20 Kasım Pazartesi
hava durumu

Daha Uzaklara Giderdim

Daha Uzaklara Giderdim Ukbe Bin Nâfi’ Meşhûr İslâm kumandanlarından. Kuzey Afrika fatihi Ukbe bin Nafi(630-683),Emevi’lerin ünlü komutanlarından biriydi.670 yılında...
Bu Haber 13 Şubat 2013 01:34 Yayınlandı

Ukbe Bin Nâfi’

Meşhûr İslâm kumandanlarından.
Kuzey Afrika fatihi Ukbe bin Nafi(630-683),Emevi’lerin ünlü komutanlarından biriydi.670 yılında Tunus’u fethetti.İfrakiye Emirliği’ne getirildi.Fetihlerine devam ederek,İslamiyet’in Berberi’ler arasında yayılmasını sağladı.675 yılında Mısır valisi tarafından,İfakiye’deki görevinden alındı.
682 yılında,Halife Yezid(680-683) tarafından,İfakiye Emirliği’ne yeniden atandı.Ukbe bin Nafi komutasındaki,Emevi orduları,kuzey Afrika’yı tamamen fethederek,Atlas Okyanusu kıyılarına dayanmıştı.Ukba bin Nafi atını denize sürerek : KARANIN BİTTİĞİ YER …
-”Ya Rabbi!Bu derya,ilerlememe engel olmazsaydı,senin ulu adını yaymak ve düşmanlarını kahretmek için,daha uzaklara giderdim” dedi.
Vaktiyle,Ukbe bin Nafi,Müslümanlığı kabul etmiş Berberi liderlerinden Kuseyle’yi,Berberi’ler üzerindeki oteritesini kırmak için,halkın önünde,koyun kesip derisini yüzmekle,cezalandırmıştı.Koyunu kesip yüzdükten sonra,kanlı ellerini sakalına sürerek,intikam alacağına yemin etmiş olan Kuseyle,Kayrevan’a gitmek için,üçyüz adamıyla yola çıkan,Ukbe bin Nafi’yi,Tahu’da pusuya düşürerek,adamlarıyla birlikte şehit etti(683).
Mezarı,bügün Cezayir sınırları içinde kalan Biskra’da dır.
Peygamber efendimiz zamânında doğdu. Bu sebeble onu Eshâb-ı kirâmdan sayanlar olmuştur. Amr bin Âs’ın teyzesinin oğludur. Amr’ın (r.anh) Mısır vâliliği sırasında Afrikiyye gazâlarına katıldı. Hazret-i Muâviye’nin halîfeliği zamânında Afrikiyye’de Levâte, Mezâte ve diğer Berberî kabîlelerinin müslümanlıkla şereflenmelerine vesîle oldu. Sonra irtidat edip, dinden dönmeleri üzerine yeniden itâat altına aldı. Gademes’i zapt etti ve 663 (H.43)’de Sudan’a doğru ilerliyerek Vedân’ı fethetti. Yaptığı akınlar sırasında ordugâh şehri olan Fustat’dan hareket eden İslâm orduları Berka Çölü’nü geçerek Tunus’a girdiler. Bu bölgede bulunan Sus şehrini zaptederek kuzeye yöneldiler. Kadınlara, çocuklara, güçsüzlere ve ihtiyarlara dokunmayıp silâhla karşı çıkanların çoğunu esir aldılar. Lâkin İslâm ordusu hareket üslerinden uzak kaldığı için fethedilen bölgede yeni bir ordugâh şehri kurmak istediler. Durum halîfe Hazret-i Muâviye’ye arz edilince kabûl edilip, bu iş için, Ukbe bin Nâfi’ vazifelendirildi.
.
Ukbe bin Nâfi’, 670 (H.50) senesinde Mısır’ı kuzey Afrika’ya bağlayan yol üzerinde, sâhilden uzak bir yerde Kayrevan şehrini kurdu ve Kayrevan Câmii’ni yaptırdı. Kurduğu bu şehri ordunun hareket üssü yaptı. Sonra Bizanslıların elinde bulunan şehirler üzerine akınlara başladı. Hedefi Bizans’ın Afrika vâliliğinin merkezi olan Kartaca şehri ile Bizans’ın kontrolü altında bulunan sâhil şeridini ele geçirmek idi. Ukbe bin Nâfi’ düşüncesini gerçekleştirmek üzere hareket ettiği sırada, hâmisi ve destekleyicisi olan Mısır vâlisi Muâviye bin Hudeyc vefât etti. Kısa bir süre sonra 675 (H.56) senesinde Ukbe bin Nâfi’ vazifesinden azledilerek hapse atıldı. Yerine Ebü’l-Muhâcir Dînâr tâyin edildi.
Ukbe bin Nâfi’ bir müddet hapiste kaldıktan sonra kaçtı ve Şam’a giderek durumunu halîfe Hazret-i Muâviye’ye arzetti. Halîfe onu tekrar eski vazifesine göndereceğini söyledi. Fakat bu sırada İstanbul’un muhâsarası devâm ettiği için eski vazifesine dönemedi. Ancak Yezîd’in halîfeliği üzerine Ukbe bin Nâfi’ Kuzey Afrika’ya gönderilebildi. Bu sırada İslâm donanması Girit ve Sicilya adalarına akınlar yaptı.
.
681 (H.62) senesinde Kuzey Afrika’ya vâli tâyin edilen Ukbe bin Nâfi’, Kayrevan’a gidip, Ebü’l-Muhâcir’in yerine geçti. Kayrevan’da bir kısım kuvvet bırakarak, emrindeki büyük bir ordu ile Bizans kuvvetlerine karşı harekete geçti ve Bâğâya’ya girdi. Buradaki Bizans kuvvetlerini bozguna uğrattı. Sonra Zab bölgesine hareket etti ve buranın en büyük şehri Erbe’ye yönelerek Bizans kuvvetlerine gâlib geldi. Buradan Tahert’e geçti. Ukbe bin Nâfi’in üzerlerine geldiğini haber alan Bizanslılar, pek çok asker toplayarak Berberîleri yardıma çağırdılar ve şehri savunma hazırlığına başladılar. Ukbe bin Nâfi’ kalabalık ve kendisinden sayıca üstün Bizans ve Berberî kuvvetlerini burada da bozguna uğrattı.
.
Bu zaferden sonra Tanca’ya gitti. Şehrin vâlisi Julianus Ukbe bin Nâfi’in gücü karşısında teslim olup, idâresine tâbi oldu. Sonra Tanca’nın batısındaki Sus şehri tarafına hareket etti. Karşılaştığı Berberî kabîleleri ile yaptığı savaşlarda gâlib geldi ve Sus el-Aksâ’ya yürüdü. Berberîlerle savaşıp onları yendi.
Ukbe bin Nâfi’ emrindeki ordu ile kahramanca savaşıp Atlas Okyanusu’na kadar ilerledi. Sâhilden uçsuz bucaksız okyanusa bakarak târih sayfalarında ibretle okunan şu muhteşem sözünü söyledi:

.

“Allah’ım! şahit ol şayet  şu deniz önüme çıkmasa idi, senin dînini yaymak için devâm eder, geri dönmezdim!”

.

Bundan sonra geri dönen İslâm ordusu Kayrevan’a sekiz günlük uzaklıkta bulunan Tabna şehrine ulaşıncaya kadar karşılaştığı Bizans ve Berberî kuvvetlerinin hepsini dağıttı. Karşı koyacak önemli bir düşman kuvveti kalmamıştı. Orduyu dağıtıp az bir kuvvetle Tahûza’ya ulaştı. Onu az bir kuvvetle gören Bizanslılar tuzağa düşürmek için harekete geçtiler. Fakat başaramayıp, sonunda kaleye kapanmak zorunda kaldılar. Ukbe bin Nâfi’, bunları İslâm’a dâvet etti ise de, kabûl etmediler. Bundan sonra hâdiseler Ukbe bin Nâfi’in aleyhine cereyân etti.

.
Ukbe bin Nâfi’in yanına aldığı askerî birlik arasında Kuseyle adında, Ebü’l-Muhâcir vâli iken müslüman olan ihtiyâr bir Berberî vardı. Ukbe bin Nâfî’ ikinci defâ vazifeli olarak Afrika’ya gelince, Ebü’l-Muhâcir’den vazifeyi devralırken, Ebü’l-Muhâcir, Ukbe bin Nâfi’e Kuseyle’yi göstererek; “Buna karşı dikkatli ol! Bundan sana bir zarar gelebilir” demişti. Fakat Ukbe bin Nâfi’, böyle bir şeye ihtimâl vermediğinden hiç önemsememişti. Ukbe bin Nâfi’in orduyu dağıtıp az bir askerle kaldığını gören Bizanslılar, Kuseyle’ye casus göndererek kendilerine katılmasını istediler. O da bu teklifi kabûl edip, akrabasını toplayarak Ukbe bin Nâfi’e karşı harekete geçti. Ebü’l-Muhâcir’in; “Kuseyle askerini toplamadan acele davranmalısın” sözünü Ukbe bin Nâfi’ dikkate aldı ise de Kuseyle, önce Ukbe bin Nâfi’e karşı koymayıp gizlice askerini çoğalttı. Sonra da Bizanslılar ile birleşerek Ukbe bin Nâfi’in üzerine yürüdü. Bunun üzerine yapılan savaşta Ukbe bin Nâfi’, kendinden önceki vâli Ebü’l-Muhâcir ve bütün askerleri şehîd oldular. Bu sırada Kayrevan’da vekil bırakılan Kays bin Zübeyr, Bizanslı ve Berberîlerden meydana gelen düşman ordusuna karşı savaşmak istedi ise de, ordusu bunu kabûl etmedi. Bunun üzerine o da Kayrevan’ı terkedip, Barka’ya gitti. Müslümanlara ihânet eden ihtiyâr Berberî Kuseyle ise, Kayrevan’ı istilâ etti. Daha sonra da Kuzey Afrika’yı tamâmen ele geçirdi.
Büyük İslâm mücâhid ve komutanları arasında yer alan, velî bir zât olan ve 682 (H.63) yılında şehîd edilen Ukbe bin Nâfi’, Kayrevan’da medfûndur.

 

.

1) Kâmûs-ül a’lâm; cild-4, sh. 3163
2) İbn-i Haldun Târihi; cild-4, sh. 186
3) El-A’lâm; cild-4, sh. 241
4) Fütûh-ül-Büldân; sh. 565, 577, 579, 593
5) Bizans Devleti Târihi; sh.110

 

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.