19 Kasım Pazar
hava durumu

Propolisli macun

Propolisli macun KANSERİN ÇARESİNİ ÖMER ÖZDOĞAN BULDU BAL MACUNU (KANSER HASTALIĞI, ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ, TEDAVİ YÖNTEMLERİ)   Kansere çareyi...
Bu Haber 18 Nisan 2013 10:57 Yayınlandı

KANSERİN ÇARESİNİ ÖMER ÖZDOĞAN BULDU BAL MACUNU (KANSER HASTALIĞI, ÇEŞİTLERİ, ÖZELLİKLERİ, TEDAVİ YÖNTEMLERİ)

 

Kansere çareyi Trabzonlu Ömer Özdoğan buldu!

 

Trabzonlu Ömer Özdoğan, bir yıl önce, telefonla arıyor ve “Kansere çare buldum, ya beni kendi programınızı çıkarın ya da Uğur Dündar’ın telefonunu verin” diyordu. Önceleri pek ciddiye almamıştım ama ısrar üzerine Dündar’ın telefonunu bulup kendisine verdim.

 

Sonra bir yakınımın kanser olduğu ve iki aylık ömrü kaldığı ortaya çıktı. Öyle ki doktorlar kemoterapi bile uygulayamıyor, vücudun bu ağır ilaçlara direnemeyeceğini ve hastanın hemen öleceğini söylüyordu.

 

***

Hastamızın midesi bir yıl önce tamamen alınmıştı. Hastalık daha sonra midenin üstünde 12 parmak bağırsağından yemek borusuna ve oradan da artık bütün vücuda yayılmaya başladı.

 

Yapacak başka bir şey kalmadığından Ömer’i aradım ve bahsettiği ilâcı göndermesini istedim.

 

Ömer’in gönderdiği bal, arı sütü ve polenden oluşan macunu ve arı sakızını hastaya verdim, Bir hafta içinde kendi çabasıyla ayağa kalkmaya, yürümeye başladı. Bacağındaki 20 cm. uzunluğunda ve dört-beş cm. enindeki yara da hızla iyileşmeye başladı. Belden aşağısı davul gibi şişiyor, su topluyor ve bacağındaki yaradan şırıl şırıl su akıyordu. Bu arada iyileşmeye başlayıp evin içinde dolaşırken ayağı bir mindere takılıp düştü, kalçasını kırdı, ameliyat edildi,  ameliyat yaraları da üç ay içinde hızla kapandı. Bir deri bir kemik kalmışken, kilo aldı, kendisini iyi hissetmeye başladı, genel karakteri olan karamsarlığı bile kayboldu, sağlıklı düşünmeye başladı. Şimdi hastamızın kan tahlilleri de tamamen temiz çıkıyor.

 

Bütün bunlar 200 gram arı reçinesi, 1,5 kilo bal macunu ve doktorun reçeteyle verdiği, hastamızın her gün kullandığı vitamin yüklü mamalar ile oldu.

 

***

Anladığım kadarı ile arı reçinesi, (propolis), vücuttaki kanserli hücreleri yok ediyor. Bunu yapmak için önce kanı temizliyor. Temiz kan, sadece hasta hücreleri yok ederken, iyi beslenme ile yeni üretilen sağlıklı hücreler onların yerini alıyor.

 

Fakat propolis, her türlü kanserde etkili olur mu bilmiyorum. Yine de yöntem kesinlikle denemeye değer, çünkü hiçbir yan etkisi yok, kanı temizlediği için faydası kesin.

 

Kemoterapi, kanserli hücrelerle birlikte sağlıklı hücreleri de yok ettiğinden hastanın iyileşmesi, çok dirençli bir vücuda sahip olmasına bağlıdır.

 

Böyle bir bilgi elde ederek hastamızın iyileştiğini görünce, vicdanen rahatsız oldum ve birkaç ay önce “kansere çare var” diye bir yazı yazdım ve bizim gibi tamamen çaresiz kalanlar uygulasın istedim. Yazmasam, böyle bir çareyi sadece kendi yakınlarım için saklamış olurdum.

 

***

Arı, kış dönemi öncesi, kovanın girişini kapatmak ve kovanı dezenfekte etmek için arı reçinesini üretir. Yalnız bu maddenin hepsi alınırsa bütün arılar, mikroptan ve soğuktan ölür. Arıya da bırakmak gerekir. Bir kovandan ne kadar alınabileceğini arıcılar bilir. Son yıllarda görülen toplu arı ölümlerinin sebebi, kovanlarından aşırı miktarda arı reçinesi alınması olabilir.

 

Hasta, bu sakızdan normal sakız kadar bir parça keserek veya kopararak ağzında eritip un-ufak edene kadar çiğneyip yutacak. Bunu günde üç-beş defa tekrarlayacak.

 

Macun ise hakiki bala, arı poleni ve çok az miktarda arı sütü karıştırılarak elde edilir. Sabahları, kavanozdaki macun iyice karıştırıldıktan sonra hastaya bir kaşık verilir. Arı sütünün fazlası tehlikeli olabilir, doping etkisi vardır.

 

Kuran’daki arı mucizesi

 

“Kansere çareyi Trabzonlu Ömer Özdoğan buldu” başlıklı yazımla ilgili olarak, çok sayıda okuyucumuz aradı veya mesaj gönderdi. Öncelikle belirteyim ki, sadece yaşadığım tecrübeleri aktararak, doktorların umut kestiği hastalara bir faydam olabilir mi diye düşündüğüm ve birileri hemen bu işin ticaretini yapmaya başladığı için, ayrıca bu buluş, bizim hastamızın kurtuluşuna vesile olan Ömer Özdoğan adıyla anılsın ve arıcılar özellikle propolisi, sadece hastası olanlara satsın diye bu yazıyı yazdım. Çünkü yabancılar, bütün arı sakızlarını toplamaya başladı! Yani dünya, bu çareyi biliyor!

 

***

Arayan bütün dostlar, Ömer Bey’in telefonunu istiyor. Ömer Bey, doktor değil, bu işin ticaretini de yapmıyor. Fakat tıp fakülteleri Ömer Bey’in tecrübeleri ile ilgileniyor. Ömer Bey, arayanlara sadece kendi tecrübesini anlatabilir ve bu doğal (bilgi yelpazesi.net) maddelerin nasıl kullanılması gerektiğini söyleyebilir. Bal, polen gibi arı ürünleri serbestçe satılan maddeler olduğu için de tavsiye edilmesinde tıbben ve hukuken hiçbir sakınca yoktur. Tabii, kanserin her çeşidinde ve her hastada olumlu sonuç alınabileceğini, tecrübe edilmedikçe kimse söyleyemez.

 

***

Bal, arı poleni, arı sütü ve arı reçinesi sadece Trabzon’da bulunmuyor, yurdun ve dünyanın her tarafında arıcılardan temin edilebilir. Bu bakımdan, herkes kendi bulunduğu şehirde veya ulaşabildiği herhangi bir arıcıda bu maddeleri bulabilir. Yalnız arı sütünü doktor tavsiyesine göre kullanmak gerekir. Fazlası, tehlikeli olabilir.

 

Eskiden arıcılar bu reçineyi, bahar temizliği yaparken bıçakla kazıyarak çöpe atardı. 100 gramı bir kişiye bir ay yeter. Çam sakızı gibidir. Arı bu maddeyi yaparken çam sakızından da faydalanır. Hasta, günde üç beş defa bu sakızdan normal sakız kadar bir parça keserek veya kopararak ağzında eritip un-ufak edene kadar çiğneyip yutacak. Tabii bir hastanın bunu yapabilmesi, yemek yiyebilmesine bağlıdır.

 

Macun ise herhangi bir arıcıdan temin edilecek hakiki bala, üçte bir oranında arı poleni ve bir çay kaşığı arı sütü karıştırılarak elde edilir. Sabahları, kavanozdaki macun iyice karıştırıldıktan sonra hastaya bir kaşık verilir. Tayyip Erdoğan’ın her sabah bu macunu kullandığını eşi Emine Hanım açıklamıştı bir ara.

 

Macunun karıştırılmasının sebebi, içindeki arı sütünün her kaşığa dengeli dağılması içindir.

 

***

Asıl etkili olan madde arı reçinesidir.

 

Propolis diye aranırsa İnternet’te ayrıntılı bilgi de bulunabilir.

 

Ömer Özdoğan’a göre kemoterapi uygulanmamışsa, normal yemeğini yiyebiliyorsa, hasta birinci hafta biraz toparlanmaya başlar, iki ay içinde iyileşir. Ne olur ne olmaz diye bir ay daha devam etmek faydalıdır.

 

Ayrıca propolisin şeker, guatr ve astıma da çok iyi geldiği öne sürülüyor. Zaten kanser, şekerle ilgilidir. Kanser, şekerle beslenir denilmektedir.

 

Propolis, Japonya’da mucize ilaç diye bilinir. Bütün dünyada ve Türkiye’de eczanelerde satılıyor ama onlar kimyasal işlem görmüştür, alkolle temizlenmiştir.

 

Her maddenin doğal olanı ve az miktarda kullanılması faydalıdır.

 

Ömer’in bu yöntemi nasıl bulduğuna gelince; “Arının ürettiklerinde sizin bilemediğiniz faydalar vardır” mealindeki ayetten yola çıkarak ve arıcılara “Arı, bizim bilmediğimiz başka ne üretiyor?” diye sora sora bu yöntemi bulmuş. İnternet’teki propolis bilgilerinden ise ben bahsedene kadar hiç haberi yokmuş.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.