24 Eylül Pazar
hava durumu

Bangladeşte Fravunun tohumları bir müslümanı daha idam etti…

Bangladeşte Fravunun tohumları bir müslümanı daha idam etti… Muhammed Kamaruzzaman İdam Edildi    “Yalnız Allah’tan af dilerim. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun...
Bu Haber 13 Nisan 2015 21:46 Yayınlandı

Muhammed Kamaruzzaman İdam Edildi

 

 “Yalnız Allah’tan af dilerim. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş’te İslam’ın hakimiyetidir. Ben belki göremem ama genç nesil hayalimi gerçekleştirecek inşallah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz.”
Bangladeş medyası, Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman’ın idam edildiğini duyurdu.

Bangladeş’te, Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman’a, ülkenin 1971’deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlediği gerekçesiyle verilen idam cezası infaz edildi. Cemaat-i İslami, yargılama ve idamların iktidarın siyasi hesaplarından kaynaklandığına dikkat çekiyor.

Bangladeş medyasında yer alan ”son dakika” haberlerine göre, Kamaruzzaman tutuklu olduğu hapishanede idam edildi.

Kamaruzzaman’ın oğlu Hasan İkbal yaptığı açıklamada, babasının cenazesinin, defnedilmek üzere memleketi Şerpur’a götürülene dek ailesine teslim edilmeyeceğini, çıkan haberler vasıtasıyla öğrendiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Bundan mutlu değiliz. Cenazeyi teslim almak standart prosedürdür. (Hapishane yetkilileriyle) iletişim sağlayamıyoruz.”

Babasını infazdan önce Dakka Merkez Hapishanesi’nde son kez ziyaret eden İkbal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kamaruzzaman’ın infazının kısa süre içinde gerçekleşebileceğini söylemişti.

İkbal, babasını ziyaretinin ardından basına yaptığı açıklamada, Bangladeş Cumhurbaşkanı Abdul Hamid’den özür dilemesi karşılığında idam cezasının affedileceği mesajının iletildiği Kamaruzzaman’ın, bu çağrıyı reddettiğini belirterek, babasının kendisine söylediği şu sözlerini paylaşmıştı:

“Yalnız Allah’tan af dilerim. Başbakan Hasina bana can verecek değildir. Onun gibi münafık zihniyetli birinden af dilemem. Hayalim Bangladeş’te İslam’ın hakimiyetidir. Ben belki göremem ama genç nesil hayalimi gerçekleştirecek inşallah. Sizler üzülmeyin, ağlamayın, inşallah cennette görüşeceğiz.

Ya Rabbi, ben bu ülkenin saadeti ve İslam’ın müzafferiyeti için çalıştım. Lakin bu yüzden bana zulüm ettiler. Kimler bu zulüm için çalıştıysa, dünyada ve ahirette bunun hesabını sor Ya Rabbi. Ben elimle ve dilimle kimseye zulüm etmedim. Rabbim sen benim hakkımda en iyi bilenimsin. Allah’ım şehadetimi kabul et. Aileme, akrabalarıma ve dava arkadaşlarıma sabır niyaz et. Allah’ın selamı dünyadaki bütün muminlerin üzerine olsun.”

BM de çağrı yapmıştı

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de, Bangladeş’te 1971’deki bağımsızlık savaşı sırasında savaş suçu işlemekten idam cezasına çarptırılan Cemaat-i İslami Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman’ın idam cezasının durdurulması çağrısında bulunmuştu.

Bangladeş’te Yüksek Mahkeme, iki yıl önce idama mahkum edilen Kamaruzzaman’ın son temyiz başvurusunu da reddederek, Kasım 2014’te  idam cezasını onamıştı. Bangladeş’te 2013 yılından bu yana verilenidam cezaları, ülkede hükümet karşıtı gösterilerin düzenlenmesinde önemli rol oynadı.

Kamaruzzaman kimdir ?

Şerpur kentinde 1952’de doğan Kamaruzzaman, 1971’de Bangladeş Pakistan’dan bağımsızlığını kazanmak için savaş açtığında Dakka Üniversitesi Gazetecilik Fakültesi’nde öğrenciydi. Bangladeş’in Pakistan’dan ayrılmasına karşı çıkan Cemaat-i İslami Partisi’nin Chatra Sangha adlı öğrenci kollarına katılan Kamaruzzaman, kısa sürede siyasi partinin önemli isimlerinden biri haline gelmişti.

Partinin Genel Sekreter Yardımcısı Abdülkadir Molla, Şubat 2013’te ömür boyu hapse mahkum edilmiş, 17 Eylül’de cezası Temyiz Mahkemesi tarafından idama çevrilmişti. Molla, 12 Aralık 2013’te cezası infaz edilen ilk Cemaat-i İslami lideri olmuştu. Mahkemenin 90 yıl hapse mahkum ettiği Cemaat-i İslami’nin 92 yaşındaki lideri Gulam Azzam da 23 Ekim’de hapishanede ölmüştü.

Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi, 29 Ekim’de Azzam’ın ardından partinin liderliğini üstlenen Motiur Rahman Nizami’yi, 2 Kasım’da da partinin Merkezi Yürütme Kurulu üyesi Mir Kasım Ali’yi bağımsızlık savaşı sırasında suç işledikleri gerekçesiyle idama mahkum etmişti.

12 Aralık’ta da partinin Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Kamaruzzaman’a verilen idam cezası Yüksek Mahkeme tarafından onanmıştı. Mahkeme, 18 Şubat’ta da bağımsızlık savaşı sırasında Cemaat-i İslami’nin Pabna’daki şubesinin başkanlığını yapan, daha sonra terfi ettirilen 79 yaşındaki Abdus Sobhan’ı da “cinayet, soykırım, adam kaçırma ve yağmanın” da aralarında bulunduğu dokuz suçlamadan altısında suçlu bularak idama mahkum etmişti.

“Mahkeme kararları tamamen siyasi”

Cemaat-i İslami Partisi, lider kadrosuna yönelik mahkeme kararlarının siyasi olduğuna dikkati çekerek, halkı Hasina hükümetinin “devlet terörüne” karşı çıkmaya çağırıyor. Parti yetkilileri, hükümetin muhalifleri bastırmak için kitlesel cinayetler, keyfi tutuklamalar, yargısız infaz ve işkence gibi suçlar işlediğini savunuyor.

Parti yetkilileri, halihazırda Cemaat-i İslami’nin 200’den fazla üyesinin yasa dışı biçimde tutuklu olduğunu bildiriyor.

Cemaat-i İslami yetkilileri, bağımsızlık savaşının ardından 1973’te çıkarılan Savaş Suçları Kanunu’na göre ancak silahlı savunma ya da yardımcı gruplara üye kişilerin savaş suçları ya da insanlığa karşı suç işlemekten yargılanabileceğini, ancak üyelerinden hiçbirinin silahlı gruplara üye olmadığını, dolayısıyla söz konusu suçlamalarla yargılanamayacağını vurguluyor.



Yoruma kapalı.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.