16 Ekim Salı;

Warning: mysql_query(): Access denied for user ''@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): Access denied for user ''@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 257
hava durumu

Saçlara bakım nasıl yapılır?

Saçlara bakım nasıl yapılır? Saçlara bakım nasıl yapılır?         Hamilelikte saç bakımı Üç aylık hamileyim. Saçlarımı boyatmamda...
Bu Haber 19 Aralık 2012 19:43 Yayınlandı

Saçlara bakım nasıl yapılır?

 

Saçlara bakım nasıl yapılır?

 

 

 

Hamilelikte saç bakımı
Üç aylık hamileyim. Saçlarımı boyatmamda bir sakınca var mı? Bebeğime zararı olur mu?
Saç bakımı için kullanılan kozmetikler çeşitli kimyasal maddeler içerirler. Bu ürünlerin içerisindeki maddelere yönelik testler yalnızca hayvanlarda yapılmıştır. Ancak içerdikleri bazı maddelerin hayvan deneylerinde doğumsal anomalilere neden olduğu tespit edilmiştir. Fakat unutulmamalıdır ki bu testler hayvanlara ilgili maddeden yüksek oranlarda yedirilerek yapılmaktadır. Bunların insanlarda topikal kullanım sonucunda oluşturabileceği sonuçlarla ilgili kesin bilgi elimizde mevcut değildir.
Yine de özellikle ilk üç ay tedbiren saç bakımı için kullanılacak kozmetiklerden uzak durulabilir. Sonrasında da kanserojenik, teratojenik ve toksikolojik açıdan izinli maddeleri içeren kozmetikler tercih edilmelidir.

Saçlara yaz bakımı

Yaz aylarında saçlara ayrı bakım gerekir. Çünkü saçlar yaz mevsiminin “nimet”lerinden fazlasıyla etkileniyor. Bu “nimet”ler neler mi? Tabii ki güneş, deniz, kum ve havuz… Özellikle güneşin zararlı ışınları saçların tüm nemini yok ediyor. Güneşe, tuzlu deniz suyu ve kum eklendiğinde; saçların içine düştüğü kötü durumu tahmin edebiliyorsunuzdur…
Saçlarınızın güneş nedeniyle renginin açıldığını farkettiğiniz zaman tedbirinizi almalısınız. Bu, güneşin ilk zararlı etkisidir. Ardından saçlar gitgide kurur ve zamanla kırılmaya başlar. Kırılma, genelde yaz sonuna doğru başlar.
Bu durumda saçları desteklemek için aşağıdaki formülü uygulayabilirsiniz.
Bir Bepanthen ampül, 1 yumurta, zeytinyağı ve birkaç damla limondan oluşan karışımı saçlarınıza sürün ve yarım saat bekletin. Ardından saçlarınızı ılık suyla iyice yıkayın. Bu maskeyi ayda bir kere tekrarlayabilirsiniz. Bu kadar zahmete girmek istemiyorsanız, haftada bir yıkamadan önce saçlarınızın ucuna zeytinyağı ile masaj yapın. 15-20 dakika bekledikten sonra saçlarınızı yıkayın.

Mutfaktaki güzellik Saçlara kış desteği
Kış aylarında, özenle koruduğumuz saçların yine de yıprandığını hepimiz biliyoruz: Saçlar kar, yağmur, soğuk ve rüzgar dış etkiler yüzünden matlaşıyor, parlaklığını ve sağlıklı görünümünü kaybediyor. Özellikle banyo ve sonrasında kullanılan şampuan ve kremler, saçlarınızın özelliğine uygun değilse yıpranma daha fazla oluyor. Kışın hasar gören ve canlılığını kaybeden saçlarınızı aşağıdaki ürünlerle tedavi edebilir, hatta hasar görmesini önleyebilirsiniz:

ZEYTİNYAĞI: Yatmadan önce saçınızı yıkayıp iyice durulayın. Saç diplerine zeytinyağı ile masaj yapın. En az iki hafta yapacağınız bu kür sayesinde saç dipleriniz güçlenecek, saçlarınız parlak ve canlı bir görünüme kavuşacak

FESLEĞEN: 75 gr. çiçekli fesleğen bitkisini toz haline getirip, 500 ml. kaynar suya atarak haşlayın. 20 dakika demleyip süzdükten sonra saçlarınızı bu çayla haftada 2 gün yıkayın.
Saçlarınızda kırılmalar varsa şu formülü uygulayabilirsiniz: Özellikle dalgalı, kıvırcık saçlar için uygun olan bu formül, 4 ml. gülyağı, 32 ml. bademyağı, 32 ml. hintyağı ve 32 ml. zeytinyağından oluşuyor. Karışımı yatmadan önce saç diplerine masaj yaparak sürün. Sonra pamuklu bir bez ile başınızı bağlayın. Sabah yıkayın. Her ay 3 gün arka arkaya işlemi uygulayın.

Bitkilerle Saçlara bakım

Saçların cansız, bakımsız ve mat görünmesi, kadınların en çok şikâyet ettiği konulardan biridir. Ama sağlıklı ve bakımlı saçlara sahip olmak için çok fazla para harcamaya gerek yok. Ucuz ve kolay elde edebileceğiniz bitkilerle istediğiniz güzellikte saçlara sahip olabilirsiniz.
* Uzaması için: 80 gr. kekiği 1 lt. suda 3-4 dakika kaynattıktan sonra süzün. Saç diplerinize masaj yaparak bu suyla yıkayın. Özellikle kahverengi saçlar, kekik çayı ile yıkandığında rengi korunacak ve parlaklık kazanacak.
*Kırılmalara karşı: Özellikle dalgalı ve kıvırcık saçlar için uygun olan bu formül, 4 ml. gülyağı, 32 ml. bademyağı, 32 ml. hintyağı ve 32 ml. zeytinyağından oluşuyor. Karışımı yatmadan önce saç diplerinize masaj yaparak sürün. Sonra pamuklu bir bez ile başınızı bağlayın ve sabah saçlarınızı yıkayın. Her ay üç gün arka arkaya bu işlemi uygulayın.

Saçlarınıza yaz bakımı
Güzel saç; şairlere ve ressamlara ilham kaynağı olmuştur. Bu sebeple, kadınlar için bakımlı ve canlı saçlar, güzel görünmenin vazgeçilmez parçası kabul edilmektedir. Ancak yaz aylarında saç bakımı oldukça zordur. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak için, papatya ve adaçayı ile hazırlayacağınız suspansiyonlardan istifade edebilirsiniz. Üstelik hazırlanması son derece kolay: 8 bardak kaynatılmış suya birer avuç adaçayı ve papatya konur, üstü kapalı olarak 5 dakika kaynatılır. 30 dakika demlenir, süzülür. Yıkanmış temiz saçlarınızı ve saç diplerinı bu tonik ile ovarak masaj yapın. Daha sonra duru su kullanmayın. Saçlarınız beslenip güçlenecektir.

Saçlarınızı bakıma alın
Yaz mevsiminin kavurucu sıcakları, yerini yavaş yavaş sonbaharın serin havasına bırakıyor. Aylardır, kızgın güneşle, terle, tuzlu ve klorlu sularla boğuşan saçlar, matlaştı ve canlılığını kaybetti. Şimdi onları yeniden eski sağlıklı görünümlerine kavuşturmak size düşüyor. Yani saçlarınızı yoğun bakıma almanız gerekiyor. Bunu evde hazırlayacağınız maskelerle kendiniz yapabilirsiniz. Öncelikle uçları kırılmış olan saçlarınızı bu kırıklardan temizlemek için uçlarını biraz kesin veya kestirin. Ardından kolayca hazırlayacağınız şu maskeyi uygulayın: Bir şişenin içine 2 çorba kaşığı hindyağı, 2 çorba kaşığı beyaz ispirto ve 2 adet yumurtanın sarısını koyup iyice çalkalayın. Sonra bu karışımla, saçlarınızı ve saç diplerini iyice ovalayın. Yarım saat bekleyin. Ardından ılık su ve kükürtlü sabunla güzelce yıkayın.
Düzleştirici bakım
Saçlarım çok kıvırcık. Yıkandıktan sonra da çok kabarıyor. Saçlarımı düzleştirmek için ne yapabilirim?
Yarım su bardağı herhangi bir saç kremi, çeyrek su bardağı bal ve 1 çorba kaşığı badem yağını birbirine iyice karıştırın. Elde edilen karışımı, nemli saçınıza sürüp iyice yedirin. 20 dakika saçınızda bekletin. Daha sonra saçınızı şampuanlayın. Bu formülle saçınızın düzleşmesini sağlayabilirsiniz.

Derinlemesine temizlik
Saçı ve saç derisini derinlemesine temizleyen Hayashi System Hair Fit Daily Shampoo, saça parlaklık ve ışıltı verirken, kurumayı önlüyor. . Saç bakım serisindeki Sysetem Design Texture Mud ise saça istenilen şekli veren ve ayrımları belirginleştiren bir ürün.Serinin, saça ipeksi bir görünüm kazandıran ürünü System Design Volume + Sprey ise daha önceden verilmiş olan şeklin yeniden kazandırılmasını sağlıyor. .

Saçlara bakım Isırgan otu ile pırıl pırıl saçlar

Isırgan otu ile parlak, yumuşak ve sağlıklı saçlara sahip olabilirsiniz. Yapmanız gereken şey çok basit: 8-10 avuç taze veya kurutulmuş ısırgan otunu, bir kabın içindeki 5 litre suya koyun ve ağır ateşte kaynatın. Daha sonra 5-10 dakika süreyle demlenmeye bırakın. Süzdükten sonra saçınızı bu su ile yıkayın. Göreceksiniz saçınız pırıl pırıl olacak.
Ünlü bitki uzmanı Maria Treben, kitabında şöyle bir olay anlatıyor:
Bir zamanlar saçlarının seyrekliği yüzünden peruk kullanan 50 yaşlarında bir kadın

tanımıştım. Geriye kalan saçlarının dipleri de peruk yüzünden tümüyle ölmek üzereydi. Ona, taze ısırgan otu kaynatıp, suyu ile saçını yıkamasını önerdim. Bunu uyguladı. Saçlarının canlanarak sık bir biçimde büyümeye başladığını haftadan haftaya izledim.

Yaz aylarında kendinizi tatil havasına kaptırıp saçlarınızın bakımına özen göstermemiş olabilirsiniz. Sonbahar geldiğinde de saçlarınızın perişan durumu sizi şaşırtır. Bu kez de saçlarınızı kurtarmanın çarelerini ararsınız. Vakit geç olmadan bazı önlemler alırsanız, sonbahar aylarında saç sorunlarıyla karşı karşıya kalmayabilirsiniz.

Havuzların klorlu suları, güneş, deniz ve hatta yaz rüzgârları saçlarınıza zarar verir. Bunlara bir de tatil döneminde saçlara gereken ilgiyi göstermemek eklenince, sonuç sandığınızdan da kötü olabilir. Çabuk zayıflamak için uygulanan rejimler ve dış etkenler, saç telinin ömrünü inanılmayacak derecede azaltıyor. Vücudunuzdaki vitamin ve mineral dengesi bozulduğu zaman da bundan en çok etkilenen gene saçlar oluyor. Yaz sonunda saçlarınızın sağlıklı kalmaları için öncelikle yapmanız gereken şey dengeli beslenmek. Hücrenin gelişmesi için gerekli olan silika, saçların sağlığı açısından da büyük önem taşıyor. Silika, saçların erken ağarmasını önlüyor. Yulaf, arpa, soğan ve ekmek zengin birer silika kaynağı.

DEMİRİN ÖNEMİ

Yaz günlerinde, vücudunuzda demir eksikliği olup olmadığına pek aldırmazsınız. Oysa demir, kan hücrelerinde hemoglobin üretimini artırıyor. Hemoglobin her hücreye kan taşıdığı için çok önemli. Demir eksikliği, saç dökülmelerine neden oluyor. Yaz günlerinde bol miktarda demir içeren yiyeceklerle beslenmelisiniz. Ciğer, erik, yumurta sarısı ve yeşil sebzeleri sofranızdan eksik etmeyin. Parlak ve gür saçlara sahip olmanın bir yol da sülfür almak. Yumurta, et, brokkoli, lahana ve karnıbahar sülfür bakımından zengin olan yiyeceklerdir. Çinko eksikliği saçların uzamasını geciktirir. Yaz günlerinde çok terlediğiniz için vücudunuzdaki çinko miktarı azalır, alkol ve sigara da çinko eksikliğine yol açar. Balık, mantar ve balkabağı çekirdeği, bol miktarda çinko içerir. B vitaminleri de saçlar için çok yararlıdır. Sinir sistemindeki düzensizlik, saçların dökülmelerine yol açabilir. Bu nedenle, tatil dönemlerinde bol miktarda B vitamini almalısınız. B6 ve B12 vitaminleri saçların gürleşip, parlaklaşmalarını sağlar.

Saçların düşmanları

Hava kirliliği

Doğum kontrol hapları, aspirin, yatıştırıcılar, antibiyotikler ve bazı soğukalgınlığı ilaçları

Merkezi havalandırma

Kısa dönemde kilo verdiren diyetler

Stres, uykusuzluk, şoklar ve hastalıklar

Güneşte uzun süre kalmak

Deniz tuzu ve klor

Boyunda ve omuzlarda kireçlenme

Hamilelik

Güneş, deniz, rüzgâr ve saçlar

Cildimizi güneşin zararlarından korumak için koruyucu kremler kullanıyoruz. Ama vücudumuzu bir bütün olarak ele aldığımızda saçlarımızı da düşünmeliyiz. Çünkü cildimizden çok saçlarımız güneşle daha fazla iç içe. Güneşle birlikte tuzlu ve klorlu su da giriyor devreye. Dolayısıyla yazın nimetlerinden tam olarak faydalanabilmek için saçlarımızın bakımıza ciddi olarak el atmak durumundayız.

AZI YARARLI ÇOĞU ZARARLI

Şu sıralar saçlarımıza çok dikkat etmemiz gerekiyor. Çünkü yaz mevsimi saçların dış etkenlere en çok maruz kaldığı mevsimdir. Güneş, deniz ve rüzgâra eklenen klorlu su yüzünden yaz sezonunda saçlar kuruyor, kırılıyor ve sonuç olarak mahvolmasına neden oluyor. Güneş saçların hassaslaşmasında başlı başına etken. Ultraviyole ışınları saç renginin açılmasına neden oluyor. Suyla sıcak birleştiğinde daha da hassaslaşıyor saçlar. Klorlu ve tuzlu su saçlarımızı yıpratırken aynı zamanda renginin açılmasına daha da kötüsü mat bir görünüm almasına neden oluyor. Bütün bir gün boyunca güneş altında kaldığımızı düşünelim. Güneşin kavurucu etkisi cildimizde olduğu kadar saçımızda da etkisini gösteriyor. Cildimiz canlı hücrelerden oluştuğu için kızarıp acıyarak bizi uyarıyor. Oysa ki aynı güneşe maruz kalan saçlarımızı oluşturan hücreler aynı kudrete sahip değil. Ve biz de cildimizi güneşin zararlı etkilerinden korurken, saçlarımız pek aklımıza gelmiyor. Saçın üzeri keratin liflerini dış etkilere karşı koruyan pulcuklarla kaplıdır. Kalkan görevi gören bu pulcuklar o kadar hassaslar ki olumsuz koşullara maruz kaldıklarında çok çabuk bozulup ve saçın iç yapısını koruyamaz duruma geliyor.

Aklaşan saçlara mucize krem

Düsseldorf’daki Henkel-Schwarzkopf firmasınca üretilen bir saç kremi sayesinde beyazlaşmış saçlar yine eski rengini alabilecek. İçinde boya bulunmayan ‘‘Poly Re-Nature Creme’’ adlı saç kremi kuru saça sürülüyor ve 5-20 dakika bekledikten sonra bol suyla durulanıp özel bir şampuanla yıkanıyor. Saçların devamlı aynı renkte kalması için kullanımın iki haftada bir tekrarlanması gerekiyor. Süper krem, şimdilik sarı ve kumral saç üzerinde etkili oluyor. Siyah ve kızıl saçlar için de çalışmalar yaptıklarını söyleyen yetkililer, Almanya’da mayıs sonunda piyasaya çıkarılacak kremin 20 mark’tan satılacağını açıkladılar.

Bakım sistemleri

Malum kadınların çoğunun saçları boyalıdır. Son yıllarda hatta bir kızıl renk merakı sarmıştır. Kırmızı ile akuju arasında neredeyse tüm renkler denenmiştir. Ama konumuzun bununla ilgisi -aslında- yok… Şöyle ki Pantene Pro-V boyalı ve röfleli saçlar için özel bir sistem yaratmış. Yıkama öncesi kullanılabilecek boya koruyucu sprey, sonrası için koruyucu şampuan, sonrası için de yoğun saç maskesi sistemde yer alıyor.

Diğer taraftan saç bakım uzmanı Kerastase’dan da Aqua-Oleum geliyor. Tüm bakım ürünlerine oranla yedi kat daha besleyici olduğu söylenen Aqua-Oleum’in uzmanlar kuaförler tarafından kullanılmasını doğru buluyor. Çünkü uzman ellerde mucize haline geliyormuş…

Deniz suyunun saçlara zararı
Ani ısı artışı, güneşin zararlı UV ışınları, deniz suyundaki tuz, havuzlardaki klor…
Kısacası saçlarımız birçok tehditle karşı karşıya. Gelin, yaz sonunda matlaşmış, kuruyup kırıklarla dolmuş, sağlığını ve güzelliğini yitirmiş saçlarla baş başa kalmamak için saç uzmanlarına kulak verelim.
Hava sıcaklığına dikkat! Sıcaklığın hızla yükselmesi saçın dengesini bozar. Bunu önlemek için saçlarınızın hava alabileceği doğal kumaştan yapılmış şapkalardan yararlanabilirsiniz. Ve mutlaka, saçınızın güneş nedeniyle kaybettiği nem ve parlaklığı geri kazandıracak bir bakım şampuanı kullanmalısınız.
Saçınız nemini kaybetmesin. Düşük nem oranında, saç esnekliğini yitirir, daha kuru ve daha statik olur. Havadaki yüksek nem sonucu ise saç daha dalgalı olur ve çok daha çabuk kirlenir. Yazın özellikle klimalı ortamlarda fazla bulunmamakta fayda var. Klimaların alıp götürdüğü nemi saçınıza geri kazandırmak için besleyici bakım kompleksi kullanabilirsiniz.
UV ışınları: UV ışınları saçınızdaki proteinleri yok ederek güçsüzleştirir ve direncini kırar. Nemlendirici unsuru olan bir saç bakım ürünü kullanarak saçlarınızı UV ışınlara karşı koruyabilirsiniz. Ayrıca mümkün olduğu kadar kurutma makinesinden uzak durmakta da fayda var. Eğer saçlarımı mutlaka kurutmam gerek diyorsanız, makinenizi en düşük ısıda çalıştırın.
Tuzlu su: Deniz suyu saçtaki nemi adeta bir sünger gibi emer. En sağlıklı saç bile yumuşaklığını, doğal parlaklığını, pürüzsüzlüğünü kaybeder. Denizden çıktıktan sonra normal su ile saçlarınızı iyice durulayın. Saçınızı yoğun nemlendiren ve onaran bir şampuanla yıkayın ve her gece mutlaka besleyici bakım kompleksi kullanın.
Yüzme havuzları: Deniz yerine havuzları tercih edenleri de bazı riskler bekliyor. Havuz suyundaki klor, saçın direncini azaltır, kırılmaya daha yatkın hale getirir ve doğal parlaklığını alır. Yazın havuzdan vazgeçemiyorsanız bone kullanabilir ya da havuz sonrası saçınızı iyice durulayarak, bakım yapabilirsiniz.
Kentte yaz sendromu: Sıcak yaz aylarında kent yaşamının getirdiği stres kadar duman ve toz da saçınızı olumsuz etkiler. Saçlarınız hem canlılığını kaybeder hem de kolayca yağlanır. Saçınızı düzenli olarak yıkayıp, iyi bir bakım kompleksi kullanarak kent yaşamının olumsuz etkilerini minimuma indirebilirsiniz

Uzun saçlara

Çok uzun saçlılar, saçlarını yıkadıkları zaman kurutmakta güçlük çekerler. Saçlarınız çok uzunsa, yatağınıza enlemesine yüzü koyun yatın. Saçlarınız yatağın kenarından aşağı sarksın. Kurutma makinenizi çalıştırın.

İdeal saçlar deyince hepimizin aklına kalın telli, parlak ve dipten uçlarına kadar sağlıklı saçlar geliyor.

Yani tıpkı genç bir cilt kadar yumuşak ve taze görünümlü. Ancak, saçların da tıpkı cildimiz gibi yaşlılık süreciyle karşı karşıya olduğunu biliyor musunuz?

Doğal yaşlanma sürecinde saç telleri kalınlıklarını, dış etkenlere karşı koyma gücünü ve rengini kaybetmeye başlıyor. Ya da eskisi gibi aynı tempoda ve kalitede uzamıyorlar.

Ancak panik yapmaya gerek yok. Çünkü olgunlaşan saçlar için de tıpkı cildimiz gibi bir ‘anti aging bakımı’ yapmak mümkün.

Yaşlanmanın çeşitli sebepleri bulunuyor. Bir kısmı kişinin yaşam tarzına bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Örneğin, dengesiz beslenme, cildin ve saçların güneşte fazla kalmasının yanı sıra sigaranın da saçların sağlığında biyolojik olarak olumsuz etkileri bulunuyor.

Çünkü zaman içinde saç kökleri giderek kalınlaşan kolajen liflerle çevreleniyor, kan dolaşımı ve önemli besinlerin buraya ulaşımı zorlaşıyor. Dolayısıyla hücre bölünmesi giderek yavaşlıyor.

Hormonal değişimlerin de östrojenin büyüme etkisini azalttığı ve saç köklerinin giderek daha ince saç teli üretmesine neden olduğu biliniyor. Bir de artık saçlar eskisinden daha fazla dökülmeye başlıyor.

Saçlarınızın yaşlanmasını engellemek elinizde

Saç dökülmesinin normal olup olmadığını evde kendi kendinize test etmeniz mümkün.

Şöyle ki:

30 yaşına kadar günde en fazla 50 saç telinin dökülmesi normal olarak karşılanıyor.

40 yaşına kadar en fazla 80 tel saç dökülmesi normal karşılanıyor.

50 yaşına kadar da maksimum 100 saç teli dökülmesi normal olarak algılanıyor.

Eğer saçlarınızdaki dökülmenin belirgin olarak arttığını düşünüyorsanız, o zaman vakit kaybetmeden bir cilt doktoruna gitmenizde fayda var.

Kozmetikteki son gelişmeler, kafa derisinin de yaşlanmasını önleyici dolayısıyla saç köklerini koruyucu ve bağ dokusunun elastikiyetini sağlayıcı bakımlar ve uygulamalarla ileri yaşlarda bile güzel saçlara sahip olmayı mümkün kılıyor.

Masajlar ve ginko, maya ya da aminexil maddesi içeren saç kürleri kan dolaşımını ve hücre enerjisini yeniden harekete geçiriyor e kolajen kalınlaşmasına engel oluyor.

Saçların giderek yaşlandığını dışarıdan da rahatlıkla anlamak mümkün.

Saçlarınız eskisi gibi parlamıyor, kolay kırılıyor ve hemen zarar görüyorsa o zaman acil önlem almanızını zamanı gelmiş demektir.

Çünkü bu durum sadece fön sırasında oluşan stres ya da kimyasal uygulamalar sonucunda değil, yaşlanma sürecinde saçın yapısını oluşturan yağ üretiminin artık yeterince üretim yapamamasından kaynaklanmaktadır.

Bu durumda saçlar tıpkı cildimiz gibi yaşlandırıcı etkilerin olumsuz etkilerinden korunmak zorundadır. Saçlar için ‘anti-aging’ ürünleri, saçın gereksinimi olan maddeleri geri verebilir.

Aynı serinin ürünlerini kullanmaya özen gösterin

Peki saçlarımızı nasıl nemlendirmemiz gerektiğini biliyor musunuz? Nemlendirme için ipek proteinleri, hücre yenileyici proretinol ya da keramid içeren bakımlar saçların yeniden canlanmasına yardımcı oluyor.

Özel aminoasitler ve provitamin B5 formüllerinin saçlara güç kazandırıcı etkileri bulunuyor. Saç bakımındaki yeni bir teknoloj ise kreatin. Saçın kendi hücre yapısı kompleksinin yerine geçebiliyor ve her saç telini koruyucu etkisi bulunuyor.

Eğer saçlarınızdaki sorunlarla başa çıkmak istiyorsanız o zaman aynı serinin saç tipinize uygun ürünlerini kullanmaktan vazgeçmemelisiniz. Böylelikle şampuan, bakım, saç derisi ya da maskenin optimal olarak etkili olmasını sağlayabilirsiniz.

Isırgan otuyla kepek tedavisi

Birkaç gün önceki bir yazınızda çeşitli sağlık sorunlarıyla ilgili önerilerde bulunmuştunuz. Ben de size yardımcı olmak isterim. Ben amatör bir fitoterapistim. Pek çok insan için önemli bir sorun yaratan saçlarda kepeklenmenin çaresi de aslında çok basit ve masrafsız.

Aktarlardan kolayca bulunabilecek gölgede kurutulmuş ısırgan otu, kepeğin en etkili ilacıdır. İki litre suyu kaynatıp, ocağı söndürdükten sonra bu suya, iki avuç dolusu ufalanmış kuru ısırgan otunu ekleyin, ağzını kapatıp ılınıncaya kadar demlendirin. Sonra tülbentten süzüp, bu suyla, banyodan sonra havluyla kuruladığınız saçınızı, friksiyon yaparak, yıkayın. Durulama yapmadan bekleyip, saçınızı kurulayın. İlk uygulamada sonuç aldığınızı göreceksiniz.

İstediğiniz sıklıkta uygulanabilir; saçınıza hiçbir zararı olmadığı gibi uzun süreli, düzenli uygulamayla saç dökülmesini de önleyebilir.

Kepeklere karşı

 

 

Saçlarda kepek olması rahatsızlık verir. Kepekleri gideren şampuanlar da var, ama siz evinizde saçlarınızı yıkarken son olarak başınıza ılık sirke dökün. Bir saat bekledikten sonra saçlarınızı çalkalayın. Saçlarınızı hem kepekten kurtarırsınız hem de parlamalarını sağlarsınız.

Saçlara parfüm

Saç fırçanıza biraz parfüm sıkın. Ardından saçlarınızı tarayın. Bu sayede saçlarınız gün boyu çok güzel bir koku saçacak. Pahalı parfüm kullanmanıza gerek yok. Sadece saçlarınızın hoş bir kokuya sahip olmalarını sağlayacak ucuz bir parfümü deneyin.

Takıp takıştırılmış saçlar

Takma kafana tokadan başka bir şey lafı trend oldu

Bir süre önce, dümdüz bırakılmış veya acayip şekillerde toplanmış saçlara elveda dedik. Kuaföre gidip bol spreyli ve çok uğraşılmış modeller yaptırmak o kadar demode oldu ki, kadınlar artık en resmi davetlere bile saçları ıslak ve salına salına gidiyorlar. Ama tabii ki, bu durum biz kadınların takıp takıştırma tutkusunu önleyemiyor.

Elimize kolumuza takmazsak, kafamıza takıyoruz anlayacağınız. Öyle çok çeşit ve öyle güzel dizayn edilmiş tokalar var ki piyasada, bunlardan bir kaç tane edinerek, birbirinden değişik ve doğal saç modellerine kavuşmak mümkün oluyor. Üstelik de bir dolu kuaför parası vermeden…

Bu modeller arasında geçen sene en fazla rağbet göreni, hepimizin illaki takmış olduğu kelebek tokalardı. Kelebekler bu sene yerlerini güllere bıraktılar. Artık her kafada bir veya bir kaç adet pembe ve kırmızı güle rastlamak mümkün. Dağınık yapılmış topuzların arasında veya başın ön tarafında alelade tutturulmuş gül ve benzeri çiçekler, hem yaz günlerinde çok ‘‘trendy’’ duruyor, hem de saçlara gerçekten çok uğraşılmış da yapılmış havası veriyor.

Ayrıca, deniz ve güneş mevsimi olan yaz aylarının diğer ‘‘in’’ tokaları, balık veya deniz yıldızı şeklinde olup, saçın ayrıldığı yerden takılanlar. Bunlar genelde kumsala veya havuza inerken takılıyor ve bütünlüğü sağlamak açısından denize ve havuza girildiğinde de çıkarılmıyor. Bunların yanında, bir de gece takmak için uygun olan pırlantalı ve yaldızlı tokalar var ki, onlar da ister toplu saç olsun, ister açık, her türlü modele uygun olarak takılabiliyor. Bu tokaları ünlü markaların butiklerinin yanı sıra, sokak satıcılarında ve sosyete pazarlarında da uygun fiyatlara bulmak mümkün. Özellikle de pazarlarda, sırf farklılık uğruna bu tokaların öyle değişik versiyonları satılıyor ki, insanlar almadan edemiyorlar…

Örnek mi? İncecik bir lastiğin üzerine yapıştırılmış şeker pembesi güller, bildiğimiz 40 yıllık kıskaç tokaların üzerine monte edilmiş çiçekler ve böcekler, arkasından ince bir çubukla tutturulan balıklar, yengeçler ve bilumum deniz mahsülleri ve tabii ki bu yılın gözdesi, Japon tarzı topuz çubuklarının yukarıda kalan ucuna iliştirilen sarı-beyaz papatyalar ve birbirine geçmiş küçücük kalpler…

Kısa ve bakımlı

Kuşkusuz yalnızca Hollywood’ daki kısa saç modasına uymak için saçlarınızı kestirmeyi düşünmeyeceksiniz. Bakımı kolay olan kısa saç modellerinden birini uygulamak sizi büyük bir dertten kurtaracak.

Kısa saçın her yüz şekline yakışmayacağını ileri sürenler de çıkabilir. Bu yılın kısa saç modasını yaratanlar, her şeyi düşünmüşler. Saçlar, önlerde istenirse uzun bırakılıyor. Tepede ve arkada saçlar kat kat kesiliyor. Saçlarıyla oynamaktan hoşlananlar bile saçlarını kısa kestirince bu zevkten yoksun kalacaklarını düşünmüyorlar. Çünkü saçların bir bölümü uzun bırakılıyor. İstenirse uzun saçlar kulak arkasına sıkıştırılıyor.

Her cins saç kısa kesilebilir. Eğer saçlarınızı sürekli olarak boyatıyorsanız, saçlarınızın uçlarının kırılmasından yakınabilirsiniz. Ayrıca boya saçları kurutur da. Böyle bir şikayetiniz varsa, hiç çekinmeden saçlarınızı kısa kestirmelisiniz. Fakat öncelikle kısa saç fikrini benimsemelisiniz. Yüzünüzün kusurlarını uzun saçlarla gizleme olanağından yoksun kalabilirsiniz. Ancak uzun saçların gözlerinizin güzelliğini, boynunuzun uzunluğunu gizlediğini de unutmayın. Saçlarınızı kısa kestirince, yüzünüzün özellikleri gözler önüne serilecek.

Saçların cinsi, kısa kesimin şeklinin saptanmasında önemli rol oynuyor. Eğer saçlarınız inceyse saçların gür görünmesi için kat kat kesilmesinde yarar var. Eğer saçlarınız kıvırcıksa saçların bir bölümünün uzun bırakılması doğru olmaz. Kıvırcık saçlar, çok kısa kesilebilir. Saçlarınızın cinsine uygun bir kesim yaptırabilirseniz, ayna karşısında dakikalarca uğraşmanıza gerek kalmayacak.

Saçlarınızı kısa kestirdikten sonra rengini de değiştirmek isteyebilirsiniz. Boyayı saçlarınızı kestirdiğiniz gün yaptırmanızda yarar var. Kısa kesilmiş saçların size erkeksi bir görüntü vermesini, saçlarınızı boyatarak önleyebilirsiniz. Kısa saçları yıkadıktan sonra saçlarınıza şekillendirici uygulayın.

Önce saçlar fark edilir

Kahve ve Espresso’dan saçlara gelen ışıltı !

Organix, kakao yağı ve espresso çekirdeği yağının birleşiminden oluşan yepyeni ürünü MOCHA ile saçlara özel bakım gerçekleştiriyor. Sonbahara merhaba dediğimiz şu günlerde, yazdan kalma saç hasarlarını gideren, hacim ve ışıltı sağlayan Organix MOCHA, içeriğindeki özler ile diğer organik ürünlerden oldukça farklı ve etkili bir şampuan… Bileşimindeki kakao yağı ve espresso çekirdeği yağı ile saç keselerini, oluşabilecek hasarlardan koruyan Organix MOCHA, saç tellerindeki incelmeyi önlerken, aynı zamanda saçın daha çabuk uzamasını sağlıyor.

Korumalı pırıltı

Saçına ve bakımına düşkün kadınlar için Kerastase her şeyi düşünmüş. Yazın ne yapacakları bir yana, yaz sonrası için de formüller geliştirmiş: Yaz sonunda canlı, parlak, ışıltılı renklere sahip saçlara sahip olunması için Kerastase Solaire ürün serisi hazırlanmış. Uv ışınlarından ve suya karşı engelleyici etkisi sayesinde saçlar yumuşaklığını hiç kaybetmeyecekmiş. Haberiniz olsun

Dikkat, inceldiği yerden kopar!
Bayanların en güzel yanlarından biri de sağlıklı saçlar. Eşlerimizin önünde pırıl pırıl, bakımlı saçlarla dolaşmayı kim istemez.
Saç bakımı denilince şampuanlayıp çıkmaktan bahsetmiyorum. Gerçi ülkemizde de hem bayanlar hem de erkekler saç bakımını, en az tırnak, cilt ve vücut bakımı kadar önemsemeye başladı. Gerekli olan birkaç bakım ve püf noktalar sayesinde birçok saç ve saç derisi sorunlarını önlemiş, yaşayabileceğimiz sorunlara karşı önceden tedbirini almış olacağız.

Saç dökülmesi bayanlar için de erkekler için de ortak bir sorun. Gerçi erkeklerde daha sıklıkla yaşanıyor olsa da saç kaybı psikolojik hastalıklara bile sebep olur. Bu estetik sorunun sebeplerini ise şöyle sıralayabiliriz: Kansızlık, demir eksikliği, çinko eksikliği, hormonal dengesizlikler, ilaçlar, uzun süreli geçirilen hastalıklar, stres ve psikolojik faktörler. Sorunun neden oluştuğunu bilmek için kan tahlili yapılması, hormonların düzeylerinin araştırılması gerekir. Başka bir rahatsızlığınız için kullandığınız ilaçlar bile saç dökülmesine sebep olur. Saç dökülmesi için de ilaçla tedavi şekli ve saç mezoterapi öneriyor doktorlar. İlaçla tedavi sayesinde saç kökleri vücut tarafından güçlendirilirken, mezoterapide ise kıl köklerini besleyen vitaminler ve kan dolaşımını artırıcı ilaçlar, kıl köklerine çok ince uçlu iğneler vasıtasıyla enjekte ediliyor. 9-10 seans sonrasında saç dökülmesi engellenmiş olup, dolgunluk ve parlaklık saça kazandırılırken, saç kalitesinin yükselmesi sağlanıyor. Eğer saçlarınızda elektriklenme oluyorsa bitki özleri içeren nemlendirme losyonları veya şekillendirme kremleri bu soruna çare olacaktır. Uzun vadeli tedavi içinse kemik ve ahşaptan yapılma saç fırça ve tarakları kullanmanız saçınızdaki elektriği aldığı gibi kaliteli fırça kılları ise saç yapınızı bozmayacaktır. Özellikle nisan, mayıs, eylül ve ekim aylarında ise yapılandırma, nemlendirme ve dökülmeyi önleyici bakım kürleri yapmanız saç kalitenizi artıracaktır.

Hormonların düzensiz çalışması ise yağ bezlerinin fazla çalışmasına sebep olur. Bu sebepten saçlarda yağlanma denilen saç problemi ortaya çıkar. Aşırı yağlanmanın bir sebebi de stres ve sigara dumanıdır. Düzenli olarak yağlı saçlara özel bitkisel şampuanlar kullanmalı, eğer saç boy ve uçları kuru ise de saç dipleri için yağlanmayı önleyici saç boyları için de nemlendirme özelliği olan şampuanlar ihtiyacınıza karşılık verecektir. Hiçbir zaman çok sıcak suyla da saçlarınızı yıkamayın, özellikle yağlı ve kuru saçlarda problemleri artırır. O yüzden ılık suyla yıkayıp, soğuğa yakın suyla durulamak gerekir. Kesinlikle fön aletinin de sıcak olmamasına dikkat edin. Ilık kurutmak saçın balık derisine benzeyen pullarına zarar vermediği gibi, saç derisinin de fazla yağ üretimi yapmasını engelliyor. Bu arada genel bir yanlıştan bahsedeyim. Saç derisini ve saçları avuç içleri ile yıkamak, parmak uçları ile masaj yardımıyla şampuanlamak en sağlıklısı. Tırnaklarınızla saç derisini yıkamaya çalışırken saç köklerine zarar verdiğinizi unutmayın. Saç diplerindeki yağ keseciklerine zarar verip aşırı yağlanmayı desteklemiş oluyorsunuz. Köpük ve sprey gibi şekillendiricileri saç diplerinize kullanmanız ve sık taramanız da sakıncalı. Yağlanmayı önleyici yıkama sonrası spreyleri ve yıkama öncesi kremler de etkili çözüm ve eczanelerden veya parfümerilerden bitki özlü bu ilaçları temin edebilirsiniz.

Yağlanmanın aksine mat görünen saçlar da başka bir sorun. Sık fön işlemi, perma, ısı değişimi, rüzgâr ve sürekli renk değişimi bu sorunun sebepleri. Saçlarınızı canlandırmak için ise limon suyunu veya elma sirkesini soğuğa yakın ılık suyla karıştırın. Saçınıza uygun şampuanla yıkayıp, kirden arındırdıktan sonra son durulama suyunu hazırladığınız karışımla yapın. Özellikle boyadan sonra bir ay süreyle haftada bir en az bu karışımı kullanın, göreceksiniz pırıl pırıl saçlara sahip olacaksınız. Bakım yağları içeren serumlar da saçlarınıza parlaklık verir. Son çare olarak da bitki özlü multivitamin kürlerini düşünebilirsiniz.

Çok ince ve düz saçlarda ise hacimsizlik çok sık rastlanan bir problem. Piyasadan veya eczanelerden edinebileceğiniz bitki özlü şampuanlarla saçlarınızı yıkayıp, saçları onarma özelliği olan şekillendiricileri saç uçlarınıza kullanmanızı tavsiye ederim. Ardından saçlarınızı ayrıldığı çizginin tersine yönden ılık fön makinesi sayesinde havalandırın. Kısa saçlarda da yine şekillendiricileri saç uçlarına sürüp, parmaklarınız veya kalın fırça yardımıyla fön makinesi ile hacim kazandırın. Tedavi için keratin yüklü bakım ürünleri kullanabilirsiniz.

Saçınızı iyi durulayın
Birçok kadın, saçının matlığından şikayet eder. Oysa sorun her zaman saçın kalitesinden kaynaklanmıyordur. Matlığın nedeni çoğu kez yanlış durulamadır. Özellikle çok fazla şampuan kullandığınızda duruluma işlemi zorlaşır. Saçlarınız köpüklü kaldığında ise mat görünürler. Durulama suyuna maydanoz, suyu, sirke ya da papatya çayı eklerseniz, saçlarınızın parlaklığını arttırırsınız.

Gebelikte Saçlar da Değişir
Uzmanlar, gebelik sürecinde gözlenen bu durumun fiziyolojik bir olay olduğundan, yersiz endişelere kapınılmaması gerektiğini belirterek, stres ve sıkıntının bu durum üzerinde oldukça etkili rol oynadığını da sözlerine ekleyerek şöyle devam etti; “Hormonlardaki değişiklik en fazla saçlarında belli olur. Saçlarda görülen en belirgin özellik, saç tellerinin kalınlaşması ile başlar. Bu nedenle saçlar hamilelik döneminde daha doldun ve sağlam olabilir. Bu süre içinde hormonlar fazla çalıştığından saç uzamaya devam ederken dökülme azalır. Gebelikten sonraki dönemde, hormonlar normale döndüğünden saçlarda dökülme gözlenir ve saç düzeni normale girmeye başlar.”

 

Saçlara bakım nasıl yapılır?Saçlara bakım nasıl yapılır? hakkinda aciklamalar Saçlara bakım nasıl yapılır? konusunda bilgiler.

Anahtar Kelimeler:Saçlara bakım nasıl yapılır?,Saçlara bakım, kuru saçlara bakım ,yıpranmış saça bakım ,yıpranmış saçlara evde bakım ,yağlı saçlar, saça elma sirkesi ,saçların bakımı, saçlara bitkisel bakım ,saça badem yağı



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.