22 Ağustos Salı;
hava durumu

PİYASADA SATILAN SULARIN ANALİZ SONUCU

PİYASADA SATILAN SULARIN ANALİZ SONUCU Bunlar da içilebilir su markaları Bildiğiniz tüm su markaları tehlike sınırını aştı Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi,...
Bu Haber 16 Ocak 2013 17:44 Yayınlandı
Bunlar da içilebilir su markaları
Bildiğiniz tüm su markaları tehlike sınırını aştı
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, hazırlıklarını yaklaşık 1 yıl sürdürdüğü ‘Ambalajlı Sular Raporu’nu açıkladı. Raporda bilinen su markalarının neredeyse tamamı sınıfta kaldı.
16.01.2013 16:12 

ROTAHABER – Hazırlıkları yaklaşık 1 yıl süren ‘Ambalajlı Sular Raporu’nu açıklayan Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, “Sağlık Bakanlığı’nca yapılan resmi analiz sonuçlarını açıkladı. Analiz sonuçlarına göre, Türkiye’de yüksek fiyatla satılan tanınmış markaların neredeyse tamamı kimyasal, biyolojik ve radyoaktif kirlilik açısından güvenle içilebilir olmaktan çok uzak.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer ile raporun editörü Mehmet Şensoy düzenledikleri ortak basın toplasında suların kirlilik haritasını tek tek anlattı.
Raporun hazırlıklarına bir yıl önce başladıklarını aktaran Özer, önce tüm markaları analiz etmek için SağlıkBakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha ile görüşmeler yaptıklarını, ancak her bir markanın analizi için 4 bin lira gibi astronomik bir maliyet çıktığını belirtti.
Tüm ruhsatlı markaların analiz yapılabilmesi için 1 milyon liradan fazla bir bütçe çıktığını dile getiren Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer; “Bilgi edinme kanunu çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’ndan tüm markaların resmi analiz raporlarını istedik, ancak Bakanlık ‘Nuh dedi Peygamber demedi,’ tüm bakanlık kapıları duvardı” dedi.
TÜRKİYE’DE İLK KEZ HAZIRLANAN RAPOR 
İnternet taraması yaptığımızda, firmaların önemli bir bölümünün kurumsal sitesinin olmadığını gördük. Sitesi olanların çoğu ise analiz verilerini sitelerinde paylaşmıyordu diyen Özer, firmalardan ruhsata haiz son analiz verilerini paylaşmasını istediklerini, ancak birçoğunun verilerini paylaşmayı reddettiğini açıkladı.
Bu boyutuyla Türkiye’de ilk kez hazırlanan raporumuzun hazırlıklarını sürdürdüğümüz sırada bir televizyonprogramında, bazı marka sularda ciddi oranlarda kirlilik olduğu dile getirilmişti. Bu önemli çalışmada sulardaki kimyasal ve radyoaktif kirlilik değil, sadece biyolojik kirlilik ele alınmıştı. Yayın sonrasında sıkıntıya düşenSağlık Bakanlığı, sektörün tümünü kapsamlı bir incelemeye tabi tutmak ve eksiklikleri gidermek yerine, günü kurtaracak bir hamle yaptı.
Bakanlığın 3 ayrı açıklama yaparak, bazı markalarda kirlilik olduğu iddiasıyla sektörün yarıya yakınını teşhir ettiğini hatırlatan Gıda Hareketi Başkanı Kemal Özer; “Bakanlık bu teşhirlerden birkaç gün sonra ise “…markalarına ait numuneler yönetmeliğe uygun bulunmuş ve üretim izni verilmiştir” şeklinde açıklama yaparak kendi kendini tekzip etmişti. Haklı olarak birçok kişi de ‘madem sular kirliydi, bu markalar 5 gün içerisinde nasıl temiz hale geldiler? Kirli değil idiyseler bu firmalar kurban mı seçildiler’ türünden sorular yöneltti. Bu sorular ve daha fazlası basında da dile getirildi. Sürecin en dikkat çekici yönü ise, firmaların mevzuat gereğidüzenli denetlendiği (!) veya denetlenmesi gerektiği halde bugüne kadar hiçbir teşhirin yapılmamış olmasıydı.
Bu süreçteki teşhirlerin yeterli bir çalışmanın sonucundan ziyade, kamuoyunu ve medyayı tatmine yönelik bir girişim olduğu anlaşılıyor. En azından eldeki resmi bulgular, Sağlık Bakanlığı’nın samimi olmadığını gösteriyor.Sağlık Bakanlığı’nın süreci yönetemediği, ‘kirli’ diye teşhir ettiği markalara ait birkaç gün sonra yayınladığı yeni raporlarda ‘temiz’ olduğunu duyurması, güvensizliği azaltmayıp, bilakis artırmıştı. Üstelik bu kez şaibe sektörden Bakanlığa taşınmıştı” dedi.
İŞTE PİYASADA SATILAN SULARIN ANALİZ SONUCU ( Suyun toplam puanı bölümündeki ( – ) puan su markalar tehlike boyutunu gösteriyor)
.
.
Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin açıkladığı su raporunda 105 marka ve firma sınıfta kalırken, sınırı sadece 10 su markası geçebildi. Bu 10 marka içinde de ilk sırayı Buzdağı firması aldı.

ROTAHABER – Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi’nin hazırlıklarını yaklaşık 1 yıl sürdürdüğü ‘Ambalajlı Sular Raporu oldukça çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Raporda toplam 115 su markasından 105’i sınıfta kalırken, 10 firma ise tehlike sınırının üstünde kaldı.

Sağlık Bakanlığı’nca yapılan resmi analiz sonuçlarını göre  Türkiye’de yüksek fiyatla satılan tanınmış markaların neredeyse tamamı kimyasal, biyolojik ve radyoaktif kirlilik açısından güvenle içilebilir olmaktan çok uzak. Toplam 105 firmanın tehlike sınırının altında kaldığı analiz sonucunda 10 firma da içilebilir sular arasına girdi.
Tehlike sınırını aşan ve suyu içilebilir firmalar arasında ilk sırayı Buzdağı firması alırken, 2. sırada Tekir, 3. sırada ise Kalabak marka sular yer aldı.
İŞTE SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN YAPTIĞI ANALİZ SONRASINDA TEHLİKE SINIRININ ÜSTÜNDE KALAN SUYU İÇİLEBİLİR MARKALAR
.

107 su markası sağlıksız çıktı

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, ambalaj sularla ilgili raporu yayınlandı.

Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, ‘ ambalajlı su ‘larla ilgili hazırladığı raporunu yayımladı, 107 su markası standart dışı bulundu. Kanserojen madde parametresine uymadığı belirlenen 83 markadan birinde, izin verilenin 100 kat üzerinde kanserojen maddeye rastlandı.Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi, ‘ambalajlı su’larla ilgili hazırladığı raporunu yayımladı. Rapora göre 107 su markası standart dışı bulundu.Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi tarafından hazırlanan ”Ambalajlı Su Raporu”na göre; 107 su markası, ulusal ya da uluslararası standartlardan bir veya birkaçına uygun değil.Sağlık ve Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, yaptığı yazılı açıklamada, ”Ambalajlı Su Raporu”nun hazırlıklarına bir yıl önce başladıklarını, önce tüm markaları analiz etmek için Sağlık Bakanlığı Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi ile görüşmeler yaptıklarını ancak analizler için yüklü bir maliyet çıktığını belirtti.

İnternet taraması yaptıklarında firmaların önemli bir bölümünün kurumsal sitesinin olmadığını gördüklerini aktaran Özer, sitesi olanların çoğunun ise analiz verilerini sitelerinde paylaşmadığını, firmalardan ruhsatı haiz son analiz verilerini paylaşmasını istediklerini ancak birçoğunun verilerini paylaşmayı reddettiğini bildirdi. ”Ambalajlı Su Raporu”nun hazırlıklarını sürdürdükleri sırada bir televizyon programında, bazı marka sularda ciddi oranlarda kirlilik olduğunun dile getirildiğini anlatan Özer, bu önemli çalışmada sulardaki kimyasal ve radyoaktif kirliliğin değil, sadece biyolojik kirliliğin ele alındığına işaret etti.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NA SUÇLAMA

Bu yayın sonrasında Sağlık Bakanlığı’nın bazı markalarda kirlilik olduğu iddiasıyla sektörün yarıya yakınını teşhir ettiğini belirten Özer, bakanlığın daha sonra markaların numunelerinin yönetmeliğe uygun bulunduğu ve üretim izni verildiği yönündeki açıklamayla kendini tekzip ettiğini savundu.

Özer, bu süreçteki teşhirlerin yeterli bir çalışmanın sonucundan ziyade, kamuoyunu ve medyayı tatmine yönelik bir girişim olduğunu ileri sürerek, Sağlık Bakanlığı’nın süreci yönetemediğini savundu.

107 SU STANDART DIŞI

Kemal Özer, ellerindeki mevcut verilere göre, su markalarının çoğunluğunun ulusal ya da uluslararası standartlara uymadığını ileri sürerek, rapora ilişkin şu bilgileri verdi:

”Tespit ettiğimiz bulgulara göre tam 107 su markası, bırakınız ideal değerleri ulusal ya da uluslararası standartlardan bir veya birkaçına bile uygun değildir. İncelediğimiz su markalarında yaklaşık olarak 30 çeşit kimyasal kirleticiye rastlanmıştır. ‘Akrilamid’ konusunda, toplam 58 su markası Amerika Çevre Ajansı (EPA) standartlarına uygun çıkmazken, bir tanesi ilgili parametrede Yönetmelik, Avrupa Birliği (AB) ve Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine de uymuyor.

Benzo(a)piren konusunda ise 2 su markası Yönetmelik ve Avrupa Birliği standartlarına uygun değilken biri EPA standartlarına da uymamaktadır. Bir su markası TSE, Yönetmelik, AB ve EPA’nın ‘civa’ kriterlerine uygun değil. 8 su markasının ‘amonyum’ değerleri, TSE’nin değerlerinden bile yüksek. İki su markasının ‘kadmiyum’ değerleri, hem Yönetmelik hem de Dünya Sağlık Örgütü’nün standartlarına uymazken, 6 su markası EPA’nın ‘nitrat’ sınırlarının çok üstünde. Yine 2 su markası TS-266’nın ‘nitrat’ değerlerini aşmaktalar.”

100 KAT KANSEROJEN MADDE

Özer, yaptıkları araştırmada 31 su markasının TSE ve Yönetmeliğin ”nitrit” sınırlarını aştığını belirtti.

Kanserojen ”epikloridin” parametresine bakıldığında 83 su markasının EPA’nın öngördüğü değerlere uygun olmadığını, bunlardan birinin izin verilen sınırın tam 100 katı değeriyle yönetmeliğe, AB ve Dünya Sağlık Örgütü’nün kriterlerine de uymadığını aktaran Özer, ”Tetrakloretan” ve ”trikloretan” maddeleri konusunda 16 su markasının da EPA’ya göre standart dışı olduğunu vurguladı.

Yine EPA’nın belirlediği su standartlarına uymayan 18 su markasının ”toplam trihalometanlar” parametresinde sınırların dışında olduğunu kaydeden Özer, ayrıca 18 su markasının Dünya Sağlık Örgütü’nün kanserojen ”vinil klorür” sınırlarını aştığını, bunlardan birinin söz konusu kategoride dünyadaki hiçbir standarda uygun olmadığını kaydetti.

Özer, 31 su markasının Sağlık Bakanlığı’na ait yönetmeliğin ”pestisitler” konusundaki hükümlerine aykırı olarak pazarlandığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

”Polisiklik Aromatik Hidrokarbonlar parametresinde bir su markası TSE, yönetmelik ve AB standartlarına uygun değildir. Bir su markası TSE’nin ‘florür’, 10 su markası ‘klorür’, 8 su markası ‘sülfat’, 4 su markası ‘bakır’, 4 su markası ‘demir’, 10 su markası ‘mangan’ standardının dışındadır. Bir su markası yönetmelik ve AB sınır değerlerine de uymamaktadır. Üstelik bu su markasında izin verilen sınırın 50 katı demir bulunmaktadır.

Genel olarak bakıldığında 59 su markası, Sağlık Bakanlığı ‘İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’ hükümlerine uygun olmayıp, kimyasal terkipleri izin verilen sınırları aşmaktadır. Buna rağmen Sağlık Bakanlığı bu suların pazarlanmasına göz yummaktadır. Ayrıca verilerine ulaşılabilen 60 su markası TS-266’ya, 8 su markası AB EC/98/83’e, 90 su markası EPA’ya ve 21 su markası ise Dünya Sağlık Örgütü içme suyu standartlarına uygun değildir. Öte yandan incelediğimiz 3 su markası ise dünyadaki hiçbir standarda uymamaktadır.”



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.