17 Kasım Cuma
hava durumu

İlaç içerken ‘greyfurt suyu’ dışında kaçınılması gereken başka meyve suyu var mı?

İlaç içerken ‘greyfurt suyu’ dışında kaçınılması gereken başka meyve suyu var mı?   İlaç içerken ‘greyfurt suyu’ dışında kaçınılması gereken başka meyve suyu var mı?   Prof. Dr....
Bu Haber 16 Mart 2013 00:50 Yayınlandı

 

İlaç içerken ‘greyfurt suyu’ dışında kaçınılması gereken başka meyve suyu var mı?

 

Prof. Dr. Erdem YEŞİLADA eyesilada@yeditepe.edu.tr

 

 

 

Meyve suyu ile birlikte ilaç içilmemesine dair en çok bilinen örnek greyfurt suyudur. Bazı ilaçların, bilhassa kolesterol ilaçlarının (statinler) emilimini artırdığı, dolayısıyla ilaçların bazı yan etkilerinin belirginleştiği bildiriliyor. Bu nedenle, bazı uzmanlar ilaçlardan en az iki saat önce ve sonrasında greyfurt suyu içilmemesi gerektiğini, diğer bir kısım uzman ise greyfurt suyu bileşenlerinin vücutta uzun süre kaldığı için greyfurt suyu içilen dönemde ilaç kullanılmaması gerektiğini savunuyor. Bence bu ikinci grup önlem fazla abartılı… Çünkü greyfurt suyu enzim üzerindeki etkisini bağırsak lümeninde gösteriyor ve bu kadar uzun süre bağırsak lümeninde kalabilmesi mümkün değil. Yani alınan ilaçla arasında iki saatlik bir süre bırakmak yeterli.

 

NAR SUYU DA ETKİLİ

 

Greyfurt suyunun bu etkisinin başlıca nedeni, aldığımız ilaçların büyük bir kısmı sitokrom p450 adı verilen bir enzim grubu tarafından karaciğerimizde bir seri işlemlere (metabolizma, emilim, atılım gibi) tabi tutulmaktadır. Greyfurt suyu bu enzimlerden biri üzerinde (CYP 3A4) baskılayıcı etkiye sahip olduğundan aldığımız ilaç işlemlere uğrayamamakta ve dolayısıyla yüksek miktarda emilerek zararlı etkiler gösterebilmektedir.

 

Yapılan çalışmalarda greyfurt suyu ile görülen bu etkileşime rağmen, yakın akrabaları olan portakal ve limon suyuyla bu tip bir etkileşim görülmemiş. Diğer taraftan, son zamanların popüler meyve suyu olan nar suyunun da deney hayvanlarında greyfurt suyu gibi bu enzim üzerinde baskılayıcı etkisi tespit edilmiş.

 

PEKİ, YA DİĞERLERİ?

 

Son yapılan bir çalışmada, deneysel olarak (in vitro) piyasada bulunan bazı meyve sularının CYP 3A üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmış. Sonuç ilginç! Bu enzimi baskılama kuvveti sırasıyla greyfurt suyu, karadut suyu, beyaz üzüm suyu, nar suyu, böğürtlen suları olarak gözlenmiş. Buna karşılık havuç suyu, mandalina suyu, soya sütü, domates suyunun bu enzim üzerinde etkisi görülmemiş. Bu bulguların deneysel olması nedeniyle klinik olarak da incelenmeden kesin bir yorumda bulunmak hatalı olabilir. Ancak greyfurt suyu ve nar suyu üzerinde gözlenen bu deneysel bulguların, daha önce elde edilen klinik veriler ve deney hayvanları ile yürütülen çalışma sonuçları ile de paralellik göstermesi, karadut, böğürtlen ve üzüm suyunun da ilaçlar ile birlikte kullanılmasının riskli olabileceğini düşündürüyor.

Greyfurt suyunun ilaçların bazı yan etkilerini belirginleştirdiği biliniyor. Karadut, beyaz üzüm, nar ve böğürtlen gibi meyve suları da ilaçlarla kullanıldığında greyfurta benzer etkiler gösteriyor

Meyve suyu ile birlikte ilaç içilmemesine dair en çok bilinen örnek greyfurt suyudur. Bazı ilaçların, bilhassa kolesterol ilaçlarının (statinler) emilimini artırdığı, dolayısıyla ilaçların bazı yan etkilerinin belirginleştiği bildiriliyor. Bu nedenle, bazı uzmanlar ilaçlardan en az iki saat önce ve sonrasında greyfurt suyu içilmemesi gerektiğini, diğer bir kısım uzman ise greyfurt suyu bileşenlerinin vücutta uzun süre kaldığı için greyfurt suyu içilen dönemde ilaç kullanılmaması gerektiğini savunuyor. Bence bu ikinci grup önlem fazla abartılı… Çünkü greyfurt suyu enzim üzerindeki etkisini bağırsak lümeninde gösteriyor ve bu kadar uzun süre bağırsak lümeninde kalabilmesi mümkün değil. Yani alınan ilaçla arasında iki saatlik bir süre bırakmak yeterli.

 

NAR SUYU DA ETKİLİ

 

Greyfurt suyunun bu etkisinin başlıca nedeni, aldığımız ilaçların büyük bir kısmı sitokrom p450 adı verilen bir enzim grubu tarafından karaciğerimizde bir seri işlemlere (metabolizma, emilim, atılım gibi) tabi tutulmaktadır. Greyfurt suyu bu enzimlerden biri üzerinde (CYP 3A4) baskılayıcı etkiye sahip olduğundan aldığımız ilaç işlemlere uğrayamamakta ve dolayısıyla yüksek miktarda emilerek zararlı etkiler gösterebilmektedir.

 

Yapılan çalışmalarda greyfurt suyu ile görülen bu etkileşime rağmen, yakın akrabaları olan portakal ve limon suyuyla bu tip bir etkileşim görülmemiş. Diğer taraftan, son zamanların popüler meyve suyu olan nar suyunun da deney hayvanlarında greyfurt suyu gibi bu enzim üzerinde baskılayıcı etkisi tespit edilmiş.

 

PEKİ, YA DİĞERLERİ?

 

Son yapılan bir çalışmada, deneysel olarak (in vitro) piyasada bulunan bazı meyve sularının CYP 3A üzerinde etkili olup olmadığı araştırılmış. Sonuç ilginç! Bu enzimi baskılama kuvveti sırasıyla greyfurt suyu, karadut suyu, beyaz üzüm suyu, nar suyu, böğürtlen suları olarak gözlenmiş. Buna karşılık havuç suyu, mandalina suyu, soya sütü, domates suyunun bu enzim üzerinde etkisi görülmemiş. Bu bulguların deneysel olması nedeniyle klinik olarak da incelenmeden kesin bir yorumda bulunmak hatalı olabilir. Ancak greyfurt suyu ve nar suyu üzerinde gözlenen bu deneysel bulguların, daha önce elde edilen klinik veriler ve deney hayvanları ile yürütülen çalışma sonuçları ile de paralellik göstermesi, karadut, böğürtlen ve üzüm suyunun da ilaçlar ile birlikte kullanılmasının riskli olabileceğini düşündürüyor.

Greyfurt suyunun ilaçların bazı yan etkilerini belirginleştirdiği biliniyor. Karadut, beyaz üzüm, nar ve böğürtlen gibi meyve suları da ilaçlarla kullanıldığında greyfurta benzer etkiler gösteriyor

.

 

İlaç kullanırken greyfurt, nar ve lahanaya dikkat

Acil servislerdeki ölüm sıralamalarında ilaç yan etkilerinin 4. sırada olduğunu belirten uzmanlar, bu riski azaltmak için ilaç kullanılan dönemde fazla nar, greyfurt ve lahana suyu tüketilmemesini önerdi.

AA

Güncelleme: Mart. 2012 Perşembe

ANTALYA – Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbı Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Usta, araştırmalara göre hastanelerin acil servislerindeki ölüm sıralamalarında ilaç yan etkilerinin dördüncü sırada olduğunu, özellikle yeni ilaçlara karşı dikkatli olmak gerektiğini söyledi.

 

Her şeyin yenisinin iyi olduğu anlayışının ilaçlarda geçerli olmadığını ifade eden Usta, uzun araştırmalar ve bütçeler ayrılan ilaçların belirli sayıda insan üzerinde denenerek geliştirilebildiğini belirtti.

 

Bu nedenle piyasaya çıkan ilaçların satışa sunuldukları ilk 5 yıl içinde yeni sayıldıklarını bildiren Usta, özellikle yan etkilerinin bu dönemde saptanabildiğine işaret etti. İlaçların piyasaya çıktıklarında çok geniş kitleler tarafından kullanıldıklarını belirten Usta, ”İlacın asıl yan etkileri ve gerçek kimliği asıl bu aşamada ortaya çıkar. En az 5 yıldır piyasada olan ilaç ise huyunu suyunu bildiğimiz ilaçtır ve biraz daha güvenilirdir’ dedi.

 

 

UYANIK OLUNMASI GEREKEN BİR DÖNEM

Bir ilacın etki oluşturmasının yan etki yapacağı anlamına da geldiğini belirten Usta, yan etkilerden korkmamak gerektiğini vurguladı. İlaç kullanılan dönemlerin özel dönemler olduğunu ifade eden Usta, ”O dönem, uyanık olmamız gereken bir dönem. Sıradan bir dönem değil. Zaten uzun dönemde ilaç kullananlar ilaç yan etkilerini bilirler. Bu konuda uyanık olurlar” diye konuştu.

 

Etkisizliğin de yan etki olduğunu dile getiren Usta, ilaçların yan etkilerinin saptanarak bunlara karşı bilinç geliştirilmesinin önemli olduğunu söyledi.

 

Yan etkileri bilinen ilaçların daha güvenilir olduğuna dikkati çeken Usta, şöyle konuştu: ”İlaç aldığınız süre içinde vücudunuzu dinleyeceksiniz. Hastaların ilacın yan etkilerine bakarak ‘bu ilacı kullanmayayım’ gibi bir mantığa kesinlikle kapılmamaları gerekiyor. Biz ilaçların yan etki yapabileceğinin kesinlikle farkında olacağız ama bu nedenle ilacı kullanmamak gibi bir eğilime girmeyeceğiz. Yeni ilaçlarda mümkün olduğu kadar daha dikkatli olacağız. Her zaman yeni ilaç iyi ilaç değildir. Bunun bilincinde olacağız. Bunun dışında besinlerle etkileşim söz konusu olabileceği için bazı tip besinlerden uzak duracağız”

 

KARACİĞER ENZİMLERİNİ ETKİLEYEBİLİR

İlaç kullanılan dönemin özel bir dönem olarak algılanması gerektiğini, bu dönemde fazla greyfurt, nar suyu, lahana suyu tüketmemek gerektiğini belirten Usta, şu bilgileri verdi: ”Bunlar karaciğerdeki enzimleri etkileyebiliyor. Lahana suyu diyetlerde çok verilir ve karaciğer enzimleriyle etkileşir. Karaciğerle ve buna bağlı olarak ilaçlarla etkileşim yapabilir. İlaç normal metabolizmadaki kan düzeyi için hazırlanmıştır. Sen bu gıdaları sürekli tüketip karaciğer enzimlerini etkilersen ilacın etkisi değişebilir. Bir ilaç toksik etki yapabilir. Bazen de ilacın yan etkisini artar. Nar suyunun içindeki bir molekülün de tansiyon ilaçlarıyla olumsuz etkileşimleri olabilir. İlaç kullanılan dönemde bir maddeyi çok tüketmemek lazım.”

 

DOKTORLAR YAN ETKİLERİ BİLDİRMELİ

İlaç yan etkileriyle ilgili doktorlara da büyük sorumluluk düştüğünü vurgulayan Usta, yan etkilerin Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü Türkiye Farmakovijilans Merkezi’ne (TÜFAM) bildirilmesini istedi.

 

Binlerce ilaç kullanılmasına rağmen yan etki bildiriminin çok az olduğunu belirten Usta, ”Hekimlerin tek görevi hastaları tedavi etmek değildir. Koruyucu hekimlik de çok önemlidir. Hekimlerin bir görevi de ilacın yan etkilerini saptamak ve bildirmektir. Hekimler özellikle yatan hastalarda yan etkiyi net şekilde görürler” dedi.

 

Vatandaşlardan da yan etkileri bildirmelerini isteyen Usta, baş ağrısının bile yan etki olarak ciddiye alınmasını istedi. Usta, ilaç yan etkisinin, sakatlığa ve hastanede kalış süresinin uzamasına da neden olabileceğini kaydetti.

 

 

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.