22 Kasım Çarsamba
hava durumu

Bitkiler Kansere Karşı Savaşta En Büyük Dostumuz

Bitkiler Kansere Karşı Savaşta En Büyük Dostumuz Bitkiler Kansere Karşı Savaşta En Büyük Dostumuz   Anti-kanser bitkiler, kanser hastalarının tedavisinde nasıl uygulanıyor? Kemoterapi...
Bu Haber 6 Mart 2013 00:40 Yayınlandı

Bitkiler Kansere Karşı Savaşta En Büyük Dostumuz

 

Anti-kanser bitkiler, kanser hastalarının tedavisinde nasıl uygulanıyor? Kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini azaltmada etkileri nedir?

  • Kanser tedavisinde yararlı olduğu belirlenen bitkisel ürünlerin tüketilmesi çay, ham bitki, standardize edilmiş ekstrakt içeren kapsül veya ekmek gibi ürünlerin içine katılarak kullanılabilmektedir. Örneğin astragalus, karahindiba, zencefil, meyankökü, ışgın, kuşkonmaz gibi kökleri kullanılan bitkiler suda 10-15 dakika kaynatılarak tüketilmektedir, böylece sert kökler içindeki etkin maddeler açığa çıkmaktadır. Ben daha çok bu bitki köklerinin toz haline getirtip toz formunu demleme şeklinde kullanıyorum.
  • Ökseotu, biberiye, sarı kantaron, ısırgan otu, alıç gibi toprak üstü kısmı kullanılan bitkileri ise kaynamış suda 10-15 dakika demlendirerek tüketilmesini öneriyorum.
  • Mantar preparatları, beta glukan, astragalus, üzüm çekirdeği, yeşil çay, alıç, devedikeni ve ginko biloba gibi ürünleri de ekstrakt içeren kapsül formunda tercih ediyorum.
  • Radyoterapinin uygulandığı sahada ciltte kızarıklık ve yara açılması, akciğerde hasar, verildiği organ çevresindeki dokularda hasar ile kemik iliğinin işlevini bozucu yan etkileri olabilmektedir. Amla, avemar, aynısafa, beta glukan, coriolous, çin melekotu, ellajik asit, ışgın, lycium, ökse otu, panax ginseng, resveratrol, somnifera ve şakayık gibi doğal ürünler radyoterapinin yan etkilerini azaltmaktadır.
  • Kemoterapi ilaçlarının çoğu vücutta birçok sistem üzerine yan etkilere neden olabilmektedir. Özellikle saç, mide-barsak sisteminin iç yüzünü döşeyen hücreler, kemik iliği gibi hızlı çoğalan hücreleri öldürebilmekte ve buna bağlı şiddetli yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca böbrek ve karaciğer testlerini bozabilmektedir. AHCC, astragalus, beta glukan, biberiye, coriolous, çemen otu, çin melekotu, çörek otu, devedikeni, dulavrat otu, ginkgo biloba, karahindiba, keten tohumu, lycium, meyan kökü, ökse otu, reishi mantarı, shiitake mantarı, panax ginseng, şakayık, üzüm, yeşil çay, zencefil ve zerdeçal gibi ürünler kemoterapinin yan etkilerini azaltmakta ve / veya kanser hücrelerini öldürücü etkilerini arttırmaktadırlar. Burada en önemli ayrıntı, bitkisel ürünlerin bazıları birlikte kullanıldığı ilaçların etkisini de azaltabilmektedir (örneğin meyan kökü cisplatin, zerdeçal irinotekan, sarı kantaron ve greyfurt da birçok ilacın etkisini bozmaktadır). Bu nedenle bu ürünler fitoterapi eğitimi almış tıbbi onkologlar tarafından daha bilinçli kullanılabilir.

 

Anti-kanser bitkileri en “doğru” uygulama şekli nedir? Bu bitkileri evde (çay, salata veya yemeklerde) uygulayarak kanserden korunmak mümkün mü? Eğer mümkünse uygulama sırasında, bitkiyi alıp kullanıncaya kadar dikkat edilmesi gereken noktaları nelerdir?

  • Kanser kelimesinin kendisi ürkütücü olup pek çok insan için ölüm ile eşdeğer tutulmaktadır. Hâlbuki kanserin oluşumu genellikle uzun yıllar sürmekte ve hücrelerde kanserleşme süreci yavaş olmaktadır. Bu sürecin çok ilerlemeden belli bir noktada durdurulması veya geriletilmesi mümkündür. Bu noktada yararlı olacak olan beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri sonraki bölümde bahsedilecektir. Bitkilerin kansere karşı yararının en çok olduğu alan kanserden korunma olup şifalı bitkilerin birçoğu bu konuda yararlı olmaktadır. Kansere karşı etkili fitokimyasalları içeren bitkilerin kanserden koruyucu olduklarını gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmalarda bitkisel ürünlerin daha çok çiğ olarak ve yarı pişmiş olarak kullanılmasının besin değerini koruduğu ve maksimum yarar sağladığı gösterilmiştir. Bununla birlikte bazı besinler için istisna olabilmektedir. Örneğin domatesin pişmesi ile likopen gibi sağlığa çok yararlı maddenin emilimi daha fazla olmaktadır. Kansere karşı koruyucu olan bitkilerin diğer sistem hastalıklarına karşı da büyük yararları bulunmakta ve sağlığın idamesine katkıda bulunmaktadırlar. İnsülin direncinin azaltılması, kan şekerinin düzenlenmesi, bağışıklık sisteminin uyarılması, kolesterol ve lipid düzeylerinin azaltılması, pıhtılaşmanın azaltılması, tansiyonun düşürülmesi, kalp ve damar sertliğini azaltmaları en önemli diğer yararlarıdır.
  • Günümüzde en çok yapılan yanlışlardan birisi meyvenin sadece suyunun tüketilmesidir. Kansere karşı etkili olan meyvelerin sadece suyunun değil posasının da tüketilmesi kansere karşı daha fazla yararı olmaktadır. Meyve suyunun aynı hacimdeki posa içeren meyve suyuna göre kalorisi daha yüksek olduğu için zamanla kilo alımına ve kanser riskinde artışa neden olabilmektedir. Liften zengin posanın mide ve barsak kanserlerine karşı koruyucu özellikleri de bulunmaktadır.
  • Bitkisel ürünler çay halinde, salatalara katılarak veya baharat olarak yemeklere katılarak tüketilebilmektedir.
  • Kanserden korunmada yararlı olan çok sayıda anti-kanser bitki bulunmaktadır. Bunların en önemlilerini ve korunmada yararlı oldukları kanser türlerini şöyle sıralayabiliriz.

1. Sarımsak: mide, kalınbağırsak, yemek borusu ve prostat kanserine karşı koruyucudur. Sarımsağın pişirme, mikrodalga veya kurutma ile hazırlanan ürünlerinde asıl yararlı madde olan alil sülfür bileşenlerinin azalmasına neden olmaktadır. İdeali çiğ tüketilmesidir.

Günlük doz olarak çiğ sarımsak 2-5 gram/gün, kurutulmuş toz sarımsak 0.4-1.2 gram/gün, sarımsak yağı 2-5 mg/gün, sarımsak ekstraktı 300-1000 mg/gün tüketilmesi gereklidir.

2. Dutsu meyveler (ahududu, dut gibi): ağız, yemek borusu ve kalınbağırsak kanserine karşı koruyucudur. Günde bir fincan çiğ olarak tüketilmesi önerilmektedir.

3. Brokoli: son yıllarda sağlık için en yararlı bitkilerin başında sayılmakta olup kansere karşı koruyuculuğu en yüksek bitkilerdendir. Akciğer, kalınbağırsak, rahim, prostat, yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltmaktadır. Asıl yararlı maddesi acı tadını veren sülforafan olup brokoli filizinde bol bulunmaktadır. Günde bir yemek kaşığı brokoli filizi alınması, haftada 1.5 kilogram brokoli tüketilmesine eşdeğerdir. Günümüzde brokoli filizinden hazırlanan yüksek kalitede ürünler bulunmaktadır.

4. Soya: soya ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi ile meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi kanserlerden korunma sağlanmakatadır. Uzakdoğuda meme kanserinin az görülmesinin nedenlerinden birisi soya ürünlerinin daha çok tüketilmesidir. Soya sütü veya soyadan hazırlanan tofu olarak yurtdışında kullanımı yaygındır. Tofu başta olmak üzere diğer soya ürünlerinin yağ içeriğinin düşük olması, proteinden zengin olması nedeni ile sağlıklı besinlerin başında gelmektedir.

5. Yeşil çay: karaciğer, prostat, akciğer, pankreas, kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Günde 5 fincandan fazla yeşil çay içilmemelidir.

6. Domates: likopen isimli madde içermekte olup prostat, akciğer ve mide kanseri riskini azaltabilmektedir. Pişmiş olarak tüketilmesi daha fazla yarar sağlamaktadır. Mevsiminde günde 3-5 adet domates tüketilmesi çok yararlıdır.

7. Zerdeçal: önemli baharatlardan olup ağız, idrar torbası, mide, rahim ağzı, kalınbağırsak ve cilt kanserlerine karşı koruyucu olabilmektedir. Günde iki tatlı kaşığı tüketilmesinin yararlı olabileceği düşünülmektedir.

8. Mantar ürünleri: reishi ve shitake başta olmak üzere çok sayıda mantar türünün çeşitli kanserlerin görülme sıklığını azalttığı düşünülmektedir. Bağışıklık sistemini uyaran beta glukan maddesi temel etkilidir. Bağışıklık sistemini uyarmak için gerekli doz bilinmemekle birlikte üretici firmalar günde 50–1000 miligram beta glukan’ ın aç karna alınmasını önermektedirler. Taze mantar ise günlük dozu 10 gram civarında alınmalıdır.

9. Zeytinyağı: dünyada son yıllarda önem kazanan sağlıklı besinlerin başında gelmektedir. Meme, yumurtalı, kalınbağırsak, yemek borusu, mide ve akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu ile ilişkili çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Zeytinyağının pişirildiği zaman besin değerini yitirmesi ve yapısının bozulması nedeni ile çiğ olarak tüketilmelidir. Ayrıca zeytinyağının ışık ve hava ile teması sonucu okside olarak yararlı maddeleri azalmaktadır. Bu nedenle günlük kullanımda zeytinyağının ağzı kapalı, küçük ve koyu renkli şişelerde saklanmalıdır.

10. Üzüm: kansere karşı koruyucu besinlerin başında gelmektedir. İçinde bulunan resveratrol maddesi temel etkili olup üzüm kabuğuna bol bulunmaktadır. Üzüm çekirdeği ekstraktı da yararlı olan bir diğer besin takviyesidir. Özellikle menapoza girmiş kadınlarda üzüm çekirdeği ekstraktının meme kanserine karşı koruyucu olabileceğini düşündüren çalışmalar bulunmaktadır. Bu konuda menapoza girmiş meme kanserli hastalarda üzüm çekirdeği ekstraktının tedavideki etkinliği A.B.D.’ de araştırıldığı klinik çalışmalar yürütülmektedir.

 

Bilimsel araştırmaları yapılmış ve anti-kanser olduğu kanıtlanmış bitkiler hangileri?


(Kaynak: Doç Dr Canfeza Sezgin, Hangi Kansere Hangi Bitki?, Hayykitap, 2010)

Günümüzde hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yaklaşık olarak % 60’ı doğadaki ürünlerden elde edilmiş veya bu ürünler temel alınarak geliştirilmiştir. Bilimsel alandaki ilerlemeler sayesinde okyanuslar gibi ulaşılması zor bölgelerde de ilaç geliştirme için araştırmalar yapılmaya başlanmış ve okyanus canlılarından çeşitli ilaçlar geliştirilmiştir.

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bir bölümü de bitkilerden elde edilmektedir. Bu bitkilere örnek verirsek porsuk ağacı (taksan grubu ilaçlar), Cezayir menekşesi (vinka alkoloidleri), Asya mutluluk ağacı (kamptotekinler) ve mayıs elması (podofilotoksinler)’ dır. Ayrıca streptomiçes grubu mantarlardan elde edilen doğal ürünlerden olan antibiyotikler grubu ilaçlar da (antrasiklinler) kanser tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Bir tür deniz canlısından elde edilen trabectedin ilacı da son yıllarda kanser tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Geleneksel halk tedavilerinde kansere karşı kullanılan bir çok bitkisel ürünle ilgili olarak da bilim dünyası kayıtsız kalmamış ve bu alanda da son yıllarda giderek artan sayılarda araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Kanser tedavisinde ilaçların etkinliğinin sınırlı kalması nedeni ile tedavinin başarı şansının arttırılmasında bitkisel ürünler yanı sıra diğer tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin kullanılması konusunda son 10 yılda giderek artan sayıda araştırmalar yapılmakta ve bu konuya büyük fonlar ayrılmaktadır. Kanser hücreleri, hayvan çalışmaları ve insanlarda yapılan kinik çalışmalarda çeşitli bitkisel ürünlerin kansere karşı etkinlik gösterdiği saptanmıştır. Bu bitkilerle ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. Aşağıda çalışmalarda kansere karşı etkili olduğu düşünülen bitkiler sıralanmaktadır:

Agaricus blazei (Mantar)
AHCC (Mantar kapsülü)
AlıçCrataegus monogyna

Aloe vera
Amla (Emblica officinalis L.)
Andrographis otu (Andrographis paniculata L.)
Arı poleni
Ashwagandha (Withania somnifera Dun.)
Astragalus (Astragalus membranaceus L.)
Aynısafa (Calendula officinalis L.)
Avemar
Biberiye (Rosmarinus officinalis L.)
Black cohosh (Cimicifuga Racemosa L.)
Boswellia serrata L.
Brokoli (Brassica olerace var. italica Plenck)
Buğday çimi (Wheat grass)
Bupleurum (Bupleurum scorzoneraefolium)
Cat’s claw (Uncaria tomentosa)
Cezayir menekşesi (Catharanthus roseus L.)
Coriolous versicolor
Croton lechleri
Çemen otu (Trigonell foenum-graecum L.)
Çin kuşkonmazı (Asparagus cochinchinensis L.)
Çin melekotu (Angelica sinensis L.)
Çivitotu (Isatis tinctoriaL.)
Çörek otu (Nigella sativa L.)
Deniz salatalığı
Devedikeni (Silybum marianum L.)
Dulavratotu (Lappus officinalis L.)
Dut
Ekinezya (Echinacea)
Forskolin (Coleus forskohlii L.)
Ginkgo biloba L. (Mabet ağacı)
Goldenseal (Hydrastis canadensis L.)
Gotu Kola
Greyfurt
Haelan
Holy basil (Ocimum sanctum L.)
Huanglian (Coptis chinensis)
Isırgan otu  (Urtica dioica L.)
Işgın (Rheum officinale L.)
Japanese knotweed
Kan otu (Sanguinaria canadensis L.)
Karahindiba (Taraxacum officinale L.)
Keten tohumu (Linum L.)
Kızılcık (Vaccinium macrocarpon Ait.)
Kudret narı (Momordica charantia L.)
Ligustrum lucidum (Privet)
Lycium (Lycium barbarum L.)
Maitake mushroom (Grifola frondosa L.)
Meyankökü (Glycyrrhiza glabra L.)
Nar (Punica granatum L.)
Noni (Morinda citrifolia L.)
Ökse otu (Viscum album L.)
Panax ginseng
Panax quinquefolius
Pelinotu (Artemisia annua L.)
Phellinus linteus polisakkariti
Pleurotus ostreatus
Pygeum africanum
Reishi mushroom
Rhodiola rosea L. (Rhodiola root)
Sarcandra glabra
Sarı kantaron (Hypericum perforatum L.)
Sarımsak (Allium sativum L.)
Saw palmetto (Serenoa repens L.)
Scullcap (Scutellaria baicalensis L.)
Scutellaria barbata
Shiitake mushroom
Siberian ginseng (Eleutherococcus senticosus L.)
Spirulina
Stevia rebaudiana
Şakayık (Paeonia)
Üzüm
Yaban mersini (Vaccinium myrtillus L.)
Yeşil çay (Camellia sinensis L.)
Zencefil (Zingiber officinale L.)
Zerdeçal (Curcuma longa L.)

Hangi Kansere Hangi Bitki’ isimli kitabınızda bir kanser türü için birçok bitki öneriyorsunuz. Bunları birlikte kullanmak zararlı olabilir mi?

Kitapta kanserlere göre bilimsel çalışmalarda (çoğu laboratuarda hücre ve hayvan deneylerinde, azı da insanlarda yapılan çalışmalar) etkinliği saptanmış olan doğal ürünler sınıflandırılmıştır. Bunların hepsinin kullanılması söz konusu değildir. Çünkü ne kadar çok ürün kullanılırsa o kadar çok yan etki ve bitki-ilaç olumsuz yan etkileşimleri olmaktadır. Fitoterapi yaklaşımı olarak az sayıda ve birbirinin etkisini arttıracak ürünlerin tercih edilmesi gereklidir. Ayrıca bitkisel ürünler kullanılan ilaçların tedavi edici özelliklerini ve yan etkilerini olumsuz yönde etkilememelidir. Bitkisel ürünleri yasaklanmış ürün olmamasına, insan çalışmalarında yan etkileri ile ilgili bilgi bulunmasına, kullandığım kanser ilacının etkisini arttırmasına, hastanın bağışıklık sistemini uyarmasına göre seçiyorum. Kanserin alternatif tedavisi değil de tamamlayıcı tedavisi olduğuna inanıyorum. İntegratif tedavi olarak isimlendirilen bilimsel tedaviler yanında tamamlayıcı tedavilerin yararlı olabileceğini düşünüyorum. Tamamlayıcı tedavide sadece bitkisel ürünlerin değil hipnoz, akupunktur, masaj, müzik tedavisi gibi diğer yaklaşımların da yararlı olduğunu düşünüyorum. Amerika ve Avrupa’ da birçok gelişmiş kanser merkezlerinde bahsettiğim yaklaşımlar integratif kanser tedavisi kapsamında konsültasyonlarla yürütülmektedir. Fakat burada tedavinin genel gidişatını onkoloji uzmanları takip etmektedir. Son günlerde ehil olmayan kişilere başvurup sadece bitkisel tedaviler ile tedavi olmaya çalışan ve hastalığı ciddi şekilde ilerlemiş çok sayıda hastam bana başvurmaya başladı. Biz hekimler fitoterapi veya diğer tamamlayıcı yöntemleri öğrenerek hastalarımızın bu tür suistimallere kurban gitmesini engelleyebiliriz.

 

Kanserden korunmak adına en etkili bitkiler, vitaminler hangileri? İlk 10’u sıralayabilir misiniz?

Kanserden korunmda yararlı olan çok sayıda doğal ürün bulunmaktadır. Bunların en önemlilerini ve korunmada yararlı oldukları kanser türlerini şöyle sıralayabiliriz.

1. Sarımsak: mide, kalınbağırsak, yemek borusu ve prostat kanserine karşı koruyucudur. Sarımsağın pişirme, mikrodalga veya kurutma ile hazırlanan ürünlerinde asıl yararlı madde olan alil sülfür bileşenlerinin azalmasına neden olmaktadır. İdeali çiğ tüketilmesidir.

Günlük doz olarak çiğ sarımsak 2-5 gram/gün, kurutulmuş toz sarımsak 0.4-1.2 gram/gün, sarımsak yağı 2-5 mg/gün, sarımsak ekstraktı 300-1000 mg/gün tüketilmesi gereklidir.

2. Dutsu meyveler (ahududu, dut gibi): ağız, yemek borusu ve kalınbağırsak kanserine karşı koruyudur. Günde bir fincan tüketilmesi önerilmektedir.

3. Brokoli: en önemli koruyucu bitkilerdendir. Akciğer, kalınbağırsak, rahim, prostat, yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltmaktadır. Asıl yararlı maddesi acı tadını veren sülfürofan olup brokoli filizinde bol bulunmaktadır. Günde bir yemek kaşığı brokoli alınması, haftada 1.5 kilogram brokoli tüketilmesine eşdeğerdir.

4. Soya: soya ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi ile meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi kanserlerden korunma sağlanmakatadır. Uzakdoğuda meme kanserinin az görülmesinin nedenlerinden birisi soya ürünlerinin daha çok tüketilmesidir.

5. yeşil çay: karaciğer, prostat, akciğer, pankreas, kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Günde 5 fincandan fazla yeşil çay içilmemelidir.

6. domates: likopen isimli madde içermekte olup prostat, akciğer ve mide kanseri riskini azaltabilmektedir. Pişmiş olarak tüketilmesi daha fazla yarar sağlamaktadır.

7. Zerdeçal: önemli baharatlardan olup ağız, idrar torbası, mide, rahim ağzı, kalınbağırsak ve cilt kanserlerine karşı koruyucu olabilmektedir. Günde iki tatlı kaşığı tüketilmesinin yararlı olabileceği düşünülmektedir.

8. Mantar ürünleri: astragalus, reishi ve shitake başta olmak üzere çok sayıda mantar türünün çeşitli kanserlerin görülme sıklığını azalttığı düşünülmektedir. Bağışıklık sistemini uyaran beta glukan maddesi temel etkilidir. Bağışıklık sistemini uyarmak için gerekli doz bilinmemekle birlikte üretici firmalar günde 50–1000 miligram beta glukan’ ın aç karna alınmasını önermektedirler.

9. Zeytinyağı: dünyada son yıllarda önem kazanan sağlıklı besinlerin başında gelmektedir. Meme, yumurtalı, kalınbağırsak, yemek borusu, mide ve akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu ile ilişkili çok sayıda çalışma bulunmaktadır.

10. Üzüm: kansere karşı koruyucu besinlerin başında gelmektedir. İçinde bulunan resveratrol maddesi temel etkili olup üzüm kabuğuna bol bulunmaktadır. Üzüm çekirdeği ekstraktı da yararlı olan bir diğer besin takviyesidir.

 

Bir kanser türü için birçok bitki öneriyorsunuz. Bunları birlikte kullanmak zararlı olabilir mi?

Kitapta kanserlere göre bilimsel çalışmalarda (çoğu laboratuarda hücre ve hayvan deneylerinde, azı da insanlarda yapılan çalışmalar) etkinliği saptanmış olan doğal ürünler sınıflandırılmıştır. Bunların hepsinin kullanılması söz konusu değildir. Çünkü ne kadar çok ürün kullanılırsa o kadar çok yan etki ve bitki-ilaç olumsuz yan etkileşimleri olmaktadır. Fitoterapi yaklaşımı olarak az sayıda ve birbirinin etkisini arttıracak ürünlerin tercih edilmesi gereklidir. Ayrıca bitkisel ürünler kullanılan ilaçların tedavi edici özelliklerini ve yan etkilerini olumsuz yönde etkilememelidir. Bitkisel ürünleri yasaklanmış ürün olmamasına, insan çalışmalarında yan etkileri ile ilgili bilgi bulunmasına, kullandığım kanser ilacının etkisini arttırmasına, hastanın bağışıklık sistemini uyarmasına göre seçiyorum. Kanserin alternatif tedavisi değil de tamamlayıcı tedavisi olduğuna inanıyorum. İntegratif tedavi olarak isimlendirilen bilimsel tedaviler yanında tamamlayıcı tedavilerin yararlı olabileceğini düşünüyorum. Tamamlayıcı tedavide sadece bitkisel ürünlerin değil hipnoz, akupunktur, masaj, müzik tedavisi gibi diğer yaklaşımların da yararlı olduğunu düşünüyorum. Amerika ve Avrupa’ da birçok gelişmiş kanser merkezlerinde bahsettiğim yaklaşımlar integratif kanser tedavisi kapsamında konsültasyonlarla yürütülmektedir. Fakat burada tedavinin genel gidişatını onkoloji uzmanları takip etmektedir. Son günlerde ehil olmayan kişilere başvurup sadece bitkisel tedaviler ile tedavi olmaya çalışan ve hastalığı ciddi şekilde ilerlemiş çok sayıda hastam bana başvurmaya başladı. Biz hekimler fitoterapi veya diğer tamamlayıcı yöntemleri öğrenerek hastalarımızın bu tür suistimallere kurban gitmesini engelleyebiliriz.

 

Her bitkinin birçok türü var ve bunları tanımamız çok da mümkün değil. Aktara gidip aldığımız bitkinin doğru tür olduğundan bile emin olamıyoruz. Peki doğru bitkileri nereden bulacağız?

Bu ülkemizde olduğu kadar yurtdışında da en önemli sorunlardan birisidir. Yapılan çalışmalarda ürünlerin standardı ve kalitesi ile ilişkili sorunlar saptanmıştır. Resmi otorite ve meslek kuruluşları bunun önüne geçmeye çalışmaktadır. Ülkemizde son zamanlarda bu konuda adımlar atılmakta ve çeşitli yönetmelikler yayımlanmaktadır. Yakın gelecekte ürünlerin üretim sahalarının ve üreticilerin denetlenmesi ve sertifika verilmesi gündeme gelebilir. Sertifikalı üreticilerden alınan bitkisel ürünlerin fitoterapi için tıbbın hizmetine girmesi önümüzdeki yıllarda gereklidir. Bunu en iyi yürüten ülke Almanya’ dır. Zamanla bizde de benzer kalitede ürünler pazarda olabilir. Şu an bitkisel ürünlerin standardize olarak hazırlandığı ve kalite kontrollerinin yapıldığı birkaç üretici firmanın var olduğunu biliyorum. Önümüzdeki dönemde fitoterapinin gelişmesi ile birlikte bu tür firmaların sayısı artacak ve kaliteli ürün daha rahat bulunabilecektir. Ben de fitoterapi ürünleri olarak güvendiğim firmaların ürünlerini tercih ediyorum.

 

Bitkileri kapsül formda kullanmak tedaviler açısından daha mı etkili?

Bitkisel ürünlerin kullanılmasının çeşitli yolları bulunmaktadır. Bunlar demleme, kaynatma, tentür hazırlama, pomad haline getirme veya kapsül formunda hazırlanmasıdır. Kapsül olarak hazırlanan üründe bitkisel ürün ekstrakt olarak daha konsantre edilmiş halde bulunmaktadır. Kapsül olarak hazırlanan ürünlerin avantajı kolay kullanım, daha iyi kalite kontrolü ve dış etkenlerden korunmadır. Maliyet en önemli dezavantajdır. Fakat diğer yöntemlerin etkisiz olduğunu söyleyemeyiz. Diğer yöntemler de hastanın kolayca hazırlayabileceği veya kullanabileceği etkili uygulamalardır. Bazen kapsüllerde bitkinin içinde temel etkili kimyasal madde hangisi ise o madde yoğun olarak bulunur, diğer yararlı maddeler bulunmayabilir. Bu da bitkinin güçlü etkisinin kaybolmasına neden olur. Ben pratiğimde kapsül, çay ve macun formlarını duruma göre tercih ediyorum.

 

Hangi bitkiler, hangi kanser hastalıkları üzerinde etkili?
(Kaynak: Doç Dr Canfeza Sezgin, Hangi Kansere Hangi Bitki?, Hayykitap, 2010.)

Bitkilerin kansere karşı etkinliğinin yapıldığı çalışmaların çoğu laboratuar ortamında kanser hücreleri ile yapılmaktadır. Biz de kendi laboratuarlarımızda benzer çalışmaları yoğun olarak yapmaktayız. Geri kalan çalışmaların bir bölümü hayvan çalışmaları, az bir kısmı da insan çalışmaları olarak yapılmıştır. Bu çalışmalarda belirlenen ve sık görülen kanserlere karşı hangi bitkilerin etkili olduğu aşağıda sıralanmıştır.

Akciğer Kanseri
Amla
Arı poleni
Astragalus
Bupleurum
C vitamini
Capsaicin
Çin kuşkonmazı
Çörek otu
Devedikeni
D-limonen
Fucoidan
Inositol hexaphosphate
Işgın
Japanese knotweed
Kanglaite
Kızılcık
Ligustrum lucidum
Likopen
Metionin kısıtlaması
Ökse otu
Panax quinquefolius
Phellinus linteus polisakkariti
Rhodiola rosea
Sarcandra glabra
Sarı kantaron
Scutellaria barbata
Shi Quan Da Bu Tang
Tien hsien
Yeşil çay
Zencefil


Baş ve Boyun Kanserleri
Alıç
Beta karoten
Çörek otu
Devedikeni
Ginkgo biloba
Işgın
Kanglaite
Kızılcık
Kudret narı
Likopen
Nar
Ökse otu
Pleurotus ostreatus
Proteolitik enzimler
Resveratrol
Yeşil çay
Zerdeçal

Beyin Kanseri
Arı poleni
Boswellia serrata
Bupleurum
Capsaicin
Çin melekotu
Ginkgo biloba
Inositol hexaphosphate
Kan otu
Konjuge linoleik asit
Metionin kısıtlaması
Panax ginseng
Pelinotu
Perillyl alcohol
Resveratrol
Sarı kantaron
Scutellaria barbata
Yeşil çay

Böbrek Kanseri
Beta karoten
Ligustrum lucidum
Metionin kısıtlaması
Panax ginseng
Pelinotu

Cilt Kanseri
Aloe vera
D-limonen
Ellajik asit
Goldenseal
Kan otu
Kanglaite
Kudret narı
Likopen
Phellinus linteus polisakkariti
Zerdeçal

İdrar Yolları ve İdrar Torbası Kanseri
Beta karoten
Brokoli
Capsaicin
Devedikeni
Kudret narı
Laktobasilus asidofilus
Likopen
Maitake mushroom
Metionin kısıtlaması
Reishi mushroom
Sarcandra glabra
Sarı kantaron
Shi Quan Da Bu Tang
Zerdeçal

Kalınbağırsak Kanseri
Andrographis otu
Aynısafa
Arı poleni
Avemar
Beta glukan
Beta karoten
Boswellia serrata
Brokoli
Capsaicin
Coriolous versicolor
Çemen otu
Çörek otu
D vitamini
Devedikeni
D-limonen
Elektromanyetik tedavi
Ellajik asit
Evening primrose oil
Fenil Bütirat
Forskolin
Ginkgo biloba
Glutamin
Huanglian
Indole–3-carbinole
Inositol hexaphosphate
Kalsiyum
Kanglaite
Karahindiba
Keten tohumu
Kızılcık
Laktobasilus asidofilus
Likopen
Maitake mushroom
Metionin kısıtlaması
Modifiye sitrus pektin
Nar
Omega-3
Panax ginseng
Panax quinquefolius
Pelinotu
Proteolitik enzimler
Reishi mushroom
Resveratrol
Sarcandra glabra
Shi Quan Da Bu Tag
Shiitake mushroom
Şakayık
Yaban mersini
Yeşil çay
Zencefil
Zerdeçal

Karaciğer Kanseri
AHCC
Amla
Andrographis otu
Arginin kısıtlaması
Beta glukan
Boswellia serrata
Bupleurum
Capsaicin
Çörek otu
D-limonen
Ginkgo biloba
Huanglian
Inositol hexaphosphate
Işgın
Japanese knotweed
Kanglaite
Karahindiba
Kızılcık
Konjuge linoleik asit
Lycium
Metionin kısıtlaması
Ökse otu
Panax ginseng
Pleurotus ostreatus
Reishi mushroom
Resveratrol
Sarı kantaron
Scullcap
Scutellaria barbata
Shi Quan Da Bu Tang
Şakayık
Xiao-chai-hu-tang
Yeşil çay
Zencefil

Karın Zarı Kanseri
Çemen otu
Çörek otu
Fucoidan
L-theanine
Meyankökü
Ökse otu
Rhodiola rosea

Kemik ve Yumuşak Doku Kanserleri
Boswellia serrata
Çemen otu
Çörek otu
Evening primrose oil
Elektromanyetik tedavi
Inositol hexaphosphate
Konjuge linoleik asit
Panax ginseng
Pleurotus ostreatus
Reishi mushroom
Rhodiola rosea

Lenfoma
Cezayir menekşesi
Çörek otu
Elektromanyetik tedavi
Fucoidan
Kan otu
Kanglaite
Kudret narı
Yeşil çay
Zencefil

Lösemi
Alıç
Andrographis otu
Arı poleni
Avemar
Aynısafa
Boswellia Serrata
Capsaicin
Cat’s claw
Cezayir menekşesi
Çemen otu
Çin kuşkonmazı
Çörek otu
Dulavratotu
Elektromanyetik tedavi
Fenil Bütirat
Fucoidan
Goldenseal
Huanglian
Inositol hexaphosphate
Işgın
Kan otu
Kanglaite
Karahindiba
Kudret narı
Lycium
Metionin kısıtlaması
MGN-3
Nar
Panax ginseng
Panax quinquefolius
Pelinotu
Pleurotus ostreatus
Sarı kantaron
Scullcap
Scutellaria barbata
Tien Hsien
Yaban mersini
Yeşil çay
Zencefil

Malign Melanom
Arginin kısıtlaması
Arı poleni
Avemar
Aynısafa
Metionin kısıtlaması
Capsaicin
Forskolin
Goldenseal
Inositol hexaphosphate
Karahindiba
Keten tohumu
Kudret narı
Meyankökü
Modifiye sitrus pektin
Panax ginseng
Pelinotu
Phellinus linteus polisakkariti
Resveratrol
Şakayık
Yeşil çay
Zencefil

Meme Kanseri
AHCC
Andrographis otu
Arı poleni
Aynısafa
B12 vitamini
Beta glukan
Beta karoten
Boswellia serrata
Brokoli
Buğday çimi
Bupleurum
Capsaicin
Cat’s claw
Coriolous versicolor
Çemen otu
Çörek otu
D vitamini
D-limonen
Elektromanyetik tedavi
Ellajik asit
Forskolin
Gamma linoleik asit
Ginkgo biloba
Glutamin
Huanglian
Indole–3-carbinole
Inositol hexaphosphate
Işgın
Japanese knotweed
Kanglaite
Karahindiba
Keten tohumu
Kızılcık
Konjuge linoleik asit
Kudret narı
Ligustrum lucidum
Likopen
Maitake mushroom
Metionin kısıtlaması
Meyankökü
MGN-3
Modifiye sitrus pektin
Nar
Omega-3
Ökse otu
Panax quinquefolius
Pelinotu
Phellinus linteus polisakkariti
Pleurotus ostreatus
Proteolitik enzimler
Reishi mushroom
Resveratrol
Sarı kantaron
Sarımsak
Saw palmetto
Scutellaria barbata
Shi Quan Da Bu Tang
Triphala
Yeşil çay
Zencefil
Zerdeçal

Mide Kanseri
Agaricus blazei
Beta glukan
Capsaicin
Coriolous versicolor
D-limonen
Ginkgo biloba
Goldenseal
Huanglian
Işgın
Kanglaite
Likopen
Metionin kısıtlaması
Panax ginseng
Resveratrol
Sarcandra glabra
Sarı kantaron
Shi Quan Da Bu Tang
Shiitake mushroom
Zencefil
Zerdeçal

Pankreas Kanseri
Çörek otu
D-limonen
Dulavratotu
Ginkgo biloba
Huanglian
Inositol hexaphosphate
Kanglaite
Ligustrum lucidum
Likopen
Omega-3
Perillyl alcohol
Resveratrol
Sarcandra glabra
Şakayık
Zencefil
Zerdeçal

Prostat Kanseri
Arı poleni
Black cohosh
Boswellia serrata
Capsaicin
Çivitotu
Çörek otu
D vitamini
Devedikeni
Ellajik asit
Fenil bütirat
Goldenseal
Indole–3-carbinole
Inositol hexaphosphate
Kalsiyum
Kan otu
Kanglaite
Keten tohumu
Kızılcık
Konjuge linoleik asit
Kudret narı
Ligustrum lucidum
Likopen
Lycium
Metionin kısıtlaması
Meyankökü
Modifiye sitrus pektin
Nar
Omega-3
Panax ginseng
PC-SPES
Pelinotu
Reishi mushroom
Resveratrol
Saw palmetto
Shiitake mushroom
Triphala
Yeşil çay
Zyflamend

Rahim ve Rahim Ağzı Kanseri
Agaricus blazei
B12 vitamini
Beta karoten
Indole–3-carbinole
Işgın
Karahindiba
Likopen
Resveratrol
Sarı kantaron
Shi Quan Da Bu Tang
Tien Hsien
Zerdeçal

Tiroid Kanseri
Forskolin
Pelinotu
Sarcandra glabra

Yemek Borusu Kanseri
Beta karoten
Capsaicin
Coriolous versicolor
Ellajik asit
Huanglian
Kanglaite
Kızılcık
Sarcandra glabra

Yumurtalık Kanseri
Agaricus blazei
Ginkgo biloba
Kanglaite
L-theanine
Panax ginseng
Pelinotu
Resveratrol
Sarı kantaron
Shiitake mushroom
Shi Quan Da Bu Tang
Xiao-chai-hu-tang
Zencefil

 

Kanser tedavisinde tamamlayıcı olarak bitkisel tedavi uygulamaları ile ilgili ne söyleyebilirsiniz?

Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından olup her yıl milyonlarca insanın ölümüne neden olmaktadır. Kanserleşme süreci oldukça karışık ve dinamik bir yapıya sahip olup halen yoğun olarak araştırılmaktadır. Kanser hücreleri, ilaç tedavilerine direnç geliştirebilmeleri ve bağışıklık sisteminden kaçabilmelerinin yanı sıra kendi beslenmesini ve kontrolsüz bir şekilde çoğalabilmesini sağlayan birçok faktör salgılamaktadır. Bu da tedavilerin nihai hedefine ulaşmasını engelleyebilmektedir.

Kanser tedavisinde kullanılmak üzere birçok kemoterapi ilacı veya moleküler hedeflere yönelik geliştirilmiş çeşitli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçların yanıt oranları halen beklendiği seviyede değildir. Bu nedenle geleneksel tedavilerde kullanılan bitkisel veya diğer doğal kaynaklardan elde edilen ürünlerin bilimsel tedavilerin yanında kullanılması yoğun olarak araştırılmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde kanser dahil çeşitli hastalıkların tedavisinde tamamlayıcı tedavi yöntemleri yoğun olarak kullanılmaktadır. Fitoterapi dediğimiz tıbbi etkinliği bulunan bitkilerin kullanıldığı tedavi yöntemi de bunlardan birisidir. Bu konu maalesef ülkemizde suistimal edilmekte olup ehil olmayan kişilerce yürütülmektedir. Kanser tedavisinde bitkisel ürünlerin kullanabilecek hekimlerde hem fitoterapi bilgisi hem de kanser tedavisi bilgisi olması gereklidir. Bazı bitkiler bazı kanserlerin çoğalmasına neden olurken bazıları yararlı olmakta, bazı bitkiler bazı ilaçların etkisini azaltırken bazıları da ilaçların etkisini arttırmaktadır. Bugüne kadar çok sayıda hastada tamamlayıcı kanser tedavisi olarak fitoterapi kullandım. Hastaların kan tahlilleri ve filmlerini değerlendirdiğimde oldukça iyi düzelmeler elde ettim. Yaşam kalitelerinde düzelmeler olduğunu gözlemledim. Bununla birlikte ek yararının olmadığı hastalarımız da oldu. İlerde kanser tedavisinde fitoterapi ile ilişkili deneyimlerimi bilimsel yayın haline getirmeyi düşünüyorum.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.