23 Eylül Cumartesi
hava durumu

Hz.Hatice annemiz (r.a)

Hz.Hatice annemiz (r.a)  Hz.Hatice annemiz (r.a) . İlklerin ilki Hz. Hatice annemiz (r.a.) Mekke’de doğmuştur. Babası Huveylid Bin Esed,...
Bu Haber 31 Mart 2013 02:26 Yayınlandı

 Hz.Hatice annemiz (r.a)

.

İlklerin ilki Hz. Hatice annemiz (r.a.) Mekke’de doğmuştur. Babası Huveylid Bin Esed, annesi ise Fatıma Binti Zaide’dir. İncili ve Tevrat’ı çok iyi bilen yakınları sayesin de Hz. Hatice annemiz (r.a.) İbrahim Aleyhisselam’ın izinden gidilen dini bir ortamda yetişmiştir. Çevresinde sürekli yeni gelecek nebiden, O’nunla alakalı olaylardan ve O’nun fiziki özelliklerinden söz edilirmiş. Bu sayede kendisi Efendimiz(s.a.s.)’in bütün vasıflarını öğrenerek büyümüştür.

 

Hz. Hatice annemiz (r.a.), Efendimiz(s.a.s.)’den önce iki defa evlenmiş, birinci evliliğinden Hint ve Hale isminde iki oğlu olmuş. İkinci evliliğinden ise Hint isminde bir kızı olmuş. Bu evliliklerin ikisi de çok kısa sürmüştür. İlk eşi çok büyük bir servet bırakarak vefat etmiştir. Hz. Hatice annemiz (r.a.) uluslar arası ticarette geniş bir zemini olan söz sahibi biriydi. Hz. Hatice annemize hasletleriyle bütünleşen isimler verilmiştir. Çok nezih, çok temiz olduğu için tertemiz manasına gelen “Tahire”, Kureyş hanımlarının içinde hanımefendiliğinden dolayı “Seyyide” ufku açık engin görüşlü, çok derin düşünceleri olduğu içinde “Ceyyide” denmiştir.

 

Hz. Hatice annemiz(r.a.) rüyasında bir gün gökten bir güneşin veya ayın hanesine girip sinesine yerleştiğini oradan da bütün dünyayı aydınlattığını görüyor. Bu rüyayı amcasının oğlu Varaka bin Nevfel’e yorumlatıyor. Asr-ı saadet, son peygamber, zuhur etmiştir. Senin hanende olacaktır. Sen onunla evleneceksin. İlk vahyi onunla birlikte kabul edeceksin. Bu peygambere eş olacaksın oda Kureyşten ve Haşimoğullarındandır.

 

Gelişen hadiselerle birlikte Efendimiz(s.a.s.) ile Hatice annemiz(r.a.) 25 yıl sürecek izdivacı gerçekleştiriyorlar. Efendimiz(s.a.s.)’in etrafında pervane gibi dönen Hz. Hatice annemizin bu evlilikten Kasım, Zeynep, Rukiye, Ümmügülsüm, Fatıma, Abdullah isimlerinde 6 çocuğu dünyaya gelir. Efendimiz(s.a.s.) kendisine inen ilk vahyi O’nunla paylaşmıştır ve O ilk inanan olmuştur. Ayrıca ilk abdesti öğrenen ilk namazı kılan, Efendimiz(s.a.s.)’e ilk cemaat olma şerefine nail olanda Hz. Hatice(r.a.) annemizdir.

 

Efendimiz(s.a.s.) O’nun için bir gün şöyle buyururlar: “Göklerin en hayırlı kadını İmran kızı Meryem’dir. Yerlerin en hayırlı kadını Huveylid kızı Hatice’dir” İslamiyet’in ilanı ile birlikte Mekkeli müşriklerin işkenceleri, hakaretleri günden güne artar ve en sonunda Mekkeli müşrikler sırf inançları yüzünden Müslüman olanları her türlü imkânların önünü kestiği boykot yıllarına mahkûm eder. Alınan kararla kimse Müslümanlara yiyecek içecek vermeyecek, alışveriş yapmayacak, hatta konuşmayacaktır. İşte bu zaman diliminde bile “yerlerin hayırlı kadını” Hz. Hatice annemiz(r.a.) bütün imkânlarını Müslümanlar için seferber etmiştir. Oldukça meşakkatli geçen boykot yıllarında sürgün mekânında Ramazan ayının Kadir gecesinde 65 yaşında Rahmet-i Rahman’a kavuşur. Efendimiz(s.a.s.) O’nu kendi elleri ile Hacun kabristanına defnetmiştir. Çok üzülmüş, çok hicranlıdır.

 

Hz. Aişe annemiz (r.a.) bir gün Hz. Hatice annemizden bahsedilirken; “Ya Rasulallah Allah sana daha iyilerini vermedi mi?” diye sorar.

Efendimiz(s.a.s.): “Allah bana daha iyisini vermedi. Çünkü herkes bana küfrederken O iman etti, Herkes beni yalanlarken O beni tasdik etti. Herkes beni mahrum bırakırken O bana her şeyi ile sahip çıktı, O bana destek oldu” buyururlar…

 

Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s)’in temiz, iffetli ve yüce ahlâk sahibi olan hanimlarinin ilki.

 

O, Araplarin en asil kavmi olan Kureys kavminden ve Kureys kavminin de, en asil, pak ailelerinden idi. Babasi Huveylid, annesi Fâtima’dir (Ibn Ishak, es-Sîre, Nesr. Muhammed Hamidullah, s. 60).

 

Hz. Hatice’nin baba tarafindan soyu Kusay’da Peygamberimizin baba tarafindan soyu ile birlestigi gibi, annesi tarafindan da soyu yine Peygamberimizin baba tarafindan dedesi olan Lüey’de bilesmektedir (M. Asim köksal, Islâm Tarihi, Mekke Devri, 96).

 

Hz. Hatice, ticaretle ugrasan zengin, haysiyetli, serefli bir kadindi. Ücretle tuttugu adamlarla Sam’a ticaret kervanlari düzenlerdi. Hz. Muhammed (s.a.s.)’in dogru sözlü, güzel ahlâkli ve son derece kendisine güvenilen bir insan oldugunu ögrenince, O’na ticaret ortakligi önerdi. Hz. Muhammed (s.a.s) Hz. Hatice’nin bu teklifini kabul etti. Hz. Hatice O’nun baskanliginda bir ticaret kervanini Sam’a gönderdi. Ayni zamanda kölesi Meysere’yi de O’nunla beraber gönderdi. Meysere, yolculuk sirasinda Hz. Muhammed (s.a.s.)’de harikulade hallere sâhid oldu. Gittikleri yerde, Peygamberimiz (s.a.s.) satacaklarini satti ve alacaklarini da aldi. Ondan sonra geri döndüler. Hz. Hatice bu ticaret kervanindan çok memnun oldu. Daha önce gönderdigi ticaret kervanlarina nazaran, bu sefer daha fazla kâr elde etti. Hz. Peygamber (s.a.s.) hakkinda Meysere’yi de dinleyince, O’na olan itimadi ve sevgisi daha da artti. O’na anlastiklari ücretten fazlasini verdi ve Hz. Muhammed (s.a.s)’e evlenme teklifinde bulundu (Ibn Ishak, a.g.e., 59).

 

Hz. Peygamber (s.a.s.) durumu amcasi Ebu Talib’e anlatti. Ebu Talib Hz. Hatice’yi Hz. Muhammed (s.a.s.) için istedi. Iki aile anlasti. Dügünleri o zamanin örf ve adetlerine göre, Hz. Hatice’nin evinde yapildi. dügünde Ebû Talib ve Hz. Hatice’nin amcasi Amr b. Esed birer konusma yaptilar. Ikisi de konusmalarinda hikmetli ifadelerde bulundular ve evlenecekler hakkinda güzel seyler söylediler. Ondan sonra misafirlere ikram yapildi, yemekler yenildi. Ebû Talib nikâhlarini kiydi. Mehir olarak 500 dirhem altin tesbit edildi (Ibn, Sa’d Tabakat, VIII, 9).

 

O zaman, rivâyetlerin ekseriyetine göre, Hz. Muhammed (s.a.s.) 25 ve Hz. Hatice 40 yasinda idiler. Aralarinda 15 yas fark vardi (Ibn Hacer, el-Isâbe, 539). Bazi rivâyetlerde bu yas farkinin daha az oldugu kayitlidir.

 

Rasûlullah (s.a.s.)’in evlendigi ilk kadin, Huveylid’in kizi Hatice’dir. Hz. Hatice ilk olarak Atik b. Aziz’le evlendi, ondan bir kizi oldu. Onun ölümünden sonra, Temim ogullarindan Ebû Hale ile evlendi. Ondan da bir oglu ve bir kizi oldu. Onun da ölümünde sonra, Rasûlullah (s.a.s.) ile evlendi (Ibn Ishak, a.g.e., 229).

 

Hz. Hatice’nin Rasûlullah (s.a.s.)’den Fâtima, Ümmü Gülsüm, Zeyneb ve Rûkiyye adinda dört kizi, Kâsim ve Abdullah adinda da iki oglu dünyaya geldi. Kelbî’nin rivâyet ettigine göre, önce Zeynep, sonra Kâsim, sonra Ümmü Gülsüm, daha sonra Fâtima, ondan sonra Rûkiyye ve en sonunda Abdullah dünyaya geldi. Ali b. Aziz el-Cürcânî de, Kâsim’in Zeynep’ten daha önce dogdugunu nakletmistir (Ibn el-Esir, Usdü’l-Gâbe, I, 434).

 

Hz. Hatice(r.anha), Rasûlullah (s.a.s.)’e, Peygamberliginden evvel son derece saygi gösterip onu mutlu ettigi gibi, Peygamberligi döneminde de, ona ilk inanan, onunla beraber namaz kilip ona ilk cemaat olan kisi vasfini kazandi. Daima Hz. Muhammed (s.a.s.)’e destek oldu, ona moral verdi, son derece güzel davranis ve sözleri ile, onun basarilarina katkida bulunmaya çalisti.

 

Hz. Hatice, Rasûlullah (s.a.s.)’e (Allah kendisini Peygamberlikle sereflendirdigi zaman) teskin etmek için; “ey amca oglu, beni melek geldigi zaman haberdar edebilir misin?” diye sordu. Resûlullah (s.a.s.); “evet” cevabini verdi. Bir gün Hatice’nin yaninda iken, ona Cibril geldi ve; “Ey Hatice! Iste bu Cibril’dir, bana geldi” dedi. Hatice “Su anda onu görüyor musun?” diye sordu. “Evet” karsiligini verdi. Hatice bu kez sag tarafina oturmasini söyledi. Rasûlullah (s.a.s.) Hatice’nin sag tarafina oturdu. Hz. Hatice; “Simdi görüyor musun” sorusunu tekrarladi. Rasûlullah (s.a.s.) yine olumlu cevap verince, Hz. Hatice örtüsünü çikarip atti. O sirada Rasûlullah (s.a.s.)in hâlâ kucaginda oturuyordu. “Onu, simdi görüyor musun?” diye tekrar sordu. Rasûlullah (s.a.s.) bu kez “hayir” cevabini yerince, Hz. Hatice; “Bu seytan degil; bu kesinlikle melek, ey amca oglu! Sebat et, seni müjdelerim” dedi (Ibn Ishâk, a.g.e., 114).

 

Hz. Hatice(r.anha), Allah’in selâmina ve Rasûlullah (s.a.s.)’in övgüsüne nâil olacak derecede faziletli ve serefli bir kadindi. O, imanda, sabirda, iffette, güzel ahlâkta, kisacasi her yönü ile örnek olan bir anneydi. Rasûlullah (s.a.s.); “hristiyan kadinlarinin en hayirlisi Imrân’in kizi Meryem, müslüman kadinlarinin en hayirlisi ise. Hüveylid’in kizi Hatice‘dir” buyurdu. Bu konudaki diger bir hadisinin meali söyledir: ” Dünya ve âhirette degerli dört kadin vardir. Imran’in kizi Meryem; Firavun’un karisi Asiye, Hüveylid’in kizi Hatice ve Muhammed (s.a.s.)’in kizi Fâtima (Ibn Ishak, a.g.e. s. 228).

 

Bir gün Cebrâil (a.s.) Rasûlullah (s.a.s.)’e gelerek söyle buyurdu: “Hatice’ye Allah’in selâmlarini söyle.” Rasûlullah (s.a.s.): “Ya Hatice, bu Cebrâil’dir, sana Allah’tan selam getirdi” deyince, Hz. Hatice, Allah’in selamini büyük bir memnuniyetle kabul etti ve Cebrâil’e de iadei selâmda bulundu (Ibn Hisâm, es-Sîre,, I, 257).

 

Allah’in rizasini, yuvasinin mutlulugunu, dünya ve âhiretin huzur ve saadetini düsünen bütün anneler için en güzel örnegi teskil eden Hz. Hatice (r.a.), nübüvvetin onuncu yilinda, Ramazan ayinda vefât etti ve Mekke’deki Hacun kabristanina defn edildi (M. Asim Köksal, a.g.e. s. 302).

 

Yine Efendimiz(s.a.s.) bir yerde: “Allah beni Hatice’in sevgisi ile rızıklandırdı” buyurmuşlardır.

İlk göz ağrısı, ilk yaren, ilk zevce ilk ve en büyük olduğu için O’na “Hatice’tül Kübra” denmiştir.

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.