15 Ağustos Çarsamba

Warning: mysql_query(): Access denied for user 'bitkisel'@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 229

Warning: mysql_query(): Access denied for user 'bitkisel'@'localhost' (using password: NO) in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_query(): A link to the server could not be established in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 253

Warning: mysql_fetch_array() expects parameter 1 to be resource, boolean given in /home/bitkisel/public_html/wp-content/plugins/WP-Anket/index.php on line 257
hava durumu

Doğal sağlık iksiri ‘Kefir’

Doğal sağlık iksiri ‘Kefir’ Doğal sağlık iksiri ‘Kefir’   Çağımızın fiziksel ve ruhsal stresleri bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkilemektedir.  ...
Bu Haber 15 Aralık 2012 23:11 Yayınlandı

Doğal sağlık iksiri ‘Kefir’

 

Çağımızın fiziksel ve ruhsal stresleri bağışıklık sistemimizi olumsuz yönde etkilemektedir.

 

Beslenme yetersizlikleri, giderek artan ömür sonucu yaşlılık ve geriatrik hastalıklar, günlük artan iş yoğunluğu ve buna ek olarak gelecekten kaygı, insanları enfeksiyon hastalıklarına, kansere, depresyona ve otoimmün rahatsızlıklara mağdur bırakmaktadır.
Özellikle batı toplumlarında rafine gıdaların tüketiminin artması ve buna bağlı rahatsızlıklar, bu toplum insanlarının daha temiz ve katkısız doğal ürünleri tüketmelerine olan ihtiyacı arttırmaktadır. Tüm bu olumsuz koşullara karşı vücudumuzu ve özellikle sindirim sistemi ve bağışıklık sistemimizi korumada önemli bir faktör olan probiyotiklerin tüketiminin bilinçli bir şekilde arttırılması önem taşımakta..

Probiyotik nedir ?

Bakterilerin vücudumuza zararlı ve hastalıklara neden olduğu kanısı uzun yıllar kabul görmüştür. Oysa günümüzde sayıları giderek artan bilimsel araştırma sonuçları canlı mikroorganizmaların bazı hastalıkların tedavisinde, hatta önlenmesinde kullanılabileceğine işaret etmektedir.
Genelde “doğal” olanı kullanma ve tüketme alışkanlığının bulunması probiyotiklere olan ilgiyi arttırmıştır. Çeşitli gastrointestinal sistem hastalıklarının tedavisinde yardımcı, çocuklarda allerjik reaksiyonların ortaya çıkışını geciktirmede etkin, kadınlarda vajinal ve üriner sistem enfeksiyonlarının tedavi ve önlenmesinde yararlı olduğu ortaya konulmuştur.

Bağırsakları düzenler

Doğal ekosistemde bulunan, bağırsak florasını düzenleyerek konakçı sağlığı üzerinde olumlu etkileri olan mikroorganizmalar “probiyotik” olarak tanımlanmaktadır. Bir diğer deyişle probiyotikler, sindirim sisteminde belli sayılarda bulunan ve konakçıda yararlı etkiler oluşturan canlı mikroorganizmalardır.

“Pro” ve “biota” olmak üzere iki kısımdan oluşan bu terim “for life” (yaşam için) anlamını taşımakta olup, antibiyotik teriminin anlamca karşıtıdır. Patojen bakterilerin kontrolu için patojen olmayan bakterilerin kullanılması anlamına gelir.

Laktik asit bakterilerinden hazırlanan probiyotik gıdaların fonksiyonel gıda olarak kullanımı ve bu konu üzerinde yapılan araştırmalar son 10-15 yılda hız kazanmıştır.

Probiyotikler yeni bir keşif değildir çünkü insanoğlunun onlarla tanışması, insanlık tarihi kadar eskidir. Mikroorganizmaların varlığı bilinmeden çok önce bira, ekmek, şarap, kefir, kımız ve peynir gibi günlük tüketilen fermente ürünler çok sık olarak beslenme ve tedavi amaçlı kullanılmaktaydı.

Ekosistem içindeki dengeler ve insanoğlunu varlığını sürdürebilme açısından daima ihtiyaç duyduğumuz dost bakteriler ile tanışmamız, gebeliğin son döneminde anne karnında olmaktadır. 

Doğumda anne florası ve çevrenin florası ile zenginleşerek hayata merhaba diyen insanoğlu, bu dost bakterileri anne sütü desteği ile hızlı bir şekilde kendisi için daha önemli olanları ön planda tutarak arttırır. Bu birliktelik ölüme kadar devam eder ve ölüm sonrasında bu bakteriler bizi toprakla bütünleştirir.

Kafkasya’nın dağlık kesimlerinde yaşamış kabilelerin sağlık işareti olarak gördükleri bir probiyotik türü olan kefirin bağışıklık sistemimiz üzerindeki Kefirin hem hücresel, hem de sıvısal bağışıklık sistemi üzerinde aktive edici etkisi bulunmaktadır. Kefir genel olarak bağışıklık sistemini enfeksiyonlara karşı hazır tutmaktadır.

Biliyor muydunuz ?

Probiyotik kavramı ilk kez XIX. yüzyılın başlarında Nobel ödülü sahibi Elie Metchnikoff tarafından gündeme getirilmiştir. Metchnikoff, Bulgar köylülerinin uzun yaşamalarının fazlaca fermente süt ürünü tüketmelerine bağlı olduğunu belirtmiştir.

MUTLULUK VEREN TAT

Kefir fermantasyonla oluşturulmuş bir süt içeceği olmakla birlikte, probiotik bakteri ve maya karışımı için iyi bir örnek oluşturmaktadır.

Kefir krema kıvamında, hafif ekşimsi tadı olan fermante bir süt içeceğidir. Kefir adı, kef’ten türetilmiş olup, Türkçe mutluluk verici tat olarak tanımlanmıştır. İlk kefir granüllerine veya kefirin ilk kez üretildiği zamana ait bir tarihi kayıt bulunmamaktadır. Şu bilinmektedir ki, kefir granülleri ilk kez Rusyada, Kuzey Kafkasya dağlık bölgesindeki kabilelerden gelmektedir. Hala üretilmekte olan ürünler kefir, kiaphur, kefyr, kefer, knaphon, kepi ve kipe adlarını almaktadırlar .

Kefir de diğer bazı fermante ürünler gibi yeterli doz ve sürede verilirse insan ve hayvan organizmalarında sağlık için katkıları olan probiyotik olarak nitelendirilen fermente bir ürün grubundadır. Bu noktadan hareketle kefir de probiyotikler arasında değerlendirilebilir.

Yapılan insan temelli çalışmalarda bu fermente edilmiş süt ürünlerinin tüketiminin laktozun sindirilmesine ve toleransına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Diğer bazı araştırmalara göre kefir içinde taşıdığı canlı mikroorganizmalar ve düzenli doz ve doz aralıklarında alındığında bağışıklık sistemini kuvvetlendirmektedir.. Böylece fermante sütlerin kullanımı sonucunda kanser oluşumları önlenebilmektedir.

Araştırmalar ne diyor ?

Alvarez ve arkadaşları tarafından İspanya Madrit’te 2003′te yapılan bir çalışmada sınav stresi altındaki öğrencilerin bağışıklık sisteminin baskılandığı gözlenmiştir . Yapılan bu çalışmada, stresli ortamlarda probiotik alındığı zaman bağışıklık sisteminin korunduğu ve stress faktörünün azaldığı saptanmıştır.

Yine yapılan bir başka çalışmada , Yoğurt ve kefir gibi Türk insanı tarafından yaygın tüketilen süt ürünleri ile sebze ve meyvenin tüketimin teşvik edilmesi çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada ve tedavide yararlı olacağı yönündedir. 

Lenoir ve arkadaşları yaptıkları çalışmada probiyotiklerin, çocuklarda soğuk algınlığı semptomlarını hafiflettiği, immun sistemi kuvvetlendirdiği göstermişlerdir. çocukların kreşe devamlılığı açısından bu önemli etkilerini ebeveynlerin iş gücü kaybını da önlediği gösterilmiştir .

İşte kefirin yararları

1. Sindirim sistemini güçlendirmek

a. Antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutmak

b. Besinler ve barsaklardaki emilim sağlayıcı yüzeyler açısından patojen mikroorganizmalarla yarışarak mukozal adezyonlarını ve beslenmelerini önlemek

c. Antitoksin üretmek ( zararlı toksinleri yok eden madde üretmek) 

2. İmmün fonksiyonları güçlendirirler

3. Gastrointestinal sistemi enfeksiyonlardan korurlar

4. Allerjik reaksiyonlardan koruyucu özellik taşırlar ve alerjik koliti önler

5. Antioksidant ( kanser karşıtı ) özellik gösterirler

6. Kan lipitlerini ( kolesterol..) azaltırlar

7. Laktoz ( süt şekeri) emilimini arttırırlar

8. Çocuklarda kabızlık ve ishal döngüsünün sürekli görüldüğü bir çeşit hastalık olan irritabl barsak semptomlarının kontrolünde yarar sağlar

9. Gebelik de kullanımı ile annede ve bebekte obesiteyi engeller.

Nasıl tüketelim ?

Özellikle kanser başta olmak üzere pek çok hastalığa karşı koruy

ucu özelliği olan kefiri günde bir bardak rahatlıkla içebilirsiniz. Evde mayasından mayalayabileceğiniz gibi marketlerde satılan sade türlerini tercih de edebilirsiniz. Ekşimsi tadı rahatsız ediyorsa sevdiğiniz bir meyve ve 1 çay kaşığı kadar vanilya ile bilenderize ederek rahatlıkla tüketebilirisiniz.. Hatta sabah kahvaltılarınızı bu karışıma 4 yemek kaşığı kadar yulaf ve 10 adet badem ekleyip yapabilirsiniz. Bu karışım özellikle ramazan ayında olduğumuz şu sıralar iyi bir sahur öğünü alternatifi de olabilir.
Probiyotiklerin faydası yararı

Süt, yoğurt ve turşunun içinde bulunan probiyotikler; kolon ve göğüs kanserinden korunmada çok etkili. Bu organizmalar, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, bağırsağı zararlı maddelerden de arındırıyor.

Süt, yoğurt, kefir ve turşunun içinde bulunan probiyotikler; binlerce yıldır Orta Doğu ve Akdeniz diyetlerinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar; probiyotiklerin vücuda büyük yarar sağladığını gözler önüne seriyor.

PROBİYOTİK DENGESİ 
Bu son derece yararlı organizmalar; enfeksiyon ve toksin kaynaklı hastalıkların oluşma riskini azaltıyor, ömrü uzatıyor. Bu maddeler, tehlikeli organizmaların ve kimyasalların hareket kabiliyetini azaltarak, bağırsak iç zarının fonksiyonunu da artırıyor. Bağırsaktaki sağlıklı mikrop dengesinin, zararlı mikroplar lehine değişmesi, çok sayıda hastalığı da beraberinde getiriyor. Son yıllarda bağırsaktaki probiyotik dengesinin bozulmasında; rafine gıdaların çok tüketilmesi, yoğurt, turşu gibi fermente edilmiş gıdaların az yenmesi, süt ve yoğurdun pastörize edilmesi ve antibiyotik kullanımı önemli rol oynuyor.

İLTİHAPTAN KORUYOR 
Probiyotikler; ümmin sistemi yani bağışıklık sistemini de güçlendiriyor, bağırsak duvarını zararlı maddelerden koruyor, hazmı kolaylaştırıp vücudu iltihap nedeniyle oluşan hastalıklardan koruyor. Ayrıca kanserli hücrelerin üremesini de engelliyor. Yapılan son araştırmalar; bu organizmaların özellikle kolon ve göğüs kanserinden korunmada çok etkili olduğunu ortaya koyuyor. DNA hasarının azalmasında da etkili olan probiyotikler; diyare, irretable bağırsak sendromu, kolit ve Crohn gibi hastalıklardan da koruyor. Alerjik maddelerin kana geçmesini engelleyen ve bağırsak iltihabına da engel olan bu organizmalar, sekretuvar antikor yapımını artırarak, bağırsak mukozasını güçlendiriyor.

BESİN DESTEĞİ 
Bifidobakteriler ise; bağırsakta yaşayan, bağırsak florasının dengesini koruyan ve vücudu zararlı bakterilerden arındıran sağlıklı bakterilerdir. Enfeksiyon, enflamasyon, kardiyovasküler hastalıklar ve kanser tedavisinde çok yararlıdırlar. Sağlam bağırsaktaki mikrobiyal nüfusu artıran bifidobakteriler; günümüzde sindirimin düzelmesi, bağırsak fonksiyonlarının artması ve enfeksiyonlara karşı direnç oluşturulması amacıyla probiyotik olarak kullanılıyor ve hastaya ilaç gibi dışarıdan verilebiliyor. Özellikle Japonya’da bu bakteriler, sağlıklı kolon için besin desteği olarak kullanılıyor.

İSHAL, KABIZLIK VE KARINDAKİ ŞİŞLİK AZALIYOR
Geçen yıl yapılan bir araştırmada; belirli bir gruba, iki hafta boyunca probiyotik özelliği olan bifidobakteri desteği veriliyor. Araştırmanın sonucu; hastaların ishal ataklarının yüzde 8 oranında azaldığını, özellikle yaşlılarda ölümlerin önemli bir nedeni olarak görülen antibiyotik ilişkili ishallerin de yüzde 52 azaldığını gösteriyor.

ŞİKAYETLER KAYBOLUYOR 
Ayrıca bu araştırma; akut ishal ataklarının yüzde 34 oranında kaybolduğunu, laktoz intoleransı olanların rahatsızlıklarının da hafiflediğini gözler önüne seriyor. Öte yandan irretable bağırsak sendromu olanların; karında şişlik, ishal ve kabızlık gibi şikayetlerinde azalmalar olduğunu ortaya koyuyor.

EV YOĞURDU TÜKETEN 100 YAŞINI GÖRÜYOR
100 yaşın üzerindekilerin beslenmeleri incelendiğinde; yüzde 80’inin, günde yarım kilo probiyotiklerce zengin ev yoğurdu tükettiği görülüyor.

FİBROKİSTİ ENGELLER 
Kalsiyum açısından da çok zengin olan yoğurt; kadınlarda 50’li yaşlarda rastlanan kemik erimesini azaltıyor. Antioksidan olarak da bilinen yoğurdun, nitrit içeren gıdaları nötralize eden koruyucu bir özelliği de var. Öte yandan kemiklere metastaz yapan prostat ve meme kanserlerinin tedavisinde yarar sağlıyor. Günde 250-500 gram yoğurt tüketimi, memelerde fibrokistik yapıların oluşmasını da engelliyor. Yoğurt ayrıca, cilt sağlığında maske olarak kullanıldığında da başarılı sonuçlar veriyor.

PASTORİZE EDİLMESİN 
Günümüzde gıdaların pastorizasyon işleminden geçirilmesi; içindeki probiyotikleri büyük ölçüde tahrip ediyor.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.