22 Kasım Çarsamba
hava durumu

Alkali Beslenme zihinsel perormansı arttırır.

Alkali Beslenme zihinsel perormansı arttırır. Alkali Diyet ve Beslenme Alkali Beslenme zihinsel perormansı arttırır. . Alkali beslenme sağlığı korumaya vücudun en  küçük...
Bu Haber 5 Mart 2013 00:41 Yayınlandı

Alkali Diyet ve Beslenme

Alkali Beslenme zihinsel perormansı arttırır.

Alkali Beslenme zihinsel perormansı arttırır.

.

Alkali beslenme sağlığı korumaya vücudun en  küçük birimi olan hücrenin sağlığını koruyarak başlar. Milyarlarca hücrenin biraraya gelmesiyle oluşan bir organizma olarak sağlıklı hücrenin  iki temel ihtiyacı var. İlki hücreye ihtiyacı olan besinleri vermek (alkali besinler), ikincisi hücrenin artıkları olan  toksinleri (asit besinler) dışarı atmasını sağlamak. Bu başarıldığında hücre kendi ideal kimyasal asit-alkali dengesinde olur. Maksimum fonksiyon gösterir.

Beyindeki tüm hücreler ideal kimyasal dengede ise, depresyondan kurtulmak, daha hızlı karar vermek, analitik öğrenme hızının artması,hafızanın gelişmesi, hızlı reflexler,kreativitenin artması, daha iyi uyku, daha yüksek özgüven oluşur. Uzaktan bakıldığında bu sayılan özelliklere sahip olan kişilerlerin bu özelliklere doğuştan sahip olduğu sanılabir. Oysa beyin özel kimyasal maddelerin (hormonlar vs ) belli bir sistematikte çalıştığı bir tür canlı bilgisayardır ve potansiyalize edilebilir. Doğru alkali beslenme ve alkali yaşam konsepti ile bu ilerleme sağlanabilir.

Beyinde olduğu gibi tüm vücutta da alkali-asit dengesini korumak sağlığı korumanın ve mevcut performansı maksimize etmek mümkündür.

Alkalin diyeti hayat kurtarıyor

Alkalinli gıdaların sağlığınız üzerinde ciddi bir etki yarattığını biliyor muydunuz? Sizi bilmem ama benim haberim yoktu, ta ki yakın arkadaşlarımdan biri uyguladığı ve müthiş sonuç aldığı yeni bir diyetten bahsedene kadar. Fazla kilo, şiddetli gaz, baş ağrıları, sinirlilik ve yorgunluktan mustarip olan arkadaşım, artık neredeyse umutsuzluğa kapıldığı noktada gittiği beslenme uzmanının tavsiyelerine uyduktan iki hafta sonra kendi ifadesiyle ‘hayatı değişmiş’. Beslenme uzmanının tavsiyesi tahmin ettiğiniz gibi alkalinli diyet.
İlk olarak New York’lu doktor William Howard Hay’in 1907’de ortaya koyduğu alkalinli beslenmenin önemi bugün çok daha iyi anlaşılmış durumda. Dr. Hay vücuttaki asit birikiminin ciddi miktarda kilo artışına, yorgunluk hissine ve birtakım kronik rahatsızlıklara neden olduğunu ileri sürmüş. Ve aradan 100 yıl geçtikten sonra bugün, alkalinli beslenmenin artrit gibi iltihabi rahatsızlıklara, fazla kiloya, kronik yorgunluk, aşırı sinirlilik haline çare olduğu pek çok doktor ve beslenme uzmanının ortak görüşü.
Yapılan bilimsel araştırmalar alkalinli beslenmenin özellikle kadınlara çok faydalı olduğunu; çünkü vücuttaki kalsiyumun tutulmasını sağlayarak kas, kalp ve kemik sağlığını koruduğunu gösteriyor. Bu kadar anlattıktan sonra alkalinin ne olduğunu merak ediyorsunuz mutlaka… Alkalin, doğal suda veya nemsiz toprakta bulunan çözülebilir mineral tuzlara verilen isim. Ve bu madde insan vücudu için çok ama çok gerekli. Yiyecekler basit bir tanımlamayla asit üretenler ve alkalin üretenler olarak ikiye ayrılıyor. Kolayca tahmin edebileceğiniz gibi asit üretenler kötü, alkalin üretenler ise iyi etki yapıyor.
Asitli yiyecekler böbreklerimizde aşırı asit yığılmasına neden olup, yoruyor. Vücut yığılan asitten kurtulup gerekli alkalin düzeyini koruyabilmek için kalsiyum ve magnezyum gibi mineralleri kemiklerimizden ve vücudun başka önemli depolarından çalmaya başlıyor. Asit ağırlıklı beslenme neticesinde böbrek taşları, yaşa bağlı olarak kas erimesi, yüksek tansiyon, beyin kanaması, astım gibi rahatsızlıklar görülebiliyor. Meyva ve sebzeler vücutta alkalin yaparken, proteinli yiyecekler asit üretiyor. Tabii bunu derken az ve düzenli alınan proteinin sağlığımız için önemini göz ardı etmemek gerekiyor. İdeal alkalin düzeyini sağlayabilmek için beslenmemizin yüzde 80’inin alkalin yapan yiyeceklerden, yüzde 20’sinin ise asit yapan yiyeceklerden oluşması gerekiyor.

Alkalize olmanın 3 kolay yolu:
1. 80’e karşılık 20’yi hedefleyin: Yüzde 80 alkalin üreten, yüzde 20 de asit üreten yiyecekler yani. Tabağınızda küçük porsiyon bir protein görmeniz gerekiyor. Et, balık gibi… Tabağınızdakilerin geri kalanının hepsi ise sebzelerden oluşmalı.
2. Besinlerinize mutlaka limon katın: Pek çoğumuz limonu direkt asit yapan bir besin olarak görüyoruz mutlaka. Fakat limon olabilecek en alkalinli yiyeceklerden biri. Düzenli olarak kullanın.
3. Bol miktarda su için: Günde en az 8 bardak su içmek vücudumuzda alkalin oranının yükselmesi için çok gerekli. Su, fazla asidi vücuttan atıyor.

Dengeyi nasıl kurabiliriz?
Asit üreten yiyecekleri azaltın: Kafeinli içecekleri, çikolatayı, tatlı ve abur cuburu, dışarı yemeklerini, alkol ve kola türü içecekleri, sert peynir, rafine karbonhidratlar ve yağlı eti minimuma indirin.

Alkalin üreten yiyecekler beslenmenin yüzde 20’sini kapsamalı: Yeşil çay, bitki çayları, soya sütü, doğal bal, meyva suları, meyvaların çoğu (özellikle kavun, greyfurt ve kivi), bütün sebzeler, zeytinyağı, zeytin, keten tohumu yağı.

Asit üreten fakat beslenmemizin yüzde 20’sini oluşturması gereken yiyecekler: Yulaf veya mısır ekmeği, kiraz ve diğer kırmızı meyvalar, tavuk, yumuşak peynir, organik yumurta, balık (özellikle somon, sardalya ve uskumru) baklagiller, siyah pirinç, ay çiçeği tohumu, hindi ve yoğurt.

Vücudunuzdaki asit oranı fazla mı?
Eğer düzenli olarak et, peynir ve süt ürünleri, yumurta, alkol, şekerli ve rafine edilmiş yiyeceklerle besleniyorsanız, muhtemelen vücudunuz aşırı asitlidir. Aşağıdaki seçeneklerden 3 veya daha fazlasını işaretliyorsanız, alkalin diyeti uygulamak sizin için çok doğru olacak demektir:

Sıkça soğuk algınlığı ve grip gibi bakteriyel veya viral enfeksiyon yaşıyorsunuz.

Enerji azlığı ve kronik yorgunluktan şikayetçisiniz.

Kas ve eklem ağrıları, osteoartritten mustaripsiniz.

Osteoporoz teşhisi konulmuş durumdasınız.

İdrar yolları veya böbreklerinizde problem var.

Deride kuruluk gibi problemler, tırnakların kolayca kırılması ve saç dökülmesine yabancı değilsiniz.

Akne, egzama veya sedef hastalığı sorununuz var.

Konsantrasyon bozukluğu ve unutkanlık yaşıyorsunuz.

Kilo fazlalığınız var.

Ruh halinizde sık sık değişiklik oluyor.

Tip 2 şeker hastasısınız.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.