19 Kasım Pazar
hava durumu

KARTACALI KOMUTAN HANNİBAL KİMDİR HAYATI

KARTACALI KOMUTAN HANNİBAL  KİMDİR HAYATI KARTACALI KOMUTAN HANNİBAL KİMDİR HAYATI .Roma nın kalbine inen Kartacalı lider Hannibal Barca .. Hannibal’in mermer büstü,...
Bu Haber 18 Mart 2013 12:21 Yayınlandı

KARTACALI KOMUTAN HANNİBAL

KİMDİR HAYATI

.Roma nın kalbine inen Kartacalı lider Hannibal Barca ..
Hannibal’in mermer büstü, (Ulusal müze, Napoli)
M.Ö. 246 – M.Ö. 183
Tam adı : Hannibal Barca
Doğum tarihi : M.Ö. 246
Ölüm tarihi : M.Ö. 183
Ölüm yeri : Libyssa, (şimdi Gebze)
Babası : Barca

 

Hannibal (Hanibal, Anibal), M.Ö. 246 ile M.Ö. 183  yılları arasında yaşamış Sami ırkından gelen Romanın ta kalbine kadar inen lakin roma entrikaları ile boyun eydirilen “Stratejinin Babası” diye anılacak Kartacalı politikacı ve general.

ROMAYA YA DİZ ÇÖKTÜREN EFSANEVİ KOMUTAN  HANNİBAL’İN ÜLKESİ

Tunus’un muhteşem tarihini gözler önüne seren mekanlardan birisi de Kartaca. Efsanevi komutan Hannibal’in kenti olarak bilinen Kartaca, MÖ 814 yılında kurulmuş bir Fenike kolonisi. Roma İmparatorluğu’na kafa tutan Kartaca devleti, MÖ 146 yılında bir daha ayağa kalkamayacak şekilde tamamen ortadan kaldırılmış. Harabelerdeki hamam, antik tiyatro ve liman, görülebilecek mekanlar arasında.

.
Kartacalıların yönetici sınıfı daha iyi diplomat ve Roma senatosu daha az inatçı olsaydı, Hannibal’ın askeri başarılarının ardından Roma tamamen ortadan kaldırılabilecekti. Ancak, kendini toparlayan Romalılar Kartaca’ya saldırdı. İtalya’da bulunan Hannibal Kartaca’ya dönerek Romalılarla son kez savaştı ve yenildi. Kartaca ordusu Romalılar tarafından ezildi ve kent baştan sona yıkıldı.

.

Tunus’un büyüsünü anlamak için ise Kartacalı efsanevi komutan Hannibal’in yaşam öyküsünü bilmek gerekiyor. Kuzey Afrika’daki kudretli Kartaca ülkesinin büyük komutanı Amilkar Barka’nın oğlu Hannibal, henüz çocukken Kartaca’nın egemenliği için sürekli tehlike olan Roma’nın amansız bir düşmanı olmak üzere yemin etti. Romalılara karşı beslediği nefreti, üstün yaradılışıyla besledi. Genç Hannibal, ant içtiği günden sonra bir savaş havası içinde yaşamaya başladı. 9 yaşından itibaren askerler arasında eğitilen Hannibal, genç yaşta dayanıklılığını ve soğukkanlılığı göstererek askerlerin sevgisini kazandı. Kısa bir süre sonra babası savaş alanında öldüğünde onun yanı başında kılıç sallıyordu ve henüz 18 yaşındaydı.
Hannibal, Kartaca süvari birliklerinin komutanı olarak kayınbiraderi Hasdrubal’in emrinde 8 yıl daha savaşa katıldı. MÖ 221’de Hadrubal ölünce Kartaca ordusu 26 yaşındaki Hannibal’i başkomutanlığa seçti.

Askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge’un ”Stratejinin Babası” olarak nitelediği Hannibal, Roma’nın en büyük düşmanı olarak 2. Pön Savaşı’ndaki başarılarıyla tanındı. Filleri içeren ordusuyla İber Yarımadası, Pireneler ve Alpler’den kuzey İtalya’ya girerek, Romalıları birkaç önemli savaşta yendi. Ancak kendini toparlayan Romalılar, tekrar Kartaca’ya saldırdı. İtalya’da bulunan Hannibal, Kartaca’ya dönerek Romalılarla son kez savaştı ve yenildi. Kartaca ordusu Romalılar tarafından ezildi ve kent baştan sona yıkıldı.

Kendisine karşı yükselen muhalefet yüzünden gönüllü sürgüne giden Hannibal, önce Selevkos İmparatorluğu olmak üzere Ermenistan’a ve Anadolu’daki Bitinya’ya giderek buradaki saraylarda askeri danışmanlık yaptı. Bitinyalı yetkililer tarafından Romalılara teslim edileceğini anlayan Hannibal, yüzüğünde taşıdığı bilinen zehiri içerek intihar etti.

.

İlk yılları 

Ünlü Kartacalı komutan Hamilcar Barca’ın oğlu olan Hannibal, küçük yaşlarda babasının isteğiyle, Roma’ya karşı her zaman kin duyacağına dair ant içti. Kısa bir süre sonra babasının ölümünü müteakiben, eniştesi ve kardeşinin yardımıyla asker oldu.

.

Askeri hayatı 

Hannibal; tüm zamanların en büyük askeri dehalarından biridir. Hannibal, Scipio ve Philopoemen ile birlikte çağının üç büyük generalinden biriydi. Scipio onu şimdiye kadar yaşamış en büyük generallerden biri olarak kabul eder, Epirli Pyrrhus’u ikinci sıraya yerleştirir, kendisini de üçüncü olarak kabul eder. Aynı sıralama Hannibal’a sorulduğunda o, Büyük İskender’in en büyük general olduğunu söyler. İkinci olarak Pyrrhus’u gösterir, kendisini de üçüncü sıraya koyar. Askeri tarihçi Theodore Ayrault Dodge Hannibal’ı “Stratejinin Babası” olarak nitelendirir  ve en büyük düşmanı olan Roma’nın bile onu yine kendi taktikleriyle alt ettiğini belirtir.

Roma’nın en büyük düşmanı olarak 2.Pön Savaşı’ndaki başarılarıyla tanınmıştır. Filleri içeren ordusuyla İber Yarımadası, Pireneler ve Alpler’den kuzey İtalya’ya girmiş ve Romalıları birkaç önemli savaşta yenerek, Roma’nın askeri gücünü tamamen ortadan kaldırmış, ancak daha sonraları Spartaküs’ün düştüğü yanlışa benzer olarak, Roma’yı ele geçirmemiştir.

Kartacalıların yönetici sınıfı daha iyi diplomat ve Roma senatosu daha az inatçı olsaydı, Hannibal’ın askeri başarılarının ardından Roma tamamen ortadan kaldırılabilecekti. Ancak, kendini toparlayan Romalılar Kartaca’ya saldırdı. İtalya’da bulunan Hannibal Kartaca’ya dönerek Romalılarla son kez savaştı ve yenildi. Kartaca ordusu Romalılar tarafından ezildi ve kent baştan sona yıkıldı.

.

Sürgün ve ölümü 

.

Hannibal – İki gümüş sikke, M.Ö. 230, British Museum

Kendini karşı yükselen muhalefet yüzünden gönüllü sürgüne giden Hannibal, önce Selevkos İmparatorluğu Bitinya’ya giderek buradaki saraylarda askeri danışmanlık yaptı. Bitinyalı yetkililer tarafından Romalılara teslim edileceğini anlayınca yüzüğünde taşıdıgı bilinen zehiri içmek suretiyle intihar ederek yaşamına son vermiştir. Mezarı bilinmemekle beraber, ölüm yeri olan Gebze’de bulunan Tübitak Atatürk’ün girişimleri sonucu yapılmıştır. Daha sonrada Gebze yerleşkesine su getirme çalışmaları sırasında bulunan bir mezarın Hannibal’a ait olduğu zannedilmektedir. olmak üzere Ermenistan’a ve yerleşkesinde kendi anısına yapılan bir heykel bulunmaktadır. Heykel 1937 yılında

.

Etkileri 

Hannibal dünyaca ünlü bir komutan ve askeri strateji konusunda çok bilgili biridir. Hatta Hannibal Barca’nın savaş stratejilerinden bazıları Kurtuluş Savaşı’nda da Yunanlılara karşı başarıyla kullanılmıştır. Savaş tarihçisi Theodore Ayrault Dodge, ona “askeri stratejinin babası” unvanını vermiştir; çünkü en büyük düşmanı olan Roma bile onun savaş taktiklerini kullanmıştır. Hannibal’ın yaşamı ve savaşları birçok belgesel ve filme konu olmuştur.

Hannibalın ülkesi Kartacanın Tarihi

*Kartaca Fenike kolonilerinin en büyüğüdür,en güçlüsü ve en zenginidir 

Afrikanın kuzeyinde (tunus), avrupadan 90 mil uzaklıkta devlet kuran kartacalılar, bulundukları noktanın jeoekonomik konumunun verdiği avantaj ve fenikeli atalarından kalan üstün ticaret bilgisiyle kısa zamanda paranın dibine vurdular.zamanla afraka kıyısının büyük bir kısmı, ispanya ve fransanın belli bölgelerini denetimleri altına aldılar.kartacanın bu kadar güçlendiği zamanda italya kıtasının merkezindaki roma şehrinde yeni bir devlet kuruldu ki kısa zamanda güçlenen bu devle ile kartacalılar arasında çatışmalarda başladı. 218 yılında yapılan savaşta hannibal komutasındaki kartacalılar roma ordusunu büyük bir yenilgiye uğratarak roma üzerine yürüyüşe geçer. alpleri aşan hannibal ve ordusu üstüne gönderilen tüm orduları ezerek italyayı egemenliği altına alır ancak bu sırada ülkesinden askeri yardımın gecikmesi ve yardıma gelen abisinin öldürülmesi üzerine italyayı terkederek ülkesine döner. son kalan roma ordusu kartacaya çıkar ve ülkeyi tarihten siler…

Milattan önce varolmuş bir uygarlık. ispanya’da yaşarlardı. kuzey afrika’ya göç ettikleri de oldu. en ünlü hükümdarı hannibaldır. romalılar tarafından tuzlu buz edildiler.

Kartaca, M.Ö 814 yılında, Tunus yarımadasında kurulmuş olan bir Fenike kolonisidir. Kartaca, Fenike dilinde Kart-hadaşt yani “Yeni Şehir” anlamına gelmektedir. Kart Hadaşt, 22 sessiz harften oluşan Fenike alfabesiyle QRT-HDST olarak yazılmaktadır.

Bugün için Kartaca ile ilgili yazılı kaynaklar, Romalı ve Yunanlı tarihçilerin çalışmalarıyla sınırlıdır. Gerek Kartacalıların gerekse de Fenikelilerin papirus kullanmaları ve bu materyalin zaman içinde dağılması sonucu, Kartaca ve Fenike yazılı kaynakları zamanımıza kadar ulaşmamışdır. Bu sonuçta kuşkusuz Pön savaşları sonunda Roma ordusunun Kartaca’yı yakıp yıkmasının da etkisi vardır.

Antikçağa damgasını vurmuş semitik kökenli büyük ticaret imparatorluğu. M.Ö 814 yılında kurulmuş, M.Ö 146’da romalılar tarafından yıkılmıştır.

Kartaca kenti M.Ö 814 yılında, filistin topraklarında bulunan tir (sur) kentinden gelen fenikeli tüccarlar tarafından tunus’da kurulmuştur. 6.yüzyıl başında babil kralı nabukadnezar tarafından tir kenti yıkılınca, tüm fenike kolonilerinin en büyüğü, en zengini ve en güçlüsü olan kartaca bağımsızlığını ilan etti. diğer büyük kartaca kolonileri -leptis major, leptis minor, hippo zarytus ve ardumentum- duvarlarını yıkıp kartaca egemenliğine girmeyi kabul etmek durumunda kaldılar. bir tek, kartacadan yaklaşık üçyüz yıl kadar önce kurulmuş olan büyük ve güçlü komşu kent utica duvarlarını muhafaza etme ve devletin yönetiminde eşit söz sahibi olma hakkını elde etti.

Tir ve sidon şehirlerinin ispanya ile sicilya’da kurdukları koloniler yunan yayılmacılığıyla karşı karşıya gelince kartaca’dan yardım istediler. neticede sicilya üzerindeki yunan gücü durdurulmakla kalmadı, kartaca hem sicilya’da, hem de balear adaları ile ispanya kıyısında kendi kolonilerini kurdu. ardından sicilya, sardunya ve balear adalarının tamamı kartacalılarca fethedildi; libya ve cezayir kıyılarında yeni yerleşimler kuruldu. M.Ö 520 yılı civarında cebelitarık boğazının ötesine yollanan bir keşif seferi fas, moritanya, senegal, gine ve hatta madeira ile kanarya adalarında yeni yerleşimler kurdu. sürekli büyüyen kartaca kentinin nüfus fazlası bu yeni yerleşimlere yollanıyordu. özellikle kuzey afrika kolonilerindeki nüfusun yerli afrikalılarla karışması sonucu ortaya libyo-fenikeliler denilen yeni bir ırk çıktı.

kartaca imparatorluğu iki “kral”, bir senato ve bir meclis tarafından yönetiliyordu. tüm memuriyetler, içine dahil olma koşulunu soy değil de zenginliğin belirlediği bir aristokrasinin elindeydi. krallar her yıl yeniden seçiliyorlardı. görevleri daha çok yargıyla ilgiliydi. senatoyu denetlerler ve sivil yönetimi de kontrol ederlerdi. bir kişi için yeniden seçilmenin sınırı yoktu. örneğin hannibal 22 yıl arka arkaya kral seçilmişti. bu krallara “shofet” denilmekteydi (latinceye “suffete” diye geçmiştir)

kartaca senatosu ise üçyüz kadar asilzadeden oluşuyordu. otuz kişilik iç konseyin üyeliği ömür boyuydu. bu konsey ordu ve donanma komutanlarını seçen, shofetlere destek olan ve denetleyen asıl yönetim organıydı. bir shofet aynı zamanda general veya amiral de olabiliyordu ancak bunun için konumunun iç konsey tarafından onaylanması gerekiyordu. seferlerde her komutanın yanında senatonun bir temsilcisi de bulunurdu.

ilerleyen yıllarda iç konsey “yüzler” adı verilen ve 104 yargıçtan oluşan bir yüksek mahkeme ile değiştirildi. bu mahkemenin görevi asayiş ve düzeni sağlamak olduğu kadar üyeleri askeri komutanlık görevlerini de icra etmek durumundaydılar. yenilmenin cezası çarmıha gerilmekti. “yüzler” zamanla tüm senatonun kontrolünü ele geçirdiler ve geceleri gizlice toplanan yarı-gizli bir kuruma dönüştüler. “yüzler” üyeleri kağıt üzerinde her yıl yeniden seçiliyordu; gerçekte ise aynı kişiler sürekli yeniden seçilmekteydi. böylece imparatorluğun doruğunda olduğu zaman diliminde, yaklaşık yüz yıl boyunca uygulanan politikalar, özellikle de dış politika, sabit kaldı.

Kartaca meclisine ise belli bir sınırın üstünde mülk sahibi her kartacalı katılabiliyordu; ancak bu meclisin shofetlerin seçimlerini onaylamak haricinde pek az gücü vardı. senatoyla meclis arasında neredeyse tüm kartaca tarihi boyunca süren rekabet ve husumet bu devletin çöküşünün başlıca nedenlerinden birisi olacaktı.

Kartaca ordusu ilk başta ağır savaş arabalarınca desteklenen hafif piyade birliklerinden kurulu tipik bir ortadoğu ordusu görünümündeydi. ancak sicilya’da yunanlılarla yapılan savaşlar sonucu ağır silahlı ve zırhlı hoplites askerleri ile phalanx taktiği benimsendi. 1.pön savaşından hemen önce ise xantipphos adlı bir spartalı paralı asker orduyu makedon usulünde yeniden eğitti. mısır üzerinden gelen bir pers ordusu ile yapılan savaşta kartacalılar ilk defa savaş fillerinin gücüne şahit olmuşlardı. savaş arabaları da yerlerini, o zamanlarda sahra çölünün güneyinde bile bulunabilen fillere bıraktılar. ordunun çekirdeğini böylece makedon phalanx’ı düzeninde savaşan libyo-fenikeli piyadeler ile filler oluşturdu. geri kalan birlikler ise tamamen paralı askerler tarafından kurulmuştu. kartacanın zenginliği böylesine çok sayıda paralı askeri beslemeye yetmekteydi. özellikle numidyanın müthiş hafif süvarileri, balear adalarından gelen sapancılar, suriyeli okçular ve keltiber kılıççıları en tutulan paralı askerlerdi.

Kartacanın donanması ise çok büyüktü ve bu denizaşırı imparatorluğun temel direğiydi. romalı yazar appianus sadece kartaca şehrinin tersanesinde ikiyüz kadırganın birarada tutulabildiğini söylemektedir (bu iddiası arkeoloji tarafından da doğrulanmıştır) kartaca gemileri “dörtlü” ve “beşli” denilen tipte, üçer sıra kürekli savaş kadırgalarıydı. donanma mürettebatları tamamen profesyonel gemicilerden kuruluydu. kürekçilerinin disiplini ve mahmuzlama taktiğindeki uzmanlığı kartaca donanmasını tüm batı akdenizin tartışmasız hakimi yapmıştı.

M.Ö 3.yüzyılın başlarında kartaca gücünün doruğundaydı. tüm batı akdenizin sahibi, tüm akdeniz ticaretinin de lideriydi. nüfusu bir milyonu geçiyordu. fakat bu talih dönmek üzereydi.

Orta italyadaki küçük roma kenti, kartacanın aşağı yukarı yaşıtıydı. yaklaşık beş yüzyıl süren mücadelenin ardından tüm italyayı egemenliği altına almış, dinamik ve gelişen bir büyük güç olarak dünya sahnesine çıkmıştı. şimdi gözlerini zengin sicilya’ya çevirmiş fırsat kollamaktaydı. beklediği fırsat sicilyadaki kartaca kolonileri ile yunan kolonileri arasında çıkan savaşta, yunanlıların yardım talebiyle geldi. romanın niyetlerinden uzun süredir haberdar ve tedirgin olan kartaca bunu kaldıramayarak o.d.ö 265 yılında romaya savaş ilan etti. böylece başlayan 1.pön savaşı çok çekişmeli bir mücadele oldu. kartacalılar tarihlerinde ilk defa böylesine becerikli ve azimli bir düşmanla karşı karşıya geliyorlardı. uzun ve zorlu mücadelelerden sonra roma üstün geldi. 241 yılında kartaca barış imzalamak ve sicilya’yı boşaltmak zorunda kaldı.

Kartaca bu müthiş darbeden şok olmuş fakat çok da öfkelenmişti. ancak şahit olduğu roma gücüne karşı bir kez daha savaşa girmeyi göze alamadı. bunun yerine kayıplarını iber yarımadasının kuzeyindeki gümüş madenlerine sahip olarak gidermeye niyetlendi. savaşın kahramanı olan general hamilcar barca ile oğulları hannibal ve hasdrubal güçlü bir orduyla ispanya’ya çıktılar. ancak romalılar kartacanın yeniden güçlenmesine asla izin vermeyeceklerdi. kartacalıların yolu üzerinde bulunan saguntum şehri ile ittifak anlaşması yapan roma, kartaca güçlerinin ebro ırmağının kuzeyine çıkmasını savaş nedeni sayacağını bildiren bir ültimatom verdi. tekrar savaştan başka yol kalmamıştı.

M.Ö 218 yılında hannibal hazırlıklarını bitirerek ebronun kuzeyine bir ordu yolladı. bunun üzerine roma savaş ilan etti. ii. pön savaşı ve hannibal’in italya seferi tarihin dönüm noktalarından biridir. romayı neredeyse çökertecekken bocalayan kartacalı komutan tek başarı şansını kaybetti. romalılar büyük insan kaynaklarını kullanarak kayıplarını telafi ettiler, başkentlerini güvene aldılar ve kuzey afrikaya konsül scipio’nun komutasında bir ordu çıkarttılar.M.Ö 202 yılında yapılan zama muharebesinde kartacanın beli kesin olarak kırıldı. zorlandığı barış ile ispanyadaki tüm topraklarını da kaybeden kartaca böylece başladığı yere dönmüş oldu.

romalılar hannibal’in kendilerine yaşattığı felaketten öyle etkilenmişlerdi ki, kartaca tamamen yok olmadan asla güvende olamayacaklarına inanan birçok etkin kişi mevcuttu. bunların en ünlülerinden olan senatör marcus cato her konuşmasını “carthago delenda est” “kartaca muhakkak yıkılmalıdır !” diyerek bitiriyordu. romalılar kartacanın kuzey afrikadaki vasal krallıklarını isyana kışkırttılar. kartaca artık geçmiş gücünün bir gölgesi haline gelmişti. nihayet o.d.ö 149 yılında, romalıların ittifak kurdukları numidya kralı kartacaya isyan etti. kartacanın verdiği silahlı tepki son vuruş için gerekli bahaneyi sağladı. zama zaferinden sonra “africanus” ünvanını almış olan scipio’nun öz torunu, konsül scipio minor’un komutasında bir roma ordusu karadan; bir roma donanması da denizden kartacayı ablukaya aldı. nihayet M.Ö 146 yılında teslim olan kartaca yüzyıllarca hatırlanacak bir sona ulaştı: tüm nüfus köle edildi, direnenler öldürüldü; tüm şehir temellerine kadar yıkıldı ve hatta bir şey yetişmesin diye tarlalarına tuz ekildi. bir zamanlar akdeniz’in efendisi olan imparatorluk artık anılarda kalmıştı.
Vay kahpe Bizansın atası kalleş Roma nekadarda vahşiymişşin …

.
kaynak: the punic wars, mark healy&terence wise; osprey publications 1999

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.