glukoz toleransi olan kisilerde bile beta hücre fonksiyon bozuklugu olabilir. Bu kisilerde ilk faz insülin salgisi bozuktur.

Tip 2 diyabetli hastalarda  Ilk anormallik ilk faz insülin salgisindaki bozukluktur. Ancak bu bozuklugu   bilimsel olarak saptamak  su anda zordur.

Karaciger glukoz alan ve tüketen bir organ iken ilk faz insülin salgisi bozulunca glukoz üreten organ haline gelir ve kan sekerini yükseltir.

d) Tip  2 Diyabette Beta Hücre Kitlesinde Azalma olusmasi:

Hafif  siddetteki Tip 2 Diyabetes Mellitusta insülin salgilanmasi %80 oraninda azalir. Ileri evrede seker ve diger besinlere karsi insülin salgisi yoktur. Bu nedenle  beta hücre sayisinda azalma  vardir. Otopsi çalismalari da bunu desteklemistir.

e) Beta hücre yikimi Nasil Azaltilabilir?

Saglikli beslenme, egzersiz ve kilo kontrolü ile beta hücre yikimi durdurulabilir ve beta hücreleri normallesebilir.

Insülin direncini biz   sisman kisilerde, yaslilarda veya gebeligin son 3 ayinda görülebiliriz. Insülin direnci beta hücresinin çalismasini bozdugu gibi insülin salgilanmasini da bozar.

f) Tip 2 Diyabette Görülen Baslica Bozukluklar:

1.     Insülin direnci Tip 2 Diyabette vardir, ancak bu direnç diyabeti olmayan birçok insanda da vardir. Bu nedenle sadece insülin rezistansi Tip 2 diyabete neden olmaz.

2.     Erken evrelerinden itibaren Tip 2 diyabette insülin salgilanmasi bozuktur. Ilk faz insülin salgilanma bozuklugu ilk görülen anormalliktir.

3.     Insülin salgilama  kapasitesi  tip 2 seker hastalarinda bastan beri bozuktur.

4.     Tip 2 Diyabette  pankreasdaki beta hücre kitlesi azalmistir.

5.     Beta hücreleri artan insülin ihtiyacini karsilayamaz

6.     Kan seker yüksekliginin kendisi insülin hormon üretimini bozar ve insülin salinimi iyice azalir. Buna seker zehirlenmesi (glukotoksisite) denir.

7.     Bu nedenle erkenden ve etkili bir sekilde  kan sekerini normale getirmek Tip 2 diyabet tedavisinde çok önemlidir.

Insülin salgisi bozulmadan kan seklinde yükselme olmamaktadir. Bu nedenle pankreastaki Beta hücrelerinin normal fonksiyonda olmasi veya olmamasi Tip 2 diyabette esas problemdir.

Yukarida anlatildigi gibi  tip 2 seker hastaligi gelisimine neden olan 3 temel bozukluk vardir ve bunlar:

1.              Insülin hormonunun yetersiz salgisi ve pankreasdaki beta hücrelerinin azalmasi

2.              Insülin hormonunun etki gösteremesi (insülin direnci)

3.              Karacigerden seker üretiminin artmasidir

 

g) Tip 2 Diyabetin Gelisim Mekanizmasi

Tip 2 diyabet genetik olarak bu hastaliga egilimi olan kisilerde ihtiyaçtan daha fazla kalori aliminin devam etmesi durumunda ortaya çikan bir hastaliktir.

Tip 2 diyabete neden olan birçok genetik  bozukluk  vardir. Bu genetik bozukluklar neticesinde seker metabolizmasinda ve bu arada yag ve protein metabolizmasinda da bozukluklar olusarak seker hastaligi meydana gelmektedir.

Tip 2 diyabetli kisilerde hem insülin hormonu iyi çalismaz ve etkisini gösteremez hem de pankreas bezinden salgilanan insülin hormonu  miktarinda azalma vardir.

Insülin hormonunun etkisini gösteremedigi yerler karaciger, yag ve kas dokularidir.

Pankreasdaki  insülin salgilayan beta hücrelerinde de zaman içinde giderek azalma olusur. Bu hücreler azaldikca da insülinin miktari azalir ve kanda seker yükselmeye baslar.

Kanda dolasan yag asitlerinin çok fazla olmasi ve bunlarin kandan dokulara girememesi de insülin hormon etkisini azaltmakta ve seker hastaligina neden olabilmektedir.

Insülin hormonunun vücudumuzdaki doku veya hücrelerde yeterince etkili olamamasina Insülin direnci (Rezistansi) adi verilir.  Demek ki tip 2 diyabette hem insülin salgilanmasinda bozukluk hem de insülin hormonunun  yeterince etkili olamamasi (insülin direnci) mevcuttur ve bu 2 bozukluk nedeniyle tip 2 diyabet olusmaktadir.  Bu bozukluk  karbonhidrat metabolizmasinda bozukluk olarak baslarsa da yag ve protein metabolizmasinda da bozukluklarla beraber görülür.  Yag ve protein metabolizmasindaki bozukluklar da  seker hastaliginin  göz, sinir ve damarlarda  hasar (komplikasyon) yapmasina veya hastaligin ortaya çikarmasina katkida bulunur.

Tip 2 diyabetin sikliginin giderek artmasi sismanligin artmasina ve hareketsizlige baglidir.

Insülin direnci tip 2 diyabetli hastalarda seker hastaligi ortaya çikmadan yillarca önce vardir.  Bu direnç nedeniyle pankreas bezi devamli olarak fazla  insülin üreterek bu direnci yenmeye çalisir. Ancak bir süre sonra pankreas bezi artik yorulur ve yeteri kadar insülin salgilayamamaya baslar ve seker hastaligi ortaya çikar.  Bu süreçte önce gizli seker ve sonra asikar seker hastaligi ortaya çikar.

Insülin direncinin etkili oldugu yerler kaslar ve karacigerdir. Kandaki seker kaslar ve karaciger tarafindan çok miktarda alinir. Eger direnç varsa yani insülin yeterince etkili degilse yemek sonrasi kanda artan seker kas ve karacigere giremedigi için kanda birikmeye baslar ve kan sekeri yükselir.  Yükselen kan sekerinin bir kismi idrarla atilmaya basladiginda beraberinde su atilimini artirdigindan çok idrar yapilmaya baslanir. Idrarla çok su atildigi için vücut susuz kalir ve bu defa susamaya ve çok su içmeye  baslanilir.

Insülin hormonu yag dokusundan yaglarin çözülmesini engelleyen bir hormondur. Insülin etkisi azalinca yag dokusundan yaglar çözülmeye baslar ve kanda yag asitleri veya yaglar artmaya baslar.

Karacigerde olusan seker üretimi saglikli kisilerde insülin hormonu tarafindan baskilanir. Seker hastalarinda ise insülin etkisi olmadigindan karacigerden de asiri miktarda seker üretilir ve kan sekeri yükselir. Açlik kan sekeri 100 mg/dl ‘yi geçtigi andan itibaren karacigerde  seker üretimi artmis demektir.

Insülin direnci kilolu kisilerde daha fazladir ve o yüzden kilo arttikça bu direnç artar ve seker hastaligi görülme olasiligi  yükselir.  Özellikle yagin karinda iç organlar etrafinda birikmesi seker hastaligi riskini iyice artirir.

Yag dokusundan  çözünen  yag asitlerinin  kanda çok artmasi hem insülinin çalismasini bozar hem de bu yaglarin depolanmamasi gereken pankreas gibi dokularda depolanmasi da seker hastaligi gelisimine katkida bulunur.

Yag dokusundan salgilanan  leptin, adiponektin, TNF-alfa gibi hormonlarin fazla veya azligi da seker hastaligi gelisimine   katkida bulunur.

h) Tip 2 Diyabet  Olusumunda  Beslenmenin Yeri

Yavas sindirilen,  liften zengin besinlerin  bizi seker hastaligindan korumasi mümkündür.  Lifli yani posali gidalarla beslenen kisilerde  tip 2 diyabet  gelisme sikligi azdir. Harvard Tip Fakültesinden Prof. Willet’in  yaptigi  30 yillik bir beslenme ve hastalik iliskisi çalismasinda  tahilli liflerden fakir ve glisemik yükleri yüksek besinlerle beslenen kisilerde  tip 2 diyabet riskinin arttigi saptanmistir. Tam tahil yiyenlerde rafine yani islenmis tahil yiyenlere göre seker hastaligi daha az görülür. Bu yüzden beyaz ekmek yerine tam bugday unundan yapilmis ekmek yemek çok büyük önem tasir.

Sebze ve meyve ile daha çok beslenmek, baklagilleri ve tam tahillari daha fazla tüketmek bizi seker hastaligindan korumaktadir.

Insülin hormonu  sivi yag tüketen kisilerde  daha iyi çalismaktadir. Bu nedenle margarin gibi kati yaglar yenmemelidir.  Omega –3 alimi  seker hastaligini önlemektedir.  Omega 3 alimini artirmak için balik tüketimini artirmak gerekir.  Özellikle somon, uskumru, ringa baligi, pisi baligi gibi soguk su baliklarini daha fazla tüketmek  omega -3 alimini artirir ve faydali olur.

D vitamini eksikligi de insülininin çalismasini bozmaktadir. D vitamini eksikligi varsa giderilmelidir.

i) Tip 2 Diyabet Için Kimler Risk Altindadir?

Asagida siralanan nedenler bir kiside  varsa tip 2 diyabet gelismesi riski artmis demektir.

Sisman veya kilolu olmak

Bel çevresi 90 cm’den fazla olmak

Hareketsiz yasamak

Sigara içmek

Alkol kullanmak

Düsük lifli gidalarla beslenmek (sebze-meyve az tüketmek)

Margarin yemek

Balik az yemek

Ileri yasta olmak ( özellikle 45 yas üzeri  risk artar)

kadinlarda daha fazla görülür

Genetik egilim

Önceki gebelikte kan sekerinin  yüksek olmasi

Ailede seker hastaligi olmasi

Tansiyon yüksekligi

Kan yaglarinda yükseklik olmasi

Horlamak veya gece uykuda nefes durmasi

Polikistik over (yumurtalik) bulunmasi

Kanda insülin hormonunun yüksek olmasi

Homosistein yüksekligi

SEKER HASTALIGI NASIL TESHIS EDILIR?

a) Seker Hastaligi Nasil Teshis Edilir?

Seker hastaliginin  teshisi için  en az 8  saatlik bir açlik sonrasi kan sekerine bakilir. Açlik kan sekeri 126 mg/dl ve üzerinde çikarsa seker hastaligi vardir, denir.  Ancak teshisin kesinlesmesi için birkaç gün sonra tekrar açlik kan sekerine bakilmasi gerekir. Ikinci ölçümde de 126 mg/dl den fazla ise artik kesin olarak seker hastaligi vardir, diyebiliriz.

Açlik kan sekeri 100 ile 126 mg/dl arasinda çikarsa bu kisilerde seker yükleme testi yapilir. 75 gram sekerli su 10-16 saatlik açlik sonrasi sabah içirilir ve 2. saat kan sekerine bakilir. 2. saat kan sekeri 200 mg/dl ve üzerinde ise seker hastaligi vardir, denir. Eger ikinci saat kan sekeri 140-199 mg/dl arasinda çikarsa “gizli seker hastaligi “ vardir.

Çok su içen, çok idrara giden veya izah edilemeyen kilo kaybi olan bir kiside ögün durumuna  yani açlik veya tokluk durumuna bakilmaksizin günün herhangi bir saatinde  ölçülen kan sekeri 200 mg/dl ve üzerinde çikarsa yine seker hastaligi teshisi konur.

Açlik kan sekerinin 100 mg/dl den daha az olmasina normal diyoruz.

b) Seker Hastaligi taramasi kimlere yapilmali?

         Tarama, yani seker hastaligi için tetkik yaptirma, seker hastaliginin erkenden yakalanmasi için çok önemlidir. Tarama yapilmayan kisilerde diyabet 10 yil sonra teshis edilebilir ki, bu sürede hastalik organlarimizda birçok hasar yapar.

Tarama yapilmasi gereken kisiler sunlardir:

1-    Yasi 45’den fazla olan herkeste seker taramasi yapilmalidir.

2-    Yasi 45’den küçük olan ancak kilolu, tansiyonu yüksek  olan (büyük 14 küçük 9 dan fazla ise), gebelikte sekeri çikan, kilolu çocuk doguran (4 Kg ve fazla bebek doguran), HDL  kolesterolü < 35 mg/dl, Trigliserid  seviyesi>250 mg/dl olan, ailesinde seker hastaligi olan,  hareketsiz bir yasam sekli olanlarda, polikistik over hastaligi olan kadinlarda, önceki testlerde kan sekeri 100 mg/dl den yüksek olanlarda ve damar hastaligi olan  kisilerde seker taramasi yapilmalidir.

3-    Açlik kan sekeri 100 ile 126 mg/dl arasinda veya seker yüklemesinde 2. Saat kan sekeri 140 ile 199 mg/dl arasinda çikan  hastalarda  yilda bir kez taramayi  tekrarlamakta fayda vardir.

4-    Taramasi normal  çikan ve 45 yas üzerindeki kisilerde 3 yil sonra tekrar tarama yapilmalidir.

c) Tarama Nasil Yapilir?

Tarama için açlik kan sekeri ölçümü veya seker yükleme testi yapilir.  Idrarda seker ölçümü ile tarama yapilmaz.

Açlik kan sekeri 10  saatlik bir açlik sonrasi yapilan ölçümdür.

OGTT (oral glukoz tolerans testi), yani Seker Yükleme Testi için  test öncesi 3 gün yeteri kadar  karbonhidrat almak (en az 150 gram/gün karbonhidrat)  ve bu testi etkileyecek ilaç almamak ve test sirasi sigara içmemek gerekir.

OGTT, açlik kan sekeri 100 ile 126 mg/dl arasinda olan kisilere yapilir. Açlik kan sekeri 126 ve üzerinde ise yapmaya gerek yoktur, çünkü  açlik kan sekerinin 126  ve üzerinde olmasi seker hastaligi var anlamina gelmektedir.

OGTT 75 gram glukoz ile yapilir ve 2 saat süresince kan sekerine bakilir.  Çocuklarda ise  agirligin her Kg’na 1.75 gram glukoz  olacak sekilde hesap yapilarak  glukoz verilir.

OGTT sirasinda kan sekeri ile birlikte insülin hormonuna da bakilabilir. Buna insülin-glukoz tolerans testi denir.  OGTT sirasinda insülin hormonunda asiri yükselmeler olmasi o kiside insülin direnci oldugunu gösterir ve kan sekeri yükselmese bile  diyabet için risk altinda oldugunu gösterir.

Açlik kan sekerini insülin degerine bölünce insülin direnci  anlasilabilir. Bunun ayri formülü vardir.

Bazen hastalarimizdan OGTT yani seker yükleme testinin sagliga zararli oldugunu duyuyoruz. Bu çok yanlis bir bilgidir. OGTT testinizin sagliga herhangi bir zarari yoktur.

d) Gizli seker veya Pre-Diyabet Nedir?

Açlik kan sekeri 100 ile 126 mg/dl arasinda  olan kisiler ile  OGTT’de yani seker yükleme testinde 2. saat kan sekeri 140 ile 199 mg/dl arasinda  olan  kisilerde  gizli seker veya pre-diyabet vardir. OGTT sirasinda 2. saatten önceki (30, 60, ve 90. dakikalardaki) kan sekerleri yüksek ise (200 mg/dl ve üzeri) yine gizli seker var demektir.

Gizli seker veya tip dilindeki adiyla ‘’glukoz tolerans bozuklugu’’ toplumda seker hastaliginin iki kati oranda yani %20-25 oraninda görülür. Bunun anlami her 4 kisiden birisinde  gizli seker hastaligi oldugu anlamina gelmektedir.  Her yil bu hastalarin % 4-9’unda asikar seker hastaligi gelismektedir.  Gizli seker hastaligi olan hastalarin çogunda açlik kan sekeri normal olabilir. Açlik kan sekeri bozuk veya hafif yüksek olanlarin (bozulmus açlik sekeri)  çogunda gizli seker olmayabilirse de bu durum  seker hastaligi için bir risk olusturmaktadir.

Açlik kan seker bozuklugu erkeklerde kadinlara göre 1.5-3 kat daha fazla görülmektedir.  50-70 yas arasinda bozuk açlik kan  sekeri olan kisi sayisi artar ve daha önceki yaslara göre  7-8 kat daha fazla görülür. Açlik kan sekerinin bozuk olmasi yani yüksek olmasi pankreasdaki beta hücrelerinin iyi çalismadiginin bir göstergesidir.

Gizli seker yani glukoz tolerans bozuklugu ise kadinlarda daha fazla görülmektedir ve genellikle insülin direnci oldugunu gösterir.

Gizli seker hastaligi koroner kalp hastaligi yapabildiginden dikkat etmek gerekir.  Gizli sekeri olan hastalarin % 7.6’sinda hafif derecede retinopati yani göz hasari vardir. Bu kisilerde tansiyon varsa göz hasari orani artar. Yasam tarzi degisikligi  yapmak gerekir. Bunun anlami saglikli beslenmek,  egzersiz yapmak, sigaranin kesilmesi ve  kilo verilmesidir. Bu sayede gizli sekeri olanlarin  % 50’sinde seker hastaligi   gelismesi önlenebilir.

e) Gebelik Diyabeti Için tarama

         Gebe kadinlarda hamileligin 24 ile 28. haftasi arasinda tarama testi yapilabilir. Tarama için gebe kadin günün herhangi bir saatinde 50 gram glukoz içer ve bir saat sonra kan sekerine bakilir. Eger kan sekeri 140 mg/dl  ve üzerinde çikarsa gebe diyabeti olabilir  denir ve 100 gramlik seker yükleme testi yapilir. Kan sekeri 140 mg/dl altinda çikarsa gebe diyabeti yoktur denir.

Kan sekeri 140 ve üzerinde çikanlarda 100 gramlik OGTT (seker yüklemesi) testi yapilir. Bu test sirasinda açlik, 1, 2 ve 3 saat sonra kan sekerine bakilir. Bu saatlerde ölçülen  kan sekerlerinden ikisi asagida verilen  degerlerin üzerinde çikarsa gebelik diyabeti vardir denir.

        

Açlik (0. Dakika)  95 mg/dl

1 saat sonra:        180 mg/dl

2 saat sonra         155 mg/dl

3. saat                  140 mg/dl

Eger test 75 gram glukoz ile yapilirsa ve kan sekerleri  ölçümlerinden  ikisi    asagidaki  saatlerde gösterilen degerlerden  daha yüksek olursa yine gebelik diyabeti tanisi konur.

Açlik   95 mg/dl

1. saat  180 mg/dl

2. saat 155 mg/dl

SEKER HASTALIGINDA LABORATUVAR TETKIKLERI

Seker hastalarinin, hastaliklarinin takibi açisindan yapilacak tetkiklerin ne anlama geldigini bilmeleri gerekir.

1. Açlik Kan Sekeri:

Kandaki seker miktarinin belirli bir açlik sonrasi  ölçülen seviyesidir. Normal kisiler aç kalinca insülin disindaki hormonlar kan sekerini artirirken insülin asagiya çeker. Seker hastalarinda insülin hormonu iyi çalismadigindan kan sekeri yüksek çikar. Açlik kan sekeri ölçümü seker hastaliginin teshisinde kullanildigi gibi, tedavinin etkili olup olmadigini anlamak için de kullanilir.  Açlik kan sekeri için en iyi zaman  sabah aç karnina yapilan ölçümdür. 12-14 saat açlik en iyi sonucu verir.

Açlik kan sekerinin normal  degeri saglikli kisilerde 70-100mg/dl arasidir. 126mg/dl ve üzeri çikarsa seker hastaliginiz var demektir.

Açlik kan sekeri 100 ila 126mg/dl arasinda çikarsa seker yükleme testi (OGTT) yapilir.

Açlik kan sekeri  70 mg/dl den daha az  çikarsa seker düsüklügü vardir. Bunun nedenlerinin arastirilmasi gerekir.

2.HbA1c:

Kirmizi kan hücrelerinin içinde bulunan “hemoglobin” isimli proteine sekerin baglanmasi ile olusur. HbA1c, bu nedenle son 3 aylik  veya 100 günlük kan sekerinin yüksekligi hakkinda bilgi verir. Ortalama kan sekeri son 3 ayda yüksek ise HbA1c yüksek çikar. HbA1c ölçmekle kan sekerinizin ayarinin iyi olup olmadigini anlayabilirsiniz.

‘’HbA1c= Açlik kan sekeri+ tokluk kan sekeri’’ seklinde bir formül HbA1c’nin anlamini en iyi gösterir. HabA1c bu formülde görüldügü gibi hem açlik  kan  sekerinden hem tokluk kan sekerinden etkilenir. Bu  nedenle hem açlik hem de tokluk kan sekerinin kontrol altina alinmasi gerekir.  Açlik kan sekerini normal oldugu halde HbA1c yüksek ise tokluk kan sekeriniz yüksek olabilir. Ayrica bazi kan hastaliklari da bu yüksekligi yapabilir.

HbA1c 3 ayda bir yapilabilir. Daha sik yapmaya gerek yoktur.

HbA1c normalde %4,5 civarindadir. Seker hastalarinda  istenilen seviye  %6 olmasidir. Bununla birlikte %6.5 ve alti kabul edilebilir. 6.5’un üzeri  organ hasarlari yönünden risk tasir.

HbA1c yüksek ise bunun nedenleri arastirilir, diyet ve ilaç ayarlamasi yapilir.

 

HbA1C  ölçümünün  anlami  alinan sonuca göre son 3 aylik kan sekeri ortalamasini gösterir. Asagida HbA1c sonucunun ne anlama geldigi verilmistir.

%4 ise  son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  65 mg/dl

%5 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  100 mg/dl

%6 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  135 mg/dl

%7 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik 170 mg/dl

%8 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  205 mg/dl

%9 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik 240 mg/dl

%10 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  275 mg/dl

%11 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  310 mg/dl

%12 ise son üç aylik  kan sekeri ortalamasi yaklasik  345 mg/dl civarinda demektir.

HbA1c’nin 6 ve altinda olmasi idealdir.

3.Kan yaglari ölçümü : Total Kolesterol, LDL-Kolesterol, HDL-Kolesterol, Trigliserid ölçümü

Kan yaglari, koroner kalp hastaligi riski için önemli oldugundan  her seker hastasinda  ölçülmelidir.

Total kolesterol 200 mg/dl altinda, trigliserid  150 mg/dl altinda olmalidir.

HDL-Kolesterol, iyi kolesterol olarak bilinir. Bizi kalp hastaligindan koruyan HDL-Kolesteroldür. HDL-Kolesterol 40-60 mg/dl arasinda olmalidir. Daha düsük olmasi iyi degildir.

LDL-Kolesterol kötü kolesteroldür. Damar sertligi yapar. Seker hastalarinda LDL Kolesterol 100 mg/dl’nin altinda olmalidir. Kalp hastaligi ve seker varsa LDL-Kolesterol 70 mg/dl olmalidir.

Trigliserid seviyesi 200 mg/dl nin altinda olmalidir. HDL yüksekligi karaciger hastaliginda olabilir ancak bazen saglikli kisilerde de olur.

4.              OGTT (Oral Glukoz Tolerans Testi) veya Seker yükleme testi: Seker hastaligi teshisi için açlik kan sekeri 100 ile 126 mg/dl arasinda olan kisilere yapilan bir testtir. 10 saatlik bir açliktan sonra laboratuara gidilir, önce açlik kan sekeri ölçümü için kan alinir sonra 75 gram glukoz 300 ml suda eritilmis olarak size verilir ve 5 dakikada içmeniz istenir. Daha sonra yarim saatte bir 2 saat süreyle kan alinip sekere bakilir. Ikinci saatte kan sekeriniz 200 ve üzeri ise sizde seker hastaligi vardir. Ikinci saat kan sekeri 140-199 mg/dl arasinda ise gizli seker vardir.  Yükleme sirasinda 30. dakika, 1. saat veya 1.5. satte kan sekeriniz 200 mg/dl ve üzere ise gizli sekeriniz var demektir.

5.              Rastgele kan sekeri ölçmek: Günün herhangi bir saatinde, aç veya tokluga bakilmaksizin kan sekerini ölçmektir. Rastgele kan sekeri 200 mg/dl ve üzerinde ise seker hastaligi teshisi konulur.

6.              Idrarda Seker ölçümü:  Kanda seker 180 mg/dl’yi geçince  idrarla çikmaya baslar. Bu yöntem artik kullanilmamaktadir.

7.              C-Peptid Ölçümü:  Kanda C-peptid ölçümü tip 2 diyabetli hastalarda insülin salinim kapasitesini gösterir. C-peptid düzeyi azalmasi insülin saliniminin iyi olmadigini gösterir. Tip 1 diyabetli hastalarda ise C-peptid salinimi yoktur.

8.              Tokluk 2.saat kan sekeri : Tokluk kan sekeri genellikle yemek yedikten 2 saat sonra ölçülür. Seker hastasi kisiler mutlaka tokluk kan sekeri ölçümü yapmalidirlar.   Tokluk kan sekeri yemekten 2 saat sonra ölçüldügünde 180 mg/dl’den az olmalidir.

Tokluk kan sekeri yüksekliginin  damar sertligini artirdigi yapilan bilimsel çalismalarda ortaya konmustur. Yemek sonrasi kan sekeri düzeyi yüksek olan hastalarda damar sertliginin daha sik ortaya çiktigi ve seker hastaligina bagli olarak olusan  organ hasarlarinin  daha fazla oldugu saptanmistir.

Daha önce yapilan klinik çalismalar açlik kan sekeri kontrolünün ve HbA1C düsüklügünün ne kadar önemli oldugunu ortaya koymustur. Ancak açlik kan sekeri ne kadar iyi olursa olsun seker hastalarinda yine de komplikasyonlarin olustugu görülmektedir. Bu nedenle tokluk kan sekerinin de kontrol altinda tutulmasinin önemi  artik ortaya çikmistir.

Tokluk kan seker düzeyi yüksek hastalarda kalp hastaligi riskinin fazla oldugu ortaya konmustur. Özellikle seker yükleme testinde 2.saat kan seker düzeyi ile kalp hastaligi riski arasinda iliski  vardir. Yemek sonrasi artan seker LDL-Kolesterol denen “kötü kolesterol”ün oksidasyonunu yani damar sertligi yapici etkisini artirmaktadir. Ayrica damarlarin içini döseyen endotel isimli zar tabakasinin iyi görev yapmasi  da bozulmaktadir. Kan sekerinin hizli artmasinin pihtilasma faktörlerini artirarak damar içinde pihti olusma riskini artirdigi da bilinmektedir.  Kan sekerinin yemek sonrasi aniden yükselmesi oksijen radikallerinin artmasina ve  böylece doku hasarina neden olmaktadir.

KILO ALDIKÇA SEKER RISKI NEDEN ARTAR?

Asiri kilolu kisilerde Tip2 diyabetes mellitus dedigimiz eriskin tipi seker hastaligi olusma riski normal kilolu kisilere göre  4 kat daha fazladir. Tip 2 diyabetli hastalarin %60-90’i  sismandir. Orta derecede sisman kisilerde normal kilolu kisilere göre  seker hastaligi görülme riski 30-40 kat daha fazladir.

Sisman kisilerde seker hastaligi gelisimine  neden olan 4 esas neden sunlardir:

1) Kandaki insülin hormonunun yüksekligi ve etki gösterememesi,

2) Kanda yaglarin  veya yag asitlerinin  fazla olmasi

3) Yag hücrelerinden  seker hastaligi yapan  TNF-alfa, rezistin, IL-6 gibi bazi hormonlarin fazla salgilanmasi

4) Yag hücrelerinden adiponektin hormonunun az salgilanmasidir.

Insülinin Etki Edememesi (Insülin Direnci):

Pankreas bezinden  salgilanan ve kandaki sekerin hücrelere girmesini saglayan insülin hormonu, sisman kisilerin kaninda yüksek düzeyde bulundugu halde kan sekerini hücrelere sokamaz.  Bu durumainsülin direnci denir.  Insülin direnci’ni kan damariyla hücre arasinda bulunan bir duvar olarak düsünebilirsiniz.  Bu duvar (insülin direnci) kandaki glukozun kas ve yag hücresine girmesini önler. Duvar yükseldikçe (insülin direnci arttikça) kan sekerinin hücreye girmesi için daha fazla insülinsalgilanmasi gerekir. Pankreasdan salgilanan insülin hormonu salgisi, belirli bir süre sonra  pankreas bezinin çok çalismaktan dolayi yorulmasi nedeniyle azalir ve seker hastaligi ortaya çikar.

 

Kanda Yaglarin Yüksek Olmasi ve Yag Zehirlenmesi:

Sisman kisilerde kandaki yag asitlerinin artmasi ve yagin  kas, karaciger ve yag hücrelerinde birikmesi de seker hastaliginin gelisimine neden olur. Yag dokusunda  yag biriktikçe sismanlik gelisir.  Sismanlardaki yag hücresi belirli bir süre sonra artik yag depolayamaz hale gelince,  depolanamayan yag   karaciger, kas ve pankreas gibi organlarda depolanmaya veya birikmeye baslar. Bu arada kanda yaglar veya yag asitleri yükselir. Yagin biriktigi kas, karaciger ve pankreas organlari, artik insülinhormonuna  cevap veremez hale gelirler. Yag hücresi disindaki dokularda yag birikmesi nedeniyle insülinhormonunun etki gösteremedigi bu duruma YAG ZEHIRLENMESI   denir. Bu olay, sismanlarda Tip 2 diyabetes mellitus gelismesine neden olur.

 Yag Hücrelerinden  Asiri Salgilanan Bazi Hormonlar:

Sismanlikta seker hastaligina neden olan bir  diger neden yag hücresinden asiri miktarda salgilanan  ve insülinin etki etmesini önleyen leptin, IL-6, TNF-alfa, ve rezistin  gibi hormonlardir.  Adiponektin hormonunun yag hücresinden az salgilanmasi da seker hastaligi gelisimine katkida bulunmaktadir.

Sisman kisilerde  kan sekerini yükselten 4 neden vardir. Bunlar:

1-Pankreasdan insülin salgisinin azalmasi

2-Karacigerden glukoz (seker) üretiminin artmasi

3-Kan dolasiminda yaglarin artmasi

4-Kan sekerinin kas ve yag dokusu tarafindan hücre içine alinamamasidir.

Sismanligin Seker Hastaligi Yapma  Siddeti Baslica 4 Faktöre  Baglidir

1-Sismanligin derecesi: Sismanlik derecesi arttikça seker hastaligina yakalanma riski  artar.

2-Sismanligin süresi: Sismanlik süresi uzadikça seker hastasi olma olasiligi artar.

3-Vücut agirliginin hizla artmasi: Birden hizla kilo alma seker hastaliginin ortaya  çikmasini kolaylastirir.

4-Yaglarin vücutta biriktigi yer: Yaglarin mide ve iç organlarin etrafinda toplandigi erkek tipi sismanlik, seker hastaligi yönünden daha büyük risk tasir ve bu tip sismanlar seker hastaligina daha kolay yakalanirlar. Yag kalçalarda birikirse seker hastaligi riski  daha azdir.

Sisman Kisiler Seker Hastaligindan Nasil Korunur?

Sisman kisiler seker hastaligi gelisimini önlemek için su önlemleri almalidirlar:

1-Ideal kiloya kadar zayiflamak,

2-Saglikli beslenmek: Lifli sebze ve meyveyi fazla, unlu ve sekerli gidalari az tüketmek, doymus yag yerine doymamis yag (sivi yag) yemek,

3-Egzersiz yapmak: Her gün en az 30 dakika yürüyüs yapmak

Vücuttaki yagin dagilimina göre sismanlik erkek tipi ve kadin tipi olarak ikiye ayrilir:

Erkek Tipi-Elma Tipi Sismanlik: 

Bu tip sismanliga,  karin tipi, erkek tipi (android), kayis veya kemer üstü ya da elma tipi sismanlik isimleri de verilir. Bu tip sismanlikta karinda, göbekte,  iç organlarin etrafinda fazla miktarda yag vardir. Seker hastaligi, tansiyon,  kan yaglarinda yükseklik, karaciger yaglanmasi, koroner arter ve beyin damar hastaliklari (inme-felç) bu sismanlik tipinde sik görülür. Bu nedenle göbekte yag toplanmasi ile karakterize edilen bu sismanlik türü saglik açisindan çok zararlidir.

Kadin Tipi-Armut Tipi Sismanlik:

Bu tür sismanliga, cilt alti, kadin tipi (jineoid), kemer alti, armut tipi sismanlik da denir. Bu tip sismanlikta yaglar cilt altinda ve kalçada birikmistir. Kadinlarda yaglarin basende veya kalçada birikmesi bu tür sismanliligi olusturur. Bu tip sismanlarda kalp ve damar hastaligi veya seker hastaligi daha az görülür.

Bel Çevrenizi Ölçünüz:

Sisman bir kiside kalp hastaligina yakalanma riski, bel çevresi ve  vücut kitle indeksi (VKI)’e göre yapilir. Vücut kitle indeksi  agirligin (Kg olarak) boyun (metre cinsinden)  karesine bölünmesi ile bulunur. Bel çevresi genisledikçe kalp hastaligina yakalanma riski artar. Bel çevresi erkekte 102 cm’den kadinda 88 cm’den fazla ise, kalp hastaligina yakalanma  riski yüksek demektir. Bel çevresi ne olursa olsun VKI >35  kg/m2 ise  yine kalp hastaligi riski yüksektir.

SEKER HASTALIGI NASIL ÖNLENIR?

Seker hastaligi riski olan veya ailesinde seker olan kisiler su önlemleri almalidir.

1.     Saglikli beslenmeyi ögrenmeli

2.     Karbonhidrat alimini azaltmali

3.     Faydali yag (zeytinyagi gibi sivi yag) yemeli

4.     Posali gidalar (Sebze ve meyve)  yemeyi aliskanlik haline getirmeli

5.     Fazla kilolari vermeli

6.     Düzenli egzersiz yapmali

7.     Stresli bir yasamdan uzak durmali

8.     Sigara içilmemeli

9.     Düzenli uyumali

10.                     Alkol alimi azaltilmali

11.                     Günde 500 gr.dan fazla et yemeyin kirmizi eti haftada bir yiyin. Balik haftada en az iki kez yiyin

12.                       Kanda krom, magnezyum, çinko ve manganez ölçtürün eksikse multivitamin ilaçlarla tamamlayin

13.                     Yesil çay için

14.                     Omega 3 destegi alin

15.                     Tütsülenmis ve soslu etler, sucuk, salam, jambon ve sosis yemeyin

16.                     Içinde nitrat olan maden suyu veya içme suyu içmeyiniz.

17.                     Çocugunuzu en az 6 ay emzirin ve daha önce inek sütü içirmeyin

18.                     D vitamini eksikligi varsa tedavi  olun

19.                     Margarin yemeyiniz, en iyisi zeytinyagi yiyiniz

20.                     Diyabet riskiniz  yüksekse  antioksidanlar (üzüm çekirdegi ekstresi, E ve C vitamini), probiyotik ve omega-3 destegi aliniz.  Bu vitaminlerin yüksek dozlarinin faydadan çok zarar verdigini de unutmayiniz.

21.                     Televizyon az seyrediniz.

Seker hastaligi gelisimini önlemek için beslenmede alinacak ufak önlemler:

1: Beyaz ekmek yerine tam bugday ekmegi veya çavdar ekmegi yemek

2. Margarin, kuyruk yagi veya iç yagi yerine zeytinyagi yemek

3. Hergün 4-5 tane ceviz veya badem yemek

4. Nisastali gidalari yememek

5. Beyaz pirinç pilavi yerine bulgur  pilavi yemek

6. Renkli sebze ve meyveleri bol yemek

7. Yagli süt, yogurt ve peynir yerine yagsiz süt, yogurt ve peynir yemek

8.Kizartma yerine buharda (firinda)  veya izgarada pismis yemek yemek

9. Tatli yerine meyve yemek

10. Kola veya gazoz yerine su içmek

11.Kahve ve  siyah çay yerine adaçayi, yesil çay veya ihlamur içmek

12.Haftada bir defa kirmizi et, diger günler balik veya hindi ve tavuk eti yemek

13. Pasta, kek, börek ve dondurma yerine meyve yemek

14. Hamburger veya pizza  yerine Akdeniz salatasi yemek

15. Hazir veya islenmis gida yerine dogal veya dondurulmus gida yemek

16. Ögünlerde  bol salata yemek

17. Meyve suyu yerine meyveyi kabugu ile yemek

18. Kuru baklagilleri  sik yemek

19. Sakatat (karaciger, böbrek, beyin, iskembe)  yememek

20. Haftada 2 yumurtadan fazla yememek, onlari da haslama olarak yemek

21. Etli yemeklere yag koymamak

22. Yemeklere daha az tuz koymak

HANGI KONTROLLER YAPILMALI?

Seker hastasi iseniz en az 3 ayda bir doktorunuza basvurunuz. Seker hastaligi için Endokrinoloji veya dahiliye uzmanlarina basvurabilirsiniz.  Muayene için gittiginizde doktoruz size  asagidaki sorulari sorabileceginden bunlara hazirlikli olunuz:

a)     Su andaki sikayetlerinizin ne oldugu

b)    Diyabet ile ilgili daha önce yapilan laboratuvar tetkikleri ve HbA1c sonuçlari

c)     Daha önce uygulanan tedaviler ve halen kullandiginiz ilaçlar

d)     Beslenmeniz ve diyetinizin nasil oldugu

e)      Egzersiz nasil yaptiginiz

f)      Seker hastaligi ile ilgili komplikasyonlarin (göz, sinir böbrek, seksüel, bagirsak, damar, kalp ve beyin ile ilgili) olup olmadigi ve bu konuda aldiginiz ilaçlar

g)     Kan sekerini etkileyebilecek baska ilaçlar alip almadiginiz

h)     Damar sertligi yapan sigara, tansiyon, sismanlik ve kan yaglari (kolesterol ve trigliserit) yüksekligi olup olmadigi

i)       Hormon hastaligi olup olmadigi

j)       Dogum kontrolü için ne kullanildigi ve seksüel hikaye

k)    Mümkünse doktora gitmeden önce günlük seker profili çikarip öyle gidin. Seker profili demek sudur: sabah aç karnina, ögle yemegi öncesi, ögle yemeginden 2 saat sonra, aksam yemegi öncesi ve  gece saat 22.30’da kan seker ölçümlerinin seker ölçüm aletiyle yapilip bir kagida kaydedilip doktora götürülmesidir.

         Muayene sirasinda doktorunuz genellikle su konularda bilgi alacak sekilde muayene yapar:

Boy ve kilo durumu gözden geçirilir. Kilo fazlaligi veya zayiflik önemlidir.

Tansiyon ölçümleri yapilir

Agiz için muayene

Tiroit beziniz muayene edilir

Kalp ve karin muayenesi yapilir. Karaciger ve dalak büyüklügü olup olmadigi arastirilir

Damar ve nabizlariniz kontrol edilir

Sinir ve duyu muayenesi

Ayak muayenesi

Cilt muayenesi yapilir.

Göz doktoru tarafindan göz dibi muayenesi yapilir

Laboratuvar  Tetkikleri Olarak Neler Yapilir?

         Açlik Kan sekeri

Tokluk kan sekeri 2. saat

HbA1c

Kan yaglari (kolesterol, LDL kolesterol, HDL ve trigliserit)

Mikroalbüminüri ölçümü

Üre ve kreatinin

Karaciger testleri (SGOT, SGPT ve GGT)

Kanda kalsiyum,  magnezyum ve krom

Kalp grafisi  (EKG)

TSH ölçümü

Homosistein

Ürik asit

Hassas CRP

Tam kan ve tam idrar

Baska Hangi Doktorlara Gitmek Gerekir?

Yilda bir defa göz doktoruna gidip göz dibi (retina) muayenesi yaptiriniz

Her yil kalp muayenesi olunuz

Iki yilda bir dis hekimi muayenesi olunuz

Psikolojik sikintilar varsa psikolog ve psikiyatrise gidiniz

Diyetisyene giderek beslenmenizi ögreniniz

 

1-     Diabet nedir?

  • Şeker Hastalığı ve bilimsel adıyla diabet hastalığı, gerektiği şekilde kullanılamayan glikozun (şekerin) kanda yükselmesi, böbreklerin bu yükselmiş şekerin idrardan geri kazanımını (geri emilimini) sağlayamadıkları için idrara şeker kaçması demektir.

 

2-     Diabet sadece şeker yükselmesi mi demektir?

  • Kanda şeker yükselmesi ve idrarda şeker bulunmasından söz etmekle, bütün diabeti tanımlamış olmayız. Şeker yüksekliği ve idrarda şeker, diabet hastalığının aranması ve bulunmasında önemlidir.

 

3-     Şeker düzeyi düşerse diabet iyileşir mi?

  • Şeker Hastalığı, kanda şeker yüksekliği ile tanındıktan ve tedâviye başlandıktan sonra idrardan şeker kaybolur. Kan şekeri açlıkta 100 miligrama kadar düşebilir. Bu dönemde “diabet kayboldu, hasta diabetten kurtuldu” diye düşünmemeliyiz. Çünkü aynı hastanın ilaçları bırakıp diabet diyetini terk etmesi hâlinde şeker düzeyi yine çok yükselir, idrarda şeker tekrar ortaya çıkar.

 

4-     Diabet, kan şekerinin yükselmesiyle ortaya çıkar diyoruz. Kan şekeri değerleri normalde değerleri nasıl olmalıdır?

 

Normal bir kişide

Açlık kan şekeri: 100 mg veyâ daha düşük

2 saatlik tokluk kan şekeri: 140 mg veyâ daha düşük

olmalıdır. Diabetik demek için açlık kan şekeri 125 mg veyâ daha yüksek, tokluk kan şekeri ise 200 mg üzerindeki olmalıdır.

 

Açlık kan şekeri 2 saatlik tokluk kan şekeri
Normal 100 mg veyâ altında 140 mg altında
Bozulmuş glikoz toleransı (diabet adayı) 100-125 mg arasında 141-200 mg arasında
Diabetik 125 mg üzerinde 200 mg üzerinde

 

5-     Diabet tek bir tablo hâlinde mi ortaya çıkar? Başka şekilleri var mıdır?

  • Diabet hastalığı tek tipte değildir. Eskiden “gençlik diabeti” adı verilen şeklinde insüline gereksinme kesindir. Günümüzde bu diabet tipine “insüline bağımlı diabet” veyâ “tip 1 diabet” adını veriyoruz. Genellikle tip 1 diabet 30 yaşın altında, hattâ çocuklukta başlayabilir.

Tip 1 diabet, insülin hazırlayan pankreas fabrikasının artık insülin salgılayamaz hâle gelmesinden, iflas etmesinden kaynaklanır. İnsülin yokluğu söz konusu olduğundan, insülin yokluğunda hasta komaya girer. İnsülin yokluğu insülin verilerek tedâvi edilmezse, hastayı kaybederiz.

 

6-     “Gençlik diabeti (tip 1 diabet) için insüline bağımlı diabet diyoruz. Erişkin diabetiklerin insülin ihtiyacı yok mudur?” suali akla gelebilir. Erişkin diabeti (Tip 2 diabet) genellikle toplu veyâ şişman, hipertansiyona ve kan yağlarının yükselmesine eğilimli olan kişilerde, 35 yaş üzerinde başlar. Başladığı dönemden 5-12 yıl gibi bir süre geçmedikçe insülin ihtiyacı ortaya çıkmaz.

 

Çünkü tip 2 diabette insülin yokluğu söz konusu değildir. Tip 2 diabet, insüline karşı vücut hücrelerinin cevapsızlığı ile ortaya çıkar. İlk yıllarda insülin yokluğu değil, insülin enflasyonu vardır. Bu sebeple hastaların iştahı açılır, iştah açılınca şişmanlama artar. Şişmanlık arttıkça insülin artar. İnsülin arttıkça şişmanlık tekrar artar.

Bu kısır döngünün sonunda pankreas merkez bankası insülin emisyonu yapamaz. Çünkü aşırı çalışma sebebiyle iflas etmiştir.

Böylece, insülin eksikliği, tip 2 diabette de başlamış olur.

 

7-     Diabet ne gibi komplikasyonlara yol açar?

  • Diabet komplikasyonları çok çeşitlidir. Diabetin tehlikeli bir hastalık olması bundandır. Diabetiklerde damar hastalığı vardır. Göz dibi damarlarının hastalığı diabetik körlüğe kadar gidebilir. Kalb damar hastalığı miyokard infarktüsüne, böbrek damar hastalığı ise, diabetiklerde üre yükselmesine, dializ ve transplantasyon gereksinimine götürebilir.

 

8-     Ne yapmalı?

  • Diabet tanısı konmasından sonra bazı diabetikler tuhaf bir düşünce zincirine tutsak olurlar. Sanki diabet, kendi bedenlerinde ortaya çıkmış bir arıza değil, kişilik sahibi bir cin, bir kötü ruhmuş gibi imajlar yaratarak “diyet yaparak diabete yüz vermiyeyim. Şu diabet hınzırını şımartmaya gelmez. Ben oralı olmazsam bir gün onu gafil avlayarak hakkından gelirim” gibi efsaneler yaratırlar. 1980 li yıllara kadar halkımız daha naif olduğundan bu cümleleri hekimler karşısında da kullanırlar, meselâ açıkça “bir gün bu diabetin boynunu kırıverecem” derlerdi.

 

1980’den sonra ise diabetiklerin çoğu, kendilerini Köroğlu veyâ halk kahramanı görmek yerine, kader mahkûmu görmeye başladılar. Kendilerini kahraman görenler diabeti şımartmak endişesindeydiler. Kader mahkûmları ise, pasif bir kendini bırakmışlık içindeler. Doğru olan, diabeti bir hastalık olarak görmek ve ona karşı önlemler almaktır.

 

9-     Diabet Tedâvisi ne gibi ilkelere dayanır?

  • Diabet, insülin etkisizliği veyâ insülin yokluğuna bağlı olarak kan şekerinin yükselmesi demek olduğuna göre diabet tedâvisi ilkeleri:

a-     Diyete uymaktır. Günlük gereksinim kadar karbonhidrat ve yağ almak, şişmanlığı arttırmamak, vücut ağırlığını azaltmaktır. Sanıldığının aksine diyetin önemi geçmemiştir. Diabette diyet, ilaçlardan önemlidir.

b-    Hareket, insülin ihtiyacını azaltır. Beden faaliyeti hâlinde kaslar, kandan glikozu daha fazla çekerler. İnsülin ihtiyacı azalır.

c-     Ağızdan alınan diabet ilaçları

d-    Tip I diabette insülin tedâvisi zorunludur. Tip 2 diabette ise, bir süre sonra zorunlu olabilir.

e-     Diabetin izlenmesi

f-      Kan şekerine bakma sayısında tavan sınırı yoktur. İstendiği kadar kan şekeri ölçümü yapılabilir. En az sayı olarak diabetik bir kişi, haftada 2 defa kan şekeri tayini yapmalı bunun biri açlıkta, diğeri toklukta olmalıdır.

 

Diabetiklerde yılda 3-4 defa diabet polikliniği kontrolü yapılmalı, hemoglobin A1C, kreatinin, kolesterol ve trigliserid miktarı ölçülmelidir. Yılda 1 veyâ 2 defa, idrarda mikroalbümin ölçülmeli, yine yılda 1 veyâ 2 defa bir göz hekimi tarafından, göz dibi damarları kontrolü yapılmalıdır.



Yoruma kapalı.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.