22 Kasım Çarsamba
hava durumu

Bağırsak Asalağı, Bağırsak Parazitleri Hastalıkları

Bağırsak Asalağı, Bağırsak Parazitleri Hastalıkları  Bağırsak Asalağı, Bağırsak Parazitleri Hastalıkları Bağırsak Paraziti, Günümüzde geliştirilen ilaçlarla tedavisi iyice kolaylaşmış olan bağırsak asalağı...
Bu Haber 10 Mart 2013 19:04 Yayınlandı
 Bağırsak Asalağı, Bağırsak Parazitleri Hastalıkları
Bağırsak Paraziti, Günümüzde geliştirilen ilaçlarla tedavisi iyice kolaylaşmış olan bağırsak asalağı hastalıklarının hızla yayılmasını engellemek için temizliğe ve koruyucu önlemlere büyük önem vermek gerekir.
Bağırsak solucanı hastalıkları tıp di­linde daha çok parazitoz adıyla tanınır. Bu hastalıklara yol açan asalaklar ge­nellikle dışkı-ağız bulaşma yolunu, ba­zen de dışkı-deri bulaşma yolunu izler. Tenya gibi bazdan ise yumurta evresin­de insan dışkısıyla atılır, yaşam çevri­minin bir bölümünü arakonaklarda geçirir ve bu arakonakların yenmesiyle yeniden insanlara bulaşır.
Dışkı-ağız yolunu izleyen bakteri ve virüs kökenli hastalıklar gibi bağırsak parazitler hastalıkları da Türkiye’de çok yaygındır. Yapılan taramalar, özellikle sosyoekonomik açıdan geri kalmış böl­gelerde bulunan ilkokul çağındaki ço­cukların yüzde 95’ini aşan bölümünün bu asalakları taşıdığını göstermektedir. Tür­kiye’nin hemen her yerinde askaris ve kılkurduna rastlanır. Ama İstanbul çevre­sinde giardia, Karadeniz Bölgesi’nde kancalıkurt, Güneydoğu Anadolu Bölge­si’nde amip, tenya ve şistozoma kökenli hastalık olguları daha sık görülür.
Askaris Nedir
Askaris silindir biçiminde, uçları ince, kahverengimsi san renkli, 25-35 cm uzunluğunda bir solucandır. İpliksolu canlan (Nematoda) grubunun Ascaris cinsinde sınıflandırılır. Ayrı eşeylidir. Yani erkek ve dişi üreme organları ayrı bireylerde bulunur. Dışkıyla atılan yu­murtalar toprakta bir yıl canlı kalabilir. Yumurta içindeki embriyon uygun çev­re koşullan altında üç haftada yeterli ol­gunluğa erişir. Bu yumurtalar suyla, yı­kanmadan çiğ yenen sebzelerle ya da topraktan ellere bulaşması ve elden ağ­za geçmesiyle sindirim sistemine girer. Onikiparmakbağırsağında açılan yu­murtalardan çıkan larvalar bağırsak duvarını geçerek kana karışır, dolaşım yoluyla karaciğere, kalbe, sonra da akci­ğere gelir. Hava keseciklerinde birkaç gün daha büyümesini sürdüren asalak, kılcal damarlardan hava boşluğuna ge­çer, soluk borusundan yukarı çıkar ve yutularak yeniden bağırsaklara döner. İki ay içinde gelişimini tamamlayan so­lucan bağırsakta erişkin biçimini alır.
Bağırsaktaki etkileri asalağın sayısı­na bağlıdır. Bazen hiç belirti görülmez. Tipik belirtiler iştahsızlık, karın ağrısı, zaman zaman ishal, burunda kaşıntı, diş gıcırdatma ve uyurken salya akıtmadır. Bazen asalağın kendisi anüsten çıkabi­lir, safra yollarına ya da apandise yerle­şebilir. Bazen de birçoğu bir araya gelip yumak oluşturarak bağırsak tıkanması­na yol açar. Hastalık tanısı dışkıda asa­lak yumurtaların görülmesiyle konur.
Kılkurdu, Bağırsak Kıl Kurdu Hastalığı
Özellikle körbağırsağa yerleşen bu asa­lak çocuklarda kıl kurdu daha sık görülür. 4-10 cm uzunluğunda ve beyaz renklidir. As­karis gibi ayn eşeylidir. Oksiyür olarak da bilinen bu asalak yuvarlak solucanlar (Aschelminthes) grubunda yer alır. Bilimsel adı Oxyuris vermicularis’tir. Döl­lenmiş dişi gece olunca anüs dışına çıkarak anüs çevresine yumurtlar ve ölür. Bu yumurtalar 6 saatte insan için bula­şıcı hale gelir. Ağız yoluyla alınan bula­şıcı yumurtalar bağırsakta açılır ve lar­valar erişkin biçimlerini alıp körbağır­sağa yerleşir. En önemli belirti anüs ve çevresinde geceleri artan kaşıntıdır. Ayrıca iştahsızlık, kilo kaybı, karın ağrısı ve ishal görülür. Kadınlarda üreme or­ganı rahatsızlıktan ortaya çıkabilir. Ta­nı anüs çevresinde kümelenen yumurtaların görülmesine dayanır.
Kancalıkurt, Kancalı Kurt Hastalığı
Adını ön bölümünün kanca biçiminde kıvrık olmasından alır. Yuvarlak, pem­bemsi boz renkli, yaklaşık 1 cm uzunluğunda bir solucandır. Askaris gibi iplik-solucanları grubunda yer alır. Benzer özellikler gösteren Ancylostoma duodenale ve Necator americanus türleri var­dır.’Bunlardan ilki Türkiye’de daha yay­gın biçimde görülür. Kancalıkurtlar da ayrı eşeylidir. Ağızlarında bulunan çen­gel biçimindeki dişsi yapılarla incebağırsak mukozasına yapışır, 5-10 yıl can­lı kalabilirler. Erkek ve dişi burada çiftleşir. Döllenmiş yumurtalar dışkıyla atı­lır. Yumurtalar 20°C-30°C sıcaklığın bulunduğu çürüntülü topraklarda 2 gün­de gelişir ve serbest yaşayan larvalar or­taya çıkar. Toprakta aylarca canlı kala­bilen larvalar insan vücuduna deri ve mukozaları delerek girer. Giriş yolu ço­ğu kez ayak parmaklan arasındaki deri­dir. Kan dolaşımıyla akciğerlere, bura­dan da soluk borusu, yutak ve yemek borusu yoluyla mide ve bağırsağa ge­çer, iki ayda erişkin biçimlerini alırlar. Deriyi delerken şiddetli kaşıntılara ve alerjik tepkilere, akciğerlerden geçer­ken öksürük ve kanlı balgama yol aça­bilirler.
İncebağırsakta dişsi yapılarıyla mukozayı kanatarak beslenirler. Tek . asalak günde 0,15 cm3 kan kaybına ne­den olabilir. Bu hastalarda bitkinlik ve kalp yetmezliği, çocuklarda gelişme bo­zuklukları görülebilir. Dışkıda asalak yumurtalarının görülmesiyle tanı konur.
Tenya Nedir, Bağırsak Tenyası, Tenya Hastalığı
Halk arasında “şerit” adıyla da tanınan sığır tenyası (Taenia saginata) Türki­ye’de en sık rastlanan tenya türüdür. Yassısolucanlar (Platyhelminthes) gru­bunda yer alan bu asalağın yakın akra­bası olan domuz tenyası (T. solium) ise domuz eti yenmesine karşı dinsel bir engel bulunmayan Hıristiyan Batı ülke­lerinde daha sık görülür. Her iki asalak da insan bağırsağına yerleşerek aynı hastalığa yol açar.
Sığır tenyasının 2 mm çapında olan baş bölümünde 4 vantuz vardır. Birkaç milimetre uzunluğunda olan boyundan gövdeyi oluşturan şeritler gelişir. Bölüt ya da proglotit adlarıyla da tanınan bu art arda dizili şeritlerin her biri hem er­kek hem de dişi üreme organlarını içe­ren üreme birimleridir. Eşeysel gelişim tamamlanınca, şeridin dişi üreme orga­nınca üretilen yumurtalar hemen erkek eşey hücreleri tarafından döllenir. Bu asalakların ortalama uzunluğu yaklaşık 3 m’dir. Ama sığır tenyası 12 m’ye ula­şabilir. Tenyalar ağzı ve sindirim sis­temi yoktur. Besinleri dış yüzeylerin­den emilme yoluyla alırlar. 18 yıl süre­bilen yaşamları boyunca milyonlarca yumurta üretirler. Yumurtayla dolu şe­ritler her gün dışkıyla atılır. Bunların parçalanmasıyla serbest kalan embriyonlu yumurtalar dış ortamda 2 ay ka­dar yaşayabilir. Tenya yumurtalarının bulaştığı besinleri yiyen ya da suları içen sığırların bağırsaklarında onkosfer denen embriyonlar yumurtadan çıkarak bağırsak duvarına yapışır. Daha sonra bağırsak duvarından kana geçer ve do­laşım yoluyla ulaştıkları kasdokusunda başlıkeseciğe dönüşürler. Başlıkesecik erişkin evredeki asalağın baş ve boynu­na denk düşen ön bülümünün sıvı dolu bir keseye gömülmüş biçimidir. Yenen sığır etiyle insanların sindirim sistemi­ne giren bu kesedeki asalak eldiven gi­bi ters yüz olarak dışarı çıkar ve bağır­sağa yapışır. Boyun bölümünden oluş­maya başlayan şeritler üç ayda yumur­tayla dolarak gövdeden kopmaya baş­lar.
Tenya Belirtileri; Tenya insanda açık bir belirti ver­meden bulunabilir. Hafif karın ağrılan, birbirini izleyen ishal ve kabızlık görü­lebilir. Özellikle çocuklarda sindirim bozukluğu, bulantı, kusma, asalağın alı­nan besinlere ortak olması sonucu yorgunluk ve zayıflama gibi belirtiler orta­ya çıkar. Öbür belirtiler arasında baş ağrısı, uykusuzluk, terleme ve baş dönme­si sayılabilir. Dışkıda şeritlerin görülmesiyle ve ender olarak da parçalanmış şeritlerden çıkan yumurtaların mikros­kop altında saptanmasıyla tanı konur.
Giardia Nedir, Giardia Paraziti Tedavisi
Giardialar kamçılı tekhücreliler grubu­nun aynı adlı cinsinde sınıflandırılan bağırsak asalaklarıdır. Kamçılı ve kist oluşturmuş biçimleri vardır. Ancak mikroskop altında görülebilirler. Oniki-parmak bağırsağındaki epitel hücreleri­ne tutunur, ikiye bölünerek çoğalırlar. Kamçılı biçimde bağırsak içeriğine ka­rışan giardialar kist biçimine (Giardia Kistleri) dönüşerek dışkıyla atılır. Sindirim yoluyla alınan kistler onikiparmakbağırsağında açılır ve gene bölünerek çoğalmaya başlar. Bulaşma genellikle içilen sularla gerçekleşir. Giardialar bağırsakta aşın üre­yerek yağ ve yağda eriyen vitaminlerin emilimini azaltır. Özellikle çocuklarda ishal, yağlı ve mukuslu dışkı, kann ağ-rısı, iştahsızlık, halsizlik ve kilo kaybı görülebilir. Tanı dışkı örneklerinin mik­roskop altında incelenip giardia kistleri­nin görülmesiyle konur. Kamçılı biçim­lerine daha çok sulu dışkıda rastlanır.
Amip Hastalığı, Amip Nedir, Hakkında Bilgi
Amip de tekhücreli bir bağırsak asala­ğıdır. Sitoplazma uzantıları olan yalancı ayaklan sayesinde hareket edebilen ya da kistle sanlı iki biçimi vardır. Amipler geniş bir grup oluşturur. Ama içlerinden yalnız Entamoeba histolytica adlı türün insan bağırsağında hastalığa yol açtığı bilinmektedir. Bu amip insa­na, kist biçiminde ağızdan alınmasıyla bulaşır. İkiye bölünerek çoğalır. Hiçbir belirti vermeyebilir. Ama bazen akut amipli dizanteriye kadar varan ağır has­talıklara neden olur. Kalınbağırsak duvarında mukozanın epitel hücreleri ara­sına yalancı ayaklarını sokarak bu hüc­relerin yıkıma uğramasına ve ülserler oluşmasına yol açar. Kan dolaşımı yo­luyla başta karaciğer olmak üzere çeşit­li organlarda apseler oluşturabilir. Şid­detli karın ağrısı ve kanlı ishal, verdiği tipik belirtilerdir. Tanı dışkıda amiple­rin saptanmasıyla konur.
Korunma Yolları
 
Günümüzde bağırsak asalağı hastalıklarının tedavi edilmesi bir sorun olmaktan çıkmıştır. Bu hastalık etkenleri geliştiri­len ilaçlarla insan vücudunda kesin bi­çimde yok edilebilmektedir. Asıl sorun bağırsak asalağı hastalıklarından korun­maktır. Çünkü birçok hastalık olgusu uzun süre belirti vermez. Belirtiler orta­ya çıkana değin binlerce ya da milyon­larca üreyerek çevreye dağılan asalağın bulaşma olasılığı yükselir. Sorunun kök­ten çözümünde insan dışkısının kanali­zasyon ve arıtma sistemlerinden geçiri­lerek dış ortama bırakılması, kırsal ke­simde insan dışkısının gübre amacıyla kullanılmaması ve bireysel temizlik alış­kanlıklarının bütün toplumca benimsen­mesi büyük önem taşımaktadır.
Çocuklarda Bağırsak Parazitleri 
Bağırsak parazitleri dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de önemli sorunlardan birtanesidir. Özellikle çocukları etkileyen bu parazitler, onların gelişimini büyük ölçüde engellemektedir.
Küçük yaştaki çocuklar toz toprakla oynamaya, herşeyi karıştırıp ellemeye ve ağızlarına götürmeye bayılırlar. Dolayısıyla parazitlerle daha sık karşılaşmaları da normaldir. Bu tip hastalıklar, büyüme çağındaki çocuklar başta olmak üzere tüm yaş gruplarını etkilemektedir.
Anne sütünden ek besinlere geçişle birlikte, özellikle besin hazırlarken hijyen kurallarına dikkat edilmemesi durumunda da parazitler çocuğa bulaşmaktadır. Ayrıca, sosyo-ekonomik düzey, iklim, çevre koşulları, yaşam biçimi, beslenme ve temizlik gibi faktörlere bağlı olarak parazitlerin görülme sıklığı da farklılık göstermektedir.
Bağırsak parazitleri genelde; hijyen kurallarına uyulmamasıyla, evlerdeki temizliğin gerektiği gibi yapılmamasıyla, çiğ sebze ve meyvelerin iyi yıkanmadan tüketilmesiyle, pişmemiş etlerin yenmesiyle bulaşmaktadır. Aynı zamanda, parazit yumurtalarının döküldüğü çarşaf ve çamaşırlardan, kirli sulardan, topraktan, enfekte hayvandan da geçebilir. Özellikle çocukların bulunduğu okul ve yuvalarda bunlara çok dikkat etmek gereklidir. En çok ellenen kapı kolları, yemek yenen ortamlar ya da oyuncaklar düzenli olarak gerektiği gibi temizlenmelidir. Bağırsak parazitlerinden en çok karşılaşılanlar:
Kıl kurtları (oksiyürler):
İplik inceliğindedirler. Renkleri sarımtırak beyazdır. Boyları iki milimetre ile bir santimetre arasında değişir ve dışkı ile atılabilen bağırsak parazitleridir. Hastalık, oksiyür yumurtalarının ağız yoluyla alınması ile bulaşır. Yumurtalar, dişi oksiyürler tarafından makat çevresine bırakılır. Makatta kaşıntı olmaya başlar. Çocuk kaşındığı zaman tırnak aralarına giren yumurtalar bir şey yerken ağız yoluyla tekrar bağırsaklara ulaşır. Kız çocuklarında üreme organına kaçan yumurtalar ve oksiyürler akıntılara sebep olurlar.
 
Bağırsak solucanları (askaritler):
Oksiyürlerden daha tehlikeli parazitlerdir. Boyları 15 ila 40 santim arasında olduğu için, bunlara halk dilinde “bağırsak solucanları” adı verilir. Çiğ olarak yıkanmadan yenen sebze ve meyvelerle birlikte ince bağırsağa ulaşan yumurtalar, burada açılarak larva haline gelirler. Larvalar bağırsak zarını delerek kana karışırlar. Kan dolaşımı ile akciğerlere kadar gelir; iltihaplara sebep olurlar. Askaritler safrakesesine kadar ulaştıkları taktirde sarılık ortaya çıkar. Askaritler yumurtlamak için tekrar barsaklara dönerler. Bazen yumrular halinde birleşerek barsak tıkanmalarına yol açarlar.
Tenyalar:
Tenyalar, askaritlerden daha uzun solucanlardır ve boyları 4 ile 10 metre arasında değişir. Başları toplu iğne büyüklüğündedir. Gövdeleri ise yassı halkaların birbirine eklenmesi ile oluşmuştur. Tenyaların varlığı, bu parçaların koparak dışkıya karışması sonucu anlaşılır. Tenya yumurtaları da yine dışkı ile atılır. Yumurtalar büyükbaş hayvanlar ile temas ederse, onların vücudunda konaklayarak larva haline dönüşebilir. Böylece, bu hayvanların etinin çiğ tüketilmesi ya da iyi pişirilmemesi ile insan vücuduna girerek, bağırsaklara yerleşir. Tenyalar salgıladıkları zehirli maddelerle insan vücudunu etkiler ve çeşitli rahatsızlıklara sebep olurlar.
 
Bağırsaklardaki parazitlerin belirtileri şunlardır:
Sık sık karın ağrısı,
Şiddetli gaz,
Karın bölgesinde kramplar,
Geçici ishaller,
Burun kaşıntısı,
Anüste kaşıntı,
Gözlerin altında halkalar,
Sabah bulantıları,
Yastığa salya akması,
Diş gıcırdatma,
Dil kenarında kabartılar,
Kilo alamama,
Ağız kokusu,
İştahsızlık,
Yorgunluk,
Halsizlik,
Vücutta kaşıntılar,
Baş dönmesi,
Devamlı açlık duygusu,
Dışkıda parazitlere rastlanması,
Tedavide ilk yapılacak tetkik, dışkı incelemesidir. Bazen dışkı incelemesinin birkaç kere tekrarlanması gerekebilir. Doktor, gerekli gördüğü durumlarda kan tahlili de isteyebilir. Basit temizlik kurallarına uyulması ve parazit taşıyanların tedavi edilmesi ile yayılma riski hızlıca azaltılabilir.
Tüm bağırsak parazitleri tedavisinde kullanılan ilaçlar genelde tüm aileye verilir. Parazitleri bağırsak yolu ile söküp atan ilaçların doktor kontrolünde kullanılmasında fayda vardır. Tüm aile aynı zaman içerisinde kullanmalı ve bırakmalıdır.
Bağırsak parazitlerinde yumurtalar döküldüğünden çarşafları ve iç çamaşırları kaynatmak gereklidir. Burada dikkat edilmesi gereken su sıcaklığının 100 derece olmasıdır. Dolayısıyla makinalardaki 90 derece yeterli değildir. Ayrıca çamaşırların çok iyi ütülenmesi de tedavinin bir parçasıdır.
Çocukları bağırsak parazitlerinden koruma yolları:
Bebekler, ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmelidir.
Çocuklarda ek besinlere geçildiğinde, mama hazırlarken kullanılan sular kaynatılmış olmalıdır.
Şüpheli sular içilmemelidir.
Sebze ve meyveler yenmeden önce iyice yıkanmalıdır.
Dışarda iyi yıkandığı şüpheli salatalar, ıspanak gibi az pişmiş ya da pişmemiş etler yenmemelidir.
Çocukların toprakla oynadığında ellerini ağızlarına götürmeleri engellenmelidir.
Tuvalet temizliğinde anüse dokunulmamalı, sadece tuvalet kağıdıyla temizlik yapılmalıdır.
Tırnaklar kısa tutulmalıdır.
Toplu yerlerde ve evlerde mümkün olduğunca musluk ve kapı kolu temizliğine önem gösterilmelidir.
Kaliteli sıvı sabunlar tercih edilmelidir.
Tuvaletten sonra mutlaka eller yıkanmalı ve alışkanlık haline getirilmelidir.
İç çamaşırlar yıkanırken kaynatılmalı ve ütülenmelidir.
Çiğ et ve ürünleri tüketilmemelidir.
Sokak hayvanlarıyla temas en aza indirgenmelidir
Bağırsak parazitleri için doğal öneriler
Tenyalar, az pişmiş veya çiğ et (tenya bulunan) yemekle bulaşır.Etle alınan tenya larvaları (olgunlaşmamış tenyalar) insan barsaklarında olgun hale gelebilirler ve boyları 4-6 metreye ulaşabilir.
Tenya hastalığı genelde her hangi bir belirtiye neden olmaz. Kişi kendisinde tenya olduğunu genelde dışkısında tenyaları görünce fark eder, özellikle de hareketli parçacıkları.
Nadiren karın üst bölgesinde ağrı, ishal, bulantı, kilo kaybı görülebilir. Bazen apendiks, safra kanalları ve pankreas kanalında tıkanıklığa neden olabilirler.
Bağırsak Paraziti, Günümüzde geliştirilen ilaçlarla tedavisi iyice kolaylaşmış olan bağırsak asalağı hastalıklarının hızla yayılmasını engellemek için temizliğe ve koruyucu önlemlere büyük önem vermek gerekir.Alternatif olarak ise;
BAĞIRSAK PARAZİTLERİNİ ÖNLEMEK İÇİN BİTKİSEL TEDAVİ-ŞİFALI BİTKİ
Bağırsak solucanları tenyalar,yuvarlak solucanlar ve kıl kurtları olarak üçe ayrılabilir.Tenyalar 7-8 metreye kadar uzayabilir,halk arasında şerit olarak bilinir. İyi pişmemiş etlerle insanlara geçer.
Şerit olan kişilerde karın şişliği, bulantı ve iştahsızlık görülür. Bağırsak,normal çalışmaz ve sinir sistemi bozukluğu baş gösterir.
 

Bağırsak parazitleri için bitkisel formüller:

Tenyaları düşürmek için :
* 1 çorba kaşığı eğrelti otu 2 su bardağı kaynar suya konularak çay gibi demlendirilir.15 dakika ara ile aç karnına birer su bardağı içilir.
* 1 litre kaynar suya 1 yemek kaşığı kekik konularak 15 dakika demlendirildikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına 1 su bardağı.gün boyu toplam 4 bardak tüketilir.
* İnce rendelenmiş 200 gram havuç sabahları aç karnına yenilir.Öğleye kadar bir şey yenmez.Öğle ve akşam yemeklerinden 20 dakika önce 100 er gram daha yenir. 5-6 gün boyunca bu uygulamaya devam edilmelidir.
Yuvarlak solucanları düşürmek için:
Yuvarlak solucanlar 10-20 cm boyunda olup genellikle 3 ile 10 yaş arası çocuklarda görülür.Karın şişlliği,karın ağrısı,zayıflama ve kaşıntı görülür.
Tedavisi için:1 su bardağı kaynar suya 1 tatlı kaşığı papatya konulur.10 dakika demlendirilip süzülür. Yemeklerden 1 saat önce günde 3-4 bardak içilir.
Kıl kurtları için:
Kıl kurtları 3-4 milimetre boyunda olup gözle zor görülen ufak kurtlardır.Geceleri uykusuzluk,sinir bozukluğu,baş dönmesi ve apandist bölgesinde ağrılara sebep olurlar.
Sabahları aç karnına 250 gram çilek yenilip,öğleye kadar başka bir şey yenmezse şifa olur.Bir süre buna devam edilmelidir.
BAĞIRSAK PARAZİTLERİ TEDAVİSİ İÇİN BİTKİSEL ÇÖZÜM
Genellikle, bağırsak parazitleri halk arasında kıl kurdu, kamçılı kurt, kancalı kurt veya şerit diye tanınırlar. Özelikle çocuklarda daha sık rastlandığı görülmektedir. Bulaşıcı olduğu için bütün ev halkını tehdit eder aslında. Bu parazitler ağır bir hastalığa neden olmazlar fakat bulunduğu insanın yaşam kalitesini düşürürler.
Parazitin cinsine bağlı olarak; uzun süreli parazite maruz kalınca; kansızlık, barsak tıkanması, büyümede gecikme, akciğer belirtileri, karaciğer-dalak büyümeleri, deri döküntüleri, hatta ağır organ hasarları bile olabilir.
Nedenleri : Kirli sulardan,bulaşmış sebzelerden,bulaşmış musluklardan,pişmemiş etten,parazit yumurtalarının döküldüğü çarşaf ve çamaşırlardan,topraktan, enfekte hayvanlardan geçebilir.
ÖNERİLER
Bağırsak kurtları ve parazitlerinden kurtulamının bitkisel yolları;
Bağırsak parazitleri için bitkisel kür ( elma çekirdeği kürü )
Bağırsak parazitleri, ciddi sorunlar meydana getirebilecek bir sorun. Özellikle, çocuklarda, gelişim geriliğine bile sebep olabilecek bir durum. Yetişkinlerde ise, kilo alamama ve kansızlık gibi sorunlara sebep olan bir rahatsızlık. Bağırsak parazitlerinden kurtulmanın doğal bir yolunundan kurtulmak için kür
GEREKLİ MALZEMELER :
* Elma çekirdeği,
* Kabak çekirdeği
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Elma ve kabak çekirdeklerini beraber ezip, kaynatın. Sabahları süzüp, suyunu için. 1–2 saat hiç bir şey yemeyin.1 hafta devam edin.
* Şeftali yaprağı bir saat suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen sıvı, havanda ezilmiş kabak çekirdeiği ve ufalanmış defne yaprağı ile yoğrularak macun haline getirilir. Hazırlanan macundan, yemeklerden önce hastaya bir çorba kaşığı yedirilir.
* Ezilmiş kabak çekirdekleri, sirke ve süt karışımıyla birlikte yoğrularak macun haline getirilir. Hazırlanan ma­cundan, tedavi süresince yemek arası hastaya bir çorba kaşığı yedirilir.
* Sirke dolu bir kapta yirmi dört saat bekletilen nohut lapa kıvamına getirilerek ezilir. Hazırlanan lapa yeineklerden önce hastaya tedavi süresince bir çorba kaşığı yedirilir.
*Her sabah aç karna bir su bardağı süt içilmesi faydalı olacaktır.
*Bir su bardağı kaynar suyun içine bir çay kaşığı aynısefa çiçeği katılıp kısa bir süre demlenmesi beklendikten sonra sabahları aç karnına içilir.
*Bir litre suyun içine 2 avuç papatya katılıp kaynatılmasının ardından sabahları aç karnına ve yatmadan önce birer çay fincanı içilir.
*Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı defne ve bir çorba kaşığı pelin otu katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek sabahları aç karnına ve yatmadan önce birer su bardağı içilir.
*Nohut yumuşayıncaya kadar sirkenin içinde bekletilir ve yumuşamasının ardından sabahları aç karnına 5-6 adet yenilir.
NOT :  Bu önerileri hamile bayanların kullanması sakıncalıdır.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.