22 Eylül Cuma
hava durumu

Akciğer kanseri

Akciğer kanseri Akciğer Kanseri  » Hastalıklar » Akciğer Kanseri Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer...
Bu Haber 6 Mart 2013 00:30 Yayınlandı

Akciğer Kanseri  » Hastalıklar » Akciğer Kanseri

Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar. Küçük hücreli akciğer kanseri akciğer dokularında kanser (habis, kötü huylu) hücrelerinin bulunduğu bir hastalıktır. Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük kısmını dolduran koni şeklinde, süngerimsi yapıda bir çift organdır. Akciğerlerin başlıca görevi, vücut hücrelerinin artık maddesi olan karbondioksiti vücuttan atmak ve yaşam için temel gereksinim olan oksijeni vücuda almaktır. Akciğerler başlıca “bronş” denen hava içeren tüplerden, “alveol” denen hava keseciklerinden, kan ve akkan (lenf sıvısı) damarlarından oluşmuştur.Hücrelerin mikroskop altındaki görüntülerine dayanarak başlıca iki tip akciğer kanseri vardır: küçük hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli olmayan akciğer kanseri.

Akciğer Kanseri Ne Kadar Sıklıkta Ortaya Çıkar?

Akciğer kanseri günümüzde bir salgın hastalıktır ve erkeklerde, tüm dünyada en çok öldüren kanser türüdür. Kardiovasküler hastalıklardan sonra ölüm nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır. ABD’de 1987’den beri kadınlarda da birinci öldürücü kanserdir. 1996 yılında ABD’de 64,000 kadın akciğer kanserinden, 44,000 kadın meme kanserinden ölmüştür. ABD’de akciğer kanseri olgularındaki 1990’lardaki artış, kadınlarda 1960’lardan sonra ortaya çıkan sigara içme alışkanlığındaki hızlı artışa bağlıdır. Kadın akciğer kanserlerindeki artışın ABD’de en azından 2010 yılına kadar devam edeceği, belki bu tarihten sonra artışın durabileceği tahmin edilmektedir. ABD dışındaki gelişmiş ülkelerde de hızla birinci neden olmaktadır. Tüm dünya ortalamasına baktığımızda erkeklerde birinci, kadınlarda meme kanserinden sonra ikinci sıradadır. Dünya Sağlık Örgütü 1985 yılında gelişmekte olan ülkelerde 300,000 kadının sigaraya bağlı hastalıklardan öldüğünü, bunun %21.1’inin akciğer kanserine bağlı olduğunu bildirmiştir.

Her yıl yeni ortaya çıkan hasta sayıları tüm dünyada artmaya devam etmektedir. 2000 yılında dünyada 2 milyon yeni akciğer kanseri saptanacağı, bunların %60’ının gelişmekte olan ülkelerde olacağı hesaplanmaktadır. Artış hızı özellikle kadınlarda daha belirgindir.

Oysa akciğer kanseri XX. YY.’ın başında son derece nadir bir hastalıktı. Tütünün sigara haline dönüşmesi ve tüketiminin hızla yaygınlaşması sonucu 1940’larda akciğer kanseri salgını ortaya çıkmıştır ve bu salgın etkisini, bütün dünyada, artan şekilde devam ettirmektedir.

Ülkemizde resmi rakamlara göre her yıl 20,000-25,000 yeni akciğer kanseri hastası ortaya çıkmakta ve bu rakamın 30,000-40,000 kadar ulaşabileceği düşünülmektedir. Çünkü ülkemizde güvenilir sağlık istatistikleri yoktur. Ülkemizde akciğer kanserlerinin çoğu erkeklerde görülmektedir. Kadın: erkek oranı 1: 7-8 civarındadır. Ancak 1980’lerden sonra ülkemizde de kadınlardaki artan sigara tiryakiliği bu oranı en geç 5-10 yıl içinde kadınlar lehine belirgin şekilde etkileyecektir. Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1983-1989 yılları arasında ülkemizde kanser sıklığı 32/100.000′dir. Bunun %26’lık bölümünü ilk sıradaki akciğer kanseri oluşturmaktadır. 1991-1992 verilerine göre solunum sistemi kanserlerinin oranı, tüm kanserler içinde %43’tür. Yine aynı verilere göre yapılan tahminlerde, gerçek kanser sıklığı 120-130/100.000 olmalıdır. Akciğer kanserinin bölgelere göre dağılımına bakılınca sırayla Ege Bölgesi %39.5, Marmara Bölgesi %26.9, Doğu Anadolu Bölgesi %26.1, Güneydoğu Anadolu Bölgesi %18.2, Akdeniz Bölgesi %18.1, İç Anadolu Bölgesi %16.6 oranındadır.

Akciğer Kanseri NedenleriAkciğer Kanseri BelirtileriAkciğer Kanseri 

Akciğer Kanseri Nedenleri

Akciğer kanserinin başlıca nedeni sigaradır. Tüm akciğer kanserlerinin %80-90’ı tek başına sigaraya bağlıdır. Risk sigara içme süresi, toplam içilen sigara, başlama yaşı ve içilen sigaranın tipine göre değişir.

Sigara içen bir kadının akciğer kanserine yakalanma riski içmeyen bir kadına göre 1.5-153 kat daha fazladır. Ayrıca, aynı miktar sigaraya maruz kalan kadınların erkeklere göre 1.5-3 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma riskleri olduğu hesaplanmıştır.

Aktif sigaradan sonra akciğer kanserinin en önemli ikinci risk faktörü pasif sigara maruziyeti veya diğer isimler olarak çevresel sigara maruziyeti veya dumanaltı olmaktır. Pasif sigara maruziyetinin tek başına ortalama 1.2-1.3 kat riski arttırdığı bildirilmektedir.

Ailede akciğer kanseri olması akciğer kanserine yakalanma riskini arttırmaktadır. Ailede akciğer kanseri olan ve hiç sigara içmemiş bir kadının akciğer kanseri riski 2.8 kat artmış iken; ailede akciğer kanseri olmayan ve sigara içen bir kadında bu risk 11.3 kat artmıştır; ailede akciğer kanseri olan ve sigara içen bir kadında ise bu riskin 30 kat arttığı gösterilmiştir.

Ayrıca asbestos denen tozlarla uğraşan işlerde çalışan kişilerde, çeşitli kimyasal maddelerle çalışılan iş kollarında çalışanlarda, daha önce akciğerden hastalık geçiren ve akciğerde nedbe dokusu gelişen kişilerde akciğer kanseri riski artmaktadır.

Bazı beslenme özelliklerinin de akciğer kanseri riskini etkileyebileceği bilinmektedir. Ayrıca motorlu taşıtlara, fabrika bacalarına bağlı hava kirliliklerinin, evlerde uygun olmayan şekilde odun-kömür yakarak ısınmanın kanser yapıcı maddelerin oluşmasına neden olduğu gösterilmiştir. Hava kirliliğinin akciğer kanseri riskini arttırabileceği düşünülmektedir ancak riskin derecesi belirlenememiştir.

Çevresel radon maruziyetinin de akciğer kanseri gelişimi ile ilişkili olabileceği, coğrafi olarak akciğer kanseri yüksekliğine yol açabileceği bilinmektedir.

Küçük hücreli akciğer kanseri genellikle sigara içen veya içmiş olan kişilerde bulunmaktadır. Bu birliktelik bazı araştırmalarda %98’lere kadar çıkmaktadır.

Akciğer Kanseri ve Kadın

ABD’de akciğer kanseri kadında da bir numaralı kanserdir. Tüm kanser ölümlerinin %25’inden sorumludur ve 1996’da 64,300 kadın öldürmüştür. Kadınlardaki akciğer kanseri ölüm hızları ile sigara içme oranları arasında parallellik vardır. Toplumda sigara içiminin yaygınlaşması ile akciğer kanser ölüm hızlarının artışı arasında 15-20 yıl kuluçka süresi vardır. Kadında akciğer kanseri ölümleri 1960’tan sonra hızla artmıştır ve artmaya devam etmektedir (Şekil 2). Bu grafiğe göre ülkemizde bayanlar arasında sigara tiryakiliğinin özellikle son 5-10 yılda çok daha hızla arttığı düşünüldüğünde şekildeki grafiğin şu an için 1965-70’lerdeki gibi durumunda olduğumuzu, kadınlarda akciğer kanseri salgınının gittikçe ülkemizde de alevleneceği öngörülebilir.

Sigara içen erkeklere göre sigara içen kadınların küçük hücreli akciğer kanserine yakalanma riskleri daha fazladır. Erkeklerde risk 11.4-37.5 kat artarken kadında 37.6-86 kat artmaktadır. Sigara tüm akciğer kanser tipleri için belirgin risk faktörüdür, ancak sigara ile en güçlü ilişki kadında görülen küçük hücreli akciğer kanseridir. Kesin olarak kanıtlanmamış olmakla birlikte kadınlık hormonu olan estrojenin akciğer kanserinin tipi ve bazı özelliklerini etkileyebileceği ve cinsiyetler arasında akciğer kanseri farklılıklarından sorumlu olabileceği düşünülmektedir.

Akciğer Kanseri bitkisel tedavi desdek yöntemleri

Akciğer Kanserinin bitkisel tedavi desdek : Cerrahi: Erken evrede hastalıksız yaşam sağlayan tedavi şekli. Radyoterapiyle: Özel X ışınları ile tümör hücrelerinin öldürülmesi, Kemoterapiyle: Kanser hücrelerini öldüren ilaçların kullanılmasıyla yapılan tedavi.  PROF. DR. İbrahim Saraçoğlu’nun kanseri önleyen ve iyileştiren kürünün kullanımı:

1\2lt su, 4\5 gr 1 tutam ebe gümeci, 4\5 gr bir tutam ısırgan otu.

Suyun içine ebegümeci ve ısırgan otunu atıp ağzı kapalı olarak 4 dakika kaynatın.  Ilındıktan sonra süzün, ama içerisinde kalan bitkileri, mutlaka ayıklayın. Aç karnına sabah ve akşam önleyici olarak birer çay bardağı için. Kanser hastaları için ise birer su bardağı içirin. Bu suyu içtikten sonra en az 20 dakika sonra yemek yiyin. Bu küre önleyici olarak 1 ay, kanser hastaları için:3 ay hiç ara verilmeden devam edilmesi faydalıdır. Yılda en az 2 defa uygulanır. 3 ay tamamlandıktan sonra 15 gün ara verilip, tekrar 3 ay boyunca 2 günde bir su bardağı içilir. Daha sonraki günlerde, zaman zaman, uygulanır.

Kullanım Şekli: Birinci haftada bir gün arayla sabah ve akşam aç karnına, 2. haftada 2 gün arayla sabah ve akşam aç karnına. 3. haftada 3 gün arayla sabah ve akşam aç karnına. 4.haftada 4 gün arayla sabah ve akşam aç karnına. 5 haftadan itibaren haftada 1 defa sabah ve akşam aç karnına birer çay bardağı içilecek.

Uyarı: Kullanılan her iki bitkinin, kullanım sırasında ya ikisi birden kuru, ya da ikisi birden taze olarak kullanılması gerekir. Bitkilerden birisi taze birisi kuru olursa hiçbir faydası olmaz.

Akciğer kanseri sanıldığı kadar basit bir rahatsızlık olmayıp aslında oldukça önemli sorunlar yaratabilecek olan sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. İlk olarak uzman bir doktora görünüp mayene ve ardından tedavi olmanız gerekirken, bu tedavileri aksatmayarak ek olarak bitkisel olarak kendi tedavinizi yapmanızı öneririz.

İşte beslenmenizde dikkat etmeniz gereken unsurlar:

- Akciğer kanseri yaşayanlar tere otu ve sarımsak tüketimini çoğaltmalı,
– Muz, hurma, kuru üzüm ve elma gibi meyvelerin tüketimini arttırın,
– Kekik, ısırgan otu yaprakları ve ebe gömeci otunu karıştırın için,
- 50 gram kadar tere otu ve şalgam tohumu, 100 gram kadar ısırgan tohumu, 1 kilogram bal karıştırılarak macun kıvamına getirilir ve günde 3 yemek kaşığı kadar düzenli olarak tüketilir.
- 200 gram kadar çörek otu bal ile karıştırılır ve günde 3 yemek kaşığı kadar düzenli olarak tüketilir. Akciğer kanseri için bitkisel tedavi açısından önemlidir ve bağışıklık sistemini güçlendirir.
- 100 gram kadar kekik, 50 gram kadar çörek otu, 30 gram kadar sinameki ve 40 gram kadar misvak karıştırılır ve ıhlamur şeklinde kaynatılırken 1 dakika süre ile buharında derin nefesler alınır. Ayrıca karışıma bal eklenerek günde 3 ila 5 bardak kadar içilebilmektedir.

Sağlıklı Akciğer için

30 gr Zencefil

30 gr Zerdeçal

15 gr Havlıcan

15 gr Isırgan Tohumu

Bütün bu bitkiler toz haline getirilip 500 gr. Kestane balı yada olmazsa hakiki çiçek balına karıştırılıp günde 3 yemek kaşığı olarak yenilr.

 

 



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.