19 Kasım Pazar
hava durumu

Adaçayı – Salvia officinalis

Adaçayı – Salvia officinalis Adaçayı – Salvia officinalis   Doğal mikrop kırıcı Adaçayı Çay veya ıhlamur gibi demlenip içilen sıradan bir...
Bu Haber 10 Ocak 2013 20:29 Yayınlandı

Adaçayı – Salvia officinalis

 

Doğal mikrop kırıcı Adaçayı

Çay veya ıhlamur gibi demlenip içilen sıradan bir bitki olarak tanıdığımız adaçayı, aynı zamanda çok eski çağlardan beri şifalı bir bitki olarak bilinmektedir. Bitkinin Latince adı, eski çağlardan beri ona ne denli büyük bir değer verildiğini belirtmeye yeterlidir herhalde; Salvia, latincede iyileştirmek, sağlığa kavuşturmak anlamına gelmektedir.

Adaçayının yaprakları, daha çiçeklenmeden mayıs ve haziran aylarında toplanır. Öğle saatlerinde toplanan yapraklar gölgede kurutulmalıdır.

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır. Çok iyi bir dezenfektan ve mikrop kırıcı olduğu için gece terlemelerinde; boğaz, bademcik ve diş eti iltihaplarında çok faydalıdır. Birinci Dünya Savaşı, Çanakkale Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında, yeterli ilaç bulunamadığı için yaralıların, kaynatılan adaçayı ile tedavi edildiği ve yaralarına bu su ile pansuman yapıldığı anlatılmaktadır.

Gece terlemesine sebep olan hastalığı iyileştiren adaçayı, bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe ve halsizliğe de, canlandırıcı etkisi sayesinde kısa sürede son verir.

Günde iki fincan adaçayını yudumlayarak içmek; kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük fayda sağlamaktadır.

Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili rahatsızlıkları giderir. Mide ve bağırsak gazlarını giderir, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Mide bulantısını giderir. İştah açıcıdır.

Maria Treben “İlahi Eczanedeki Sağlık” adlı kitabında, adaçayının bademcik, diş eti, yutak ve ağız boşluğu iltihapları ile boğaz hastalıklarında ne kadar etkili olduğunu şu cümlelerle anlatmaktadır: “Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsa, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmazdı. Bedenimizin polisleri olarak zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler, böbreklere kadar ulaşırlar”

5 litre suya 50 gram adaçayı koyup kaynatarak bu su ile banyo yapmak vücuda zindelik, cilde de canlılık verir.

Uzunca süre hasta yatağından kalkamayan kişilerin vücuduna adaçayı sirkesi ile masaj yapmak onları çok rahatlatır ve canlandırır. (Adaçayı sirkesi şöyle yapılır: Geniş ağızlı bir şişe, ağzına kadar adaçayı çiçeği ile doldurulur, içine bir miktar yaprak da konabilir. Çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir. Şişe 15 gün güneşte veya sıcak bir yerde bekletilir. İnce bir tülbentten süzüldüğü zaman adaçayı sirkesi hazırdır.)

Defne ve adaçayı bilimsel onay aldı
Halk arasında bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan defne, adaçayı, sığır kuyruğu gibi doğal ürünlerin faydaları, bilimsel çalışmayla ispatlandı. Mustafa Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mahmut Çalışkan, bölgede yetişen defne, adaçayı ve sığır kuyruğunu 2 yıl süresince incelediklerini ifade etti. Çalışkan, “Soğuk algınlığı, öksürük ve balgam söktürücü olarak kaynatılıp içilen sığır kuyruğunun; mideyi rahatlattığı ve idrar söktürücü özelliği olduğuna inanılan adaçayının; kozmetik sanayisinde kullanılan ve ağrılara iyi geldiği belirlenen defnenin, antibakteriyel özelliklerinin bulunduğu ve faydalı olduğu sonucuna ulaştık” dedi.

Adaçayının Yararları  Adaçayının Yararları hakkinda aciklamalar Adaçayının Yararları konusunda bilgiler.

 

Anahtar Kelimeler:Adaçayının Yararları ,adaçayının faydaları,adaçayının faydaları nelerdir,adaçayının cilde faydaları,adaçayının hazırlanışı

 

Dağların tepelerinde yabanî olarak kendiliğinden yetişen adaçayı, uzun yapraklı, açık yeşil renkli, oldukça keskin kokulu bir bitkidir. Yaz başında, haziran-temmuz gibi, çiçek açınca toplanır ve kurutulur. Taze yeşil yaprakları da kullanılabilir.

Bilinen Bileşimi : Eterik yağ ( tuyon, sineol, borneol, pinen ), saponin, tanen, glikozid, pikrosalvin, reçine, fumarik asid, irsol asidi, oleanol asidi,ntriacoton, flavon, asparagin , uvaolpa radifenol.

Özellikleri : Aperatif / iştah açıcı, karminatif / sindirim yardımcısı, depüratif / kan temizleyici
antiflatulan / gaz giderici, antiseptik / mikrop öldürücü, antihiperglisemik / kan şekerini düşürücü anti diabetik / şeker hastalığını iyileştirici, yorgunluk ve sitres giderici.

Önerilen Hastalıklar : Gece terlemeleri, aşırı terlemelerde, kramplar, anjin, bronşit, astım, damar sertliği, felç, bedensel ve ruhsal bitkinlik, anne sütünün azalması, adetdüzensizlikleri, menepoz dönemindeki sıkıntılar, safra yolları rahatsızlıkları, şeker hastalığı.
Adaçayı organizmanın ifrazat fonksiyonlarını çok iyi düzenleyici bir bitkidir.

Grip ve nezle salgınlarında oturduğunuz odada adaçayını kekikle beraber kaynatırsanız odayı dezenfekte eder.

 

Adaçayı Faydaları Nelerdir

 

Denirki bahçesindede ada çayı vardı niye öldü…

Adaçayının Antiseptik özelliği var

Adaçayı Direnci artırır

Adaçayı Hafızayı açar

Adaçayının Canlandırıcı etkisi var

Adaçayı Bulantıyı kesiyor

Adaçayı Hazım sistemini düzenliyor

Adaçayı Göğsü yumuşatıyor

Adaçayı Sinirleri yatıştırıyor

Adaçayı Cilde iyi geliyor

Gaz söktürücü etkisi nedeniyle mide ve bağırsak gazlarını gidermede faydalıdır.

Sindirim sisteminin düzenli çalışmasına yardım eder. Mide bulantısını keser.

Uyarıcı etkisi ile kan dolaşımını hızlandırır ve vücuda kuvvet ve dinçlik verir.

Göğüs açıcı ve rahatlatıcı etkisi astım hastaları için yararlıdır.

Dişleri beyazlatır ve güçlendirir.

Sinir sistemi üzerinde etkilidir: Sakinlik verir, çok sinirli ve gerginlik içinde olanlara faydalıdır.
Vücudu güçlendiricidir. Hastalık sonrası güçsüzlük durumlarında yararlıdır.

Bademcik iltihabı, aşırı terleme, farenjit, larenjit, hazımsızlık adaçayının başlıca kullanım alanlarıdır.

Boğaz iltihabı : Boğaz ve bademcik iltihabına karşı oldukça yararlıdır.

Boğaz rahatsızlığı, bademcik iltihabı, diş iltihapları durumlarında gargara olarak kullanılır. Günde 2-3 defa bitki çayıyla gargara yapılır.

Öksürük için : Öksürüğe iyi gelen bitkiler arasında yer alan adaçayının içinde bulunan cineol adlı madde öksürüğü önleyici özelliktedir.

Gece terlemeleri için adaçayı etkilidir. Almanyada adaçayından ter önleyici ilaç yapılmıştır.

Mide için şifalı bitkiler : Adaçayı mide bulantısına iyi gelir. Gaz söktürücü ve hazmı kolaylaştırıcıdır

İshal kesici etkisi adaçayı yararları arasındadır.

Unutkanlık için şifalı bitkiler : İngilterede adaçayı ile ilgili yapılan bir araştırmada adaçayının hafıza için olumlu etkilerde bulunduğu, unutkanlık sorununa karşı yararlı olduğu tespit edilmiştir. Yine adaçayı bitkisinin, alzheimer sebebiyle azalan bir beyin kimyasalına koruyucu etkide bulunduğu belirlenmiştir.

Kadın hastalıkları için şifalı bitkiler : Östrojen içerdiği için adaçayı kullanımı menapozdaki kadınlar için yararlıdır.

Şeker hastalığına şifalı bitkiler : Almanyada yapılan bir çalışmada aç karnına içilen adaçayının kan şekerini düşürücü etkisi gözlenmiştir.

Diş için şifalı bitkiler : Adaçayı diş dostudur. Dişleri güçlendirici ve beyazlatıcı özelliktedir. Kuru adaçayı yaprağı toz haline getirilerek dişlerin üzerine bastırılmak suretiyle sürülür.

1)Bahçe Adaçayı (Salvia officinalis):Gerçek Adaçayıdır, şifalılık bakımından daha etkilidir. 30-70 cm boyunda menekşe renkli çiçekleri halka dizilişlidir. Karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldar ve acımtırak ıtırlı bir koku yayar. Bahçe Adaçayı güneşli yerde yetiştirilmelidir. Don olayına karşı duyarlı olduğu için kış boyunca çam dalları ile örtülmelidir.

2)Çayır Adaçayı (Salvia pratensis):Çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir.Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan koyu mavi menekşe renkli çiçeklerinin pırıltısı uzaktan seçilebilir.
Yapraklar, çiçeklenme başlamadan Mayıs ve Haziran’da toplanmalıdır. Bitki kuru ve güneşli günlerde, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğle güneşinde toplanır ve gölge yerde kurutulur, yıl boyu kullanılır.

Hangi rahatsızlıkta nasıl kullanılır

Adaçayı, tüm bedeni güçlendirir , kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde oldukça faydalıdır. Adaçayı sirkesiyle de, yatalak hastalara uzunca bir süre masaj yapılırsa rahatlatıcı ve canlandırıcı etkisinden faydalanılır.

Gece terlemelerinde lavanta ile kullanılır. (günde iki fincan) Mikroplu hastalıkların neden olduğu gece terlemelerini keser.

Kramp, omurilik rahatsızlıkları, beze hastalıkları ve organ titrekliklerinde başarı ile kullanılır. (günde iki fincan çay)

Kan temizleyici etkisi vardır. Karaciğer hastalıklarında faydalıdır , vücuttaki toksinleri atar, safrayı söker. Mide ve bağırsak gazlarını, bulantıyı giderir. Mide sularının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı kolaylaştırır , iştah açıcıdır, ülsere ve ishale iyi gelir.İdrarı artırır. (günde en fazla 3 kahve fincanı ) Kansızlığın iyileşme döneminde içilir.

Böbrek ve mesane taşlarını daha rahat düşürmek için 80 gr olan yarım avuç Adaçayı 1litre suda haşlanır. Şeker ve küçük bir parça limonla çay gibi içilir.

Adaçayı Papatya ile içilirse daha etkili olur. (bir-iki bardak ,bal ilave edilir)

Grip ve soğuk algınlığında ve bunlardan ileri gelen adale ağrılarında kullanılır .Antiseptiktir , ateşi düşürür ve vücudu dinlendirir. Bademcik iltihabı , boğaz hastalıklarında adaçayı özellikle önerilir. -Bir bardak sütün içine bir tatlı kaşığı adaçayı ufalanıp ilave edilir , beş dakika kaynatılıp demlenir.Bir tatlı kaşığı bal ilavesi ile sıcak içilir, gece içilirse rahat uyumayı sağlar,Terletir, ateşi düşürür, boğmacada en iyi formüldür.

Bademcik iltihapları için çiçeklerinden elde edilen mayi ile gargara daha etkili olur.

15gr Adaçayı 1lt suda kaynatılarak sıcak olarak bol bol içilir.

Adaçayı kaynatılarak içine biraz sirke ve bal eklenip gargara yapılır. Bu formül dişeti kanamalarında da daha etkilidir.

Çay olarak demlenip bal ve sirke ilave edilerek içilir.

Diş iltihaplanmalarında kanayan ve sallanan dişlerde ve diş eti çekilmesinde iyi gelir.Gargara yapılır veya çaya pamuk batırılarak hasta bölgeye tampon uygulanır.

Toz haline getirilen Adaçayı yaprakları, diş temizliğinde kullanılır. Dişleri sağlamlaştırır, beyazlatır.

Sinir yorgunluğu ve döl yatağı hastalıklarında da arasıra Adaçayı oturma banyoları alınmalıdır. Depresyon ve el titremeleri için faydalıdır. Astım sıkıntılarını giderir. Adet düzensizliklerini ve sancılarını iyileştirir, rahim iltihaplarını giderir.

Şeker hastalığında, çay şekersiz içilir.

Yaralar, iltihaplı yaralar ve çıbanlar (apseler) kaynatılmış Adaçayının suyu ile pansuman edilebilir.Yapraklarından elde edilen Adaçayı tozu da kullanılabilir.

Böcek sokmalarında, sokulan yere ufalanmış Adaçayı yaprağı uygulanır. Yaprakları ezilip merhem haline getirilerek sivrisinek, arı vs. sokmalarında sürülürse acıyı dindirir, kaşıntıyı önler. Ayrıca emziren annelerin çok fazla sütü aktığı taktirde bu merhem meme ucuna sürülürse, sütün aşırı akmasını önler.

Çocuk sahibi olmak isteyen kadınlarında Adaçayı içmeleri faydalıdır.

Adaçayı, Ihlamur ile beraber öksürük kesici, Nane ve Kekik ile kaynatılmış suyu mideyi düzenlemek için verilir.

Adaçayı, koku değiştirici olarak, su ile kaynatılır ve çıkan buharın kokuyu alması sağlanır.

Yemeklere, ızgaralara etlere, çorbalara ekilir.

Saçların bakımında , saçların fazla yağını alıp deriyi temizler , ölü hücreleri yok eder. Saç derisini canlandırır , saç dökülmesini önler , derinlemesine temizlik sağlar. Adaçayının yağı papatya ile birlikte kullanılırsa daha faydalı olur.

Saçlar için besleyici ve etkili bir toniktir; 8 bardak kaynatılmış suya bir avuç Adaçayı konur , üstü kapalı beş dakika kaynatılır , 30 dakika demlenir , süzülür.Her banyodan sonra, saç dipleri bu tonik ile ovulur , durulanmaz , soğuk kullanılması daha etkilidir. Aynı zamanda papatya ve adaçayı içmeye devam edilir.

Adaçayı ezilerek elde edilen mayi ile masaj yapılan saçlar siyahlaşır ve gürleşir.
KULLANIM BİÇİMLERİ

Çay hazırlamak, Adaçayı nasıl demlenir ? : Bir çay kaşığı bitki, çeyrek litre suda haşlanır ve demlenmesi için kısaca beklenir.1 tatlı kaşığı ince kıyılmış adaçayı 1 bardak kaynar suyla haşlanır ve 5 dk demlenir süzülerek içilir. ( adaçayı kesinlike kaynatılmamalıdır) Günde 1-2 bardak tavsiye edilmektedir.

Adaçayı sirkesi: Geniş ağızlı bir şişe, boğazına kadar Yabani Adaçayı ile doldurulur. Çiçeklerinin üstüne çıkacak kadar Doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir yerde bekletilir.

Oturma banyosu: İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve banyo suyuna eklenir

Adaçayının Zararları – Adaçayı yan etkileri var mıdır?

Yan Tesirleri : Lüzumundan fazla kullanılırsa,(günde 3 kahve fincanından fazla) vücuda zarar verir, zehirlenmelere sebep olur. Damakta şişmeler meydana gelir. Doktora başvurulmalıdır. Çocuklara az miktarda verilebilir,Tansiyonu yüksek olanlara günde 1 bardaktan fazlası yasak. Hamilelere ve karaciğer iltihabı olanlara yasak. Erkeklerde cinsel gücü azaltır, kadınlarda ise artırır.

Sürekli ve fazla miktarda kullanımdan kaçınılmalıdır.

Düşük yapma olasılığını artıran bazı maddeler bulunduğundan dolayı hamileler kullanmamalıdır.

Anne sütünün salgılanmasını azaltıcı özelliği bulunduğundan emziren kadınlar kullanmamalıdır.

Bazı kişilerde kan basıncını yükseltebilir.

Küçük çocuklara içirilmesi tavsiye edilmez.

UYARILAR : Gebe kadınlar adaçayını dahilen kullanmamalıdır.

Günde, 3 kahve fincanından fazla içilmemelidir

Adaçayı sürekli olarak yüksek dozda alınmamalıdır. Ülkemizde çay yerine sık sık adaçayı ısmarlayan kahvehane müşterilerini uyarırız.
ADA ÇAYI “Tanrı’nın Eczanesinden Sağlık”, Maria Treben

 

Ülkemizde İzmir bölgesinde bahçe adaçayı yetiştirilmektedir.Bir başka cins olan çayır adaçayı ( Salvia pratensis -Salvia tribola), çayırlarda, bayırlarda ve meralarda yetişir. Çevresine ıtırlı hoş bir koku yayan mavi menekşe renkli çiçeklerin pırıltısı uzaklardan seçilebilir. Çayır Adaçayı (Anadolu adaçayı) batı ve güney-batı Anadolu’da bol olarak yetişmektedir. Anadolu adaçayından ” elma yağı ” veya ” acı elma yağı ” denilen yağ da üretilmektedir. Bu tür adaçayı da kimyasal yapı ve tedavi etkisi bakımından tıbbi(bahçe) adaçayına benzemektedir. Fakat burada tanıtmaya çalışacağımız bahçe adaçayı (tıbbi adaçayı) ise, şifalılık bakımından daha etkilidir.

Toplama/Kurutma : Bitki yaprakları çiçeklenme öncesi, Mayıs-haziran aylarında toplanır. Etken maddelerinin doruğa ulaştığı öğlen saatlerinde toplanan yapraklar, gölgeli ve havdar bir yerde kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılarak, hava almayan kaplarda saklanır.

Bileşim : Eterli uçucu yağlar, %30 Thujon, %5 Cineol, Linalol, Borneol, Salven, Pinen ve kafur; Tanenler, triterpenoitler, flavonlar; Östojen benzeri maddeler; reçineli bileşikler içerir.
Bu bitkinin çiçekleri, gargara ve adaçayı sirkesi yapmak için toplanır (bir avuç çiçek, doğal sirkenin içinde bir süre bekletilir ) ve elde edilen sirke, uzunca bir süre hasta yatağından kalkamayan kişilere rahatlatıcı ve canlandırıcı anlamda sürülerek, masaj yapılır. Yapraklar daha çiçeklenme başlamadan, mayıs ve haziranda toplanır. Bitki kuru ve güneşli günler boyunca, eterli yağlar oluşturduktan sonra, yapraklar öğlen güneşinde toplanır ve gölgede kurutulur. Adaçayı, çok eski çağlarda da ünlü bir şifalı bitki olarak tanınırdı. 13. Asırdan kalma bir dizede şöyle deniyor : Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye !”

Adaçayının eski çağlarda ne büyük bir övgü ile anıldığını, çok eski bir şifalı bitki kitabından da öğrenebiliriz. Kutsal Meryemana, Bebek İsa ile Herodesun gazabından kaçmak zorunda kaldığında, kendisini saklamaları için, çayırdaki tüm çiçeklerden yardım istemiş, ama hiçbir çiçek ona yanıt vermemiş. İşte o zaman adaçayı eğilmiş ve Meryemana sığınacak bir yer bulmuş. Onun sık ve koruyucu yapraklarının arasına girerek Herodesun askerlerinden saklanmış ve askerler onu görmeden geçip gitmişler. tehlike geçiştirildikten sonra, saklandığı yerden çıkan Meryemana, tatlı sesiyle adaçayına şöyle demiş : Bu andan sonra sonsuza dek insanların en çok sevdiği çiçek sen olacaksın. Seni, insanları tüm hastalıklardan koruyacak kadar güçlü kılıyorum. Bana yaptığın gibi, onları da ölümden kurtar ! İşte o zamandan beri adaçayı, insanları iyileştirmek ve onlara yardım etmek için her yıl yeniden çiçekleniyor.

Adaçayı sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendirir, kalp krizi tehlikesini azaltır ve kötürümlüklerde çok yaralıdır. Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra, yardımcı olabilecek tek bitkidir. Gece terlemesine neden olan hastalığı iyileştirir ve bu hastalıkla el ele giden aşırı güçsüzlüğe, canlandırıcı etkisi sayesinde son verir. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabilir. Pek çok doktorun, adaçayının değerli özelliklerini artık iyice tanımış olduklarını biliyoruz. Onu kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde büyük bir başarıyla kullanıyorlar. Yukarda belirtilen hastalıklarda, günde 2 su bardağı çay yudumlanarak içilmelidir. Adaçayı, hasta karaciğeri de çok olumlu etkiler, onunla ilgili tüm rahatsızlıkları giderir ve gazları yok eder. Kan temizleyici etkisi vardır. solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizler, iştah açıcıdır. Mideyi ve bağırsakları rahatlatır, gazların dışkılanmasını sağlar. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcıdır. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanır. Adaçayı, dıştan uygulandığında, yaprağın tozu uygulanır. Adaçayı dıştan uygulandığında ( Çalkalama ve Gargara ), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle önerilir. Eğer zamanında adaçayı kullanılmış olsaydı, pek çok çocukta ve yetişkinde bademcik ameliyatına gerek kalmazdı. Bedenimizin,polisleri olarak, zehirli maddeleri yakalayan ve zararsız hale getiren bademcikler alındığında, ağızdan giren zararlı maddeler doğruca böbreklere ulaşırlar. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da ( Çalkalama ve Gargara ) başarıyla kullanılabilir veya bitki çayına batırılan pamuk hasta bölgelere uygulanır. Ayrıca dıştan kullanımda da, gargara ve çalkalamaların yanı sıra yara kompresi olarak da kullanılabilir. Sinirli ve yorgun olan kişiler ve dölyatağı (rahim) hastalığı çeken kadınlar arada sırada adaçayı oturma banyoları almalıdırlar. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilir.Şifalı bitki olarak kullanılmasının yanı sıra, adaçayının çok değerli bir baharat olduğunu ve böylece mutfaklara girdiğini de unutmamak gerekir.

UYARILAR: Adaçayının Adaçayının Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı yükselebilir. Dölyatağı (Rahim) kaslarını uyardığı için, gebelik sürecinde kullanılmaz. Annelerin süt üretimini durdurur. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen başka bir yan etkisi yoktur.

Kullanım Biçimleri : Çay hazırlamak : Yarım veya bir tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış kuru yaprak, bir su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır ve üstü kapalı olarak 10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2-3 bardak içilir. Taze bitki kullanılması durumunda 4-5 dakika demleme süresi yeterlidir.

Çalkalama/Gargara: 2-3 tatlı kaşığı kurutulmuş ve ince kıyılmış yaprak, 2 bardak soğuk suya eklenir ve ateşe konur. kaynamaya başlayınca ocaktan indirilir ve üstü kapalı olarak 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde pek çok kere 5-10 dakika süreli gargaralar yapılır. Tentür Kullanımı : Günde 3 kere, 15-20 damla kadar D’ inceltisinde ki tentür, yarım kahve fincanı suya eklenerek alınır. Çay olarak kullanılabildiği her yerde tentür de kullanılabilir.

Karışımlar: Gargaralarda ve çalkalamalarda kekikle , sindirim sorunlarında ise Mayıs papatyası ile eşit oranda karıştırılır.

Adaçayı Sirkesi : Geniş ağızlı bir şişe, boğazına kadar çayır adaçayı çiçeği ile doldurulur, çiçeklerin üstüne çıkacak kadar doğal üzüm sirkesi eklenir ve şişe 14 gün güneşte veya sıcak bir ortamda, arada bir çalkalanarak bekletilir ve süzülür. Oturma banyosu : İki avuç dolusu yaprak soğuk suda gece boyunca bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır, 5-6 dakika demlendikten sonra süzülür ve banyo suyuna eklenir. Şifalı Bitkilerin Kullanım Biçimleri, Şifalı Bitkilerin Toplanmaları

Bademcik iltihabını yıllardır çeken birçok kişi tanıdım. Özellikle de okul çağındaki çocuklar bademcik iltihaplanmasından dolayı günlerce yüksek ateşle yatmakta ve okullarından geri kalmaktadırlar. Bu durumlarda adaçayıyla yapılan gargaralar gerçek bir yardımcıdır. Adaçayı bademcik ve/veya boğaz iltihabının (faranjit) oluşumuna karşı da gerçek bir koruyucu ve önleyicidir.

 
İlk günlerde gün boyu birkaç defa yapacağınız adaçayı gargarası sizi yeniden dünyaya gelmiş gibi yapacaktır. Daha sonraki günlerde haftada birkaç defa bu gargarayı tekrarlamak sizi bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyacaktır.
 
Adaçayının Latince adının ilk kelimesi olan “salvia” korumak, korunmak ve muhafaza etmek anlamına gelmektedir. Adaçayının içerdiği salvin, carnosol asiti ve cirsimaritin antibiyotik özelliği olan etkin maddelerdir. Özellikle salvin ve carnosol asidi, bakterilerde RNA-sentezini etkileyerek çoğalmalarını ve rejenerasyonlarını engellemektedir. Adaçayında bulunan önemli bir eterik yağ da, içerdiği cineoldür. Cineol, öksürüğü engelleyici bir maddedir. Kısaca, adaçayı hem doğal bir antibiyotik hem de doğal bir öksürük engelleyicidir.
 
Tüm bunlara ek olarak, adaçayında bulunan antibiyotik özellikli etkin maddeler suda çözünen maddelerdir. Suda çözünme özelliklerinden dolayı, alkolle tentürleri yapılmadan doğrudan sıcak suda demleyerek kullanım imkânı sağlarlar. Ağız gargaralarının çoğu bir miktar alkol kullanılarak hazırlanmak durumundadır. Çünkü birçok bitkinin içerdiği tabii antibiyotik özelliği taşıyan etkin madde suda çözünmediğinden, suyla hazırlanmaları durumunda etkili olamamaktadırlar. Adaçayının içerdiği tabii antibiyotikler suda çok kolay çözünme özelliği gösterdiklerinden, özellikle çocuklarınız için sadece sıcak suda demleyerek gargara olarak hazırlanmasına imkân vermektedirler.
 
Burada önemle belirtmek istediğim nokta, memleketimizde yaklaşık otuzun üzerinde bilinen adaçayı çeşidi olmasıdır. Bunların önemli bir kısmı yabanidir. Bazı yabani adaçayı türlerinin gargarası istenildiği düzeyde etkili olamamaktadır. Bu yüzden adaçayını piyasadan alırken yabani olmayanını almaya özen gösteriniz. Bundan emin değilseniz, bazı büyük marketlerde satılan değişik firmalara ait paketlenmiş adaçayını kullanabilirsiniz.
 
Biliyor muydunuz?
Adaçayı tarihte zirai ilaç olarak kullanılmıştır. Adaçayı bir parazit kovucu (uzaklaştırıcı) olduğu için adaçayına parazitler, böcekler yaklaşamaz. Antikçağda ve sonraki yüzyıllarda sebze ve tahıl ekilen alanlara adaçayının yaprak ve saplarının zirai ilaç olarak serpilmesinin nedeni de budur.
 
Bademcik iltihabı (tonsilit)
Tonsil adı verilen bademciklerin, bakteriler ve daha seyrek olarak da virüsler tarafından oluşturulmuş iltihabına tonsillit denir. En genel belirtisi yutma sırasında duyulan ve kulak ağrısıyla karışan şiddetli ağrıdır. Bu ağrı küçük çocuklarda yemek yemeyi reddetme olarak kendini belli eder. Ağrının yanı sıra yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı ve kusma da sık görülen belirtilerdir.
 
Bademcik iltihabı (tonsilit) olanların sabah kalktıklarında ağız kokuları oldukça ağırdır. Dişlerini fırçaladıktan sonra koku biraz hafifler, kahvaltı yaptıktan sonra da tamamen kaybolur. Gün boyu herhangi bir ağız kokuları da olmaz. Çünkü gece boyu oluşan iltihap sabah kahvaltısı yapılırken, besinlerle sürüklenerek taşınır. Ancak, gece uykuya geçildiği zaman iltihap oluşumu tekrar başlar.
 
Her gün, ağız temizliği yapıldıktan sonra bir defa gargarasını yapmak ağızdaki bakterilere ve de ağız kokusuna karşı güçlü bir engelleyicidir. Normalde adaçayı gargarasını hazırlayıp lavabonuzdan eksik etmemeniz gerekir. Hazırlanan adaçayı gargarası üç gün bozulmadan lavabonuzun rafında durabilir.
 
Bazı durumlarda bademcik ve/veya boğaz iltihabı kronikleşmiş olabilir. Kronik bademcik veya kronik boğaz enfeksiyonlarıdurumunda, adaçayı pek yeterli olamamaktadır. Kronik bademcik veya kronik faranjit durumlarıyla ilgili olarak ebegümecibitkisini okuyunuz.
 
Dikkat
Faranjit ve bademcik problemi olanların adaçayı doğal bitkisini uygularken sigara ve asitli içeceklerden (kola, soda, maden suyu gibi) özellikle uzak durmaları gerekir. Buna paralel olarak diş ve ağız temizliğine de özen göstermek gerekir. Yemeklerden sonra mutlaka dişlerinizi fırçalayınız. Uygulamalarda belirtilen gargaraları mutlaka dişlerinizi fırçaladıktan sonra yapınız.
 
Bu noktada, okul çağında çocukları olan anne ve babaların dikkatli olmaları gereken bir konuyu açıklamak istiyorum. Çocukluk döneminde boğaz iltihabı (faranjit) sıklıkla karşılaşılan ve çoğunlukla ebeveynler tarafından pek fazla önemsenmeyen bir rahatsızlıktır. Size basit bir durum gibi görünen boğaz iltihabının ciddi sonuçlar doğurabileceğini göz ardı etmeyiniz ve mutlaka hekiminize danışınız.
 
Akut Romatizmal Ateş ( ARA)
Akut Romatizmal Ateş (ARA), halk arasında “beta mikrobu” denilen A grubu beta hemolitik streptokok bakterisinin neden olduğu farenjitten veya sebebi yine aynı mikrop olan kızıldan birkaç hafta sonra ortaya çıkan iltihabi bir hastalıktır. Okul çağındaki çocuklarda sıklıkla görülmektedir. Streptokok enfeksiyonundan sonra yüz kişiden yaklaşık dördünde Akut Romatizmal Ateş (ARA) gelişir. Her farenjitten sonra ARA gelişecek diye bir kural yoktur. Ancak, ARA’nın özellikle kalpte ciddi hasarlar bırakabilme riski nedeniyle, basit gibi görünen boğaz ağrılarında dikkatli olmak gerekir.
 
Diğer organ etkilenmelerinden farklı olarak, kalp iltihabı, kalıcı hasarlara yol açabilmektedir. Kalbin endokard denilen dokusu, kalbin iç yüzünü ve kalp kapakçıklarını örter. Kalp kapakçıklarındaki lezyonlar iyileşirken, kapakçıklarda kalınlaşma, yapışma ve büzüşmeler meydana gelir. Sonuç, kapakçık darlığı ve/veya yetmezliğidir. Romatizmal ateş, kalp kapakçığı hastalıklarının birinci sıradaki nedenidir. Hastalıktan yaklaşık on-onbeş yıl sonra romatizmal kalp hastalığı ortaya çıkabilir. Bu nedenle okul çağındaki çocuklarınızın boğaz ağrılarını veya boğaza bağlı şikâyetlerini ihmal etmeyiniz ve bir hekimin görmesini sağlayınız.
 
Adaçayı memleketimizde son yıllarda sıkça tüketilmeye başlanmış bir çaydır. Ancak hamile bayanların hamileliklerinin ilk üç ayında adaçayını temkinli kullanmaları gerekir. Eğer düşük tehlikesi söz konusuysa kesinlikle adaçayından uzak durmaları gerekir. Çünkü adaçayı yaprakları, dört tane düşük yapma riskini artıran madde içermektedir. Bu maddelerin adları aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Hamile bayanların hekimlerine danışmadan, kendi başlarına ilaç almaları ve yine kendi başlarına bitkisel tedavi yöntemlerini seçmeleri yanlıştır.
 
Değerli okuyucu, hamileliğin ilk üç ayı çok önemlidir. Hekiminize danışmadan ilaç ve tanımadığınız bitkisel tedavi yöntemlerini kullanmayınız. Memleketimizde bitkisel ilaçların yan tesirinin olmadığı genel olarak yaygın bir görüştür. Bu görüş doğru değildir. Bilmediğiniz ve tanımadığınız bitkileri kullanmadan önce mutlaka bu konunun uzmanı olan kişi veya kuruluşlardan bilgi alınız. Türkiye’de birçok bitkinin yörelere göre farklı farklı isimleri olduğundan çoğu zaman istenilen doğru bitkiyi elde etmek veya aldığınız bitkinin doğru bitki olduğundan emin olmak zorlaşmaktadır.
 
Tablo: Adaçayında bulunan düşük yapma riskini artıran aktif maddeler
Kimyasal maddenin adı
Bulunduğu kısım
Miktar ppm [mg/kg]
Alpha-thujone
Yapraklar
200 – 10 172
Beta-thujone
Yapraklar
200 – 9 968
Oleanolic asit
Yapraklar
140 – 786
Thujone
Yapraklar
1 453 -12 636
 
Aynı şekilde kekikte bulunan beta-bisabolene ve biberiyede debulunan oleanolic asit düşük yapma riskini artıran aktif maddelerdir.
 
Doğal Bitki Desteği 1: Bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu:
Yaklaşık bir su bardağı suda bir poşet adaçayı veya bir tatlı kaşığı taze adaçayı on dakika ağzı kapalı olarak demlenir. Günde iki-üç defa gargarası yapılır.
Ayrıca, beraberinde bir ay boyunca her gün bir çay bardağı adaçayı içilir. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyiniz, mutlaka süzüp ayırınız. Hazırlanan gargara kırksekiz saat bozulmadan banyo dolabınızda durabilir.
 
Not: Aktarlardan satın alacağınız adaçayı hem çok daha ucuz hem de amacınıza daha uygun olacaktır.

ELMAYAĞI ( YA DA ACI ELMAYAĞI )

Konsantre adaçayı yağı içilmemelidir.

Anadolu adaçayı (Salvia triloba L.) türünün yapraklı ve çiçekli dallarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağdır. Ülkemizde özellikle Muğla ve Fethiye bölgelerinde elde edilmektedir. Sarımsı veya renksiz, özel kokulu ve yakıcı lezzetli bir sıvı olup %60 kadar sineol taşımaktadır. Gaz söktürücü, sindirim düzenleyici, ter kesici ve idrar arttırıcı özellikleri vardır. Dahilen küçük miktarlarda (günde 3-5 damla), 1 fincan suya damlatılarak içilir. Yüksek miktarlarda zararlıdır. Haricen yara iyi edici, antiseptik ve karın ağrısına veya gaz söktürmek için kullanılmaktadır.

Bu yağa “Elma Yağı” denmesinin nedeni, bu yağın elde edildiği Salvia triloba türünün bazı dalları üzerinde, küçük bir elmayı andıran, esmer-yeşil renkli mazıların bulunmasıdır.

Not: Hekiminizin verdiği ilaçlar varsa mutlaka kullanınız. Buradaki uygulamayı bir destekleyici olarak kullanınız. Öncelikle bilmeniz gereken nokta, kullanacağınız bitkiye karşı alerjinizin olup olmadığıdır. Bu konuda hekiminizin görüşünü alınız. Hekime gitmeden ve teşhis koydurmadan şikâyetiniz ne olursa olsun, bu kitaptaki bilgilerle kendi kendinizi tedavi etmeye kalkışmayınız. Bu kitabın içindeki bilgilerin kesinlikle bir rahatsızlığı teşhis amacı yoktur.


Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.