19 Kasım Pazar
hava durumu

Adenit Nedir?

Adenit Nedir? ADENİT - Boyundaki Lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltihabli şişliğe “Adenit” denir. Telaşlanmaya lüzum yoktur!...
Bu Haber 5 Mart 2013 23:50 Yayınlandı

ADENİT - Boyundaki Lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltihabli şişliğe “Adenit” denir. Telaşlanmaya lüzum yoktur! Ancak, tedbir almayı da ihmal etmemek gerekir.

Adenit, patlayıp içindeki cerahat akmadıkça, el sürülmemesi gerekir. Aşağıda tavsiye edilen ilaclar hazırlanıp, kullanılabilir.

Adenit-Adenit Nedir? hakkında detaylı geniş bilgi

Boyundaki lenf damarlarının şişmesi sonucu meydana gelen iltahaplı şişliğe adenit denir.

Boyundaki derin ve yüzeyel fasyalar arasında yer alan tonsiler, submandibuler, submental, oksipital, yüzeyel ve derin juguler, nukkal, spinal aksesuar ve transvers servikal lenf bezlerinin enfeksiyonudur.

Etkenler genellikle viruslar, S. aureus, grup A streptokok, diğer streptokoklar, anaerob bakteriler, Bartonella henseleae, atipik mikobakteriler ve Gram negatif basillerdir. Akut bilateral adenitler daha çok viruslara ve grup A streptokoka, akut tek taraflı adenitler S. aureus, grup A streptokok, anaerob bakteriler ve viruslara, subakut ve kronik adenitler ise atipik mikobakteriler, tüberküloz, toksoplazmozis ve kedi tırmığı hastalığı (Bartonella henseleae)’na bağlıdır.

Nadiren M. tuberculosis, mantarlar, T. gondii, F. tularencis, Y. pestis, HIV ve C. diphtheriae da etken olarak karşımıza çıkabilir. Mikroorganizmalar genellikle üst solunum yolu, tonsiller ve dişlerden veya travma yolu ile, nadiren kan yolu ile lenf bezlerine gelir.

Klinik: Lenf bezi büyümesinin süresine ve tek veya iki taraflı olmasına bağlı olarak değişir. Sistemik semptomlar genellikle yok veya hafiftir. Birlikte etraf dokuda sellülit veya bakteriyemi varsa, yüksek ateş görülebilir.

Özellikle streptokok adenitlerinde başlangıçta üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları olabilir. Lenf bezi büyüklüğü 2-6 cm kadar olabilir, en sık submandibular (% 50-60) ve üst servikal bezler (% 25-30) etkilenir.

Bez üzerindeki deri genellikle hiperemiktir ve lokal ısı artımı vardır. Vakaların yaklaşık ¼’ünde fluktuasyon alınır. Daha çok S. aureus ve mikobakteri enfeksiyonlarında süpürasyon olabilir. Lenf bezlerinin yoğun olarak bulunduğu diğer bölgeler (klavikula üstü, aksilla ve inguinal bölge) kontrol edilmeli, dalak ve karaciğer büyüklüğü araştırılmalıdır. Vücutta yaygın lenfadenopati ve hepatosplenomegali varsa, servikal lenfadenopati genellikle sistemik bir hastalığa (EBV, CMV gibi viral enfeksiyonlar, toksoplazmozis, tüberküloz, kollajen doku hastalıkları, lösemi…) cevap olarak gelişmiştir.

Ağız boşluğu, farinks, burun, kulak, saçlı deri gibi lenf drenajı boyundan geçen bölgelerin muayenesi ile muhtemel primer kaynak ile ilgili bilgi elde edilir.

Komplikasyonlar: Abse formasyonu, sellülit, bakteriyemi, internal juguler ven trombozu, etkene bağlı komplikasyonlar (akut romatizmal ateş, glomerulonefrit, haşlanmış deri sendromu…)

Tanı: Hafif vakalarda klinik tanı yeterlidir. Ancak antibiyotik tedavisine cevap alınamazsa, iğne aspirasyonu veya insizyon ile örnek alınıp Gram, Wright ve Ziehl-Nielsen boyaları ile boyanıp incelenmeli, gerekirse sitolojik ve patolojik yönden değerlendirilmelidir.

Ağır vakalarda tedaviye başlamadan örnek alınması uygun olur. , 8-12 haftada tanı konamamış adenitlerde ve neoplazi ile uyumlu bulgular varsa (alt servikal ve supraklavikular lenfadenopatiler, kilo kaybı, düşmeyen ateş, deriye ve derin dokulara yapışıklık)

Ayırıcı Tanı: Kabakulak, bakteriyel parotitis, diş abseleri, konjenital boyun kitleleri (tiroglossal kanal kisti, brankial yarık kisti, kistik higroma, epidermoid kist), boyun tümörleri (lenfoma, nörojenik tümörler, tiroid tümörleri, parotis tümörleri, Kawasaki hastalığı, ilaç reaksiyonları, kollajen doku hastalıkları, sarkoidoz, retiküloendotelyozlar, depo hastalıkları.

Büyüme devam ederse veya hasta başvurduğunda lenf bezi büyük (ancak 3 cm’den küçük), hassas, deri kızarık ve primer enfeksiyon odağı yoksa oral empirik antibiyotik tedavisi başlanıp, küçülme oluncaya kadar izlenir. .

Kaynak:Sağlık Ansiklopedisi

Adenit için sık kullanılan bitkisel tedavi yöntemleri

Reçete: 1 — Malzeme: Karaçam kozalağı, Su.

Hazırlanışı: 4 bardak suya; ince ince kıyilmış 4 çorba kaşığı Karaçam kozalağı konur, Kaynatıldıktan sonra süzülür. Yemeklerden sonra, birer kahve fincan’, yudum yudum içilir.

Reçete: 2 — Malzeme: Soğan, sarımsak.

Uygulanışı: Öğle ve akşam yemeklerinde yarımşar kuru soğan ile ikişer diş sarmısak yenir.

*2 -3 gün içinde iyileşmezse, doktora başvurmak gerekir.

Reçete: 3 —Malzeme: Bitkisel krem, Mersin yağı, Biberiye yağı, Reçine yağı, Portakal yağı

Hazırlanışı: Şişlik olan yere günde 3 kere bitkisel krem sürülüp, ovulur. Üzeri, yünlü bir kumaşla hafifçe sarılır.

* AYRICA; yemeklerden yarım saat önce, yarım çay bardağı suya 10 damla mersin yağı, 10 damla biberiye yağı, 10 damla reçine yağı ve 10 damla da portakal yağı konulup içilir.



Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.