22 Ağustos Salı;
hava durumu

Haçlı seferleri,sebep ve sonuçları … neo haçlı seferleri

Haçlı seferleri,sebep ve sonuçları … neo haçlı seferleri Haçlı Seferleri Nedir Sebepler Kutsal yerleri ele geçirmek Kluni Tarikatının çalışmaları Doğu ilkelerinin zenginliği, Avrupa’daki sefalet....
Bu Haber 22 Mayıs 2014 20:52 Yayınlandı

Haçlı Seferleri Nedir

Sebepler

Kutsal yerleri ele geçirmek

Kluni Tarikatının çalışmaları

Doğu ilkelerinin zenginliği, Avrupa’daki sefalet.

Müslümanların ticari alandaki üstünlüklerine karşın siyasi alandaki karışıklıklar.

Senyör ve Şövalyelerin serüven arzusu

Müslüman Türklerin Anadolu’yu almalarına karşın Bizans’ın kışkırtması

Kimler katıldı

Haçlı Seferlerine Papalık,Fransa,İngiltere,Almanya,Bizans Macar ve Napoli katıldı.

Kimler karşı koydu

Haçlılara Selçuklular,Musul Atabeyliği,Eyyubiler, Danişmendliler, Artuklular, Şam Atabeyliği, Memluklular karşı koydu.

SONUÇLARI:

Genel

Yüzbinlece insanın kanı döküldü. -Türklerin haçlı ordularını kazanması İslam Alemi için önemli kazançtır.

İslam Aleminin çok büyük kaybı olmuştur. Şehirler tahrib edilmiştir.

Avrupalılar doğuda geçici birtakım başarılar elde ettiler.

Latin kırallıkları kurdular.

Ekonomik

Akdeniz limanları önem kazandı. (Marsilya, Venedik, Cenova…) –Doğu-batı ticareti gelişti. –Doğunun zenginlikleri Avrupaya götürüldü. Burjuva sınıfı güçlendi. –Bankacılık borçlanma sayesinde gelişti.Siyasal

Derebeyler eski güçlerini kaybettiler. Haçlı seferleri sırasında birçok senyör ve şövalye öldü. Kalanlar ise borç yüzünden malikanelerini kaybettiler.

Derebeylerin güç kaybından yararlanmaya çalışan kırallar derebeyleri ortadan kaldırmaya çalıştılar.

Köylüler , çalıştıkları tarlaları efendilerinden satın alarak özgürlüklerini kazandılar.

Avrupalılar bu seferler sayesinde birbirini tanıma fırsatı buldular. Hoş gürü arttı. Hümanizma hareketi başladı (Rönesans’ı doğuran ilk hareket)

Dini

Kiliseye ve papazlara duyulan güven sarsıldı (Doğudaki insanların, papazların söylediği gibi barbar olmadıklarını, bilakis yardımsever, medeni ve hoşgürülü olduğunu öğrendiler.) –Papazların ve kilisenin sarsılan otoritesinin yerini Kırallar ve İmparatorlar almaya başladı.

TEKNİK 

Müslümanlarin teknolojisi Avrupalıları büyüledi. Müslümanların kullandığı kağıt, pusula, barut ve mimari tarzı Avrupaya götürüldü. Şatolar, saray ve evler doğu usulüne göre süslendi.

Ortaçağ Avrupası, eğitim alanında da doğuya göre çok geriydi. Yalnız papazlar ve din admları okuma ve yazma bilirlerdi. Çünkü eğitim ve öğretim kilisenin elinde idi.

Bazı Avrupalı öğrenciler Endülüs ve Sicilya’daki İslam medreselerine devam ediyorlardı.

Avrupada bazı okullarda İslam filozuflarının eserleri okutuluyordu (Farabi, Sina, Rüşd..)

Eğitim dili latinceydi.

Sanat tarzı olarak Roman ve Gotik tarzında mimari eserler verilmiştir. Bütün bu gelişmeler Coğrafya Keşiflerine, Reform ve Rönesans’a zemin hazırlamıştır.

Yüzyıl Savaşları (1337-1457) İngiltere Kralının Fransa tahtına ve topraklarına göz koyup saldırıya geçmesiyle başlamıştır. Jan Dark adında bir kızın milli ruhu canlandırmasıyla Fransızlar galip geldi. Derebeyliklerin güç kaybıyla da güçlü bir kırallık kuruldu.Ortaçağın sonunda Almanya hariç Avrupa’nın genelinde feodalite sona erdi. Derebeyliğin yıkılmasında toplar etkili oldu.

İki Gül Savaşları (1455-1485) İngilterde iç svaş sonucu derebeylik zayıfladı. Mutlak kırallık güçlendi.

 

Kaç Haçlı Seferi Yapılmıştır Nedir

8 kez haçlı seferi yapılmıştır.

Birinci Haçlı Seferi (1096-1099)

Papaz Pierre L’Ermite ve şövalye Yoksul Gautier öncülüğünde İstanbul’a gelen bu topluluk, Bizans İmparatoru tarafından hemen Anadolu’ya geçirildi. Bunlar, doğunun zenginliklerine kapılıp, yağma ve tahribatlar yaparak yerli ahaliye zulmettiler.

 

.

Anadolu Selçuklu Sultanı Birinci Kılıç Arslan, İznik önlerinde bu ilk Haçlı kuvvetlerini durdurarak, kılıçtan geçirdi. Bunların arkasından Aşağı Lorraine Dükü Gedefroi Bouillon’un komutasındaki Haçlı ordusu yola çıktı.

 

.

Bu orduda; birçok ünlü şövalye, soylu, kont ve dukalar vardı. Avrupa’nın bütün imkânları kullanılarak hazırlanmış olan bu ordu, 600.000 kişiden müteşekkildi.

 

.

Almanya’nın Rhein kıyılarında 10.000 Yahudi’yi kılıçtan geçiren bu Haçlı ordusu, İstanbul’a doğru gelirken, ülkesinde de yağma ve katliam yapılmasından endişe eden Bizans İmparatoru Aleksios Komnenos, onlarla anlaştı. Haçlılar, erzak ihtiyaçlarının temini karşılığında, Anadolu’da aldıkları yerleri Bizans’a vereceklerdi.

.

 

Antlaşma sonrası Anadolu’ya geçen Haçlılar, 1097 senesi Mayıs ayında Türkiye Selçuklularının başşehri İznik’i kuşattılar. Kanlı çarpışmalar iki taraftan da ağır kayıplara sebep oldu.

.

 

Altı yüz bin kişilik Haçlı ordusu karşısında verdiği kayıplara dayanamayan Birinci Kılıç Arslan, çarpışarak geri çekildi. İznik, Bizans’ın eline geçti. Eskişehir istikametinden Anadolu’ya giren Haçlı ordusuna karşı Sultan Birinci Kılıç Arslan (1092-1107), yıpratma savaşlarına başladı. Anadolu’da Haçlıları en stratejik bölgelerde yakalayıp, âni baskınlarla imha hareketlerine girişti, pek çoğunu kırdı. Haçlıların yanında, Bizans İmparatoru da, durumdan faydalanarak Türkiye Selçuklularının batı bölgelerindeki topraklarını işgal etti.

.

 

Ermeniler ise, Türklerin Haçlılarla uğraşmalarını fırsat bilip, Toroslar’a bir müddet hakim oldular.

.

 

Altı yüz bin kişilik kuvvetle Anadolu’ya geçen Haçlılar, Türklerin imha hareketi sonucu, Antakya Kalesi önlerine geldiklerinde 100.000’e inmişti.

.

 

1097 yılı Ekim ayında Antakya’yı kuşatan Haçlılar, kale içindeki Hıristiyan ahaliden birinin ihaneti sonucu, dokuz ay sonra, Haziran 1098’de şehre girebildiler.

.

 

Musul Atabeği Kürboğa Beyin kumandasındaki Müslüman-Türk ordusu, Antakya’yı Haçlılardan geri almak için teşebbüse geçti. Fakat şehir alınmak üzereyken aralarında çıkan fitne, başarısızlığa yol açtı.

.

 

Haçlılar, yaptıkları huruç hareketiyle, bu Müslüman ordusunu dağıttılar. Antakya’yı alan Haçlılar, kırk bine düşen kuvvetleriyle Kudüs’e hareket ettiler.

 

.

Şiî-Fatımîlerin elinde olan şehir, kısa sürede Haçlıların eline geçti. Müslüman, Musevî ve Hıristiyanların yaşadığı ve her üç din mensuplarınca da kutsal olan Kudüs, Haçlıların eline geçince, büyük bir katliama uğradı.

.

 

Yetmiş bin Müslüman ve Yahudi’yi, mabetlere sığınan kadınlar ve çocuklar dahil, acımasızca kılıçtan geçirdiler. Şehrin sokakları, kan ve cesetlerden geçilmez oldu.

.

 

Birinci Haçlı Seferi neticesinde Kudüs’te Katolik Latin Krallığı, Antakya ve Urfa’da birer Haçlı devleti kuruldu. Hıristiyanlar Ortadoğu’yu bu vesile ile tanıyıp, Doğu Akdeniz kıyılarına yerleştiler. Müslümanlarca Mekke ve Medine’den sonra en mukaddes şehir olan Kudüs’ün, Şiî-Fatımîlerce Haçlılara teslimi, büyük üzüntüye yol açtı.

.

 

Müslümanlar, Haçlıları Ortadoğu’dan atmak için hemen teşebbüse geçtiler. 1144 senesinde Musul Atabegi İmâdeddin Zengî, Urfa’yı geri aldı. Bu durum İkinci Haçlı Seferine sebep oldu.

.

İkinci Haçlı Seferi (1147-1149)

.

Urfa’nın Müslümanlar tarafından geri alınması üzerine, papa Eugenius’un teşviki ve papaz Saint Bernard’ın propagandası neticesinde İkinci Haçlı Seferi başlatıldı. Seferin komutanlığını, Yedinci Louis ile Almanya İmparatoru Üçüncü Konrad yapıyordu. Alman İmparatoru komutasında 75.000 kişilik ilk kafile, Konya Ovasına geldi. Bu ordu, Türkiye Selçukluları Sultanı Birinci Mesud tarafından imha edildi. Alman İmparatoru, canını zor kurtararak, beş bin kişiyle İznik’e sığındı. Fransa Kralı Yedinci Louis, 150.000 kişi ile yola çıktı. Alman İmparatorunun geriye kalmış döküntü kuvvetleriyle İznik’te birleşti. Bu kalabalık orduya karşı meydan muharebesi yapmayı uygun bulmayan Sultan Mesud, Haçlıları, Toroslar geçidine çekti. Burada büyük kayıplara uğratılan Haçlıların artıkları, Antakya’ya sığındılar. Şam’ı muhasara ettilerse de, Türkler tarafından mağlup edildiler.

.

Üçüncü Haçlı Seferi (1189-1192)

.

Selahaddin Eyyubî, Şiî-Fatımî Devletini ortadan kaldırıp, Eyyubî Devleti’ni kurduktan sonra, Haçlılara karşı harekete geçti. 1097 senesinden beri Haçlıların elinde bulunan Kudüs’ü, 1187 senesinde Hattin Zaferinden sonra ele geçirdi. Hıristiyanların birkaç kıyı şehir hariç, Ortadoğu’dan atılmaları, Avrupalıları endişelendirdi. Papa Üçüncü Clemens’in teşvikiyle Fransa ve İngiltere Kralları ile Alman İmparatoru, Üçüncü Haçlı Seferine katıldılar. Sonu hezimet olmasına rağmen, Avrupa’nın en ünlü kral, imparator ve kumandanlarının katıldığı bu sefer, meşhurdur. Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, kara yolu, Fransız Kralı Philippe Auguste ile İngiliz Kralı Arslan Yürekli Richard, deniz yoluyla hareket ettiler. Alman İmparatoruna, Türkiye Selçukluları Sultanı İkinci Kılıç Arslan, elçileriyle Anadolu’ya girmemesini teklif etmişse de, kabul etmedi. Türkleri dinlemeyen İmparator Friedrich Barbarossa, ordusunun büyük bir kısmını Selçuklu askerlerinin elinde kaybetti. Sonunda, Akdeniz’e ulaşamadan nehirde boğuldu. Başsız kalan ve ağır zayiat veren haçlılar, perişan bir vaziyette Filistin’e ulaştılar. İngiltere Kralı, deniz yoluyla Kıbrıs’a varıp, Bizans valisini adadan kovarak Latin Krallığını kurdu. Kıbrıs’tan Akka’ya geçen Arslan Yürekli Richard ve deniz yoluyla Akka’ya varan Fransız Kralı, uzun süren muhasaradan sonra kaleyi aldı. Kudüs’ü yeniden almak için savaştılarsa da muvaffak olamadılar. Fransa ve İngiltere kralları, acı tecrübeler ve ağır kayıplar neticesinde, Kudüs’ü alamayacaklarını anlayınca, ülkelerine döndüler.

.

Dördüncü Haçlı Seferi (1204)

.

Papa Üçüncü Innocentius’un çağrısı, Foutges de Neville’nin propagandası neticesinde Bonifacio’nun tertip ettiği bu Haçlı seferine Almanya İmparatoru Altıncı Heinrich katıldı. Papanın itiraz etmesine rağmen Haçlılar, Venedik gemileriyle İstanbul önüne geldiler. 1204 yılında, Ortodoks Bizanslılardan İstanbul’u aldılar. Şehrin zenginliği, Katolik Hıristiyanları şaşkına döndürdü. İstanbul’u yağmalayıp, tahrip ettiler. Dindaşlarına her türlü zulmü, her çeşit kötülüğü yaptılar. Bizans İmparatoru, tahtını İstanbul’dan İznik’e taşıdı. Bu olay, Bizans tarihinde ilk defa oluyordu. Nihayet İstanbul’da 1261 senesine kadar devam eden “Latin İmparatorluğu” kuruldu. Bu sefer sonunda Venedik ve Ceneviz Devletleri, Yakındoğu’da, büyük nüfuz ve toprak parçaları elde edip zenginleştiler. Haçlılar, dindaşları olan İstanbul’un Ortodoks Hıristiyanlarına, çok zulüm ve eziyet yaptılar. İstanbul’un sanat eserleri, zengin olmak hırsıyla tahrip edildi, evler yağmalanıp, binlerce İstanbullu, şehrin tarihinde görülmemiş, insanlık dışı tecavüzlere uğradı, soyuldu ve işkenceyle öldürüldü. Dördüncü Haçlı Seferinden, Müslümanlardan ziyade, Ortodoks Hıristiyanlar zarar gördü.

.

Beşinci Haçlı Seferi (1217-1221)

.

Papa Üçüncü Honorius’un teşvikiyle Macar Kralı İkinci Andrias, Kuzey Avrupa’dan gelen Haçlılarla, 1217 senesinde Akka’ya geldi. Kral Andrias, Müslümanlar karşısında dayanamayınca, geri döndü. Geride kalanlar Dimyat’a saldırıp, şehri aldılar. Daha sonra Kahire’ye yöneldilerse de Eyyubîler tarafından bozguna uğratılıp, dağıtıldılar.

.

Altıncı Haçlı Seferi (1228-1229)

.

Papa Dokuzuncu Gregorius’un teşvikiyle Alman İmparatoru Üçüncü Frederich tarafından tertip edildi. Alman İmparatoru Kudüs’e kadar geldi. Eyyubî Sultanı Melik Kâmil’in dış baskılardan bunaldığı bir devrede, Haçlıların Kudüs’e gelmeleri antlaşma zemini doğmasına sebep oldu. Antlaşma ile Kudüs Haçlıların eline geçti. Fakat Türkler tarafından mağlup edilmeleri sonucunda şehir, tekrar Eyyubîlere teslim edildi.

.

Yedinci Haçlı Seferi (1248-1254)

.

Kudüs’ün Müslümanlar tarafından alınması üzerine, Fransa Kralı St. Louis tarafından tertip edildi. Mısır’da yeni kurulan Memlûklular, Haçlıları, 1250 senesinde, Mansûre Meydan Muharebesinde mağlup edip, Fransa Kralını da esir aldılar. Haçlılar dağıldı. St. Louis, Dimyat’ı Müslümanlara verip ülkesine döndü.

.

Sekizinci Haçlı Seferi (1268-1270)

.

Antakya’nın Müslümanlar tarafından fethedilmesi ve Yedinci Haçlı Seferinin öcünü almak için Fransa Kralı St. Louis tarafından düzenlendi. Bu seferin hedefi, Kudüs olmayıp, Akdeniz kıyılarındaki Müslüman denizciler üzerineydi. St. Louis, Tunus’a çıktıysa da, salgın hastalıktan öldü. Fransa ordusu geri döndü. Bu sefer de başarısızlıkla sonuçlandı. 1096-1270 seneleri arasında, Müslümanlara karşı düzenlenen Haçlı seferleri sonucunda, bir takım Lâtin devletleri kuruldu. Bunlar, Kudüs Krallığı, Kıbrıs Krallığı, Trablus Kontluğu, Antakya Prensliği, Urfa Kontluğu, İstanbul Lâtin İmparatorluğu, Mora Prensliği, Atina Dukalığı, Kefalonya Kontluğu, Naksos Dukalığı, Saint Jean Şövalyeleri idi. Bu Lâtin devletleri, Türkler tarafından ortadan kaldırıldı ve Haçlılardan hiçbir iz bırakılmadı. Fakat Haçlı seferleri, 1270 senesinde son bulmuş değildir.

.

Her zaman Hıristiyanlar, Müslümanlara karşı askerî kuvvet birleşiminin yanında; siyasî, kültürel ve ekonomik alanlarda da cephe birliği içinde olmuşlardır.

.

Ne yazık ki nice hain ve gafil bu saldırılarda haçlılara uşaklık yapmışlardır.halen bu saldırılar sürdüğü gibi gene gafil ve hain nice sahte din adamı bile bu haçlı saldırılarına katkı sunmaktadır.

 



Yoruma kapalı.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.