15 Temmuz Pazar

Warning: mysql_query(): Access denied for user 'bitkisel'@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): Access denied for user 'bitkisel'@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 257
hava durumu

Dünyanın “Açlık”la imtihanı

Dünyanın “Açlık”la imtihanı Hayat ve Yaşam Rengimiz “SİYAH” diye aç mı kalalım? !!! Ölüm, mutlak son… Vuslatın ta kendisi!...
Bu Haber 7 Aralık 2012 16:25 Yayınlandı
Hayat ve Yaşam
Rengimiz “SİYAH” diye aç mı kalalım? !!!
Ölüm, mutlak son… Vuslatın ta kendisi! Ama açlık, işte o bölümü tek başına kader deyip geçiştirmemek, utanmak, ar duymak, insanlığımızı sorgulamak mecburiyetindeyiz. Zira bu tek başına bir insanın, ya da insanların açlığı anlamına gelmiyor!
Bir dünya düzeni, Kader, kısmetten öte… İnsanın terbiye olacağı son nokta. AÇLIK Bir insan düşünün aç, Bir hayvan düşünün aç, Bir çiçek düşünün susuz… Her üçüne de vicdan muhasebesi yapabilen katlanamaz. Kabul etmez düşünceleri bir insanın aç olabileceğini. Ya da bir sokak köpeğinin açlıktan yere sere serpe serilmiş ölümü bekler halini. Hangi kadın ister evinin bir köşesini süsleyen çiçeğin solmuş halini. Ölüm, mutlak son… Vuslatın ta kendisi! Ama açlık, işte o bölümü tek başına kader deyip geçiştirmemek, utanmak, ar duymak, insanlığımızı sorgulamak mecburiyetindeyiz. Zira bu tek başına bir insanın, ya da insanların açlığı anlamına gelmiyor! Bu tüm insanlığın açlığı! Afrika’da insanlar açlıktan kırılıyor. Yeryüzündeki hiçbir canlıya yakışmayacak açlık manzaraları tezahür ediyor. Zayıflıktan kaburgaları sayılan çocukların içler acısı durumu, insanlık adına bir utanç tablosu. İnsanlar açlıktan harap ve bitap düşmüşler, insanlıklarından çıkmışlar. Afrika’nın çöl sıcaklarında açlıkla mücadele eden insanları anlamak için rengimizin siyah mı olması gerekiyor? Bu gün oruçlu iken aç kaldığımız, susuz kaldığımız hali müşahede etmemiz AÇ’lığın ne anlama geldiğini anlamak adına yeter bir durum değil mi? Bu gün okunacak ezanla birlikte açlığınızı gideremeyeceğiniz, Susuzluktan çatlayan dudaklarınızın bir damla ıslaklığa muhtaç kalacağını düşünmeniz, Ve bu durumun günler boyu sürüp gideceğini bilmeniz nasıl bir his uyandırır ruhunuzda. Hiç hoş olmasa gerek! Bizler 16 saatlik açlık ve susuzluğu bedenen kaldırmakta zorlanırken, Afrika’nın çöl sıcaklarındaki insanların hali nice oluyordur acaba?

20110809__7321283221

Açlığın fotoğrafı Afrika. O fotoğrafa bakmak dahi yaşamaya yeter de artar. Afrika ülkeleri yüz yıllardır Batılı ülkelerin sömürüsü altındalar. Yüz yıllar boyu süre gelen sömürü neticesinde hakları gasp edilen, insanlıkları ellerinden alınan bu insanlara sahip çıkmak yine biz Türk-İslam alemine düşüyor. İnsanlık, dünya insanlığı demek isterim ama Batılı medeniyetler için bu kavram çok da tesirli olmuyor. Biz önce insan, sonra Müslüman ve bir dünya medeniyeti doğurmuş bir milletiz. Yeri, mekanı, insanların dili, dini ne olursa olsun onlara uzanacak en hayırlı el yine bu milletin eli. Ve Türkiye bu insanların içler acısı durumuna kayıtsız kalmadı. Yozgat’ımızda da bir yardım kampanyası başlatıldı. Bazılarımızda ‘çevremizde aç insanlar varken Afrika’ya mı yardım edeceğim’ şeklinde yanlış bir düşünce oluşabilir. Bu gün Türkiye ile Afrika ülkelerindeki açlığı kıyaslamak inanın abes kaçar. Allah’a şükür bizim yarına yiyecek ekmeğimiz, içecek suyumuz var! Allah aşkına yavrunuzun o şekilde bir açlığa maruz kaldığını görmek bir anne, bir baba olmak ne hissettirir sizlere. İşte size binlerce açlık hikayesinden bir tanesi; “Kadın ölen çocuğunu kimseye söylemiyor. Evde beraber yaşıyor belli bir süre. Ölen çocuk başına da ekmek aldığı için ölen  çocuğunu her gün bağrına basmak, onunla aynı evde bulunmak zorunda kalıyor.” İnsanlığın geldiği nokta işte bu!

“Başlatılan yardım kampanyasının”  havada kalmayacağını, insanlarımızın aç dünyaları doyurmak için cansiper olacağına ne şüphe. Kampanyayı desteklemek, insanlığa sahip çıkmak adına her zamankinden daha çok sahip çıkmak bir insanlık  görevi.
20110809__9054071307
Rengimiz siyah diye aç kalmak mı adalet, 
yoksa paylaşmak mı rengi siyah olan insanlarla asıl olan?
 Gözleri kan revan göğe dikilmiş,
 Bahtsız Afrika’nın elmas çocuğu… 
 Kartala yem olmuş asır irkilmiş, 
 Dün rüyamda gördüm Bilal yüzlümü.
 Susuz çöllerdeydi ölüm bölgesi,
 Ne bir bulut vardı ne de gölgesi,
 Yırtılmış insanlık kör olmuş sesi, 
 Zor nizamda gördüm Bilal yüzlümü.
 Diyor, Bursa’dan Ömer Ekinci Micingirt isimli şair!

Dünyanın “Açlık”la imtihanı

 

Birleşmiş Milletler Teşkilatı’na bağlı Gıda ve Tarım Örgütü FAO’nun Panama’da düzenlediği Latin Amerika ve Karayipler konferansı, dünyamızın nasıl derin bir açlık krizi ile karşı karşıya kaldığını gözler önüne serdi.

BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün Genel Müdürü Jacques Diouf, konferansta yaptığı konuşmada son bir yılda açlık çeken insan sayısının tam 105 milyon kişi arttığını söyledi. FAO Genel Müdürü’nün verdiği bilgilere göre; başta ekonomik kriz ve gıda fiyatlarındaki artış nedeniyle dünya genelinde 1 milyarı aşkın kişi açlığın pençesinde kıvranıyor. Aç 1 milyar kişinin 642 milyonu Asya ve Pasifik bölgesinde, 265 milyonu Afrika’da, 42 milyonu Latin Amerika ve Karayiplerde bulunuyor. Açlıktan en fazla Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Eritre etkileniyor; Kongo’da halkın yüzde 75’i, Eritre’de yüzde 66’sı, Haiti ve Karayiplerde ise yüzde 58’i açlık çekiyor.

 

Açlıkla ilgili rakamlar epey uzuyor ama yazıyı rakamlara boğmanın anlamı var mı; yukarıda verilen çok küçük bir özet bile, dünyamızın bugün çok acıtıcı bir açlık kriziyle karşı karşıya olduğunu, böyle devam ederse de bu krizin önümüzdeki yıllarda çok daha derinleşeceğini göstermeye yetmiyor mu?

Küreselleşme sürecinin en olumsuz yanlarından birisi adaletsiz gelir dağılımını körüklemesi, gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler üzerindeki ekonomik, siyasi, sosyal hegemonyasını artırmasıdır. Küresel sürecin ivme kazandığı son on yılda dünya genelinde gelir dağılımındaki çarpıklık artmış, gelişmiş ülkeler gelirlerini artırırken, az gelişmiş ülkeler üretim yapabilecek, kaynaklarını gelire çevirebilecek altyapıdan, finansal imkandan, insan kaynağından yoksun kalmıştır.

Gelişmiş ülkeler az gelişmiş ülkelerin (Afrika, Asya, Latin Amerika kıtalarındaki çoğu ülkeler) elinden tutmayı reddetmiş, onların gelişebilecekleri, kendilerini toparlayabilecekleri, halklarının karınlarını doyurabilecekleri imkanlara kavuşabilmeleri için gerekli olan desteği ve katkıyı vermekten kaçınmışlardır.

Gelişmiş ülkeler, az gelişmiş ülkeleri ucuz üretim yaptırdıkları, insanlarını köle gibi çalıştırdıkları yerler olarak görmüş, öyle kalmaları için de ellerinden geleni yapmışlardır.

Yoksul ülkelerde çok ucuza ürettirdikleri ürünleri fahiş kârlarla satan çok uluslu şirketler devasa büyüklüklere/kârlılıklara ulaşırken, az gelişmiş ülkelerde açlıkla pençeleşen insanların sayısı her geçen gün katlanarak artmıştır.

 

Bugün yaşanan açlık krizinin temelinde dünyadaki adaletsiz sömürü düzeni vardır.

Gelişmiş ülkelerin finansı, üretimi, kârı kendi tekellerine alma, fakir ülkelerin insanlarını köle gibi çalıştırma hırsı; dünyanın ekonomik dengesini hızla bozmakta, gelir dağılımındaki uçurumun daha da büyümesine neden olmaktadır.

1 milyar aç insanın olduğu dünyada barış olmaz, adalet olmaz, güvenlik olmaz.

Bu aç insanların durumuna seyirci kalan dünya bunun faturasını şiddet, istikrarsızlık, terör olarak ödemek zorunda kalır. Dünya işte o zaman yaşanmaz hale gelir.

Küresel düzenin karar alıcıları, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da açlık çeken yüz milyonlarca insanın sorununun göstermelik yardım paketleri ya da ufak-tefek mali desteklerle çözülemeyeceğini artık görmek zorundadır.

Sorun adaletsiz, haksız-hukuksuz küresel düzenin ta kendisidir.

Bu düzen böyle devam edemez! “Etsin” diyenler, kendi kuyularını da kazmış olurlar.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.